<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2023/5804 E. , 2025/3769 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>SEKİZİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2023/5804<br>Karar No : 2025/3769 <br><br>TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNANLAR: I- (DAVACILAR) <br>1- ...<br> 2- ... <br>VEKİLİ : Av. ...<br> <br> II- (DAVALI) ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, karşılıklı olarak temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacılar tarafından, müşterek çocukları ...'in 15/03/2018 tarihinde Samsun ili, Bafra ilçesi sınırları içerisinde bulunan Çetinkaya Köprüsü'nden atlamasının ardından boğularak hayatını kaybetmesine neden olan olayda, davalı idare bünyesinde görevli itfaiye personellerinin olay yerine geç gelmesi, yeterli ekipmanlarının bulunmaması, su üstü arama ve kurtarma eğitimlerinin olmaması nedeniyle hizmet kusurunun mevcut bulunduğu ileri sürülerek, uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık olarak ... için 1.000,00-TL maddi (miktar artırımı sonrası talep edilen maddi tazminat miktarı 403.000,00-TL) ve 50.000,00-TL manevi, ... için 1.000,00-TL maddi (miktar artırımı sonrası talep edilen maddi tazminat miktarı 368.468,00-TL) ve 50.000,00-TL manevi olmak üzere toplamda 871.468,00-TL tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte taraflarına ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; uyuşmazlıkta, dava konusu olayın yaşandığı sırada görevli bulunan itfaiye personelleri hakkında Bafra Cumhuriyet Başsavcılığının ... sayılı dosyasında yürütülen soruşturmada tanzim edilen bilirkişi raporunun içeriğinde özetle; "İtfaiye biriminin olaya müdahalede bulunmak adına, arama kurtarma için makul süre olan 4 dakikada olay yerine intikal ettiği, Bafra İtfaiyesi personelinin hizmet içi eğitim olarak su altı ve üstü arama kurtarma eğitimi almadığı, olay yeri fiziki şartlarının su altı ve üstü arama kurtarma yapmaya elverişli olmadığı, itfaiye teşkilatında bulunan araç gereç ve malzemelerin su altı ve üstü arama kurtarma için kısıtlı olduğu, itfaiye ekiplerinin suda arama kurtarmada kullanacakları (bot) malzemeyi olay yerine 25 dakikalık gecikme ile götürdükleri ancak bu malzemeyi kullanmak için herhangi bir eğitim almadıkları, İtfaiye Daire Başkanlığının yeterli malzeme sağlayamadığı, yaşanılan coğrafyaya özgü risk değerlendirmesi ve acil durum prosedürü oluşturmadığı, acil durum prosedürüne özgü kurtarma planı ve bu plana özgü malzeme envanteri sağlamadığı, olayın köprü üzerinde ve su üzerinde olması sebebiyle diğer kurtarma yöntemlerinin (havadan kurtarma ve drone ile kurtarma) düşünülmediği ve bu konuda havadan kurtarma yapacak ekiplerin olay yerine sevk edilmediği, İtfaiye Teşkilatı yönetmeliği görevleri arasında su altı ve su üstü arama ve kurtarma görevi olmasına rağmen Bafra itfaiye Grup Amirliğinde tam anlamıyla su altı ve su üstünde arama ve kurtarma malzemelerinin olmadığı, Bafra İtfaiye Grup Amirliği ve denetleme görevi olan Samsun İtfaiye Daire Başkanlığı su altı ve su üstünde kurtarma ile ilgili İtfaiye hizmetleri ile itfaiye destek hizmetlerini bir bütün olarak itfaiye stratejileri doğrultusunda planlamak, yönlendirmek, koordine etmek ve denetleyerek hizmetin etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesini sağlamak görevini etkili ve verimli bir şekilde yerine getirmediği" şeklinde tespit ve değerlendirmelerde bulunulduğu, bu değerlendirmelerin yer aldığı bilirkişi raporu esas alınarak, Bafra İtfaiyesi Grup Amiri Y. T. hakkında Bafra Cumhuriyet Başsavcılığınca ... tarih ve ... sayılı iddianamenin tanzim edildiği, adı geçen şahsın "Görevi Kötüye Kullanmak, Taksirle Ölüme ve Yaralanmaya Neden Olma" suçları kapsamında