<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2022/1212 E.  ,  2025/5034 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONUNCU DAİRE<br>Esas No : 2022/1212<br>Karar No : 2025/5034 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) :... <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMLERİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacı tarafından, Kars ili, Sarıkamış ilçesi, 9. Komando Tugay Komutanlığı emrinde İstihkam Uzman Çavuş olarak görev yapmakta iken, katıldığı Zeytin Dalı Harekatı kapsamında 03/05/2018 tarihinde mayın/EYP arama faaliyet sırasında meydana gelen patlamada yaralanmasında davalı idarenin sorumluluğunun bulunduğundan bahisle uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık 1.000,00 TL maddi ve 200.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir. <br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının dava konusu olay nedeniyle oluşan engel oranına bağlı olarak vazife malulü kabul edildiği, davacıya Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığınca 6. dereceden emekli aylığı bağlandığı, Milli Savunma Bakanlığı Nakdi Tazminat Komisyonunun ... tarih ve ... sayılı kararı gereğince 32.884,01 TL nakdi tazminat ödemesi yapıldığı dikkate alındığında, ödenen nakdi tazminat ile bağlanan emekli aylığının uğranılan maddi tazminatın karşılığı olduğu ve bu sebeple davacının karşılanmayan maddi bir zararının bulunmadığı, olayda davalı idarenin kusursuz sorumluluğu bulunduğundan, davacının manevi zararının karşılanması gerektiği, davacının gerçekleşen olayda kusurunun bulunmayışı, olayın oluş şekli, davacıda meydana gelen %48 oranında fiziksel fonksiyon kaybı, davacının gözünde yabancı cisim kalması, yaşadığı stres bozukluğu ve işitme kaybına dair sağlık kurulu raporları, vazife malulü olarak bağlanan emekli aylığı, 2330 sayılı Kanun kapsamında ödenen 32.884,01 TL nakdi tazminat tutarı bir bütün olarak değerlendirildiğinde, takdiren 100.000,00 TL manevi tazminatın davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 100.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 18/06/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat istemi ile maddi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi...İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu ... İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu gerekçesiyle tarafların istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacı tarafından, terörle mücadele kapsamında yaşanan olay nedeniyle %48 oranında engelli hale geldiği, bilirkişi incelemesi yaptırılmaksızın maddi tazminat isteminin reddedildiği, hükmedilen manevi tazminat tutarının düşük olduğu ileri sürülmektedir. <br>Davalı idare tarafından, olayda tazminata hükmedilmesinin şartlarının oluşmadığı, hükmedilen manevi tazminat tutarının yüksek olduğu ileri sürülmektedir. <br><br>TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Davacı tarafından, hükmedilen manevi tazminat tutarının yüksek olmadığı, yaşanan manevi acının karşılığı dahi olmadığı savunulmaktadır.<br>Davalı idare tarafından, davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ :...<br>DÜŞÜNCESİ : Temyize konu kararın kısmen onanması, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br> MADDİ OLAY : <br> Davacının Kars ili, Sarıkamış ilçesi, 9. Komando Tugay Komutanlığı emrinde İstihkam Uzman Çavuş olarak görev yapmakta iken, Zeytin Dalı Harekatına katıldığı, bu kapsamda 03/05/2018 tarihinde yapılan mayın/EYP arama faaliyet sırasında meydana gelen patlamada yaralandığı, Afyonkarahisar Devlet Hastanesinin... tarih ve ... sayılı engelli sağlık kurulu raporunda, travma sonrası stres bozukluğu, bilateral multipl korneal yabancı cisim, bilateral çok hafif sensörinöral itik teşhisleriyle %48 oranında engelli olduğunun belirtildiği, davacı tarafından, olay nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zararların karşılanması istemiyle 18/06/2019 tarihli dilekçeyle başvuruda bulunulduğu, bu başvurunun zımnen reddi üzerine de bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. <br><br> İLGİLİ MEVZUAT:<br> Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu kurala bağlanmıştır.<br> İdare, kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.