<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/1510 E. , 2025/6 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU<br>Esas No : 2023/1510<br>Karar No : 2025/6 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) :...Bakanlığı <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) :...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : Danıştay Sekizinci Dairesinin 23/12/2022 tarih ve E:2018/4555, K:2022/8124 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: 09/08/2016 tarih ve 29796 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Yurt İdare ve İşletme Yönetmeliği'nin 23. maddesinin 2. fıkrasının (f) bendinde yer alan "Milli Birlik ve bütünlük duygularını zedeleyici veya bozucu maksatla bayrak ve sembol asmak, kullanmak, marşlar söylemek, açlık grevinde bulunmak, oturma eylemi yapmak, pankart taşımak veya asmak, ideolojik veya politik amaçlı gösteri, toplantı, tören düzenlemek, demeç vermek" düzenlemesi ile Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğü İstanbul İl Müdürlüğüne bağlı Atatürk Yurdunda barınmakta olan davacının Yönetmeliğin 23. maddesinin 2. fıkrasının (e) ve (f) bentleri dayanak gösterilerek yurttan süresiz çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.<br>Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 23/12/2022 tarih ve E:2018/4555, K:2022/8124 sayılı kararıyla;<br>Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmemiş,<br> Yıldız Teknik Üniversitesi Eğitim Fakültesi Sınıf Öğretmenliği bölümünde öğrenci olan davacının 24/12/2017 tarihinde Beşiktaş ... Mahallesi Büyük Kartal heykeli önünde "..." isimli grup organizasyonunda basın açıklaması ve protesto eylemi gerçekleştirileceği bilgisi alınması üzerine gerekli emniyet tedbirlerinin alındığı, olay kapsamında "...dövizi taşıyan şahıslara örgüt üyesi olmak ve polise mukavemette bulunmak, diğer şahıslara da polise mukavemette bulunmak suçundan şüpheli olarak yasal işlem yapılması..." talimatlarının alınması üzerine yasal işlemlerin başlatıldığına ilişkin 02/01/2018 tarihli İstanbul İl Emniyet Müdürlüğünün yazısı üzerine davacı hakkında disiplin soruşturması başlatıldığı, disiplin soruşturması sırasında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığından davacı hakkında yapılan işlemlerin akıbetinin sorulduğu, Başsavcılık tarafından, davacı hakkında "Görevi Yaptırmamak İçin Direnme, Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanununa Muhalefet" suçu yönünden iddianame düzenlendiği ve ... Asliye Ceza Mahkemesinde görülen davanın derdest olduğunun bildirildiği, sonrasında davacının savunmasının alınarak Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Yurt İdare ve İşletme Yönetmeliği'nin 23. maddesinin 2. fıkrasının (e) ve (f) bentleri gereğince "yurttan süresiz çıkarma" cezası ile tecziyesine karar verildiği;<br>Anayasa'nın "Yönetmelikler" başlıklı 124. maddesi, 351 sayılı Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Kanunu'nun dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan haliyle 2. maddesi, 7. maddesinin 8. fıkrasının (c) bendi ve 46. maddesi, 19/12/1989 tarih ve 20377 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu 351 Sayılı Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Kanunu'nun Uygulanmasına Ait Yönetmeliğin "Yurtların İdare ve İşletilmesi" başlıklı 13. maddesi, 09/08/2016 tarih ve 29796 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Yurt İdare ve İşletme Yönetmeliği'nin "Kapsam" başlıklı 2. maddesi, "Dayanak" başlıklı 3. maddesi, "Yurttan süresiz çıkarma cezası" başlıklı 23. maddesinin 2. fıkrasının (e) ve (f) bentleri, 09/04/2021 tarih ve 31449 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Yurt İdare ve İşletme Yönetmeliği'ni yürürlükten kaldıran Gençlik ve Spor Bakanlığı