<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2022/14969 E. , 2025/4543 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>BEŞİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2022/14969<br>Karar No : 2025/4543<br><br> Temyiz İsteminde Bulunan (Davalı): ... Bakanlığı / ANKARA<br>Vekili : Av. ...<br><br>Karşı Taraf (Davacı) : ...<br><br>İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davada; dava konusu işlemin iptali yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdare Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br> <br>Temyiz İsteminde Bulunan Davalı İdarenin İddialarının Özeti: Anayasa'nın 129. maddesi gereğince kamu görevlilerinin Anayasa'ya ve kanunlara sadakat yükümlülüklerinin bulunduğu, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, kanun hükmünde kararname eki listelerle kamu görevinden çıkarma işleminin tesisi için Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplarla bağ kurulmasının yeterli olduğu, Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuki dayanaktan yoksun olduğu iddia edilmektedir.<br><br>Davacının Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>Danıştay Tetkik Hakimi : ...<br>Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. <br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü: <br><br>Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.<br><br>Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 22/04/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. <br> <br><br>KARŞI OY :<br>Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde öğretmen olarak görev yapan davacı, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede isminin yer alması nedeniyle kamu görevinden çıkarılmış, kamu görevine iade edilmesi talebiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu'na yaptığı başvuru ... tarihli ve ... sayılı işlemle reddedilmiştir.<br> Bunun üzerine, anılan işlemin iptali istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır. <br> Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve Anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır.<br> Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından 20/07/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir.<br> MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu 20/07/2016 tarihinde, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır.<br><br><br> 01/09/2016 tarih ve 29818 sayılı (Mükerrer) Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 672 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararname'nin ''Kamu Personellerine İlişkin Tedbirler'' başlıklı 2. maddesinde, ''(1) Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti (Anayasa Mahkemesi'nin 22/09/2021 tarih ve E:2018/75, K:2021/61 sayılı kararıyla 7080 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 2. maddesinin 1. fıkrasının birinci cümlesinde yer alan "...üyeliği, mensubiyeti veya..." ibaresinin iptaline karar verilmiştir.) veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olan; a) Ekli (1) sayılı listede yer alan kişiler kamu görevinden, ... başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın çıkarılmıştır. Bu kişilere ayrıca herhangi bir tebligat yapılmaz. Haklarında ayrıca özel kanun hükümlerine göre işlem tesis edilir.'' hükmüne yer verilmiştir.<br>Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararıyla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında yer alan davacı hakkındaki tespit ve değerlendirmeler incelendiğinde; davacının Aktif Eğitimciler Sendikası'na 20/09/2012 tarihinde üye olduğu, Mayıs 2013 tarihinde üyelikten ayrıldığı, Ocak 2014 tarihinde anılan sendikaya tekrar üye olduğuna dair üyelik başvuru formu bulunmadığı, bu durumda davacının adı geçen sendikaya tekrar üye olduğunun kabulüne imkan bulunmadığı, Mahkemelerinin 22/04/2021 tarihli ara kararı ile bu hususların TMSF'den sorulduğu, 29/11/2021 Cihan Medya Dağıtım A.Ş.'ye 23/02/2015-20/01/2016 tarihleri arasında ödeme bilgisinin olduğu tespitlerine yer verildiği, Kayyum TMSF adına Cihan Medya A.Ş. tarafından 01/07/2021 tarihinde verilen ara karar cevabında, Cihan Medya A.Ş.'nin Yeni Asya Gazetesinin abonelik işlemlerinden de sorumlu olduğu, davacının ödemesinin söz konusu gazetenin abonelik işlemlerinden kaynaklanabileceği bilgisinin verildiği, dolayısıyla davacının Ocak 2014-Temmuz 2016 tarihleri arasında adı geçen sendikaya üye olduğunun kabulüne imkan bulunmadığı, davacı tarafından ise kendisinin Zaman Gazetesine aboneliğinin olmadığı, Aktif Eğitim Sendikası'na üye olmadığı, yıllardan beri Yeni Asya Gazetesi abonesi olduğunu, bu hususun herkes tarafından bilindiği, Yeni Asya Gazetesi ödemesinin Cihan Medya ödemesi olarak görülebileceğinin ileri sürüldüğü, davacı tarafından, sendika üyeliğini kendisinin gerçekleştirmediği, Cihan Medya A.Ş.'ye yapılan ödemelerin terör örgütünü desteklemek amacıyla yapılmadığı, Yeni Asya isimli Gazete aboneliğinden kaynaklandığı ileri sürülmüştür.