<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2021/669 E.  ,  2025/408 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>ONÜÇÜNCÜ DAİRE<br>Esas No:2021/669<br>Karar No:2025/408<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Telekomünikasyon A.Ş.<br>VEKİLİ : Av. ...<br> <br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br> Dava konusu istem: Katma Değerli Elektronik Haberleşme Hizmetlerinin Sunumunda Tüketici Haklarının Korunmasına İlişkin Usul ve Esasların “Şeffaflık ve bilgilendirme” başlıklı 5. maddesinin birinci fıkrasına aykırı olarak tüketicilere yapılan bilgilendirmelerde aldatıcı veya yanıltıcı ifadelere yer verildiğinden bahisle Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği'nin 12. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 2017 yılı net satış tutarının %3'ü oranında idari para cezası verilmesine, tespiti yapılan katma değerli hizmet (KDH) numaralarına doğru 30/06/2017 tarihinden sonra gerçekleştirilen tüm aramaların ücretlerinin abonelere iade edilmesine ve Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun Denetim Çalışmalarına İlişkin Yönetmeliğin “Denetlenen tarafın yükümlülükleri” başlıklı 9. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine aykırı olarak denetim sürecinde abone mağduriyetinin boyutlarının tespit edilebilmesi için talep edilen gerekli temel bilgilerin verilmediğinden bahisle Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği'nin 27. maddesi çerçevesinde, 2017 yılı net satış tutarının %3'ü oranında idari para cezası verilmesine ilişkin 03/01/2019 tarih ve 2019/İK-SDD/004 sayılı Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu (Kurul) kararının 5, 6 ve 7. maddelerinin ve bu karara istinaden düzenlenen 283.234,67-TL tutarlı idari para cezası karar tutanaklarının iptali istenilmiştir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararda; katma değerli elektronik haberleşme hizmetlerinin tanıtımı için tüketicilere gönderilen mesajlarda "kredi verileceği", "hediye çeki kazanıldığı" gibi yanıltıcı ifadeler ile tüketicinin numarayı aramaya yöneltildiği, ancak numarayı arayan tüketicilere vaat edilen hizmetlerin sunulmadığının davalı idare tarafından tespit edildiği, davacının bu konuda sorumluluğunun bulunmadığı yönündeki savunmasının geçerli olmadığı, davalı idarece istenilen bilgileri de süresi içinde sunmadığı anlaşıldığından, tüketicinin yanıltılması hususunda işletmeci sıfatıyla sorumlu olması ve abone mağduriyetleri ile ilgili olarak idarece talep edilen temel bilgileri de vermemesi sebebiyle Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırım Yönetmeliği'nin 12/2 ve 27. maddelerine istinaden ayrı ayrı olmak üzere toplam 566.469,34-TL idari para cezası verilmesine ve tespiti yapılan KDH numaralarına 30/06/2017 tarihinden sonra yapılan tüm aramaların ücretlerinin abonelere iadesine karar verilmesine dair dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.<br>Öte yandan, dava konusu işlemde iki ayrı fiilden dolayı idari para cezası verilmiş olduğundan cezaların içtimaı hususunda yanlışlık bulunmadığı gibi, yanıltıcı ifadeler ile çok sayıda tüketicinin zarara uğratılması suretiyle haksız ekonomik kazanç elde edilmiş olması nedeniyle idari para cezasının azami had üzerinden belirlenmesinde de hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilmiştir.<br> Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemler hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.