Yurt Hizmetleri Yönetmeliği'nin "Yurttan çıkarma cezası" başlıklı 24. maddesinin 2. fıkrasının (f) bendine yer verilerek;<br>Dava konusu düzenleyici işlem yönünden;<br> 09/08/2016 tarih ve 29796 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Yurt İdare ve İşletme Yönetmeliği'nin, 09/04/2021 tarih ve 31449 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Gençlik ve Spor Bakanlığı Yurt Hizmetleri Yönetmeliği'nin 45. maddesi ile yürürlükten kaldırıldığı;<br>Bu itibarla, dava konusu Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Yurt İdare ve İşletme Yönetmeliği'nin 23. maddesinin 2. fıkrasının (f) bendinin iptali istemi yönünden davanın konusuz kaldığı;<br>Dava konusu bireysel işlem yönünden;<br>351 sayılı Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Kanunu'nun dava konusu Yönetmeliğin yayımlandığı tarihte yürürlükte bulunan haliyle 46. maddesinde, bu Kanun'un uygulanmasına ait yönetmeliğin Maliye, Milli Eğitim ve Bayındırlık Bakanlıklarınca hazırlanacağı hüküm altına alınmasına karşın, 351 sayılı Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Kanununun Uygulanmasına Ait Yönetmeliğin 13. maddesinde, yurtlara alınacak öğrencilerde aranacak şartlar, yurtların idaresi, yurtlarda barınma süresi, uygulanacak disiplin esasları, disiplin kurullarının kuruluşu, yetki ve işleyişleri, yurtların normal ve olağanüstü açılma ve kapatılması, sosyal, kültürel ve sportif faaliyetler, özel ve gece hizmetleri ve küçük işletmelerin çalıştırılmasına dair esaslar ile diğer hususların Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu tarafından çıkarılacak yönetmelikte düzenleneceğinin hükme bağlandığı; dolayısıyla anılan yasal düzenlemeye aykırı olarak, Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumuna tek başına yönetmelik çıkarma yetkisi verildiği, bu kapsamda da Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu tarafından hazırlanan dava konusu Yönetmelik'in yürürlüğe girdiği;<br>Dava konusu Yönetmeliğin, 351 sayılı Kanun'un 7. maddesinin 8. fıkrasının (c) bendine dayanılarak çıkartıldığı belirtilmiş ise de; söz konusu maddenin, Yönetmelik taslaklarının hazırlanması konusunda yönetim kuruluna yetki veren bir düzenleme olduğu; başka bir ifadeyle, anılan düzenlemenin, Kuruma tek başına Yönetmelik çıkarma yetkisi vermediği; bu haliyle, dava konusu Yönetmeliğin dayanağı olarak kabul edilmesine hukuken olanak bulunmadığı;<br> 351 sayılı Kanun'un "Yönetmelik" başlıklı 46. maddesinin, dava konusu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihte yürürlükte bulunan halinde, bu Kanun'un uygulanmasına ait yönetmeliğin Maliye, Milli Eğitim ve Bayındırlık Bakanlıklarınca hazırlanacağının kurala bağlanmasına karşın, bu hüküm dayanak alınarak yürürlüğe konulan, 351 sayılı Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Kanununun Uygulanmasına Ait Yönetmeliğin 13. maddesi ile yurtlara alınacak öğrencilerde aranacak şartlar, yurtların idaresi, yurtlarda barınma süresi, uygulanacak disiplin esasları, disiplin kurullarının kuruluşu, yetki ve işleyişlerine dair esaslar ile diğer hususların Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu tarafından ayrıca çıkarılacak bir yönetmelikte tespit edileceği düzenlenmek suretiyle, anılan yasal düzenlemeye aykırı olarak, Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumuna tek başına yönetmelik çıkarma yetkisi verildiği;<br>Buna göre, 351 sayılı Kanun'un 46. maddesinde yer alan açık emredici hüküm karşısında, kanunla yetki verilmediği halde Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu tarafından düzenlenen, bu nedenle, tesis edildiği tarih itibarıyla yasal dayanağı bulunmayan dava konusu Yönetmelik hükmünde hukuka uyarlık bulunmadığı;<br>Ancak, devam eden süreçte, 