<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2023/3329 E.  ,  2025/4011 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>SEKİZİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2023/3329<br>Karar No : 2025/4011 <br><br>TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI) : ... Tic. ve San. Ltd. Şti.<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı <br>VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...<br> 2- ... Genel Müdürlüğü<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Aydın ili, Bozdoğan ilçesi, ... mevkiinde bulunan ... sicil ve ER... erişim sayılı II (b) grubu maden işletme sahasında 48.056,42m² açık işletme izni ve 29.300,15 m² alt yapı tesisi izni olmak üzere toplam 77.356,57m² alan için izin verilmesi talebiyle yapılan başvurunun reddine yönelik (davacıya Muğla Orman Bölge Müdürlüğünün ... tarih ... sayılı yazısı ile bildirilen) Tarım ve Orman Bakanlığının ... tarih ve E... sayılı işleminin iptali istenilmektedir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının izin talebinin reddine dayanak gösterilen hususlarda ayrı ayrı değerlendirme yapılacak olduğunda; davacının talebinin reddine ilişkin işleme dayanak olan hususlardan; maden işletmesi sahasının yerleşim yeri öngörünümünde bulunmasına ilişkin hususun Orman ve Su İşleri Bakanlığının 2014/1 sayılı Genelgesinin 5. maddesinin, "I. Grup ve II (a) Grubu madencilik faaliyetlerinin değerlendirmeye alınmayacağı alanlar" başlıklı (c-1) işaretli alt bendinde yer aldığı, davaya konu madencilik işletme faaliyetinin ise II (b) grubunda olduğu ve II (b) grubuna ilişkin düzenlemelerin anılan Genelge'nin 5. maddesinin (ç) bendinde düzenlendiği, (ç) bendindeki düzenlemelerde ise yerleşim yeri öngörünümünde bulunmak hususuna ilişkin yasaklayıcı bir düzenlenmenin yer almadığı, kaldı ki, yerleşim yeri öngörünümünde I. grup ve II (a) grubu madencilik faaliyetlerine izin verilmeyeceğine ilişkin 5. maddenin (c) bendinde yer alan düzenlemenin Danıştay 10. Dairesinin kararı ile iptal edilmiş olduğu, bu nedenle davacının izin talebinin, davacı şirketin yürütmek istediği II (b) grubu madencilik faaliyetine ilişkin olmayan ve Danıştay 10. Dairesinin 06/11/2019 tarih ve E:2015/1148, K:2019/505 sayılı kararı ile iptal edilmiş bulunan bir düzenlemeye dayalı olarak reddedildiği; diğer taraftan, Danıştay 10. Dairesinin bahsi geçen kararı ile; anılan Genelgenin 5. maddesinin, "II-(b) grubu madencilik faaliyetlerinin değerlendirmeye alınmayacağı alanlar" başlıklı (ç) bendinin, 1., 2. ve 4. alt bentlerinin de iptal edildiği ve bu suretle; tepe kapalılık oranı % 71 den fazla olan (üç kapalı) orman alanları, tohum meşceresi alanı, gen koruma alanı ve muhafaza ormanlarına ilişkin taleplerin değerlendirmeye alınmayacağına ilişkin düzenlemelerin ortadan kaldırıldığı, davacının izin talebinin ise ortadan kaldırılmış olan bu düzenlemelere dayalı olarak, izin talebine konu alanın çevresinin üç kapalı (%71'den fazla kapalı) meşcere alanından oluştuğundan ve verimli orman alanları içerisinde bulunduğundan bahisle reddedildiği; ayrıca, davacı şirket tarafından şantiye, toprak depolama ve pasa döküm sahasının talimatlara uygun düzenlenmemiş olması hususunun, davacının talebinin doğrudan reddini gerektiren bir husus olmadığı, söz konusu husunun düzeltilebilir, tamamlanabilir bir husus olup olmadığının davalı idarece belirlenerek, bahsi geçen hususta projedeki eksikliklerin giderilmesi, hatalı projelendirmelerin ise düzeltilmesi için davacıya ihtarda bulunulup, yeterli sürenin verilerek projenin ve tesisatın mevzuata uygun hale getirilmesinin istenilmesinin gerekli olduğu, davacının izin talebinin ise davalı idarece, belirtildiği şekilde bir süreç işletilmeden yalnızca; şantiye, toprak depolama ve pasa döküm sahasının talimatlara