<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2024/435 E. , 2025/1485 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>SEKİZİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2024/435<br>Karar No : 2025/1485<br> <br>TEMYİZ İSTEMİ İNCELENMEKSİZİN RET KARARI<br><br> Davacı ... Bakanlığı tarafından, müdahilin baro levhasına yazılması talebinin uygun görülmesine ilişkin Türkiye Barolar Birliği ısrar kararının iptali istemiyle ... Birliği'ne karşı açılan davada; ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın temyizen incelenerek bozulması istemiyle yapılan başvurular incelendi.<br> 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin 6. bendinde; Bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararlarının kesin olduğu belirtilmiş, 46. maddesinde Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemesinin madde hükmünde sayılan davalar hakkında verdikleri kararların, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştay'da kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği, 48. maddesinin 6. ve 7. fıkralarında ise; temyizin kesin bir karar hakkında olduğunun anlaşılması durumunda, temyiz isteminin reddine karar verileceği kurala bağlanmıştır.<br>Bu durumda, müdahilin baro levhasına yazılması talebinin uygun görülmesine ilişkin Türkiye Barolar Birliği ısrar kararının iptali istemiyle açılan davada, dava konusu işlemin müdahilin meslekten çıkarılması sonucunu doğuran bir yönü bulunmadığı ve uyuşmazlığın henüz baro levhasına yazılma aşamasında doğduğu dikkate alındığında, temyiz istemine esas teşkil eden kararın 2577 sayılı Kanun'un temyiz kanun yoluna başvurulabilecek davaların tahdidi olarak sayıldığı 46. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan "belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davası" olarak nitelendirilemeyeceği, temyiz yolu açık olmayan "kesin" kararlardan olduğu görülmekte olup temyiz istemlerinin incelenmesine yasal olanak bulunmamaktadır. Nitekim Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 20/01/2025 tarih ve E:2025/50, K:2025/84 sayılı kararı da aynı yöndedir.<br>Açıklanan nedenlerle, TEMYİZ İSTEMLERİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE, temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan ... TL yürütmenin durdurulması harcının istemi halinde müdahile iadesine kesin olarak, 27/02/2025 gününde oyçokluğuyla karar verildi. <br><br><br>KARŞI OY :<br>(X)- 2577 sayılı Kanun'un "Temyiz" başlıklı 46'ncı maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde; belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında bölge idare mahkemelerince verilen kararların Danıştay'da, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği kurala bağlanmıştır.<br> 1136 sayılı Avukatlık Kanununun "Avukatlık ruhsatnamesi ve yemin" başlıklı 9. maddesinde, "Avukatlık mesleğine kabul edilen adaya, ilgili baro tarafından bir ruhsatname verilir. Avukatlığa kabul, ruhsatnamenin verildiği andan itibaren hüküm ifade eder. Aday böylece avukatlığa kabul edildikten sonra (Avukat) unvanını kullanmak hakkını kazanır. Durum Türkiye Barolar Birliğine bildirilir." hükmü; "Levhaya yazılma yükümlülüğü" başlıklı 66. maddesinde ise, "Her avukat, bölgesi içinde sürekli olarak avukatlık edeceği yerin baro levhasına yazılmakla, yükümlüdür. (Ek 2. cümle: 11.07.2020 - 7249 s.k./madde 13) Bir ilde birden fazla baronun bulunması hâlinde avukat, bunlardan birinin levhasına yazılır. Bir baro levhasına yazılmış olan avukat, sürekli olmamak şartiyle, memleketin her yerinde avukatlık yapmaya yetkilidir." hükmü yer almıştır.<br> Olayda, ilgilinin avukatlık mesleğini icra edebilmesi için baro levhasına kayıt başvurusunda bulunması ve mesleği icra ederken de levhaya kayıtlı olması mevzuat gereği zorunlu olup bu haliyle dava konusu işlemin mahiyeti nedeniyle belli bir mesleği hiç yapamayacağı sonucunu doğuran işlemlerden olduğunun kabulü gerektiği, bu nedenle dava konusu işleme karşı açılan dava hakkında bölge idare mahkemesince verilen kararın Danıştay'da, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği sonucuna varılmaktadır.<br>Açıklanan nedenlerle, işin esası incelenerek bir karar verilmesi gerekirken Bölge İdare Mahkemesi kararının kesin olduğu gerekçesiyle temyiz isteminin incelenmeksizin reddi yönünde oluşan çoğunluk kararına katılmıyorum.<br><br></font></p></body></html>
yürütmenin