<br> Kusursuz sorumluluk, kamu hizmetinin görülmesi sırasında kişilerin uğradıkları özel ve olağan dışı zararların idarece tazmini esasına dayanmakta olup; kusur sorumluluğuna oranla ikincil derecede bir sorumluluk türüdür. Başka bir anlatımla idare, yürüttüğü hizmetin doğrudan sonucu olan, idari faaliyet ile nedensellik bağı kurulabilen, özel ve olağan dışı zararları kusursuz sorumluluk ilkesi gereği tazminle yükümlüdür. Bu bağlamda, kamu görevlilerinin görevini yaparken, görevi nedeniyle uğramış olduğu zararların da kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca tazmini gerekmektedir.<br> <br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br> 1) Temyize Konu Bölge İdare Mahkemesi Kararının, İdare Mahkemesi Kararının Manevi Tazminat İsteminin Kısmen Kabulüne, Kısmen Reddine İlişkin Kısmına Karşı Taraflarca Yapılan İstinaf Başvurularının Reddine Dair Kısmının İncelenmesi: <br> Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br> Temyizen incelenen kararın, İdare Mahkemesi kararının davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin kısımına karşı taraflarca yapılan istinaf başvurularının reddine dair kısmı usul ve hukuka uygun olup, taraflarca ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemektedir. <br><br> 2) Temyize Konu Bölge İdare Mahkemesi Kararının, İdare Mahkemesi Kararının Maddi Tazminat İsteminin Reddine İlişkin Kısmına Karşı Davacı Tarafından Yapılan İstinaf Başvurusunun Reddine Dair Kısmının İncelenmesi: <br> Olayda, davacının Kars ili, Sarıkamış ilçesi, 9. Komando Tugay Komutanlığı emrinde İstihkam Uzman Çavuş olarak görev yapmakta iken, katıldığı Zeytin Dalı Harekatı kapsamında 03/05/2018 tarihinde mayın/EYP arama faaliyet sırasında meydana gelen patlamada yaralandığının sabit olduğu, bu itibarla, tazminata yürütülen bir kamu hizmetinin bünyesinde taşıdığı riskler nedeniyle kamu personelinin uğramış olduğu zararların kusur şartı aranmaksızın giderilmesini öngören mesleki risk ilkesi uyarınca hükmedilmesi gerektiğinden, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ile hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında bu yönden isabetsizlik bulunmamaktadır. <br> Tazminat hukukunda, çağın gereklerine uygun olarak geliştirilen içtihatlarla, kişinin uğradığı kalıcı bedensel sakatlığının sebep olduğu iş gücü kaybının mevcut işini yürütmesine engel olmamasına bağlı olarak gelirinde ve mal varlığında bir eksilme olmamış olsa dahi "güç (efor) kaybı tazminatı" olarak adlandırılan tazminatın ödenmesi gerektiği kabul edilmiştir. İşgücü kaybına uğrayan kişinin günlük yaşamını sürdürebilmesi ve mevcut işini yapabilmesi için zarardan önceki durumuna ve diğer kişilere göre daha fazla bir güç (efor) sarf ettiği gerçeğinden hareket edilerek zararı, bir anlamda, bu "fazladan sarf edilen gücün" oluşturduğu esası benimsenmiştir. Bu doğrultuda, idari faaliyetlerin neden ve etkisiyle kamu görevlilerinin veya diğer kişilerin güç (efor) kaybına dayanan maddi zararının idare hukukunun ilke ve kuralları uyarınca idarece tazmin edilmesi gerektiği hususunda bir duraksama bulunmamaktadır.<br> İdare hukuku ilkelerine göre maddi zarar; idari işlem veya eylem nedeniyle kişinin mal varlığının (patrimuanın) aktifinde meydana gelen azalma nedeniyle uğranılan zarar ile elde edilmesi kesin olan gelirden yoksun kalma sonucu uğranılan toplam zarar olup; bedensel nitelikteki maddi zarar ise, kişinin sağlığına kavuşmak için yaptığı tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalması ya da yok olması nedeniyle elde edeceği gelirde meydana gelen azalmayı ifade etmektedir.<br>Temyize konu kararla hukuka ve usule uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında, davacının dava konusu olay nedeniyle oluşan engel oranına bağlı olarak vazife malulü kabul edildiği, davacıya Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığınca 6. dereceden emekli aylığı bağlandığı, Milli Savunma Bakanlığı Nakdi Tazminat Komisyonunun ...tarih ve ... sayılı kararı gereğince 32.884,01 TL nakdi tazminat ödemesi yapıldığı dikkate alındığında, ödenen nakdi tazminat ile bağlanan emekli aylığının uğranılan maddi tazminatın karşılığı olduğu ve bu sebeple davacının karşılanmayan maddi bir zararının bulunmadığı gerekçesiyle maddi tazminat istemi yönünden davanın reddine karar verildiği görülmektedir.