<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2025/8492 E.  ,  2025/6989 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>BEŞİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2025/8492<br>Karar No : 2025/6989<br><br>Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... <br>Vekili : Av. ...<br><br>Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA<br>Vekili : Av. ...<br><br>İstemin Özeti : 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br> <br>Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, masumiyet karinesinin ihlal edildiği, suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar kimsenin suçlu sayılamayacağı, ... kod adlı gizli tanıktan ele geçirilen verilerde "EA" olarak kodlandığı belirtilmiş ise de, SD kart içeriğindeki bilgilere dayanılarak karar verilemeyeceği, söz konusu verilerin hukuka aykırı olarak elde edilmesi nedeniyle hakkında düzenlenen veri inceleme raporunun delil olarak değerlendirilemeyeceği, hiçbir gerekçe gösterilmeksizin kamu görevinden çıkarılmasının hukuka aykırı olduğu iddia edilmektedir.<br> <br>Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı, davacının temyiz iddialarının 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uymadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>Danıştay Tetkik Hakimi : ...<br>Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra,6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü: <br>Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.<br>Bununla birlikte, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki tespitler ile davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan;<br>"...sanık ...'ın Silahlı Terör Örgütü ile işbirliği içerisinde hareket ettiği, üyesi olduğu veya yardımda bulunduğu iddiasına ilişkin olarak yapılan yargılama ve sanık hakkında yapılan incelemeler neticesinde, tanık M.S. 2008 yılı sonlarına doğru kendisi Koruma Şubede çalışırken örgüte bağlı eve çıktığını, bu evde sanığın da bulunduğunu, sanığın Sivil Savunma'da çalıştığını, evde genelde namaz kılınıp programlar yapıldığını, küçük çaplı geziler olduğunu, Risale, FETÖ'ye ait kitaplar okunup, az da olsa CD'lerinin izlendiğini, sanık ile 2009 sonuna kadar aynı evde kaldıklarını beyan etmiş, sanık da savunmasında Erzurum'a gelmeden önce de İstanbul'da görev yaptığını, 2008-2009 arası bir yıl kadar bu örgüte ait evlerde M.S., İ.C. ve K.A. ile birlikte kaldığını, evin örgüte ait bir ev olduğunu, bu evde de ayda bir sohbet toplantıları olduğunu beyan ederek tanığın anlatımını doğrulamıştır. Tanık Y.B. sanıkla birlikte 2012-2016 yılları arasında Erzurum Gölbaşı Polis Merkezinde beraber görev yaptığını, sanığın 2014 yılından itibaren 2015 yılının Haziran ayına kadar dahil olduğu bir sohbet grubuna katıldıklarını, bu gruba M.K. ve D.Y. isimli sivil kişilerin çağırdığını, polis memuru olarak kendisi, F.Y. ve sanığın katıldığını, bu toplantıların ayda bir veya iki defa yapıldığını, genelde Yıldızkent tarafından öğrenci evlerinde bu toplantı ve sohbetlerin yapıldığını, genelde dini yönde olup Fetullah GÜLEN'in sohbet CD'lerinin izlendiğini, M.K. ve D.Y.'nin sohbet verdiğini, himmet adı altında para istendiğini beyan etmiş, her ne kadar tanık M.K. bu hususların hiç birisini doğrulamamış ise de, sanığın savunmasında göreve ilk başladığı esnada yine polis memuru olan Y.B.'nin bu örgüt içerisindeki polislerin yapmış olduğu sohbetlere davet ettiği, bu sohbetlere E.S., Y.B., kendisi ve öğretmen olarak bildiği F. isimli kişinin katıldığı, sohbetlerde genelde dini konular konuşulduğu, bu toplantılarda himmet talep edildiği ancak vermediği yönündeki savunması ile birlikte değerlendirildiğinde tanık Y.B.'nin beyanları tutarlı ve doğrulanmış bulunarak itibar edilmiştir. Sanığın 2013 yılı Haziran ayında örgütle tamamen irtibatını kestiği savunmasına tanık Y.B.'nin daha sonraki tarihlerde sanığın katıldığına dair beyanı ve sanığın savunmasını destekleyen başkaca delil bulunmaması nedeni ile itibar edilmemiştir. Tanık E.S. ise Gölbaşı Polis Polis Merkezinde çalışırken örgütün sohbet adı altında düzenlediği toplantılara bir kaç defa katıldığını, katıldığı toplantılarda 2013 yılında sanıkla tanıştığını, ancak 17/25 Aralık tarihlerinden sonra katılım sağlamadığı için sanığın devam edip etmediğini bilmediğini beyan etmiştir. ... isimli gizli tanıktan elde edilen dijital materyallerin incelenmesi sonucu düzenlenen Veri İnceleme Raporu'nda sanığın EA kodlaması ile yer aldığı yani FETÖ içerisinde olup, örgüt benim örgütüm diyen ancak bazı zaafları olan kişileri ifade eden polis memurlarının örgütsel konumunu belirtir bilginin yer aldığı tespit edilmiş, söz konusu tespitin tanık anlatımları ve sanığın bunu destekleyen beyanları ile doğrulandığı görülmüştür. Böylelikle sanığın örgütün sohbet adı altında düzenlediği toplantılara 2008 yılında örgüt evinde kaldığı dönemden başlamak üzere 2015 yılı Haziran ayına kadar polis grubu dahilinde katıldığı, sanığın söz konusu suç örgütünün varlığından ve amaçlarından haberdar olduğu, bu amaçlarının icrası ve gerçekleşmesi için istenilen ve gereken eylem ve işlemleri ika ettiği, söz konusu eylemlerinin devamlılık arz ettiği, zamana yayıldığı,..." yolundaki tespitler birlikte değerlendirildiğinde davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.<br>Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 12/06/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. <br><br></font></p></body></html>

yürütmenin