uygun düzenlenmediğinden bahisle reddedildiği; yine davalı idarece davacının izin talebinin reddine gerekçe gösterilen hususlardan; ruhsat sahasında ilk izin talebi olması, bitişiğinde mevcut izinli saha bulunmaması hususunda bir değerlendirme yapıldığında ise; izin talep edilen alan için ilk izin talebi olması ve bu alanın bitişiğinde mevcut izinli bir alan bulunmamasının, orman varlığına veya gelişimine ne gibi bir olumsuz etkisi olacağının ve ülkemizde bir çok ormanlık alanda yürütülmekte olan madencilik faaliyetlerinden farklı olarak davaya konu orman alanının hangi özellikleri sebebiyle madencilik faaliyetinde bulunulmasına izin verilmediğinin, somut verilere dayalı bilimsel nitelikli değerlendirmeler ile mevzuat yönünden dayanakları ortaya konulmadan reddedildiği; bu durumda, ... sicil ve ER... erişim sayılı II (b) grubu maden işletme ruhsat sahasında yer alan 48.056,42m² açık işletme izni ve 29.300,15m² alt yapı tesisi izni olmak üzere toplam 77.356,57m² alan için izin verilmesi talebiyle yapılan başvurunun reddine yönelik dava konusu işlemde yukarıda belirtilen sebeplerle hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.<br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Uyuşmazlığın çözümü için keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden; uyuşmazlık konusu izin alanının yakınında bulunan zeytinlik alanları sebebiyle bu alanın 3573 sayılı Kanun hükümleri uyarınca işletmeye açılmasına imkan olmadığı, açık ocak mermer maden sahalarının madencilik faaliyeti nedeniyle bahse konu alanın kalıcı biçimde ormansızlaşmasının söz konusu olduğu, bulunduğu konum itibarıyla işletilmesi halinde çevre tarım arazilerinin zarar görme potansiyelinin oldukça yüksek olduğu ve bugüne kadar korunmuş olan bu alanın doğasının bozulacağı, dava konusu alan ve çevresinde bulunan mermerlerin geçirimli ve karstik özellikli olması nedeniyle, söz konusu etkinlikle sahadan önemli miktarda malzeme alınacağından, madencilik faaliyetlerinin yüzey ve yeraltı sularını olumsuz etkileme potansiyelinin bulunduğu, alanda kesilecek 9462 adet ağaç ve bu ağaçların 2 ve 3 kapalı verimli kızılçam alanlarından oluşmasının yanında, kesilecek ağaçların orman ekosistemine olası etkilerinin göz ardı edilmesi, bitkisel toprak sıyrılması ve depolanması işleminin usulünde rüzgar ve su erozyonunun ihmal edilmesi, orman yangınlarıyla mücadelede etkin bir planlama söz konusu olmamasından bahisle, söz konusu izni talep edilen alanın orman olarak muhafazası gerektiği, dava konusu izin alanının madencilik faaliyetlerinde kullanılması ile orman olarak muhafazasındaki kamu yararının orman olarak korunması yönünde olması gerektiği anlaşıldığından, uyuşmazlık konusu alan için izin verilmesi talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemde mevzuata ve hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davalı idarelerin istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, pek çok kurumdan olumlu görüş alındığı, son teknoloji aletlerle yapılacak olan madencilik faaliyetinde bilirkişi raporunda belirtilen olumsuzlukların yaşanmayacağı, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davalı Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından istemin reddi gerektiği savunulmakta olup, davalı Orman Genel Müdürlüğünce savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle,<br>1. Temyiz isteminin reddine,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, <br>3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan ... TL yürütmeyi durdurma harcı ile posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,<br>4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,<br>5. Kesin olarak, 24/04/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. <br><br></font></p></body></html>

yürütmenin