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 11. maddesi ile 351 sayılı Kanun'un 46. maddesinde değişiklik yapılarak, bu Kanun'un uygulanmasına ait yönetmeliğin Gençlik ve Spor Bakanlığınca hazırlanacağının düzenlendiği; bu çerçevede, Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından, Kanun'la tarafına verilen yetkiye istinaden Gençlik ve Spor Bakanlığı Yurt Hizmetleri Yönetmeliği'nin hazırlandığı, söz konusu Yönetmelik'in 09/04/2021 tarih ve 31449 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girdiği ve Yönetmeliğin 45. maddesi ile dava konusu Yönetmelik'in yürürlükten kaldırıldığı;<br>Buna göre, dava konusu Yönetmeliğin kanunla yetki verilmediği halde Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu tarafından düzenlendiği anlaşılmakta ise de, mevzuatta yapılan değişiklik sonrasında Gençlik ve Spor Bakanlığına yasal olarak verilen yetki çerçevesinde anılan Bakanlıkça Gençlik ve Spor Bakanlığı Yurt Hizmetleri Yönetmeliği'nin yürürlüğe konulduğu, bireysel işlemin dayanağı olan ve iptali talep edilen dava konusu Yönetmeliğin "Yurttan süresiz çıkarma cezası" başlıklı 23. maddesinin 2. fıkrasının (f) bendine benzer bir düzenlemeye, anılan Yönetmeliği yürürlükten kaldıran Gençlik ve Spor Bakanlığı Yurt Hizmetleri Yönetmeliği'nin 24. maddesinin 2. fıkrasının (f) bendinde de yer verildiği;<br>09/04/2021 tarih ve 31449 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Gençlik ve Spor Bakanlığı Yurt Hizmetleri Yönetmeliği'nin 24. maddesinin 2. fıkrasının (f) bendi düzenlemesinde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmamakla birlikte, davacının disiplin cezasına esas fiilinin değerlendirilmesi gerektiği;<br>Olayda, davacı hakkında, 24/12/2017 tarihinde Beşiktaş Sinanpaşa Mahallesi Büyük Kartal heykeli önünde "..." isimli grup organizesinde basın açıklaması ve protesto eylemi gerçekleştirileceği bilgisi alınması üzerine gerekli emniyet tedbirlerinin alındığı, olay kapsamında "...dövizi taşıyan şahıslara örgüt üyesi olmak ve polise mukavemette bulunmak, diğer şahıslara da polise mukavemette bulunmak suçundan şüpheli olarak yasal işlem yapılması..." talimatlarının alınması üzerine yasal işlemlerin başlatıldığına ilişkin 02/01/2018 tarihli İstanbul İl Emniyet Müdürlüğünün yazısı üzerine başlatılan disiplin soruşturması kapsamında alınan davacının ifadesinde, dövizin eylem sırasında eline geldiğini belirttiği ve savunmasının alındığı, ayrıca bir değerlendirme yapılmaksızın işlemin tesis edildiğinin anlaşıldığı;<br> Öte yandan, davacı hakkında "Görevi Yaptırmamak İçin Direnme, Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanununa Muhalefet" suçu yönünden... Asliye Ceza Mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda ... tarih ve E:..., K:... sayılı karar ile davacının beraatine karar verildiği ve bu kararın istinaf edilmeksizin 13/04/2021 tarihinde kesinleştiği;<br>Bu nedenle, davacının hakkında isnat edilen fiili gerçekleştirdiğinin açık ve somut olarak ortaya konulamadığı anlaşıldığından, davacının süresiz olarak yurttan çıkarma cezası ile cezalandırılmasında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle 09/08/2016 tarih ve 29796 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Yurt İdare ve İşletme Yönetmeliği'nin 23. maddesinin 2. fıkrasının (f) bendi yönünden karar verilmesine yer olmadığına, davacının "yurttan süresiz çıkarma" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemin iptaline karar verilmiştir. <br> <br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, disiplin soruşturması sırasında, İstanbul İl Müdürlüğünce İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığından soruşturmanın akıbetinin sorulması üzerine davacı hakkında "Görevi Yaptırmamak İçin Direnme, Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanununa Muhalefet" suçu yönünden iddianame düzenlendiğinin bildirildiği, Müdürlüğün 351 sayılı Kanun ile kurulmuş bir kamu kurumu olduğu, yurt müdürlüklerinde huzur ve güven ortamının sağlanabilmesi için Yurt İdare ve İşletme Yönetmeliği'nde çeşitli disiplin cezalarının öngörüldüğü, davacıya verilen disiplin cezasının usulüne uygun disiplin soruşturması neticesinde objektif şekilde verildiği, Yönetmelik düzenlemesi ve dava konusu idari işlemin yasaya ve mevzuata uygun olduğu ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyize konu Daire kararında dava konusu bireysel işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan dava konusu Yönetmelik düzenlemesi yönünden karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmekle birlikte, söz konusu düzenleyici işlemi yürürlükten kaldıran ve dava konusu olmayan yeni Yönetmelik düzenlemesi yönünden, eski Yönetmelik düzenlemesi ile benzer düzenlemeleri içerdiği belirtilmek suretiyle, hukuka uygunluk değerlendirmesi yapılarak, anılan düzenlemenin hukuka uygun olduğunun belirtilmesinde ve dava konusu bireysel işlemin hukuka uygunluk denetiminin, hukuka uygun bulunan yeni Yönetmelik düzenlemesi kapsamında yapılmasında hukuki isabet bulunmamaktadır. <br> Bu itibarla, dava konusu bireysel işlemin hukuka uygunluk değerlendirmesinin, işlem tarihinde yürürlükte bulunan dava konusu Yönetmelik düzenlemesi kapsamında yapılması gerekmektedir.<br> 351 sayılı Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Kanunu'nun "Yönetmelik" başlıklı 46. maddesinin, dava konusu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihte yürürlükte bulunan halinde, bu Kanun'un uygulanmasına dair Yönetmeliğin, Maliye, Milli Eğitim ve Bayındırlık Bakanlıklarınca hazırlanacağı kuralı yer almasına karşın, bu hüküm dayanılarak yürürlüğe konulan 351 sayılı Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Kanununun Uygulanmasına Ait Yönetmeliğin 13. maddesi ile uygulanacak disiplin esaslarının ve disiplin kurullarının kuruluşu, yetki ve işlevlerine dair esasların Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu tarafından ayrıca çıkarılacak bir yönetmelikle tespit edileceği düzenlenmek suretiyle, anılan yasal düzenlemeye aykırı olarak adı geçen Kuruma tek başına yönetmelik çıkarma yetkisi verildiği görülmektedir.<br> Buna göre, 351 sayılı Kanun'un 46. maddesinde yer alan açık emredici hüküm karşısında, kanunla yetki verilmediği halde Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu tarafından düzenlenen, bu nedenle tesis edildiği tarih itibarıyla yasal dayanağı bulunmayan dava konusu mülga Yönetmelik düzenlemesinde hukuka uyarlık bulunmadığından, söz konusu Yönetmelik düzenlemesine dayanılarak tesis edilen dava konusu bireysel işlemde de hukuka uygunluk bulunmamaktadır.<br> Açıklanan nedenlerle, temyize konu Daire kararının belirtilen gerekçe ile onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br> Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;<br> "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,<br> b) Hukuka aykırı karar verilmesi,<br> c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,<br>2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle düzenleyici işlem yönünden karar verilmesine yer olmadığına, bireysel işlemin iptaline ilişkin Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu 23/12/2022 tarih ve E:2018/4555, K:2022/8124 sayılı kararının ONANMASINA, <br>3. Kesin olarak 13/01/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.