<br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, idari para cezalarının muhatabının kendileri olmadığı, zira sözde yanıltıcı anlam içeren SMS tanıtım görselleri veya aramaların kendileri tarafından değil, numara tahsis ederek sözleşme imzaladıkları 3. kişi veya kurumsal firmalar tarafından yapıldığı, ikincil tahsis edilen numaralara ilişkin kontrol mekanizması sona erdiğinden aramaların veyahut SMS içeriklerinin bilinmesinin mümkün olmadığı, davalı idarece yapılan kontrolden önce numara tahsisi yapılan ve tüketicileri yanıltmaya yönelik SMS tanıtımları yapan firmalara karşı davalar açılarak numaraların tahsise kapatıldığı, söz konusu yaptırımın suç ve cezaların şahsiliği ilkesine aykırı olduğu, ikincil numara tahsisi yapılan firmalardan SMS başlık bilgisi, mesaj içeriği ve mesaj adedi bilgilerinin talep edildiği ancak ikincil tahsis yapılan firmalarca doğru bilgi verilmediğinden davalı idareye iletilemediği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, davacı tarafça KDH numaralarına yönelik ikincil tahsis yapıldığı, tahsisli numaranın ikincil tahsis yoluyla farklı bir firmaya verilmiş olmasının davacının söz konusu numaraya ilişkin yükümlülüklerini ortadan kaldırmadığı, mevzuata uygun hareket edilmesi yükümlüğünün kendilerinden yetkilendirme almayan bir firmadan beklenemeyeceği, 888/898’li bir KDH numarasının ücretlendirilmesinin abonelerin paketleri kapsamında yapılmayıp dakikası 20,00-TL’ye varan tutarlar üzerinden yapıldığı, anılan numaralar üzerinden ciddi bir gelir elde ediminin söz konusu olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br> <br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME :<br> Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.<br> Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle; <br> 1. Davacının temyiz isteminin reddine,<br> 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,<br> 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,<br> 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine, <br> 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi...İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 29/01/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.<br> <br><br>(X) KARŞI OY :<br><br>15/02/2014 tarih ve 28914 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği'nin ''Uyarı'' başlıklı 46. maddesinde, ''(1) Bu Yönetmelik kapsamında meydana gelen ihlaller için, bu Yönetmeliğin 44'üncü maddesinde yer alan hususlar dikkate alınmak ve 23'üncü, 24'üncü, 25'inci, 31'inci ve 33'üncü maddeler saklı kalmak kaydıyla idari yaptırım uygulanmadan önce, bu Yönetmeliğin aynı maddesi kapsamında olmak üzere işletmeci Kurul tarafından bir defaya mahsus uyarılabilir. (2) Uyarı yapılırken tekerrür süresi dikkate alınır. Tekerrüre esas sürenin dolması hâlinde aynı madde kapsamında tekrar uyarıda bulunulabilir.'' kuralı yer almaktadır.<br>Hukuk Devleti, "İnsan haklarına saygılı ve bu hakları koruyan, adaletli bir hukuk düzeni kuran ve bunu sürdürmekle kendini yükümlü sayan, bütün işlem ve eylemleri yargı denetimine bağlı olan Devlettir." şeklinde tanımlanmakta olup, bu ilkenin gereği olarak yürütme organı hukuka bağlı olmalıdır. Bu bağlılık, yapılan idarî işlemlerin, Anayasa, kanun ve bunlara aykırı olmayacak şekilde çıkarılmış tüzük, yönetmelik ve diğer düzenlemelere uygun olarak tesis edilmesini zorunlu kılar.<br>Davalı idarenin de, dava konusu işlemi tesis ederken yürürlükte bulunan yönetmelik hükmünü uygulaması gerekmektedir. Yukarıda yer verilen yönetmelik hükmü uyarınca da, idari yaptırım uygulanmadan önce ya "uyarı" yapmalı ya da "uyarı" yapılmamasının takdiri hâlinde ise, uyarı yapılmama gerekçesinin Kurul kararında açıklanması gerekmektedir.<br>Dava konusu Kurul kararının tesisinden önce "uyarı" yapılmadığı gibi, neden "uyarı" yapılmadığının da açıklanmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.<br>Bu nedenlerle, temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle bozulmasına karar verilmesi gerektiği oyu ile karara katılmıyorum.<br> <br><br><br><br><br><br> <br><br><br><br></font></p></body></html>

yürütmenin