<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2023/6208 E. , 2025/169 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONUNCU DAİRE<br>Esas No : 2023/6208<br>Karar No : 2025/169 <br><br>DAVACILAR : 1- ... (...) ... (TC: ...) <br> 2- ... (TC: ...)<br> (Yabancı Kimlik No: ...) <br> 3- ... (TC: ...) <br> 4- ... (TC: ...)<br> (Yabancı Kimlik No: ...) <br> 5- ... (TC: ...) <br> 6- ... (TC: ...)<br> (Yabancı Kimlik No:...) <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>DAVALILAR : 1- ... / ...<br> 2- ...Bakanlığı / ANKARA<br>VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...<br><br>DAVANIN_ÖZETİ : Davacılar tarafından, 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun 12. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca istisnai olarak kazandıkları Türk vatandaşlığının, aynı Kanun'un 40. maddesi uyarınca geri alınmasına ilişkin 20/04/2023 tarih ve 7154 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının iptali ve yürütülmesinin durdurulması istenilmektedir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı Kanunun 5. maddesine uygun bulunmayan dava dilekçesinin reddi gerektiği düşünülmektedir.<br><br><br> TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca hazırlanan Tetkik Hakiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra davacıların yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin, dava dilekçesi öncelikle 2577 sayılı Kanun'un 14. maddesinin 3. fıkrasının (g) bendi gereğince anılan Kanun'un 5. maddesine uygun olup olmadığı yönünden incelenerek gereği görüşüldü: <br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br> İLGİLİ MEVZUAT:<br>2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. maddesinde, idari davaların, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılacağı; dilekçelerde tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adreslerinin, davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin gösterileceği belirtilmiş; 5. maddesinin birinci fıkrasında, her idari işlem aleyhine ayrı ayrı dava açılacağı; ancak aralarında maddi veya hukuki yönden bağlılık ya da sebep sonuç ilişkisi bulunan birden fazla işleme karşı bir dilekçe ile dava açılabileceği; ikinci fıkrasında ise, birden fazla şahsın müşterek dilekçe ile dava açabilmesi için davacıların hak veya menfaatlerinde iştirak bulunması ve davaya yol açan maddi olay veya hukuki sebeplerin aynı olması gerektiği kurala bağlanmıştır.<br>Aynı Kanun'un 14. maddesinin üçüncü fıkrasının (g) bendinde, dilekçelerin 3. ve 5. maddelere uygun olup olmadıkları yönlerinden inceleneceği; 15. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde ise, 14. maddenin 3/g bendinde yazılı hâlde otuz gün içinde 3. ve 5. maddelere uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanları tamamlanmak üzere dilekçelerin reddine karar verileceği kuralına yer verilmiştir.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca, birden fazla şahsın müşterek dilekçe ile dava açabilmesi olanaklı ise de, müşterek dilekçe ile dava açılabilmesi için, davaya yol açan maddi olay veya hukuki sebeplerin aynı olması şartı yanında, davacıların hak ve menfaatlerinde de iştirak bulunması gerekmektedir. <br>Dava dosyasının incelenmesinden; 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun 12. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca "aile" esası benimsenerek, yani taşınmaz edinmek suretiyle "yatırım yapan yabancının kendisi, eşi ve ergin olmayan çocukları" dikkate alınarak Türk vatandaşlığını kazanan altı davacının aslında üç farklı çiftten (karı-kocadan) oluştuğu, buna göre ... (...) ... ile ...'nın birinci çift, ... ile ...'nin ikinci çift, ... ile ...'ın ise üçüncü çift olduğu, her ne kadar davacıların Türk vatandaşlığını kazanmasına ilişkin kararlar aynı Cumhurbaşkanı Kararı ile ve "döviz alım belgelerinin gerçeğe aykırı düzenlendiği" yönündeki aynı gerekçeyle geri alınmış ise de, her bir yatırımcının döviz alım belgesi ile yatırım uygunluk belgesinin kendi adına düzenlendiği ve farklı işlemler olduğu, keza vatandaşlık başvurusunun her bir yatırımcı ile eşi ve çocukları için milli güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel halleri olup olmadığına yönelik öznel değerlendirmeleri de içermek suretiyle sonuçlandırıldığı dikkate alındığında, her bir çiftin/ailenin (karı-koca ve çocuklarının) vatandaşlığa alınma koşulları ile vatandaşlığa alınma kararlarının geri alınmasına dayanak teşkil eden maddi ve hukuki olaylar arasında farklılıklar bulunduğu, bu nedenle "hak veya menfaatlerde iştirak bulunması" ve "davaya yol açan maddi olay veya hukuki sebeplerin aynı olması" koşullarının bütün davacılar açısından birlikte gerçekleştiğinden söz edilmesine olanak bulunmadığı anlaşılmaktadır.<br>Bu itibarla, yatırımcının kendisi ile eşi ve çocuklarının birlikte dava açmasında hak ve menfaatleri yönünden iştirak bulunduğu kabul edilmekte ise de, birbirlerinin eşi veya çocuğu olmayan davacılar tarafından, Türk vatandaşlığını kazanma kararlarının geri alınmasına ilişkin Cumhurbaşkanı kararının iptali istemiyle dava açmak üzere düzenlenen müşterek dilekçenin, 2577 sayılı Kanunun 5. maddesine uygun olmadığı sonucuna varılmaktadır.<br>Bu durumda, her bir çift/aile tarafından düzenlenen ayrı dilekçeler ile dava açılması gerekmektedir.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca bu kararın tebliğinden itibaren 30 (otuz) gün içinde 5. maddeye uygun şekilde, yukarıda belirtilen hususlar göz önüne alınarak gerekli harç ve posta ücreti yatırılmak suretiyle Dairemiz nezdinde dava açmakta serbest olunmak üzere DAVA DİLEKÇESİNİN REDDİNE, <br>2. 2577 sayılı Kanun'un 15. maddesinin 5. fıkrası hükmüne göre dilekçenin reddi üzerine yeniden verilen dilekçede de aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde davanın reddedileceği hususunun davacılara duyurulmasına, <br>3. Yapılan yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 15. maddesi uyarınca vekalet ücretine hükmedilmemesine, kullanılmayan ... TL yürütmenin durdurulması harcı ile posta gideri avansından artan miktarın istemleri halinde davacılara iadesine, 14/01/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.<br><br><br><br><br><br> <br><br><br><br></font></p></body></html>
yürütmenin