<br><br><br>KARŞI OY<br><br>X- Dava, 09/08/2016 tarih ve 29796 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Yurt İdare ve İşletme Yönetmeliği'nin 23. maddesinin 2/f bendinin iptali ile Yönetmeliğin 23/2-e ve f bentleri dayanak gösterilerek davacının Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğü İstanbul Bölge Müdürlüğü'ne bağlı öğrenci yurdundan "süresiz yurttan çıkarma" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin idari işlemin iptali istemiyle açılmıştır.<br>Anayasa'nın 124. maddesinde, Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzel kişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilecekleri kurala bağlanmıştır.<br>Normlar hiyerarşisinde anayasal ve yasal düzenlemelerden sonra gelen idari düzenlemeler bir yasa hükmüne dayalı olarak hazırlanır ve kanun hükümlerine açıklık getirilmesi suretiyle bu kanun hükümlerinin uygulamaya geçirilmesi amaçlanır. Diğer yandan, normlar hiyerarşisindeki düzenleme soyuttan somuta doğru kademeli bir sistem içermektedir. Anılan sistemde bir üst norm bir alt norma oranla daha genel ve soyut ifadeler taşımakta, bir alt norm ise daha özel ve somut ifadelerle bir üst normun ne amaçla getirildiğini somut olarak ortaya koymaktadır. Öğretide türevsel bir yetki olarak kabul edilen idarelerin düzenleme yetkisinin, yasalarla getirilen hükümleri aşacak bir şekilde kullanılamayacağı da İdare Hukukunun en temel ilkelerindendir.<br> Ayrıca yürütme organına düzenleyici işlem yapma konusunda yetki veren kanunun yasama yetkisinin devredilmezliği ilkesine aykırılık oluşturmaması için, konunun kanunla düzenlenmiş olması ve kanunun sınırları içersinde ve kanuna aykırı olmamak kaydıyla idarenin düzenleme yapması, yani konunun temel esasları, amaç ve hedefleri kanunla düzenlendikten ve sınır ve çerçevesi belirlendikten sonra işleyişe ve yönetim tekniğine ilişkin konuların alt düzenleyici işlemlerle düzenlenmesi gerekmektedir. <br>351 sayılı Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurt Hizmetleri Kanunu'nun "Kurumun amacı" başlıklı 2. maddesinde, "Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumunun amacı; yurt içinde ve dışında yükseköğrenim gören öğrenciler için yurtlar yapmak ve bunların işletmesini sağlamak, beslenme yardımı yapmak, eğitim, sosyal, kültürel ve sportif faaliyetlerle milli ve manevi gelişmelerine katkı sağlamak, yükseköğrenim öğrencilerine kredi veya burs vermek, öğrencilerin yükseköğrenimlerini kolaylaştırmaktır." kuralı; dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan "Yönetim Kurulu ve görevleri" başlıklı 7/8-c maddesinde, "c) Yönetmelik taslaklarını inceleyip, Başbakan veya Kurumun bağlı olduğu Bakan onayına sunmak üzere karara bağlamak," kuralı yer almıştır.<br>09/08/2016 tarih ve 29796 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Yurt İdare ve İşletme Yönetmeliği'nin "Amaç" başlıklı 1. maddesinde, "Bu Yönetmeliğin amacı, Kurum tarafından işletilen yurtlarda idare, işletme, barındırma usul ve esaslarını düzenlemek suretiyle yüksek öğrenim öğrencilerinin eğitim ve öğretimlerini kolaylaştırmaktır.", "Kapsam" başlıklı 2. maddesinde, "Bu Yönetmelik, Kurum tarafından işletilen yurtlarda barındırılacak öğrencilerde aranacak şartlar, yeni yurtların açılması, yurtların idaresi, işletilmesi, öğrenci disiplin işlemleri ile özel ve gece hizmetlerine ait usul ve esasları kapsar.", "Dayanak" başlıklı 3. maddesinde, "Bu Yönetmelik; 16/8/1961 tarihli ve 351 sayılı Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Kanununun 7 nci maddesinin sekizinci fıkrasının (c) bendine dayanılarak hazırlanmıştır." düzenlemeleri yer almış; "Yurttan süresiz çıkarma cezası" başlıklı 23. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendinde de "Milli birlik ve bütünlük duygularını zedeleyici veya bozucu maksatla bayrak ve sembol asmak, kullanmak, marşlar söylemek, açlık grevinde bulunmak, oturma eylemi yapmak, pankart taşımak veya asmak, ideolojik veya politik amaçlı gösteri, toplantı, tören düzenlemek, demeç vermek" şeklinde disiplin fiili ve cezası belirlenmiştir.