yargılandığı davada şahıs hakkında ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E ..., K:... sayılı beraat kararının verildiği, söz konusu kararın içeriğinde ise özetle; "İntihar girişiminde bulunan şahısların boğularak hayatlarını kaybetmeleri olayında tehlikeli yatağa atlamaları, ırmak üzerinde kayalıklara tutunarak kurtarılmayı bekleyebilecekken erkek şahsın kızı kayalıklardan su içerisine çekmesi ve akabinde dengelerini kaybederek suya kapılmaları nedeniyle kendilerinin birinci derecede (asli) kusurlu oldukları, Bafra İtfaiye Müdürlüğü Grup Amiri Y. T.'ya atfedilecek bir kusurun bulunmadığı" şeklinde değerlendirmelerde bulunularak sanık Y. T.'nın olayın meydana gelmesinde herhangi bir ihmal ya da tedbirsizliğinin bulunmadığı, davacıların müşterek çocukları ... isimli şahsın 15/03/2018 tarihinde Samsun ili, Bafra İlçesi sınırları içerisinde bulunan Çetinkaya Köprüsü'nden atlamasının ardından boğularak hayatını kaybetmesine neden olan olayda, davalı idare bünyesinde görevli itfaiye personellerinin olay yerine geç gelmesi, yeterli ekipmanlarının bulunmaması, su üstü arama ve kurtarma eğitimlerinin olmaması nedeniyle hizmet kusurunun mevcut bulunduğu ileri sürülmekte ise de, yukarıda özetine yer verilen bilirkişi raporu ile ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E ..., K:... sayılı kararında da açıkça belirtildiği üzere, davacıların müşterek çocuğu ... ile kız arkadaşı B. Ş.'in intihar etmek maksadıyla Çetinkaya Köprüsü'nden suya atladıkları, kayalıkların üzerinde kurtarılmayı bekleyebilecek bir durumda oldukları halde kurtarma botunun suya indirildiği esnada müteveffa ...'in B. Ş.'i kolundan tutarak suyun içerisine çektiği, bu şekliyle şahısların köprüden atlamak suretiyle başlattıkları intihar girişimini kayalıklardan da atlayarak sürdürdüğü, dolayısıyla kişisel kusurları sebebiyle hayatlarını kaybettikleri anlaşıldığından, itfaiye personellerinin ekipmanlarında mevcut bulunan eksiklikler ve eğitimlerindeki aksaklıklar şeklinde cereyan eden idari eylem ile zarar arasında mevcut bulunan illiyet bağının davacıların müşterek çocuğunun kişisel ve asli kusuru sonucunda kesildiği ve davalı idarenin tazmin yükümlülüğünün ortadan kalktığı gerekçesiyle davacıların maddi ve manevi tazminat istemlerine yönelik davanın reddine karar verilmiştir. <br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; uyuşmazlıkta davacıların müşterek çocukları ... ve kız arkadaşı B. Ş.'in 15/03/2018 tarihinde 22:05 sıralarında intihar etmek maksadıyla Samsun ili, Bafra ilçesi sınırları içerisinde bulunan Çetinkaya Köprüsü'nden suya atladıkları, adli soruşturma ve kovuşturma kapsamında alınan ifadeler incelendiğinde, şahısların belirli bir süre suyun üzerinde kaldıktan sonra köprünün 60 metre ilerisinde kayalıklara tutundukları, takribi yarım saat sonra itfaiye ekiplerinin olaya müdahalesi sırasında şahısların gözden kayboldukları ve boğularak hayatlarını kaybettiklerinin anlaşıldığı, Mahkemece, bilirkişi tarafından ...'in B. Ş.'i kayalıklardan suya çektiği tespitine ve bu tespitin Ağır Ceza Mahkemesi kararının gerekçesinde belirtilmesine yer verilerek, köprüden atlamak suretiyle başlattığı intihar girişimini kayalıklardan da atlayarak sürdürdüğünden bahisle idari eylem ile zarar arasındaki illiyet bağının ölenlerin asli kusurlu görülen eylemleriyle kesildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, anılan bilirkişi raporunda ve ... Ağır Ceza Mahkemesinin gerekçeli kararında şahısların intihar girişimini su içerisinde de devam ettirdiklerine ilişkin kesin bir tespite yer verilmediği, şahısların panikle mi yoksa direnecek güçlerinin kalmaması nedeniyle mi kayalıklara daha fazla tutunamadıklarının açık olmadığı, tanık ifadelerinin de bu hususu