<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2025/1929 E.  ,  2025/5041 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONUNCU DAİRE<br>Esas No : 2025/1929<br>Karar No : 2025/5041 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA <br>VEKİLİ : Av. Hukuk Müşaviri ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1-...<br> 2- ...<br> 3- ...<br> 4- ...<br> 5- ... <br>VEKİLLERİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacılar tarafından, yakınları ...'in, hakkında 6284 sayılı Kanun uyarınca verilen koruma kararı olduğu halde boşanma aşamasında olduğu eşi ... tarafından 21/10/2022 tarihinde ruhsatsız silahla vurulması neticesinde hayatını kaybetmesinde idarenin hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek müteveffanın annesi... için 200.000,00 TL, çocukları ... ve ... için ayrı ayrı 1.000.000,00 TL, kardeşleri...ve ... için ayrı ayrı 150.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; ...'in kocasından darp, tehdit ve hakaret gördüğü, bu hususta 01/10/2022 tarihi ile vefat ettiği tarih aralığında güvenlik birimlerine defalarca başvuruda bulunarak kocası tarafından öldürüleceği ve bu nedenle koruma talep ettiğine ilişkin ihbarda bulunduğu, ... hakkında ...Aile Mahkemesinin ... tarih ve ... D.İş sayılı kararı ile verilen koruma kararında, tedbir kararına aykırılık halinde 6284 sayılı Kanun'un 13. maddesi uyarınca şiddet uygulayanın zorlama hapsine tabi tutulacağının hüküm altına alındığı, söz konusu koruma kararının 05/10/2022 tarihinde şikayet edilene, 06/10/2022 tarihinde ise müteveffaya tebliğ edildiği, müteveffanın 11/10/2022 tarihinde kolluk kuvvetlerince alınan ifadesinde eşinin koruma kararını ihlal ettiğini bildirdiği, söz konusu şikayetin akabinde kolluk kuvvetlerince savcı talimatı doğrultusunda 18/10/2022 tarihinde şikayet edilenin ifadesinin alındığı, ancak savcı talimatının sistem üzerinden onaylanmaması nedeniyle Polnet 4 sistemi üzerinden infaz mahkemesine yazı yazılmadığı ve fezleke gönderilmediği, bu durumun 22/10/2022 tarihli tutanakla sabit olduğu, AİHM kararından da belirtildiği üzere, güvence altına alınan hakkın niteliği (temel hak) gözönünde bulundurulduğunda, koruma kararı bulunan müteveffanın başvurusuna istinaden adli makamların şahsa yönelik gerçek ve yakın bir tehdidi önlemek için makul olarak yapmaları beklenen herşeyi yapmaları gerektiği, bu kapsamda devletin yaşamı tehlikede olan bir bireyi korumaya yönelik önleyici tedbirler almasına ilişkin pozitif yükümlülüğü ışığında, sicilinde şiddet eylemleri olan bir şüpheliyle karşı karşıya olan yerel makamların, makul bir açıdan bakıldığında yetkileri dahilinde sözkonusu tehlikeyi bertaraf etmek için kuşkuya yer bırakmayacak şekilde önlem almaları gerekmesine karşın, sistem üzerinden onay işleminin gerçekleşmediği gerekçesiyle koruma kararını veren mahkemeye kararın ihlal edildiğinin bildirilmeyerek infaz mahkemesine yazı yazılmamasının ve fezleke gönderilmemesinin, dolayısıyla koruma kararının ihlalinden kaynaklanan tazyik hapsi yaptırımının da uygulanamamasına sebebiyet verilmesinin bu aşamada hizmet kusuru oluşturduğunun kabulü gerektiği, idarenin kusuru, olayın oluş şekli ve zararın niteliği dikkate alındığında, duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa giderecek, zenginleşmeye de sebebiyet vermeyecek düzeyde bir manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği gözetilerek, hizmet kusuru sonucu davacıların annesini/çocuğunu/kardeşini kaybetmiş olması, hizmet kusurunun ağırlığı ve hukuka aykırılığın derecesi, olayda duyulan ve yaşamları süresince duyacakları elem ve ızdırabın şiddeti de dikkate alındığında müteveffanın çocukları ... ve ... için ayrı ayrı 1.000.000,00 TL, annesi ... için 200.000,00 TL, kardeşleri ... ve ... için ayrı ayrı 150.000,00 TL olmak üzere toplam 2.500.000,00 TL manevi tazminatın davalı idareye başvuru tarihi olan 25/08/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacılara ödenmesine karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu ... İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu gerekçesiyle davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davalı idare tarafından, dava konusu olayda ilgili Cumhuriyet Savcısının talimatlarının personellerince eksiksiz olarak yerine getirildiği, personelleri hakkında herhangi bir şikâyet olmadığı gibi haklarında yürütülen herhangi bir adli ve idari soruşturmanın da bulunmadığı, dava konusu olayın dava dışı üçüncü kişinin suç teşkil eden haksız fiili neticesinde gerçekleştiği, idarelerinin hizmet kusuru bulunmadığı, hükmedilen manevi tazminat tutarının yüksek olduğu, mahkeme kararı ile takdiren belirlenen manevi tazminata davanın açıldığı tarihten