<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2023/18274 E. , 2025/797 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>BEŞİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2023/18274<br>Karar No : 2025/797<br><br> <br>Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...<br><br>Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA<br>Vekili : Av. ...<br><br>İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br> <br>Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Dava konusu işlemin ceza hukuku anlamında bir ceza niteliğinde olması nedeniyle adil yargılanma hakkına ilişkin tüm güvencelerin korunması gerektiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24/06/2008 tarihli kararı ile cemaat olarak bilinen oluşumun suç örgütü olmadığının kesin hükümle saptandığı, yeni bir yargı kararı verilene kadar bu yapının suç örgütü olarak kabul edilemeyeceği, yasal bir oluşum olan topluluğun Milli Güvenlik Kurulunun 26/05/2016 tarihli kararı ile suç örgütü olarak kabul edildiği, bu tarihten önceki eylemlerin suç oluşturmadığı, irtibat ve iltisak kavramlarının ilk kez yargı kararları ile tanımlandığı, kanunla tanımlanmayan bu kavramların öngörülebilir olmadığı, idarenin ve yürütme organının suç ve ceza belirleme yetkisinin bulunmadığı, işlendiği zaman suç olarak düzenlenmeyen bir eylemden dolayı cezalandırılamayacağı, ByLock uygulamasına ilişkin delilin yasa dışı delil niteliğinde olduğundan hiçbir yargılamada kullanılamayacağı, internet trafik bilgilerinin bir yıl sonra yok edilmesi gerektiği, delillerin tarafına verilerek bunlara karşı beyanda bulunma imkanı tanınmadığı, OHAL döneminde sadece durumun gerektirdiği ölçüde, OHAL'e neden olan konu ve OHAL süresiyle sınırlı geçici tedbirler alınabileceği, 19 Temmuz 2018 tarihinde OHAL uygulamasına son verilmesi nedeniyle işlemin Anayasal dayanağının kalmadığı, savunma hakkı tanınmadan kamu görevinden çıkarılmasının hukuka aykırı olduğu, sadakat yükümlülüğünün ihlal edildiğini gösteren hiçbir somut delilin bulunmadığı, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı bulunmadığı, suç ve cezaların geriye yürümezliği ilkesinin, suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin, masumiyet karinesinin, AİHS'nin 6. maddesindeki tüm güvencelerin, özel hayata ve aile hayatına saygı hakkının, şeref ve itibara saygı hakkının, eğitim hakkının, mülkiyet hakkının, non bis in idem ilkesinin, adil yargılanma hakkının, gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği iddia edilmektedir.<br><br>Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Savunma verilmemiştir.<br><br>Danıştay Tetkik Hakimi : ...<br>Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. <br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "Adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:<br>Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.<br>Her ne kadar İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde davacının hapis cezası ile cezalandırıldığı belirtilerek hüküm kurulmuş ise de; davacının mahkumiyet kararı kesinleşmemiş olduğundan, yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi "masumiyet karinesi" gereğince mümkün değildir. Bununla birlikte dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki tespitler değerlendirildiğinde ise davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.<br>Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 06/02/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.<br> <br><br></font></p></body></html>
yürütmenin