ortaya koymadığı, olay yerine zamanında gelmesine karşın su üstü ve su altı müdahale teçhizatı ve eğitimi olmaması nedeniyle gerekli şekilde olaya müdahale edemeyen itfaiye teşkilatının olaydaki kusurlu eylemi ile oluşan zarar arasındaki illiyet bağının kesildiğinin kabulüne imkan bulunmadığı, bu haliyle, köprüden atlamak suretiyle intihar girişiminde bulunan şahısların olayda asli kusurlu olduğu, su üstü ve su altı müdahale teçhizatı ve eğitimi olmaması nedeniyle gerekli şekilde olaya müdahale edemeyen itfaiye teşkilatının bağlı olduğu Samsun Büyükşehir Belediye Başkanlığının tali kusurlu olduğu, kusur oranlarının ise takdiren %60 ölen şahıslar, %40 Samsun Büyükşehir Belediye Başkanlığı şeklinde dağıtılması gerektiği, davalı idarenin kusur durumunun görülmesi üzerine olay nedeniyle oluşan zararın belirlenmesi amacıyla yaptırılan bilirkişi incelemesi üzerine sunulan 07/04/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; TRH 2010 yaşam tablosuna göre muhtemel bakiye ömür ile ölenin asgari ücret düzeyinde bir gelir elde edeceği, 27 yaşında evleneceği, 29 yaşında birinci, 31 yaşlarında iki çocuğunun olacağı varsayımıyla yapılan hesaplama sonucu davacı ...'in 575.722,00 TL, davacı ...'in 526.383,00 TL'nin ölenin desteğinden yoksun kaldıkları tutar olarak bulunduğu, rapor hükme esas alınabilir yeterlilikte olduğu, yapılan itirazın raporu sakatlar nitelikte olmadığı, maddi tazminat yönünden; davacıların müşterek çocukları ...'in suya kapılarak vefat etmesinde, personeline su üstü ve su altı kurtarma eğitimini ve teçhizatını vererek gerekli organizasyonu kurmayan Samsun Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nın su üstü ve su altında her türlü arama ve kurtarma görevini gereğince yerine getirmemesi nedeniyle kusurlu olduğu ve Dairece takdiren belirlenen %40 kusur oranında oluşan zarardan sorumlu olduğu anlaşıldığından, davacı ...'in 575.722,00 TL maddi zararının kusur oranına isabet eden 230.288,80 TL'sinin ve davacı ...'in 526.383,00 TL maddi zararının kusur oranına isabet eden 210.553,20 TL'sinin yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacılara ödenmesine; manevi tazminat yönünden, olayın meydana geliş şekli ve idari faaliyetin niteliği gözetilerek hakkaniyetli bir tutarı aşmayacak tutarda ve davacıların sosyo-ekonomik durumları ile duyulan elem ve ızdırabın ağırlığı ve davacının çocuklarının asli kusurlu oluşu gözetilerek belirlenmesi gerekliliği karşısında, davacıların manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile davacı ... için takdiren belirlenen 40.000,00-TL, ve davacı ... için takdiren belirlenen 40.000,00-TL olmak üzere toplam 80.000,00-TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacılara ödenmesi gerektiği gerekçesiyle, davacıların istinaf isteminin kabulü ile ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile davacılardan ... için 230.288,80-TL maddi, 40.000,00-TL manevi ve ... için 210.553,20-TL maddi, 40.000,00-TL manevi olmak üzere toplam 440.842,00-TL maddi ve 80.000,00-TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 23/11/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle beraber davalı idare tarafından davacılara ödenmesine, davacıların fazlaya ilişkin maddi ve manevi tazminat istemleri yönünden davanın reddine, dava ve istinaf aşamasında davacılar tarafından karşılanan toplam 2.382,25-TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 1.429,00-TL'si ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hükmedilen maddi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 64.718,00-TL ve hükmedilen manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 12.800,00-TL olmak üzere toplam 77.518,00-TL vekalet ücretinin davalı idare tarafından davacılara