<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2025/5198 E.  ,  2025/10204 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>SEKİZİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2025/5198<br>Karar No : 2025/10204 <br> <br>TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI) : ... Tatil Sitesi Yönetimi Adına Yetkili Yönetici ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: İzmir ili, Dikili ilçesinde bulunan davacı ... Tatil Sitesine ait su kuyusunun yapılan inceleme sonucu jeotermal kaynak olarak değerlendirildiği ve bu kapsamda yeraltısuyu kullanma belgesi bulunmadığından bahisle 5686 sayılı Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu'nun 11/4. maddesi uyarınca kuyu başının mühürlenerek faaliyetinin durdurulmasına ve davacı siteye 129.104,60-TL idari para cezası verilmesine ilişkin İzmir Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığının ...tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararda; Dava konusu işlemin davacı sitenin kullandığı suyun jeotermal kaynak olarak belirlenmesi ile yeraltı suyu kullanma belgesi olmadığından kuyunun mühürlenmesine yönelik kısmı yönünden yapılan inceleme, dava dosyasında mevcut olan bilgi ve belgeler, davalı idarece yaptırılan analiz sonuçları ve bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen bilirkişi raporu ile mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesi neticesinde; davacı siteye ait ait sondaj kuyusundan, keşif günü alınarak sıcaklığı ölçülen kuyu suyu sıcaklığının 26,8 °C olduğu, Mahkemelerinin E:... sayılı dosyasında 11/02/2020 tarihinde gerçekleştirilen keşif ve bilirkişi incelemesinde aynı kuyu içerisinden alınan kuyu suyu sıcaklığının 29 °C olarak ölçüldüğü, bu kapsamda sıcaklığın sürekliliği koruduğunun kabulü gerektiği, bu sıcaklığın çevrede bulunan dere suyu sıcaklığından yüksek olduğu, davaya konu kuyu suyunun çevresinde bulunan derelerden alınan su numuneleri ile erimiş madde içeriği konusunda karşılaştırma yapıldığında daha fazla içeriğe sahip olduğu da anlaşıldığından, davacı siteye ait ait sondaj kuyusunun 5686 sayılı Kanun kapsamında "jeotermal kaynak" olarak belirlenmesinde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı, davacı kooperatif adına jeotermal kaynak ruhsatının bulunmadığı görüldüğünden, uyuşmazlık konusu kuyunun kullanılmasının ruhsatsız faaliyet kapsamında değerlendirilmek suretiyle tesis edilen dava konusu işlemin, yeraltısuyu kullanma belgesi bulunmadığından bahisle kuyunun mühürlenmesine ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı, dava konusu işlem ile davacı site adına 129.104,60 TL idari para cezası verilmesine yönelik kısmının incelenmesi, uyuşmazlıkta; davacı tarafından hukuka aykırı olarak tamamen izinsiz bir şekilde açılan/açtırılan yer altı suyu artezyen kuyusundan elde edilen suyun, jeotermal kaynak suyu niteliğinde olduğunun dosyada mevcut bilgi, belge ve de bilirkişi raporuyla sabit olduğu, söz konusu jeotermal kaynak suyunun da davacı tarafından kullanıldığı hususunda bir ihtilaf bulunmadığı, jeotermal kaynak sularının kullanılmasının bir faaliyet olarak kabul edildiği ve izinsiz/ruhsat alınmaksızın gerçekleştirilen faaliyetler için de idari yaptırım öngörüldüğü (kullanımdaki amaçta, jeotermal kaynak kullanımı iradesi bulunup bulunmadığı ayrımı yapılmaksızın idari yaptırım öngörüldüğü) dikkate alındığında, jeotermal kaynak suyu niteliğindeki yer altı suyunun davacı tarafından izinsiz/ruhsat alınmaksızın kullanılması suretiyle gerçekleşen faaliyeti nedeniyle mevzuatla belirlenen miktarda idari para cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir. <br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, istinaf kararının gerekçesiz olup adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğu, jeotermal kaynaklarla ilgili detaylı ve yakın zamanlı bir çalışma yapılması gerekirken Bakanlığın seksen yıllık sıcaklık ortalamasının esas alındığı, su kuyusunun İzmir il merkezine uzak Çandarlı