<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/2360 E. , 2025/3268 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>SEKİZİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2021/2360<br>Karar No : 2025/3268 <br><br>TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI) : ... Bakanlığı <br>VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Hizmetleri A.Ş.<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, Antalya-Kemer karayolu üzerinde, Orhan Büyükalp Tüneli girişinde 566,52 m²'lik alanda, GSM Baz İstasyonu ve Enerji Nakil Hattı tesisi izin talebinin uygun bulunmaması ve GSM Baz İstasyonu ve müştemilatının 10 gün içerisinde kaldırılarak eski haline getirilmesi gerektiğine ilişkin Orman ve Su İşleri Bakanlığı VI.Bölge Müdürlüğü Beydağları Sahil Milli Park Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; Antalya-Kemer Karayolu üzerinde Orhan Büyükalp Tüneli girişinde bulunan GSM baz istasyonu ve enerji nakil hattı tesisinin milli park sahası içerisinde bulunması ve yapılmasında kamu yararı ve zaruret olup olmadığının tespiti amacıyla Mahkemenin 06/07/2018 tarihli kararı ile mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmesi üzerine düzenlenen 19/12/2018 kayıt tarihli bilirkişi raporunda özetle; Antalya-Kemer Karayolu üzerinde, Orhan Büyükalp Tüneli girişinde 566,52 m²'lik alanda yapılan incelemeler neticesinde, BTK tarafından belirlenen kritik tünel uzunluğu kıstası ve yasal mevzuata göre [5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu ve 406 sayılı Telgraf ve Telefon Kanunu ile Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) tarafından yayımlanan “Elektronik Haberleşme Cihazlarından Kaynaklanan Elektromanyetik Alan Şiddetinin Uluslararası Standartlara Göre Maruziyet Limit Değerlerinin Belirlenmesi, Kontrolü ve Denetimi Hakkında Yönetmelik”] tünel uygulamalarında tünel uzunluğunun 1000 m’yi aşması halinde baz istasyonu kurulmasının zorunlu olduğu, aksi halde kurulmasının zorunlu olmadığı, davaya konu mahalde yan yana iki ayrı tünel olduğu ve birinin uzunluğunun 1100 m, diğerinin ise 965 m olduğu, bu tür durumlarda iki tünelin uzunluğunun ortalamasının alınmasının genel teamül olduğu, iki tünel uzunluklarının ortalamaları da 1032.5 m olduğundan yasal olarak ilgili yere GSM istasyonu kurulmasının zorunlu olduğu, ancak "acil" kodlu sinyallerin hangi hizmet sunucusu olursa olsun orada halihazırda mevcut bulunan operatör tarafından taşınmasının zorunlu hale getirildiği, öte yandan dava konusu tünellerde davalı idarenin bizzat onayı ile bir başka operatör olan Turkcell tarafından baz istasyonu işletildiğinden kamu yararı açısından herhangi bir sorunun bulunmadığı, diğer taraftan davacı şirketin raporunda yer alan grafikte görüldüğü üzere sinyalin mevcut olduğu ve kesildiği durumlarda tünel boyunca yapılan ölçümleri temsil eden renklerin kıyaslanmasından da kolaylıkla fark edilebileceği üzere ilgili GSM ve müştemilatının sökülmesinin davacı taraf müşterilerinin kesintisiz ve kaliteli haberleşme ihtiyacının karşılanması yönünden sorun yaratacağının kesin olduğu, 6831 sayılı Orman Kanunu yönüyle de dava konusu mahaldeki diğer bir GSM firmasının izin almış olduğunun göz önüne alınması gerektiği yönünde görüş ve kanaate yer verildiği, buna göre; bilirkişi raporunda dava konusu mahalde izin almak suretiyle hizmet veren GSM firmasının bulunduğu ve "acil" sinyal kodları için mevcut operatörlerle de iletişimin sağlanacağı belirtilmişse de, dava dosyasının bir bütün halinde incelenmesinden, Karayolları 13. Bölge Müdürlüğü ile davacı şirket arasında 18/08/2011 tarihinde düzenlenen sözleşme gereğince kurulan baz istasyonunun kurulumunun