<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2025/416 E. , 2025/131 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>SEKİZİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2025/416<br>Karar No : 2025/131 <br><br>TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI): ... <br><br>KARŞI TARAF (DAVALILAR): 1- ... Bakanlığı<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br> 2- ... Birliği<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>3- ... Barosu Başkanlığı<br> VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: "FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan kesinleşmiş mahkumiyeti bulunan davacının, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 5/a, 72 ve 74. maddeleri gereğince ruhsatnamesinin geri alınarak iptaline ve adının bir daha yazılmamak üzere Baro levhasından silinmesine ilişkin Konya Barosu Yönetim Kurulu'nun... tarih ve ...sayılı kararı ile bu karara yapılan itirazın reddine ilişkin Türkiye Barolar Birliği'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile bu kararın onaylanmasına ilişkin Adalet Bakanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı Olur'unun iptali istenilmiştir.<br><br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile; davacı hakkındaki mahkumiyet kararına konu silahlı terör örgütüne üye olmak suçunun 1136 sayılı Kanun'un 5/1-a maddesi uyarıca avukatlığa engel olduğu, aynı Kanun'un 74. maddesi uyarınca ruhsatnamesinin iptali ile bir daha yazılmamak üzere baro levhasından kaydının silinmesi gerektiği hususları birlikte değerlendirildiğinde dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, usule ilişkin olarak, davasının takibinin Av. ... tarafından yapıldığı, taraf savunmalarına verilen cevapların, yürütmeyi durdurma kararına itirazın ve istinaf talebinin anılan avukat tarafından gerçekleştirildiği, Av. ...'ın avukatlıktan çekilmesine ilişkin dilekçenin kendisine tebliğ edilmediği ve usul hatası yapıldığı, Av...'ın davayı takip için temsil iradesini ortaya koymadığı ve dosya içerisinde herhangi bir işleminin bulunmadığı, vekaletnamede ismi bulunan her avukatın davanın takibinden sorumlu olmasının düşünülemeyeceği, bu durumda Av. ...'a yapılan tebliğin geçersiz olduğu, Yargıtay ... Hukuk Dairesinin E... ve Danıştay 14. Dairesinin E:2017/919 sayılı kararının da bu yönde olduğu, Bölge İdare Mahkemesinin işbu temyiz istemine konu kararının belirtilen nedenlerle 15/05/2024 veya 16/05/2024 tarihinde öğrenilebildiği, ... İdare Mahkemesi'nin 29/05/2024 tarihli yazının da tebligatın usulsüz olduğunu teyit eder nitelikte olduğu, belirtilen nedenlerle temyiz isteminin kabul edilmesi gerektiği, esasa ilişkin olarak ise duruşma talebi dikkate alınmaksızın ve son sözlü savunması alınmadan tesis edilen işlemin hukuka aykırı olduğu, işleme dayanak 1136 sayılı Kanun'un ilgili maddelerine yönelik Anayasaya aykırılık iddialarının kararda karşılanmadığı ve kararın gerekçesiz olduğu, mülkiyet ve özel hayata müdahale edilmeme hakkının ihlal edildiği, gerçekleştirildiği tarihte suç olmayan eylemlere dayanılarak verilen mahkumiyet kararı ve bu karara dayanılarak verilen işbu temyiz istemine konu kararın kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesine aykırı olduğu belirtilerek, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalılar Adalet Bakanlığı ve Türkiye Barolar Birliği tarafından, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, bozulmasını gerektiren bir neden bulunmadığından temyiz isteminin reddi ile anılan kararın onanması gerektiği savunulmuştur. Diğer davalı ... Barosu Başkanlığı tarafından savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin süre aşımı sebebiyle reddi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesinde, Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin bu maddede sayılan davalar hakkında verdikleri kararların başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği; 48. maddesinin 6. fıkrasında, temyizin kanuni süre geçtikten sonra yapılması halinde kararı veren mercinin temyiz isteminin reddine karar vereceği; ilgili mercinin bu kararlarına karşı, tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabileceği; aynı maddenin 7. fıkrasında, temyizin kanuni süre içinde yapılmadığının anlaşıldığı hallerde sözü edilen kararın daire ve kurulca kesin olarak verileceği hükme bağlanmıştır.<br>Dosyanın incelenmesinden, ... Noterliğinin ... tarih ve ... Yevmiye No'lu vekaletnamesi ile Av. ... ve Av. ...'ın davacının vekili olarak belirlendiği, Av. ...'ın 21/07/2023 tarihli dilekçe ile bürolarının işleyiş ve işlemleri açısından ve tebligatlarda karışıklık olmaması için UYAP üzerindeki vekil kaydının silinerek davacı adına ortak vekaletleri bulunan Av. ...'