<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2022/1818 E.  ,  2025/449 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>SEKİZİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2022/1818<br>Karar No : 2025/449 <br><br>TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN<br>(DAVALI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACILAR) : ...'a velayeten ve kendileri adına asaleten<br> 1- ... 2- ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacıların, oğlu/kardeşi ...'ın elektrik akımına kapılarak vefat etmesinde davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle davacılardan baba ... için 250,00-TL, anne ... için 250,00-TL maddi destekten yoksun kalma zararı olmak üzere toplam 500,00-TL maddi tazminatın ve davacılardan baba ... için 150.000,00-TL, anne ... için 150.000,00-TL, kardeşi ... için 20.000,00-TL olmak üzere toplam 320.000,00-TL manevi tazminatın tazmini istenilmiştir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; uyuşmazlığın çözümü amacıyla yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde, sonuç olarak kusur durumu dikkate alındığında baba için 51.516,49 TL, anne için 138.401,47 TL destekten yoksunluk tazminat miktarının hesaplandığının belirtildiği, davalı idarenin ve davacıların hesap bilirkişi raporuna yapmış oldukları itiraz yerinde görülmeyerek bilirkişi raporunun hükme esas alınabilecek nitelikte görüldüğü, hesap bilirkişisi raporunun davacılar vekiline 12/01/2020 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen hüküm tarihine kadar davacılar tarafından maddi tazminat istemine ilişkin herhangi bir ıslah beyanında bulunulmadığı görülmekle, maddi tazminat isteminde dava değeri yönünden taleple bağlı kalındığı, olay nedeniyle davacı baba yönünden 250,00 TL, davacı anne yönünden 250,00 TL destekten yoksun kalma zararının idareye başvuru tarihi olan 13/06/2017 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idarece davacı anne ve babaya tazmin edilmesi gerektiği sonucuna ulaşıldığı, manevi tazminat istemlerine yönünden, patrimuanda meydana gelen bir eksilmeyi karşılamaya yönelik bir tazmin aracı olmayıp, manevi tazmin aracı olduğu, başka türlü giderme yollarının bulunmayışı veya yetersiz kalışı, manevi tazminatın parasal olarak belirlenmesini zorunlu hale getirdiği, manevi tazminata hükmedilebilmesi için kişinin fizik yapısını zedeleyen, yaşama ve kazanma gücünün azalması sonucunu doğuran olayların meydana gelmesi veya idarenin hukuka aykırı bir işlem veya eylemi sonucunda ağır bir elem ve üzüntünün duyulmuş olması veya şeref ve haysiyetinin rencide edilmiş bulunması gerektiği, meydana gelen olay sonucu duyulan elem ve acı nedeniyle müterafik kusur durumu da dikkate alınarak takdiren davacı baba yönünden 100.000,00 TL, davacı anne yönünden 100.000,00 TL ve kardeş ... yönünden 20.000,00 TL manevi zararın idareye başvuru tarihi olan 13/06/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idarece davacılara tazmin edilmesine, manevi tazminat isteminin kalan kısmı yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın maddi tazminat istemi yönünden kabulüne ve manevi tazminat istemi yönünden kısmen kabulüne, davacı baba yönünden 250,00 TL maddi, davacı anne yönünden 250,00 TL maddi zararın ve davacı baba yönünden 100.000,00 TL manevi, davacı anne yönünden 100.000,00 TL manevi, davacı kardeş yönünden 20.000,00 TL manevi zararın idareye başvuru tarihi olan 13/06/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idare tarafından davacılara ödenmesine, kalan manevi tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir.<br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği, ancak Mahkeme kararında hükmedilen maddi ve manevi tazminatın "... idareye başvuru tarihi olan 13/06/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idare tarafından davacılara ödenmesine," karar verilmiş ise de, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 6545 sayılı Kanunla değişik 45. maddesinin 3. bendinde, "Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir." hükümleri yer almış olduğu, bu hususun anılan düzenleme uyarınca düzeltme kapsamında değerlendirilerek, dava dilekçesinde davacılar tarafından faiz istenmediğinden, Mahkemece hükmedilen maddi ve manevi tazminatın faiz işletilmeden davalı idarece davacılara ödenmesi gerektiği belirtilerek istinafa konu Mahkeme kararına yapılan istinaf başvurularının düzelterek reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun gerçeği yansıtmadığı, davalı idarenin olayın meydana gelmesinde ihmal veya kusurunun bulunmadığı, açılan davanın reddi gerektiğinden Mahkemece verilen kararın usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle,<br>1. Temyiz isteminin reddine,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, <br>3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine, kullanılmayan ...-TL Temyiz YD harcının istemi halinde davalı idareye iadesine,<br>4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,<br>5. Kesin olarak, 06/02/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. <br><br></font></p></body></html>

yürütmenin