uzun zaman önce tamamlandığı, faaliyetine devam ettiği ve 17/03/2020 tarihine kadar kullanım süresinin bulunduğu anlaşıldığından, davalı idare tarafından tesis edilen dava konusu işlemin salt Kanun hükmü uyarınca davacı şirketin izninin bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu mahaldeki GSM ve müştemilatının sökülmesinin kamu yararına uygunluk niteliğini sağlamayacağı gibi ''idarenin bütünlüğü'' ve ''hukuki güvenlik'' ilkelerini de sarsacağı, diğer yandan "kamu yararı"nın varlığı şartının yalnızca zaruret halleri için geçerli bir husus olmadığı, davacı şirkete ait GSM ve müştemilatının sökülmesinin davacı taraf müşterilerinin kesintisiz ve kaliteli haberleşme ihtiyacının karşılanması yönünden sorun yaratacağı dikkate alındığında, anılan operatörün GSM ve müştemilatları vasıtasıyla iletişim ve haberleşme sağlayan kişi/kişiler açısından sağlıklı ve nitelikli haberleşmenin de kamu yararı niteliği kapsamında olduğu ve tünel uygulamalarında tünel uzunluğunun 1000 m’yi aşması halinde baz istasyonu kurulmasının zorunlu olduğu değerlendirildiğinde dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, dava konusu alanın milli park olduğu, milli parklara ilişkin her türlü iş ve işlemleri yürütme yetkisinin Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğüne ait olduğu, tünel yapımı için Karayolları Genel Müdürlüğüne verilen iznin, kanunun cevaz vermediği bir usulle gerçek veya tüzel kişilere devredilmesinin hukuka uygun olmadığı, verilen izin çerçevesinde Karayolları Genel Müdürlüğünden alınan taahhüt senedinin 7. maddesinde, "izin sahası ve üzerindeki tesisler idarenin izni olmadan amacı dışında kullanılamaz, üçüncü kişi ve kuruluşlara devredilemez, işletmeye ve kiraya verilemez." hükmünün yer aldığı, Karayolları 13. Bölge Müdürlüğü tarafından davacı şirket ile protokol yapılmak suretiyle GSM Baz İstasyonu ve Enerji Nakil Hattı tesisi kurulmasına izin verilmesinin, kendisine karayolu tüneli yapımı maksadıyla verilen iznin amacı dışında kullanıldığını ortaya koyduğu, bu itibarla tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, bu nedenle işlemin iptali yolunda karar veren İdare Mahkemesi kararında ve bu karara yönelik istinaf başvurusunun reddine yönelik karar veren Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı belirtilerek temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmüştür. <br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, Karayolları 13. Bölge Müdürlüğü ile davacı şirket arasında 13/08/2011 tarihinde sözleşme yapıldığı, davalı idarenin bu süre zarfında baz istasyonlarından habersiz olmasının mümkün olmadığı, öte yandan BTK tarafından uzunluğu 1 kilometrenin üzerinde olan tünellere ilişkin baz istasyonu kurulması zorunluluğu getirildiği, bu açıdan dava konusu yerde baz istasyonu kurulmasının yasal açıdan zorunlu olduğu, diğer taraftan baz istasyonlarının kurulamaması veya işletilememesi durumunda haberleşme hürriyetinin zedeleneceği, kamu yararının sadece acil kodlu sinyaller açısından değerlendirilmemesi gerektiği, kişiler arası iletişim, telefon sinyali ile yer takibi, iletişime en çok ihtiyaç duyulan tabii afet halleri dikkate alındığında bölgede baz istasyonu kurulmasının kamu yararı bakımından şart olduğu belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle,<br>1. Temyiz isteminin reddine,<br><br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, <br>3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,<br>4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,<br>5. Kesin olarak, 26/03/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. <br> <br><br><br><br></font></p></body></html>
yürütmenin