<br>"Suçta ve cezada kanunilik ilkesi", hem Anayasa'da hem de Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nde güvence altına alınmış temel bir ilkedir. <br>Anayasa Mahkemesi kararlarında; Anayasanın 38. maddesinde öngörülen suç ve cezaların kanuniliği ilkesi, insan hak ve özgürlüklerini esas alan bir anlayış çerçevesinde değerlendirilmiştir. Anayasa'nın 38. maddesinde idari ve adli cezalar arasında bir ayrım yapılmadığından, disiplin cezalarının da bu maddede öngörülen ilkelere tâbi olduğu kabul edilmiştir.<br>Nitekim; Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin, ''Kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesi'' başlığını taşıyan 7. maddesinde yer alan, "Hiç kimse işlendiği zaman ulusal veya uluslararası hukuka göre suç oluşturmayan bir fiil veya ihmalden dolayı suçlu bulunamaz" kuralı da, Anayasa'nın 38. maddesi ve Anayasa Mahkemesi kararları ekseninde değerlendirilmelidir.<br>Nitekim Anayasa Mahkemesinin 18/05/2021 tarih ve Başvuru No:2017/38607 sayılı kararında "... suçta ve cezada kanunilik ilkesinin daha esnek uygulandığı idari suçlar yönünden de kanun metninde suç ve cezalara ilişkin olarak genel bir şekilde atıfla yetinilmesi yeterli olmayıp söz konusu düzenlemelerin içerik bakımından da belirli bir amacı gerçekleştirmeye elverişli olması gerekir. Bu açıdan kanun, bireylerin hangi somut fiil ve olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını belirli bir açıklık ve kesinlikte öngörebilmelerine imkan verecek nitelikte olmalıdır. Bu nitelikleri haiz bir kanuni düzenleme ile uzmanlık gerektiren veya teknik konulara ilişkin ayrıntıların belirlenmesi konusunda yürütme organına yetki verilmesi, kanuni düzenleme ilkesine aykırılık oluşturmaz. Diğer bir ifadeyle disiplin suç ve cezalarının da çerçevesi kanunla belirlenmeli ve kanun bireyler için belirli bir açıklık ve kesinlikte olmalıdır." değerlendirmesi yapılarak bu konuya açıklık getirilmiştir. <br>Anayasa Mahkemesinin anılan kararında, bir öğrenci yurdunda kalan başvurucunun üniversite kampüsünde bir bildiri dağıttığı için 03/01/1999 tarihli Yönetmelik'in 23. maddesinin (f) fıkrası uyarınca yurttan süresiz çıkarma şeklinde disiplin cezasıyla cezalandırıldığı somut olayda, "... disiplin suçlarıyla ilgili genel ilkeleri ortaya koyan, çerçevesini çizen ve disiplin cezalarını gerektiren eylemleri genel hatlarıyla da olsa belirleyen, belirli amacı gerçekleştirmeye elverişli, amaç ve kapsamı belirlenebilir veya öngörülebilir herhangi kanuni düzenleme bulunmamaktadır. Bu hâlde başvurucu gibi Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumunda kalıp disiplin cezasıyla muhatap olma potansiyeli bulunan kişiler için getirilen kanuni bir güvencenin varlığından söz etmek mümkün değildir. Sonuç olarak başvurucunun ifade özgürlüğüne yapılan müdahalenin kanunla öngörülmediği kanaatine ulaşılmıştır." gerekçesine yer verilerek müdahalenin kanunilik şartını sağlamadığı belirtilmek suretiyle ihlal kararı verilmiştir. <br>Aynı şekilde Anayasa Mahkemesinin 12/04/2023 tarih ve Başvuru No:2018/20407 sayılı kararında da, bir öğrenci yurdunda kalan başvurucunun, üniversite kampüsünde katıldığı nevruz etkinliği nedeniyle 03/01/1999 tarihli Yönetmelik'in 23. maddesinin ilgili bentleri kapsamında cezalandırılarak yurttan süresiz olarak çıkarıldığı somut olayda, yukarıda belirtilen gerekçe ile müdahalenin kanunilik şartını sağlamadığı için ihlal kararı verilmiştir. <br>Bu itibarla, Anayasa'nın amir hükümleri gereği ancak kanunla düzenlenebilecek olan disiplin suç ve cezalarının Yönetmelikle düzenlenmesine hukuken olanak bulunmamaktadır.