<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2021/2937 E.  ,  2025/5271 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>BEŞİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2021/2937<br>Karar No : 2025/5271<br><br> <br>Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... <br>Vekili : Av. ...<br><br>Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA <br>Vekili : Av. ...<br><br>İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen Geçici 35. madde uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:.... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen henüz kesinleşmemiş mahkumiyet kararına istinaden davanın reddine karar verildiği, HTS kayıtlarının elde ediliş şeklinin açıkça hukuka aykırı olduğu, var olduğu iddia edilen telefon aramalarının gerçeği yansıtmadığı yönündeki taleplerinin gerekçesiz olarak reddedildiği, gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği, masumiyet karinesinin ve suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.<br><br>Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>Danıştay Tetkik Hakimi : ...<br>Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. <br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br><br>Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:<br>Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.<br>Dava dosyasının ve UYAP kayıtlarının incelenmesi neticesinde, davacı hakkında FETÖ/PDY terör örgütüne üye olmak suçundan yürütülen ceza yargılaması neticesinde, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı davacının mahkumiyetine karar verildiği anılan mahkumiyet kararının kesinleşmediği görüldüğünden, yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi masumiyet karinesi gereğince mümkün değildir. Bununla birlikte, ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "...sanık M. G'nin, kendisi tarafından kullanıldığını beyan ettiği ... numaralı GSM hattı üzerinden, örgütün sözde mahrem askeri yapılanmasında faaliyet yürüten ve asker şahıslardan sorumlu sivil imamları tarafından, örgüt üyesi olan asker şahıslar ile tanışmak, iletişime geçmek, bir sonraki toplantının yerini belirlemek, talimat vermek, toplantı içeriğini belirlemek, iptal edilen toplantı ya da görüşmeleri bildirmek ve bilgi almak gibi değişik nedenlerle, örgütsel gizlilik ve hücresel teşkilatlanma gereği iletişim amacıyla kullandığı soruşturma birimince tespit edilen ve İstanbul ilinde kurulu bulunan ... numaralı sabit/ankesörlü hat kullanılarak 10/12/2015 tarihinde kendisi gibi Astsubay rütbesinde bulunan M. A. isimli şahısla ve ... numaralı sabit/ankesörlü hat kullanılarak 03/01/2016 tarihinde kendisi gibi asker şahıs olan Ö. A. isimli şahısla mesai saatleri dışında ardışık olarak arandığının tespit edildiği, bu suretle sanığın, örgütün sözde mahrem askeri yapılanmasında faaliyet yürüten ve asker şahıslardan sorumlu sivil imamları tarafından örgüt üyeleri ile tanışmak, iletişime geçmek, bir sonraki toplantının yerini belirlemek, talimat vermek, toplantı içeriğini belirlemek, iptal edilen toplantı ya da görüşmeleri bildirmek ve bilgi almak gibi nedenlerle iletişim aracı olarak kullanıldığı tespit edilen sabit/ankesörlü hatlardan kendisi gibi asker şahıs olan kişilerle ardışık olarak arandığının tespit edilmesi, HTS kayıtları, sanık ile ardışık olarak arandığı tespit edilen M. A'nın hakkında yürütülen soruşturmada alınan savunmalarında kendisinin sabit/ankesörlü hatlardan FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarınca arandığına dair beyanları..." şeklindeki tespitler bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.<br>Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 08/05/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. <br> <br><br></font></p></body></html>

yürütmenin