ödenmesine, fazlaya dair 953,25-TL yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen maddi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 49.287,65-TL ve reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan nispi vekalet ücreti maktu tutarın altında kaldığından 5.500,00-TL maktu vekalet ücreti olmak üzere toplam 54.787,65-TL vekalet ücretinin davacılar tarafından davalı idareye ödenmesine, hükmedilen miktar üzerinden 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca hesaplanan 35.578,72-TL nispi karar harcından, dava devam ederken yatırılan 2.976,59-TL harç mahsup edildikten sonra kalan 32.602,13-TL bakiye harcın davacılara tamamlattırılmasına, toplam 35.578,72-TL nispi karar harcının davalı idare tarafından davacılara ödenmesine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : <br> Davacı tarafından, idarenin %40 oranında kusurunun varsayımı ile hesaplanan tazminatın hakkaniyetsiz olduğu, uzman bir heyetten kusur raporu alınarak karar verilmesi gerektiği, takdir edilen manevi tazminatın da düşük ve hatalı olduğu ileri sürülmektedir.<br> Davalı idare tarafından, itfaiye teşkilatının kuruluş ve görevlerinin kanunla belirlendiği, yaşanan olayın gece saatlerinde gerçekleşmesi sebebiyle hava şartları, olayın vuku bulduğu yer ve tüm şartlar değerlendirildiğinde itfaiye görevlilerinin söz konusu intihar eylemini önleyebilmesinin mümkün olmadığı, görevliler hakkında yapılan ceza yargılamasında beraat kararı verildiği, intihar eyleminin haber verilmesi üzerine merdiven aracı ve kurtarma ekibinin 22:14'te çıkış yaparak 22:17 sıralarında olay yerine geldikleri dolayısıyla herhangi bir gecikmenin söz konusu olmadığı, hizmet kusurunun bulunmadığı, ayrıca karara esas alınan bilirkişi raporunun da eksik olduğu belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı ve davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra ve dosya tekemmül ettiğinden davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle,<br>1. Temyiz istemlerinin reddine,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, <br>3. Kullanılmayan ... TL temyiz yürütmeyi durdurma harcının istemi halinde davalı idareye iadesine,<br>4.Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,<br>5. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,<br>6. Kesin olarak, 16/04/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. <br><br><br>KARŞI OY :<br>(X)- Bir maddi zararın giderilmesine yönelik açılan tam yargı davalarında, tazminat kişinin mal varlığındaki zararın oluştuğu an itibariyle karşılanması gerektiğinden, istenilecek olan tazminatın gecikerek ödenmesi nedeniyle para değerinde enflasyondan dolayı meydana gelebilecek azalmayı karşılamaya yönelik olarak faize hükmedilmelidir.<br>Maddi zararlar, mal varlığında meydana gelen ve para ile değerlendirilebilen bir azalmayı ifade ettiklerinden, bu azalma miktarının idare tarafından telafi edilmediği süre içinde ayrıca enflasyon nedeni ile de kayba uğrayacağı açıktır. Manevi zararlar ise, mal varlığında meydana gelen somut bir azalma olmayıp, kişinin manevi varlığında ortaya çıkan olumsuzluklar olduğundan, manevi tazminat değerinin yargılama sonucu para olarak belirlenmesi zarara uğrayanı tatmin ve de bu zararın meydana getireni cezalandırma aracı olarak kullanılmasından kaynaklanmaktadır.<br>Bu itibarla, ilk defa yargı kararıyla para olarak değerlendirilebilen bir manevi tazminatın önceden davalı idarece belirlenmesi ve de ödenmesinin mümkün olmaması nedeniyle, ödemede gecikmeden bahsedilemeyeceği gibi, manevi tazminat, esasen bütün hususlar dikkate alınarak "takdiren" belirlendiğinden manevi tazminata faiz uygulanmaması gerektiği oyuyla kararın bu kısmına katılmıyorum.<br><br></font></p></body></html>
yürütmenin