ilçesinde yer aldığından il ortalaması dışında nitelikler taşıma ihtimali de olduğu, bu nedenle İzmir ili genel ortalamasına göre değil, doğrudan dava konusu su kuyusunun yer aldığı konum ve şartlar baz alınarak heyetçe inceleme yapılması gerektiği, bölgede detaylı olarak jeolojik, hidrojeolojik, jeokimyasal ve jeofizik disiplinlerinin birlikte değerlendirildiği çalışma yapılması önerildiği, bu nedenle dosyadaki raporun dayanak alınmasının hukuka aykırı olduğu, kuyunun mühürlenmesine ilişkin olarak, kuyunun yapımı sırasında 167 sayılı Kanun'un yürürlükte olduğu, atıl halde bırakılan kuyunun yapım tarihi de dikkate alındığında 167 sayılı Kanun hükümleri dikkate alınarak değerlendirme yapılması gerektiği, 1999 yılında atıl halde bırakılan kuyu için 2007 yılında yürürlüğe giren kanun hükümlerinin uygulandığı, kabul anlamına gelmemekle birlikte idari para cezası tahakkuk tutarının jeotermal kaynak olarak değil normal su kuyusu olarak işlem görmesi gerekirken hatalı şekilde jeotermal kaynak olarak değerlendirilmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, kararın usul ve hukuka uygun olduğu, dosya kapsamında yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemeleri sonucu bilirkişilerce düzenlenen raporların idarenin yaptığı işlemlerin haklılığını ortaya koyduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının kısmen onanması kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br> <br> MADDİ OLAY : <br> İzmir ili, Dikili ilçesinde 5686 sayılı Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu ve Uygulama Yönetmeliği kapsamında adına 2189 sayılı jeotermal kaynak işletme ruhsatı düzenlenmiş olan ... tarafından davalı idareye verilen ...tarih ve ... sayılı dilekçe ile jeotermal kaynak işletme ruhsat sahasında kalan 20 adet tatil sitesinde mevcut kullanımların tespiti ve gereğinin yapılması talebinde bulunmuştur. <br>Talep üzerine ölçüm için gerekli koşulların bulunduğu sondaj lokasyonlarında ve dere yatakları içinde kalan çıkış noktalarında davalı idare personelince inceleme gerçekleştirilmiştir. İlgili lokasyonlarda yer alan sondajlara ilişkin site sakinlerince Devlet Su İşleri genel Müdürlüğü (DSİ) tarafından düzenlendiği beyan edilen arama ve kullanma belgelerinin kontrollerinin yetkili bulunduğu mevzuat kapsamında değerlendirilmesi ve gereğinin yapılması, dere yataklarında bulunan kaynakların korunması, kullanımı, ıslahı, hukuki durumu, mülkiyeti, ekolojik dengesi, projelendirilmesi ve benzeri konularda DSİ 2. Bölge Müdürlüğünden, kaynakların jeotermal kaynak olarak tanımlanıp tanımlanamayacağı konusunda da Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğünden (MTA) davalı idarece teknik görüş talep edilmiştir. <br> DSİ 2. Bölge Müdürlüğünün... tarih ve ... sayılı yazısı ile şikayete konu 20 adet siteye ait 27 adet sondaj kuyusunun 23 adedine yeraltısuyu kullanma belgesi düzenlendiği tespit edilmiş, MTA Genel Müdürlüğünün... tarih ve ... sayılı yazısı ile de şikayette belirtilen kaynak sayısının fazla olduğundan bahisle sahaya gelinemeyeceği, Valilik koordinasyonunda ruhsat sahibi tarafından alınacak su numunelerinin akredite bir laboratuvara yaptırılarak elde edilen ölçümlerin taraflarına gönderilmesiyle teknik değerlendirme yapılabileceği belirtilmiştir. <br><br>16/01-17/01/2018 tarihlerinde davalı idare teknik personeli nezaretinde ruhsat sahibince alınan su numuneleri İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğüne yaptırılan analiz sonuçlarının değerlendirilmesi amacıyla davalı idarenin ... tarih ve ... sayılı yazısı ile MTA Genel Müdürlüğüne gönderilmiştir.