<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2024/22233 E.  ,  2025/1313 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>BEŞİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2024/22233<br>Karar No : 2025/1313<br><br> <br>Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...<br><br>Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA<br>Vekili : Av. ...<br><br>İstemin Özeti : 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile özlük haklarının iadesine, parasal haklarının ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br> <br>Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti:Kamu görevinden çıkarılması kararı ve gerekçesi konusunda bilgilendirme yapılmadan, FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakı somut bir şekilde ortaya konulmadan, soruşturma yapılmadan ve savunma alınmadan kamu görevinden çıkarılması neticesinde adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı olmaksızın kamu görevinden çıkarıldığı için masumiyet karinesinin ihlal edildiği, suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ihlal edildiği, suçluluğu kesin olarak saptanıncaya kadar herkesin masum olduğu, önce silahlı terör örgütü üyesi olduğu iddia edilip sonra mahkeme kararı ile tespit edilmesinin hukuka aykırı olduğu, kamu görevinden çıkarılmasının ceza hukuku niteliğinde bir yaptırım olduğu, ceza hukukunda da bir yargılama mevcut olduğundan aynı suçtan dolayı iki kez yargılama yapılamayacağı, iltisak ve irtibat kavramlarının Kanun ile açıklanması gerektiği, öngörülebilirlik ve belirlilik ilkesinin ihlal edildiği, yasal olarak faaliyet gösteren sendika üyeliğinin suç oluşturmayacağı, üye olunun tarihte sendika hakkında bir soruşturma bulunmadığı, Anayasal bir hak olduğu ve örgütlenme özgürlüğünün ihlal edildiği, Kimse Yok mu Derneğine yapılan ödeme yardım amaçlı olduğu, örgütsel bir amacının olmadığı, hukuka aykırı olarak ByLock delili elde edildiği, AİHM kararına göre şifreli bir iletişim uygulamasının indirilmesi veya kullanılmasının ya da gönderilen mesajların gizliliğini koruyacak diğer bir koruma yöntemi kullanılmasının tek başına bu iletişim programının yasa dışı olduğunu veya eylemin suç teşkil ettiğini ispat etmeye yeterli olamayacağı, çelişmeli yargılama ilkesinin ihlal edildiği, geçmişteki HTS kaydının gerekçeye alınmasının hukuka aykırı olduğu, 26 Mayıs 2016 tarihinden önceki eylemlerin suç oluşturmayacağı, suç ve cezaların geçmişe yürümezliği ilkesinin ihlal edildiği, OHAL döneminde alınan tedbirlerin geçici olması ve nihai nitelikte olmaması gerektiği, OHAL KHK'larının 30 günlük süre içerisinde onaylanmadığı, Anayasa'ya sadakat yükümlülüğünü ihlal etmediği, yasama ve yürütme organlarının kişileri yargılama ve suçlu ilan etme yetkileri bulunmadığı, Milli Güvenlik Kurulu Kararlarının bağlayıcı olmadığı, Bakanlar Kurulu tarafından alınan kararın Resmi Gazete'de yayımlanması gerektiği, kamu görevine girme ve çalışmanın Anayasal bir hak olduğu, OHAL döneminde dahi hakkın özüne dokunmadan tedbir uygulanması gerektiği, kamu görevinden çıkarılması neticesinde mesleki yeterliliğini gösteren belgelerin geçersiz kılınması nedeniyle eğitim hakkının ihlal edildiği, bir daha kamu görevine alınmamak üzere meslekten çıkarılması nedeniyle terörist damgasıyla özel sektörde dahi iş bulamaz hale geldiği, adeta sivil ölüme terk edildiği, maaş, emeklilik ve sosyal güvencelerden yoksun kalması nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği, KHK ile mahkemelere erişim hakkının ihlal edildiği, OHAL komisyonu kararlarına karşı özel yetkili Mahkemeler kurularak doğal hakim ilkesinin ihlal edildiği, 15 Temmuz 2016 tarihinden sonraki eylemlerin hükme esas alınması gerektiği, Anayasa ve AİHS'e göre bir çok temel hak ve özgürlüklerin ihlal edildiği iddia edilmektedir.<br><br>Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>Danıştay Tetkik Hakimi : ...<br>Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. <br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br>Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.<br>Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 12/02/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. <br> <br><br></font></p></body></html>

yürütmenin