<br>Bakılan uyuşmazlıkta, Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararına göre, davacının rahatsızlığının 03/05/2018 tarihindeki yaralanmaya bağlı olduğu, davacının malul olduğu, 1053 sayılı Nizamnameye göre derecesinin 6 (altı) olduğu, kontrol muayenesinin gerekmediği, başkasının yardım ve desteğine muhtaç derecede malul olmadığı görülmekte olup, bu durumda adı geçenin günlük yaşamını ve işini daha fazla güç (efor) sarf ederek sürdüreceği, bu fazladan sarf edilen efordan kaynaklanan maddi zararının en fazla net asgari ücret tutarı kadar olacağı, Dairemizin içtihatlarıyla kabul edilmiş bulunmaktadır.<br>Dava konusu olay nedeniyle davacının talep ettiği efor (güç kaybı) tazminatının hesaplanması için, meslekte kazanma güç kaybı oranının tespit edilmesi, bu tespit yapılırken de 03/08/2013 tarih ve 28727 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve olay tarihinde yürürlükte bulunan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği'ne göre düzenlenecek sağlık kurulu raporunun esas alınması gerekmektedir. <br> Buna göre, anılan Yönetmeliğe göre alınacak sağlık raporunda belirtilen güç (efor) kaybı oranı esas alınmak suretiyle aşağıdaki ilkeler çerçevesinde hesap bilirkişisince yeniden hesaplama yapılmalıdır.<br>Davacının aktif dönemdeki, (olay tarihinden yasal emeklilik yaşının sonuna kadar olan dönemdeki) maddi zararının, 2022 yılına kadar asgari geçim indirimi (AGİ) dahil net asgari ücrete meslekte kazanma gücü kaybı oranı uygulanmak suretiyle hesaplanması gerekmektedir.<br>Ayrıca, güç (efor) kaybına dayanan maddi tazminatın hesabında, davacının yasal olarak emekliye ayrılacağı tarihten TRH 2010 Ulusal Mortalite Tablosuna göre belirlenen muhtemel bakiye yaşam süresinin sonuna kadar geçen pasif devrede de, bedensel kaybı nedeniyle daha fazla efor sarf ederek yaşamını devam ettirmesi söz konusu olacağından, pasif dönem zararının da aynı usulle ( AGİ hariç net asgari ücret tutarına meslekte kazanma gücü kayıp oranının uygulanması suretiyle) hesaplanması gerekmektedir. <br> Aktif dönemin işleyecek devre zararı ile pasif dönem zararı hesaplanırken, bilirkişi raporunun düzenlendiği tarihte bilinen net asgari ücret miktarı her yıl %10 artırılmak ve %10 iskontoya tabi tutulmak suretiyle belirlenmelidir.<br> Bununla birlikte; 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun uyarınca davacıya ödenen nakdi tazminatın ve 5434 sayılı Kanun'un Ek 79. maddesi kapsamında ödenen tütün ikramiyesinin de olay nedeniyle sağlanan yarar niteliğinde olduğu kabul edilerek, hesaplanan maddi zarar tutarından, rapor tarihindeki yasal faiz uygulanarak güncellenmiş değerlerinin mahsup edilmesi; vazife malullüğünü gerektiren olay olmasaydı davacının kamu görevlisi olmanın doğal ve olağan sonucu olarak almaya devam edeceği aylıkları, emsaline ödenen görev aylığı kadar olan bir tutarda vazife malullüğü aylığı olarak 3713 sayılı Kanun hükümlerine göre almaya devam ettiği ve yine yasal olarak emekli olacağı tarihte alacağı emekli ikramiyesinin de bu Kanun'a göre emsali kamu görevlisinin görev aylığı üzerinden ödendiği dikkate alındığında, vazife malullüğü aylığı ile emekli ikramiyesinin hesaplanan efor/güç kaybı zararından mahsup edilmemesi gerekmektedir. <br> Bu durumda, Bölge İdare Mahkemesince, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda davacının aktif ve pasif dönemde efor (güç) kaybından kaynaklanan maddi zararına karşılık ödenmesi gereken tazminatın bilirkişi marifetiyle hesaplanarak davacıya ödenmesine karar verilmesi gerekirken, maddi tazminat isteminin reddine karar verilmesi yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddedilmesinde hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davacının temyiz isteminin KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE, davalı idarenin temyiz isteminin REDDİNE,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının davacının manevi tazminat istemi yönünden ONANMASINA, maddi tazminat istemi yönünden BOZULMASINA,<br>3. Bozulan kısım yönünden yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 05/11/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi. <br><br><br><br></font></p></body></html>

yürütmenin