<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2025/1564 E. , 2025/1780 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> DÖRDÜNCÜ DAİRE <br>Esas No : 2025/1564<br>Karar No : 2025/1780 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Kauçuk ve Lastik Ayakkabı Limited Şirketi <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>TETKİK HÂKİMİ: ...<br>DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin incelenmeksizin reddi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br>2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (6545 sayılı Kanunla değişik) 45. maddesinin altıncı fıkrasında, bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararlarının kesin olduğu düzenlenmiştir.<br>Aynı Kanun'un 46. maddesinin birinci fıkrasında, Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin maddede sayılan davalar hakkında verdikleri kararların, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği belirtilmiş; aynı fıkranın (b) bendinde, konusu dokuz yüz yirmi bin Türk lirasını (anılan Kanunun Ek 1. maddesine göre 2025 yılı için 1324.000,00 TL'yi) aşan; vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davalar hakkında bölge idare mahkemelerinin istinaf yoluyla yapılan başvurular üzerine verdikleri kararlar; (c) bendinde ise, konusu iki yüz yetmiş bin Türk lirasını (2025 yılı için 388.000,00 TL'yi) aşıp dokuz yüz yirmi bin Türk lirasını ( 2025 yılı için 1324.000,00 TL'yi) aşmayan; vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan ve istinaf kanun yolu incelemesinde kaldırma kararı üzerine yeniden karar verilen davalar temyiz edilebilecek olan kararlar arasında sayılmış; Kanun'un "Parasal sınırların artırılması" başlıklı EK 1. maddesinin ikinci fıkrasında ise, "17 nci madde uyarınca duruşma yapılmasının zorunlu olduğu davaların belirlenmesinde davanın açıldığı; 45 inci ve 46 ncı maddeler uyarınca istinaf veya temyiz yoluna başvurulabilecek kararların belirlenmesinde ise ilk derece mahkemesi veya bölge idare mahkemesince nihai kararın verildiği tarihteki parasal sınır esas alınır. Ancak nihai karar tarihinden sonra parasal sınırlarda meydana gelen artış, bölge idare mahkemesinin kaldırma veya Danıştayın bozma kararı üzerine yeniden bakılan davalarda uygulanmaz." hükmüne yer verilmiştir.<br>İstinaf başvurusunun idari yargılama hukukunda yeni bir kanun yolu olarak getirildiği 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un gerekçesinde; tahdidi olarak sayılan konular dışındaki davaların Bölge İdare Mahkemelerinde istinaf incelemesi neticesinde kesinleşeceği belirtilmiştir.<br>Anılan mevzuat hükümleri ve 6545 sayılı Kanunun gerekçesi birlikte değerlendirildiğinde, 2577 sayılı Kanunun 46. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde belirlenen miktarı aşmayan davalar hakkında idare mahkemelerince verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine bölge idare mahkemelerince verilen kararların kesin olduğu; dolayısıyla, bu kararların temyiz istemine konu edilemeyeceği sonucuna ulaşılmaktadır.<br>Öte yandan, aynı Kanunun 46. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi uyarınca, konusu iki yüz yetmiş bin Türk lirasını (2025 yılı için 388.000,00 TL'yi) aşıp dokuz yüz yirmi bin Türk lirasını (2025 yılı için 1324.000,00 TL'yi) aşmayan ve istinaf kanun yolu incelemesinde kaldırma kararı üzerine yeniden karar verilen Bölge İdare Mahkemesi kararlarının temyiz edilebileceği açıktır.<br>Bu hukuki durum karşısında; dava konusu tutarın 293.188,00 TL olduğu ve 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (c) bendi kapsamında, 2025 yılı için dikkate alınması gereken temyiz sınırlarının altında kaldığı; ayrıca, Anayasa Mahkemesinin 11/02/2025 tarih ve E:2025/39, K:2025/35 sayılı kararıyla, 2577 sayılı Kanun'un ek 1. maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan "...ilk derece mahkemesi veya bölge idare mahkemesince nihai kararın verildiği..." ve "...45 inci ve 46 ncı maddeler uyarınca istinaf veya temyiz yoluna başvurulabilecek kararların belirlenmesinde ise..." ibarelerinin iptaline karar verilmiş ise de, iptal hükümlerinin Anayasa'nın 153. maddesinin üçüncü fıkrası ile 6216 sayılı Kanun'un 66. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verildiği hususu birlikte değerlendirildiğinde, İdare Dava Dairesince temyiz yolu açık olmak üzere karar verilmiş olsa da, işbu davaya ilişkin olarak verilen Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması istemiyle yapılan temyiz isteminin incelenmesine olanak bulunmamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU:<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. Temyiz isteminin İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,<br>2. Bölge İdare Mahkemesince kesin olan karara karşı temyiz yolunun açık olduğunun belirtilmiş olması sebebiyle temyiz aşamasında yatırılan...TL harcın isteği halinde davacıya iadesine,<br>3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 18/03/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.