<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2022/6739 E. , 2025/4567 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>BEŞİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2022/6739<br>Karar No : 2025/4567<br><br> <br>Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...<br><br>Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ...<br>Vekili : Av. ...<br><br>İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ...tarih ve... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ...Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br> <br>Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: 672 sayılı KHK ile Anayasa ve yasalarda yer alan kamu görevinden çıkarılmaya ilişkin tüm prensiplere aykırı olarak, hiçbir somut sebep ve bu sebebi doğrular bilgi ve belge ortaya konulmadan binlerce kamu görevlisine karşı yürütme organınca gerçekleştirilen tasfiye sürecinde ilişiğinin kesildiği, yürütme organının kendisini hem yasama hem de yargı erki yerine koyduğu, en temel hukuki prensiplere aykırı olarak işlem tesis edildiği, OHAL döneminde sadece OHAL'in gerektirdiği ölçüde ve OHAL'e neden olan konularla ve OHAL süresiyle sınırlı geçici tedbirlerin alınabileceği, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nde güvence altına alınan temel hak ve hürriyetlerinin ihlal edildiği, faizsiz bankacılığı tercih ettiği için birikimlerini Bank Asya'ya para yatırdığı, örgüt liderinin talimatıyla bankayı kurtarmak amacıyla hareket ettiğine dair somut kanıt bulunmadığı, ... Sendikası'na demokratik ve Anayasal hakkını kullanmak amacıyla üye olduğu, sendika üyeliğinin Anayasa ve AİHS kapsamında koruma altında olduğu, mevzuata uygun olarak kurulan ilgili kurumlar tarafından onaylanan ve denetlenen bir sendikaya mesleki hak ve menfaatlerini daha iyi koruyabilmek amacıyla üye olmasının suç olarak nitelendirilemeyeceği, hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde beraat kararı verildiği ve bu kararın kesinleştiği, herhangi bir terör örgütüne üye olmadığının bu mahkeme kararı ile sabit bulunduğu, yine herhangi bir örgütle irtibatının ya da iltisakının söz konusu olmadığı belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir. <br><br>Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>Danıştay Tetkik Hakimi : ...<br>Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. <br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildikten sonra, gereği görüşüldü:<br>Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.<br>Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına,<br> 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 24/04/2025 tarihinde esasta oybirliğiyle, gerekçede oyçokuğuyla kesin olarak karar verildi. <br> <br><br> <br><br>KARŞI OY :<br>Olayda, 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ...sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br>Dava konusu işlemde yer verilen davacının, ...'da 299906 müşteri numarası ile 2003 yılında açmış olduğu söz konusu hesaba 18/08/2014 tarihinde 17.835,39-TL tutarlı 31 günlük, 19/10/2014 tarihinde 18.823,57-TL tutarlı 31 günlük ve 29/04/2015 tarihinde 28.296,54-TL tutarlı 47 günlük katılım hesapları açarak para yatırmış ise de; davacı tarafından talimat döneminden çok önce hesap açtırıldığı ve TMSF'ye devir sonrasında da parasını çekmediği ve hesap hareketlerinin aynı oranda devam ettiği, ...'daki işlemlerinin rutin bankacılık işlemleri kapsamında olduğu, terör örgütü liderinin talimatı doğrultusunda örgütsel amaçla yapıldığına dair somut bir tespitin bulunmadığı anlaşıldığından ... hesap hareketlerinin davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi mümkün değildir.<br> Nitekim...Ağır Ceza Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararında da bu hususların tespitine yer verilerek davacının beraatine karar verilmiştir. Anılan kararın 30/05/2018 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.<br> Bu itibarla, davacının ...'ya para yatırmış olmasının aleyhine delil olarak değerlendirilmesi mümkün olmamakla birlikte davacı hakkındaki diğer tespitlerin irtibat ve iltisak için yeterli olacağı gerekçesiyle çoğunluk kararın bu kısmına gerekçe yönünden katılmıyoruz.<br> <br><br> <br><br> <br><br><br><br></font></p></body></html>
yürütmenin