itibaren faiz işletilebileceği ileri sürülmektedir. <br><br>KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacılar tarafından, davalı idarenin temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Davalı idarenin temyiz isteminin; kısmen kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının davacılardan ... ve ... yönünden bozulması, kısmen reddi ile kararın diğer kısımlarının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosyanın tekemmül ettiği görüldüğünden davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br> MADDİ OLAY : <br> Dava; ...'in, hakkında 6284 sayılı Kanun uyarınca verilen koruma kararı olduğu halde boşanma aşamasında olduğu eşi ... tarafından 21/10/2022 tarihinde ruhsatsız silahla vurulması neticesinde hayatını kaybetmesinde idarenin hizmet kusuru bulunduğu davacılar tarafından ileri sürülerek müteveffanın annesi ... için 200.000,00 TL, çocukları ... ve ... için ayrı ayrı 1.000.000,00 TL, kardeşleri ... ve ... için ayrı ayrı 150.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.<br><br> İLGİLİ MEVZUAT:<br> Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu kurala bağlanmıştır.<br> İdare, kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.<br>İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açmaktadır.<br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br><br> a) ..., ... ve ...'nın Manevi Tazminat İsteminin Kabulüne Yönelik İstinaf İsteminin Reddine İlişkin Kısımının İncelenmesi:<br> Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen kararın, davacılardan ..., ... ve ...'nın manevi tazminat isteminin kabulüne ilişkin bölümüne yönelik istinaf isteminin reddi yolundaki kısmı, usul ve hukuka uygun olup, davalı idarece ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemektedir. <br><br> b) ... ve ...'ün Manevi Tazminat İsteminin Kabulüne Yönelik İstinaf İsteminin Reddine İlişkin Kısımının İncelenmesi: <br> Manevi tazminat, kişinin mal varlığında meydana gelen eksilmeyi gidermeye yönelik bir tazmin aracı değil, manevi değerlerinde bir eksilme meydana gelen ve yaşama sevinci ve zevki azalan kişinin manen tatminini sağlamaya yönelik bir tazmin aracıdır. Manevi zararın başka türlü giderim yollarının bulunmayışı veya yetersiz kalışı manevi tazminatın parasal olarak belirlenmesini zorunlu kılmaktadır. Manevi tazminat, olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlamaktadır. Tam yargı davalarının ve manevi tazminatın belirtilen niteliği gereği takdir edilecek manevi tazminat miktarının, olayın, zararın ve varsa idarenin kusurunun ağırlığını ortaya koyacak, hukuka aykırılığı özendirmeyecek, bir başka ifade ile benzeri olayların bir daha yaşanmaması için caydırıcı ve aynı zamanda cezalandırıcı olacak şekilde belirlenmesi, bununla birlikte olayın meydana geliş şekli, idari faaliyetin niteliği, zararlı sonuca etkisi ve idarenin sorumluluk sebebi gözetilerek hakkaniyetli bir tutarı aşmaması gerekmektedir.<br>Temyiz konusu Bölge İdare Mahkemesi kararında, dava konusu olay nedeniyle davacılardan müteveffanın çocukları ... ve ... için ayrı ayrı 1.000.000,00 TL manevi tazminat istemlerinin kabulüne ilişkin İdare Mahkemesi kararına ilişkin yapılan istinaf başvurusunun reddine karar verilmişse de; manevi tazminatın ilgilinin duyduğu elem ve üzüntünün kısmen giderilmesini sağlayan manevi bir tatmin aracı olduğu, davacıların manevi varlığında meydana gelen zararın giderilebilmesi için makul ve hakkaniyetli bir miktarda manevi tazminata hükmolunması gerektiğinden davacılardan ... ve ... için takdir edilen manevi tazminatın yüksek olduğu sonucuna varılmış olup, bu yönüyle İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığından kararın bu kısmına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddinde uygunluk bulunmamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU :<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davalı idarenin temyiz isteminin KISMEN REDDİ ile... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının davacılardan ..., ... ve ...'nın manevi tazminat isteminin kabulüne ilişkin kısmına karşı yapılan istinaf isteminin reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının bu kısmının ONANMASINA, <br>2. Davalı idarenin temyiz isteminin KISMEN KABULÜ ile... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının davacılardan ... ve ...'ün manevi tazminat isteminin kabulüne ilişkin kısmına karşı yapılan istinaf isteminin reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının bu kısmının BOZULMASINA, <br>3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 05/11/2025 tarihinde oybirliğiyle KESİN OLARAK karar verildi. <br> <br><br> <br><br><br><br></font></p></body></html>

yürütmenin