<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2025/7806 E.  ,  2025/5840 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>BEŞİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2025/7806<br>Karar No : 2025/5840<br><br> <br>Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...<br><br>Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA<br>Vekili : Av. ...<br><br>İstemin Özeti : 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br> <br>Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: OHAL KHK'ları ile idarelere tanınan takdir yetkisinin sınırsız olmadığı, kamu görevinden çıkarılmayı gerektirir somut nedenlerin açık ve şüpheye yer vermeyecek şekilde ortaya konulması gerektiği, örgütle iltisakını veya irtibatını gösteren somut hiçbir delil bulunmadığı, içeriğinde somut delil ve bilgi bulunmayan kurum kanaatinin gerçeği yansıtmadığı ve delil niteliğinin bulunmadığı, aile bireyleri hakkındaki tespitler gerekçe gösterilerek verilen kararın suç ve cezaların şahsiliği ilkesine aykırı olduğu, ceza yargılaması açısından suç teşkil etmeyen eylemler nedeniyle suçlanarak ve bu hususlara dayanılarak tesis edilen dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu, hiçbir hukuki temeli olmayan irtibat ve iltisak kavramları ile maddi gerçeğin ortaya çıkarılabilmesinin mümkün olmadığı, somut olayda ceza hukuku anlamında bir suçlama bulunduğundan AİHS ve Anayasa'da güvence altına alınan ceza hukukuna dair tüm ilkelere uygun bir yargılama yapılması gerektiği, yürütme ve yasama organlarının kişileri yargılama, suçlu ilan edip cezalandırma yetkisinin bulunmadığı, KHK eki listede ismine yer verilerek kişiselleştirme yapılmadan, Anayasa'nın 129. maddesine aykırı olarak savunma hakkı tanınmadan ve idari soruşturma yapılmadan kamu görevinden çıkarıldığı, uluslararası hukuktan kaynaklanan pek çok yükümlülüğün ihlaline sebebiyet verildiği, adil yargılanma, özel hayata saygı, eğitim ve çalışma hakkının, masumiyet karinesinin, suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ihlal edildiği, suçlama yöneltilen tarihler itibarıyla yasal olan kuruluşlarda çalışmış olmasının kamu görevinden çıkarma işlemine gerekçe yapılamayacağı, örgütle iltisakı veya irtibatını gösteren somut hiçbir delil bulunmadığı iddia edilmektedir.<br><br>Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>Danıştay Tetkik Hakimi : ...<br>Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:<br>Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.<br>Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 22/05/2025 tarihinde, oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. <br> <br><br></font></p></body></html>

yürütmenin