<br>6528 sayılı Kanun'un 9. maddesiyle yapılan değişiklikle 08/02/2007 tarihli ve 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nun 2. maddesindeki "dershaneleri" ibaresi yürürlükten kaldırılarak, FETÖ/PDY'nin faaliyetleri içinde çok önemli bir yer tuttuğu anlaşılan dershaneler kapatılmıştır. Konuyla ilgili olarak kamuoyunda yaşanan tartışmaların yoğunlaştığı süreçte Aktif Eğitimciler Sendikası 01/03/2012 tarihinde kurulmuştur (AYM, Ali Şeker, B. No:2016/68962, 20/09/2018, §10). Sendikanın üye sayısındaki değişiklikler incelendiğinde; 10/08/2012 tarihli ve 28380 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan istatistiklere göre 402 üyesinin olduğu, 31/03/2013 tarihinde yaklaşık olarak 35.000 üye sayısına ulaştığı halde kendini feshetmek suretiyle kapandığı, 22/11/2013 tarihinde yeniden kurulduğu (AYM, Ali Şeker, §12-14), 04/07/2014 tarihli ve 29050 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan istatistiklere göre 23.489 üye sayısına, 08/07/2015 tarihli ve 29410 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan istatistiklere göre 23.700 üye sayısına ulaştığı, 04/07/2016 tarihli ve 29762 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan istatistiklere göre üye sayısının 18.015'e düştüğü görülmektedir. Sendika, 23/07/2016 tarihli ve 29779 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile de kapatılmıştır. <br>Anılan Sendikanın, 2012 yılı başlarında FETÖ/PDY'ye ait dersanelerin kapatılması tartışmalarının başladığı dönemde kurulması, 1 yıllık süre içinde 35.000 üyeye ulaşması, feshini müteakip 17/25 Aralık 2013 süreciyle birlikte FETÖ/PDY ile yapılan açık mücadeleye rağmen yeniden kurularak kısa sürede 23.489 üyeye ulaşması; ancak iltisaklı ve irtibatlı bir grup bilincinin varlığı ile izah edilebilir. Nitekim, Yargıtay 16.Ceza Dairesi'nin 20/12/2017 tarihli ve E:2017/1862, K:2017/5796 sayılı kararı ile terör örgütüne ait sendikaya üye olmak fiilinin terör örgütünün amacına hizmet eden yardım suçu kapsamında değerlendirilebileceği vurgulanmıştır. Öte yandan, Aktif Eğitimciler Sendikası yöneticilerinin silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 6 ila 13 yıl arasında hapis cezasıyla cezalandırılmaları yönünde ...Ağır Ceza Mahkemesi'nce verilen ... gün ve E:..., K:... sayılı kararın 62. sayfasında; Sendika Genel Başkanının Wifi üzerinden erişim sağladığı ByLock programı aracılığı ile diğer ByLock kullanıcılarına "Sendika isteği güvencedir. Aktif Eğitimciler Sendikası ateşten gömlek değil, çelikten zırhtır" ibarelerinin yer aldığı toplu mesaj gönderdiği anlaşılmaktadır. <br> Devlet kurumlarında örgütlenme tarzı olarak takiyye’ye (kendilerini koruma saklama maksadıyla olduğundan farklı görünmeye) ve faaliyetlerinde gizliliğe çok büyük ehemmiyet verdiği anlaşılan FETÖ/PDY mensuplarının, örgütün amaç ve hedeflerine hizmet etme gayesiyle sözde sivil toplum kuruluşu olarak legal görünüm altında kurdukları sendika, vakıf veya derneklere üye oldukları anlaşılmaktadır. FETÖ ile irtibat ve iltisakı tespit edilen kamu görevlilerinin, Milli Güvenliğin tesisi bakımından kamu görevinden çıkarılması olağanüstü tedbir mahiyetinde bir işlem olduğundan, disiplin işlemlerinden farklı olarak kesin ve somut deliller olmasa bile, FETÖ ile irtibat ve iltisakın bulunduğuna karine ve kanaat teşkil edebilecek her türlü bilgi, bulgu ve belgenin işlem tesisinde değerlendirilebileceği kuşkusuzdur.<br>Davacının, Aktif Eğitimciler Sendikası'na 2012 yılı Kasım ayında üye olduğu ve sendikanın fesih tarihine kadar üyeliğini devam ettirdiği, sendikanın 31/03/2013 tarihinde feshini müteakip yeniden kurulma tarihinden sonra 2014 yılı Ocak ayında tekrar sendikaya üye olduğu, 2016 yılı Temmuz ayına kadar üyeliğini devam ettirdiği, dosyada yer alan davacı ile aynı okulda çalışan tanık ifadesinde; "söz konusu sendikaya üye olmak için üç adet ıslak imzanın gerektiği, bu imzaları bizzat davacının kendisinin attığının, formları yanlışlıkla imzalamanın mümkün olmadığının" belirtildiği, sendika aidat ödemelerinin davacının hesabından düzenli olarak yapıldığı tespitlerinin de değerlendirilmesi sonucu, davacının yasal görünümlü bir sendika aracılığı ile terör örgütünün eğitim alanındaki amacına uygun tavır ve davranış sergileyerek anılan örgüte taraftarlığını ortaya koyduğu anlaşılmıştır.<br>Ayrıca davacının, FETÖ örgütüne aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle TMSF'ye devredilen Cihan Medya Dağıtım A.Ş.'ye ödeme bilgisinin bulunduğu dosya içeriğinden görülmüştür. <br><br> Davacı hakkındaki tespitler, yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ve açıklamalar doğrultusunda değerlendirildiğinde; FETÖ/PDY’ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan sendikaya üye olduğu sabit olduğundan, davacının, Milli güvenliği tehdit eden bu örgütün Devlet kurumlarındaki tüm unsurlarının berteraf edilmesi gayesi gözetilerek, olağanüstü ve Milli güvenlik açısından zorunlu tedbirler kapsamında FETÖ ile iltisaklı olduğu değerlendirilerek kamu görevinden çıkarılması işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı bulunmadığı sonucuna varılmıştır.<br>Bu durumda, davalı idarenin temyiz isteminin kabulüyle, dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararında karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle bozulması gerektiği oyuyla çoğunluk kararına katılmıyoruz.<br><br><br></font></p></body></html>
yürütmenin