<br> MTA Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı cevabi yazısının ekinde gönderilen "Teknik Değerlendirme Notu"nda; gönderilen analizlerde potasyum (K) parametresinin analizinin olmadığı için iyon denge hesabı yapılamadığından bahisle su numunelerinde tam analiz yapılması mümkün değil ise de en azından majör anyon ve katyon analizlerinin yapılarak gönderilmesi talep edilmiştir. <br>16/04/2019 tarihinde ruhsat sahibince bahse konu kaynaklardan davalı idare teknik personeli nezaretinde su numuneleri alındığı, tutanak tutulduğu ve MTA Genel Müdürlüğü teknik persoenlei ile ruhsat sahibinin sözlü görüşmelerinde belirtilen analizlerin akredite bir laboratuvara yaptırılarak teknik olarak değerlendirilmesi amacıyla ... tarih ve... sayılı yazı ile MTA Genel Müdürlüğüne gönderildiği, MTA Genel Müdürlüğünce ...tarih ve ... sayılı yazı ile verilen "Teknik Değerlendirme Notu"nda; İzmir ili için yıllık ortalama sıcaklığın 17,9ºC olarak hesaplandığından ve analizi yapılan 8 adet suyun gerek sıcaklığı, gerekse kimyasal içeriğinin çevresindeki sulara göre daha fazla miktarda erişmiş madde içerdiğinden jeotermal kaynak olarak değerlendirilebilecek özelliklere sahip olduğunun belirtilmesi üzerine İzmir Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığının ... tarih ve ...sayılı işlemiyle İzmir ili, Dikili ilçesinde bulunan davacı ... Tatil Sitesine ait su kuyusunun yapılan inceleme sonucu jeotermal kaynak olarak değerlendirildiği ve bu kapsamda yeraltısuyu kullanma belgesi bulunmadığından bahisle 5686 sayılı Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu'nun 11/4. maddesi uyarınca kuyu başının mühürlenerek faaliyetinin durdurulmasına ve davacı siteye 129.104,60-TL idari para cezası verilmesine karar verilmiştir. <br>Davacı site yönetimi tarafından 29/07/2019 tarihinde yapılan itirazın İzmir Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığının...tarih ve ... sayılı işlemiyle reddedilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.<br><br> İLGİLİ MEVZUAT:<br> 5686 sayılı Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu'nun "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinde; (1) Bu Kanunda geçen; (...) 5) Kaynak: Doğal yolla, sondaj veya kuyularla jeotermal akışkan veya doğal mineralli su, gaz veya bunların birlikte elde edildiği yerleri, 6) Jeotermal kaynak: Jeolojik yapıya bağlı olarak yerkabuğu ısısının etkisiyle sıcaklığı sürekli olarak bölgesel atmosferik yıllık ortalama sıcaklığın üzerinde olan, çevresindeki sulara göre daha fazla miktarda erimiş madde ve gaz içerebilen, doğal olarak çıkan veya çıkarılan su, buhar ve gazlar ile yeraltına insan düzenlemeleri vasıtasıyla gönderilerek yerkabuğu veya kızgın kuru kayaların ısısı ile ısıtılarak su, buhar ve gazların elde edildiği yerleri, (...) ifade eder." şeklinde tanımlanmış, "Mülkiyet ve ruhsat" başlıklı 4. maddesinde; " (1) Jeotermal kaynaklar ve doğal mineralli sular, Devletin hüküm ve tasarrufu altında olup bulundukları arzın mülkiyetine tâbi değildir. Kaynağa ilişkin faaliyetlerin yapılabilmesi için bu Kanuna göre Ruhsat alınması zorunludur. (...) hükmüne, "İdarî yaptırımlar" başlıklı 11. maddesinde ise; "(...) (4) Ruhsat olmadan faaliyette bulunulduğunun tespiti halinde, faaliyetler idarece durdurulur. 22/2/2005 tarihli ve 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununa göre 50.000 Türk Lirası idare tarafından idarî para cezası tahakkuk ettirilir. (...)" hükmüne yer verilmiştir.<br> 23/12/1960 tarih ve 10688 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 167 sayılı Yeraltı Suları Hakkında Kanun'un "Yeraltı sularının mülkiyeti" başlıklı 1. maddesinde; Yeraltı suları umumi sular meyanında olup Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Bu suların her türlü araştırılması, kullanılması, korunması ve tescili bu kanun hükümlerine tabidir." hükmüne, "Kullanma belgesi" başlıklı 10. maddesinde; "Arama belgesine dayanarak arazisinde yeraltı suyu bulunan kimse, bu suyu kullanabilir. Ancak, bir ay içinde Devlet Su İşleri Umum Müdürlüğüne müracaat ederek kullanma belgesi alır. (Ek fıkra: 13/2/2011-6111/126 md.; Değişik: 14/2/2013-6427/1 md.) Kuyu, galeri, tünel ve benzerlerine ölçüm sistemleri kurulmadan kullanma belgesi verilemez. Ölçüm sistemlerinin kurulmasını lüzumlu kılacak yeraltı suyunun; kullanım maksadı, miktarı, havza sınırı ve diğer hususlar Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün teklifi üzerine Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün bağlı olduğu Bakanlıkça tespit edilir. Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün bağlı olduğu Bakanlıkça tespit edilen hususlara ilişkin uygulama usul ve esasları ile ölçüm sistemine dair hususlar yönetmelikle belirlenir. Su ölçüm sisteminin kurulmasına dair süre Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün bağlı olduğu Bakanlığın kararıyla uzatılabilir." hükmüne yer verilmiştir.<br> <br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br> Dava konusu işlemin davacı sitenin kullandığı suyun jeotermal kaynak olarak belirlenmesi ile yeraltı suyu kullanma belgesi olmadığından kuyunun mühürlenmesine yönelik kısmı yönünden yapılan inceleme:<br> Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br> Dava konusu işlem ile davacı site adına 129.104,60-TL idari para cezası verilmesine yönelik kısmı yönünden yapılan inceleme:<br> Davacı sitenin su kuyusu olarak açtırdığı kuyuya ait bir yer altı suyu kullanım belgesi olmadığından 5686 sayılı Kanun'un 11/4 maddesi uyarınca davacı site adına 129.104,60-TL idari para cezası verilmiştir.<br>Mahkemesince yaptırılan bilirkişi ve keşif incelemesi sonucunda davacı sitenin kullandığı suyun niteliği itibarıyla jeotermal kaynak olduğu anlaşılmıştır.<br>Temyize konu karar ile jeotermal kaynağın izinsiz ve ruhsatsız olarak kullanımdaki amaç içinde, jeotermal kaynak kullanımı iradesi bulunup bulunmadığı ayırımı olmaksızın, 5686 sayılı Kanun'da idari yaptırım öngörüldüğü gerekçesiyle bu kısım yönünden davanın reddine karar verilmiştir. <br>Davacı siteye idari para cezası verilmesinin nedeni site içindeki kuyunun, yeraltı suyu kullanım belgesi olmadan kullanılmasıdır. İzmir Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığının ... tarihli...sayılı yazısında, ''kuyulardan DSİ belgesi bulunmayan iki kuyunun (... sitesi ve ... sitesi) Başkanlıklarınca kuyu başı mühürlenmesi yolu ile faaliyetinin durdurulması, su kuyusu açma izni dahi bulunmayan söz konusu iki kuyunun bulunduğu sitelere izinsiz ve ruhsatsız faaliyet kapsamında ayrı ayrı 129.104,60-TL idari para cezasının tahakkuk ettirilmesi...'' konusunda Valilikten olur alınmıştır. Dolayısıyla olayda, 5686 sayılı Kanun'un 11/4 maddesi uyarınca verilen idari para cezasının ''yeraltı suyu kullanım belgesine'' sahip olup olmama durumuna bakılarak uygulandığı anlaşılmıştır.<br>167 sayılı Kanun'a göre yeraltı suyu kullanım belgesi Devlet Su İşleri Umum Müdürlüğüne müracaat sonucu alınan bir belgedir. Bu kapsamda yeraltı suyu kullanma belgesi ile ilgili konularda tasarrufta bulunabilecek olan kurum da DSİ'dir. Davalı idarece ''yeraltı suyu kullanım belgesi'' olmayan davacının yöneticisi olduğu site hakkında, 5686 sayılı Kanuna dayanılarak, idari para cezası verilmesinde, davalı idarenin yetkisi bulunmadığından, dava konusu işlemin yetki unsuru yönünden sakat olup bu yönüyle iptaline karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. <br>Ayrıca 5686 sayılı Kanun uyarınca verilecek bir idari para cezasının anılan Kanun'da yer almayan ''yeraltı suyu kullanım belgesine'' dayandırılmasına olanak bulunmamaktadır. <br>Bu itibarla, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle,<br>1. Temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının <br>a) Dava konusu işlemin, davacı site adına ...-TL idari para cezası verilmesine yönelik kısmı yönünden verilen kararın BOZULMASINA, <br>b) Dava konusu işlemin, davacı sitenin kullandığı suyun jeotermal kaynak olarak belirlenmesi ile yeraltı suyu kullanma belgesi olmadığından kuyunun mühürlenmesine yönelik kısmı yönünden verilen kararın ONANMASINA,<br>3. Bozulan kısım hakkında yeniden karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesine,<br>4. Kesin olarak, 23/12/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. <br> <br><br> <br><br><br><br></font></p></body></html>

yeraltı suyu