<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2024/1734 E. , 2025/883 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>SEKİZİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2024/1734<br>Karar No : 2025/883<br> <br>Temyiz İsteminde Bulunan (Davalılar) : 1- ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı <br>Vekili : Av. ... 2- ... Belediye Başkanlığı <br>Vekili : Av. ...<br><br>Diğer Davalı : ...Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü <br>Vekili : Av. ...<br><br>Karşı taraf (Davacılar) : 1- ... 2- ...<br> 3- ...<br>Vekili : Av. ...<br><br>İstemin Özeti : Davacılar tarafından; İstanbul İli, Küçükçekmece İlçesi, ... Mahallesi, ... Sitesi, No:... adresinde bulunan konutlarının, 09.09.2009 gününde yağan aşırı yağışlar sonrasında Ayamama Deresi'nin taşması nedeniyle sular altında kalması üzerine beden ve ruh sağlığı zarar gördüğünden bahisle oluştuğu öne sürülen 25.000,00-TL manevi zararın yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada; davanın kısmen kabulü kısmen reddine dair ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının Danıştay Sekizinci Dairesinin 17/03/2022 tarih ve E:2018/5630, K:2022/1798 sayılı kararı ile bozulması üzerine, bozma kararına uyularak verilen davanın kısmen kabulü kısmen reddine dair ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının hukuka aykırı olduğu öne sürülerek, 2577 sayılı Kanunun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir.<br>Danıştay Tetkik Hakimi : ...<br>Düşüncesi : İstemin reddi gerektiği düşünülmektedir.<br><br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeyerek işin gereği görüşüldü:<br><br> İdare ve vergi mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenip bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin 1. fıkrasında yazılı nedenlerin bulunmasına bağlıdır.<br> İdare Mahkemesince verilen karar ve dayandığı gerekçe usul ve kanuna uygun olup, bozulmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın onanmasına ve temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davalı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına Mahkeme tarafından iadesine, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 13/02/2025 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. <br> <br><br>KARŞI OY :<br><br><br>(X)- Davacılara ait İstanbul İli Küçükçekmece İlçesi ... sitesindeki ev ve eşyaların, 09.09.2009 gününde yağan aşırı yağışlar sonrasında Ayamama Deresi'nin taşması nedeniyle sular altında kalması üzerine beden ve ruh sağlığı zarar gördüğünden bahisle oluştuğu öne sürülen 25.000 TL manevi zararın tazminine karar verilmesi istenilmiştir. <br> Bir maddi zararın giderilmesine yönelik açılan tam yargı davalarında tazminat faizi kişinin malvarlığındaki zararının oluştuğu an itibarıyla karşılanması gerekirken, gecikerek ödenmesi karşısında bu gecikmeden dolayı para değerinde enflasyon nedeniyle meydana gelecek azalmayı karşılamaya yönelik olarak hükmedilmektedir.<br> Maddi zararlar malvarlığında meydana gelen ve para ile değerlendirilebilen bir azalmayı ifade ettiklerinden, bu azalma miktarının idare tarafından telafi edilmediği süre içinde ayrıca enflasyon nedeniyle de kayba uğrayacağı aşikardır. Manevi zararlar ise malvarlığında meydana gelen somut bir azalma olmayıp, kişinin manevi varlığında ortaya çıkan olumsuzluklar olduğundan, manevi tazminat değerinin yargılama sonucu para olarak belirlenmesi zarara uğrayanı tatmin ve de bu zararı meydana getireni cezalandırma aracı olarak kullanılmasından kaynaklanmaktadır.<br> Bu itibarla ilk defa yargı kararıyla para olarak değerlendirilebilen bir manevi tazminatın önceden davalı idarece belirlenmesi ve de ödenmesinin mümkün olmaması nedeniyle, ödemede gecikmeden bahsedilemeyeceği gibi manevi tazminatın esasen bütün bu hususlar dikkate alınarak "takdiren" belirlenmesi nedeniyle de kararın manevi tazminata faiz uygulanması gerektiği yolundaki kısmına katılmıyorum.<br><br> <br><br></font></p></body></html>
yürütmenin