ın vekil kaydının UYAP üzerinden eklenmesini talep ettiği, temyiz istemine konu Bölge İdare Mahkemesi kararının elektronik olarak Av. ...'a 04/03/2024 tarihinde tebliğ edildiği ve mevzuat gereği 09/03/204 tarihinde otomatik olarak okundu sayıldığı, temyiz talebinde bulunulmadığından temyiz incelemesine konu kararın 16/04/2024 tarihinde kesinleştiği, davacının 23/05/2024 tarihli dilekçesi ile temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının vekaletnamede adı geçen ancak davayı takip etmeyen Av. ...'a tebliğ edildiğini, davayı takip eden Av. ...'ın istifasının ise kendisine bildirilmemesi nedeniyle anılan kararın kendisine tebliğini talep ettiği, Av. ...'ın da 22/05/2024 tarihli dilekçe ile Av....'ın istifasının asile tebliğ edilmediği, kendisinin dosyada daha önce bir işleminin olmaması nedeniyle davayı takip görevinin bulunmadığından hak kaybına neden olunmaması açısından kararın asile tebliğ edilmesini talep ettiği, ... İdare Mahkemesinin, ... tarih ve E:... sayılı yazısı ile yeniden temyiz süresi doğacak şekilde kararın tekrar tebliğinin mümkün bulunmadığı hususunun 06/06/2024 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, davacının 13/06/2024 tarihinde kayıtlara giren dilekçe ile işbu temyiz talebinde bulunduğu görülmektedir. <br>2577 sayılı Kanunu'nun 31. maddesi ile göndermede bulunulan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Davaya vekâletin kanuni kapsamı" başlıklı 73. maddesinde; davaya vekaletin, kanunda özel yetki verilmesini gerektiren hususlar saklı kalmak üzere hüküm kesinleşinceye kadar, vekilin davanın takibi için gereken bütün işlemleri yapmasına, hükmün yerine getirilmesine, yargılama giderlerinin tahsili ile buna ilişkin makbuz vermesine ve bu işlemlerin tamamının kendisine karşı da yapılabilmesine ilişkin yetkiyi kapsayacağı, "Birden fazla vekil görevlendirilmesi" başlıklı 75. maddesinde; dava için birden fazla vekilin görevlendirilmesi durumunda vekillerden her birinin vekaletten kaynaklanan yetkileri, diğerinden bağımsız olarak kullanabileceği, aksi yöndeki sınırlamaların karşı taraf bakımından geçersiz olacağı, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 11. maddesinin birinci fıkrasında; vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılacağı, vekil birden çok ise bunlardan birine tebligat yapılmasının yeterli olacağı, eğer tebligat birden fazla vekile yapılmış ise, bunlardan ilkine yapılan tebliğ tarihinin <br><br>asıl tebliğ tarihi sayılacağı, ancak, Ceza Muhakemeleri Usulu Kanununun, kararların sanıklara tebliğ edilmelerine ilişkin hükümlerinin saklı olduğu hükme bağlanmıştır.<br>Bu durumda, İdare Mahkemesi'ne sunulan vekaletnamede Av. ... ve Av. ...'ın davacının vekili olarak tayin edildiği, Av. ...'ın 21/07/2023 tarihli dilekçesinde büro iş ve işleyişi nedeniyle UYAP vekil kaydının silinerek ortak vekalette adı bulunan Av....'ın UYAP üzerinden vekil olarak eklenmesini talep ettiği, ancak davacının vekilliğinden istifa ettiğine yönelik olarak herhangi bir beyanının bulunmadığı, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının vekil hanesinde Av. ...'ın isminin bulunduğu ve kararın adı geçen avukata 09/03/2024 tarihinde tebliğ edildiği, kararın tebliğ edildiği tarih itibariyle Av....ın vekillikten istifa ve azline yönelik dosya içerisinde herhangi bir bilgi, belge ve iddianın bulunmadığı, tebliğ tarihi itibariyle geçerli bir vekaletnameye istinaden davacının vekili olduğu hususunda tereddüt bulunmayan Av....'ın mevzuat ve avukat meslek ilkeleri uyarınca hüküm kesinleşinceye kadar davanın takibi ile ilgili tüm işlemleri yapmakla görevli ve yetkili olduğu gözönünde bulundurulduğunda, süresinde temyiz isteminde bulunmadığı, davacının hak kaybına uğramaması için bu süre içerisinde vekillikten istifa dilekçesi de vermediği, davacının durumdan haberdar olmasının ardından ise vekillik görevinin bulunmadığı yönünde 22/05/2024 tarihli dilekçe vererek kararın davacı asıla tebliğini talep ettiği anlaşılmaktadır. <br>Bu itibarla, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının davacı vekili Av. ...'a 09/03/2024 tarihinde tebliğ edildiği, sözkonusu tarihte adı geçen avukatın davacının vekili olduğu hususunda tereddüt bulunmadığı, 7201 sayılı Kanun'un 11/1 maddesi uyarınca vekile tebliğin yasal zorunluluk olduğu, kararın en geç 08/04/2024 günü mesai bitimine kadar temyiz edilmesi gerekmekte iken, davacı tarafından 13/06/2024 günü kayıtlara giren dilekçe ile temyiz edildiği anlaşıldığından, davacının isteminin süreaşımı nedeniyle incelenmesine olanak bulunmamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU:<br>Açıklanan nedenlerle,<br>1. TEMYİZ İSTEMİNİN SÜRE AŞIMI NEDENİYLE REDDİNE,<br>2. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına<br>3. 2577 sayılı Kanun'un 48. maddesinin yedinci fıkrası uyarınca kesin olarak, 24/01/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. <br><br><br></font></p></body></html>
yürütmenin