<br>Davacıya, 09/08/2016 tarih ve 29796 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Yurt İdare ve İşletme Yönetmeliği uyarınca disiplin cezası verildiği, ancak Yönetmeliğin dayanak gösterilen 351 sayılı Kanun'un yürürlükteki kuralları incelendiğinde, öğrenci yurtlarında kalan öğrencilerin disiplin cezası gerektiren fiilleri ve bunların karşılığı öngörülen disiplin cezalarıyla ilgili en azından çerçevesi çizilen, belirli bir açıklık ve kesinlikte olan herhangi bir kural bulunmadığı görülmektedir.<br>Bu bağlamda; Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Yurt İdare ve İşletme Yönetmeliği kapsamında olan öğrencilerin disiplin işlemlerine ilişkin hususların, Anayasa gereği kanunilik şartını sağlamadığı anlaşıldığından, dava konusu Yönetmelik maddesinde ve bu maddeye dayanılarak verilen disiplin cezasında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.<br>Açıklanan nedenlerle, temyize konu Daire kararının bireysel işlem yönünden iptale ilişkin kısmının belirtilen gerekçe ile onanması gerektiği oyuyla, kararın bireysel işlem yönünden onamaya ilişkin kısmına gerekçe yönünden katılmıyorum. <br> <br> KARŞI OY<br>XX- Temyize konu edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden, davacı hakkında, 24/12/2017 tarihinde Beşiktaş ...Mahallesi Büyük Kartal heykeli önünde "..." isimli grup organizasyonunda basın açıklaması ve protesto eylemi gerçekleştirileceği bilgisi alınması üzerine gerekli emniyet tedbirlerinin alındığı, olay kapsamında "...dövizi taşıyan şahıslara örgüt üyesi olmak ve polise mukavemette bulunmak, diğer şahıslara da polise mukavemette bulunmak suçundan şüpheli olarak yasal işlem yapılması..." talimatlarının alınması üzerine yasal işlemlerin başlatıldığına ilişkin 02/01/2018 tarihli İstanbul İl Emniyet Müdürlüğünün yazısı üzerine başlatılan disiplin soruşturması kapsamında alınan davacının ifadesinde, dövizin eylem sırasında eline geldiğini belirttiği ve savunmasının alınmasının ardından davacının yurttan süresiz çıkarılması işleminin tesis edildiği anlaşılmaktadır.<br>Konuyla ilgili olarak, davacı hakkında ... Asliye Ceza Mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda ... tarih ve E:..., K:... sayılı karar ile davacının beraatine karar verildiği ve bu kararın istinaf edilmeksizin 13/04/2021 tarihinde kesinleştiği görülmektedir.<br>Bununla birlikte, söz konusu yargılamanın "Görevi Yaptırmamak İçin Direnme, Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanununa Muhalefet" suçu yönünden yapılmasına karşılık, davacının yurttan süresiz çıkarılmasına ilişkin dava konusu işlem, davacı tarafından, Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Yurt İdare ve İşletme Yönetmeliği'nin "Yurttan süresiz çıkarma cezası" başlıklı 23. maddesinin 2. fıkrasının (e) bendinde yer alan, "Devletin güvenlik kuvvetlerine karşı gelmek, hakaret etmek, müessir fiilde bulunmak veya silah kullanmak" fiili ile (f) bendinde yer alan, "milli birlik ve bütünlük duygularını zedeleyici veya bozucu maksatla bayrak ve sembol asmak, kullanmak, marşlar söylemek, açlık grevinde bulunmak, oturma eylemi yapmak, pankart taşımak veya asmak, ideolojik veya politik amaçlı gösteri, toplantı, tören düzenlemek, demeç vermek" fiillerinin gerçekleştirildiğinden bahisle verilmiştir.<br>Davacının dava dosyasında yer alan beyanlarından, söz konusu eyleme gönüllü olarak katıldığı anlaşıldığından, davacı hakkında, anılan Yönetmeliğin 23. maddesinin 2. fıkrasının (f) bendi kapsamında tesis edilen yurttan süresiz çıkarma işleminde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.<br>Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin temyiz isteminin kısmen kabulü ile temyize konu Daire kararının iptale ilişkin kısmının bozulması gerektiği oyuyla, kararın bu kısmına katılmıyorum. <br> <br><br><br></font></p></body></html>
yürütmenin