<br> <br><br><br><br>(X) KARŞI OY : <br>2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (6545 sayılı Kanunla değişik) 45. maddesinin altıncı fıkrasında, bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararlarının kesin olduğu düzenlenmiştir.<br>Aynı Kanun'un 46. maddesinin birinci fıkrasında, Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin maddede sayılan davalar hakkında verdikleri kararların, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği belirtilmiş; aynı fıkranın (b) bendinde, konusu dokuz yüz yirmi bin Türk lirasını aşan; vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davalar hakkında bölge idare mahkemelerinin istinaf yoluyla yapılan başvurular üzerine verdikleri kararlar; (c) bendinde ise, konusu iki yüz yetmiş bin Türk lirasını aşıp dokuz yüz yirmi bin Türk lirasını aşmayan; vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan ve istinaf kanun yolu incelemesinde kaldırma kararı üzerine yeniden karar verilen davalar temyiz edilebilecek olan kararlar arasında sayılmış; Kanun'un "Parasal sınırların artırılması" başlıklı EK 1. maddesinin ikinci fıkrasında ise, "17 nci madde uyarınca duruşma yapılmasının zorunlu olduğu davaların belirlenmesinde davanın açıldığı; 45 inci ve 46 ncı maddeler uyarınca istinaf veya temyiz yoluna başvurulabilecek kararların belirlenmesinde ise ilk derece mahkemesi veya bölge idare mahkemesince nihai kararın verildiği tarihteki parasal sınır esas alınır. Ancak nihai karar tarihinden sonra parasal sınırlarda meydana gelen artış, bölge idare mahkemesinin kaldırma veya Danıştayın bozma kararı üzerine yeniden bakılan davalarda uygulanmaz." hükmüne yer verilmiştir.<br>06/03/2025 tarih ve 32833 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 11/02/2025 tarih ve E:2025/39, K:2025/35 sayılı kararıyla, 2577 sayılı Kanun'un ek 1. maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan "...ilk derece mahkemesi veya bölge idare mahkemesince nihai kararın verildiği..." ve "...45 inci ve 46 ncı maddeler uyarınca istinaf veya temyiz yoluna başvurulabilecek kararların belirlenmesinde ise..." ibarelerinin iptaline ve iptal hükümlerinin Anayasa'nın 153. maddesinin üçüncü fıkrası ile 6216 sayılı Kanun'un 66. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verildiği; Anayasa Mahkemesinin anılan kararında, "kural gereğince istinaf veya temyiz kanun yoluna başvuru açısından geçerli olan parasal sınırın enflasyona göre güncellenirken dava konusu değerin enflasyonun etkilerinden arındırılmadığı, bu yönden idari işlem veya eylemin gerçekleştiği, idareye başvurulduğu ya da davanın açıldığı tarihte geçerli olan parasal sınırlara göre istinafa veya temyiz kanun yoluna başvurulabilecek bir karara karşı kural nedeniyle özellikle yargılamanın uzun sürdüğü durumlarda istinaf veya temyiz kanun yoluna başvurulması imkanının ortada kalkabileceği" gerekçesine yer verildiği görülmektedir.<br>Anayasa'nın 153. maddesinde, Anayasa Mahkemesince verilen iptal kararlarının geriye yürümeyeceği kuralı, iptal edilen hükümlere göre kazanılmış olan hakların korunmasına yöneliktir. Öte yandan; Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasa'ya aykırılığı saptanmış hükümler dikkate alınarak çözümlenmeleri Anayasa'nın üstünlüğü ve hukuk devleti ilkesine aykırı olduğu gibi, temyiz incelemesinin Anayasa'ya aykırılığı belirlenerek iptal edilen kurallara göre yapılmasına da olanak bulunmamaktadır.<br>Bu durumda; 06/03/2025 tarih ve 32833 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 11/02/2025 tarih ve E:2025/39, K:2025/35 sayılı kararıyla, ilk derece mahkemesince veya bölge idare mahkemesince nihai kararın verildiği tarihte geçerli olan parasal değere göre istinaf veya temyiz kanun yoluna başvurulmasını öngören 2577 sayılı Kanun'un ek 1. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan düzenlemelerin, Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş; her ne kadar anılan kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasından dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiş ise de; söz konusu kararın gerekçesinde, "idari işlem veya eylemin gerçekleştiği, idareye başvurulduğu ya da davanın açıldığı tarihte geçerli olan parasal sınırlara göre istinafa veya temyiz kanun yoluna başvurulabilecek bir karara karşı kural nedeniyle özellikle yargılamanın uzun sürdüğü durumlarda istinaf veya temyiz kanun yoluna başvurulması imkanının ortadan kalkabileceği"ne yer verilmiş olması dikkate alındığında; görülmekte olan davada, dava konusu tutarın 293.188,00 TL olduğu; buna göre, davanın açıldığı 2023 yılı itibarıyla temyiz sınırının 581.000,00 TL olduğu gözetildiğinde, 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (c) bendi kapsamında temyize tabi olmadığı anlaşılan uyuşmazlık hakkında, davacının temyiz isteminin belirtilen gerekçeyle incelenmeksizin reddedilmesi gerektiği düşünüldüğünden, Dairemiz çoğunluk kararına gerekçe yönünden katılmıyorum. <br><br><br></font></p></body></html>
yürütmenin