<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2024/1907 E.  ,  2025/11 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONUNCU DAİRE<br>Esas No : 2024/1907<br>Karar No : 2025/11 <br><br>DAVACILAR : Kendi adına asaleten; ... ve ... adına velayeten ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>DAVALILAR : 1- ...<br> 2- ... Bakanlığı / ANKARA <br>VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...<br><br>DAVANIN_KONUSU : Davacılar tarafından, 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun 12. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi (5901 sayılı Kanun'un 12. maddesinin 1. fıkrasında, 13/08/2016 tarih ve 29800 sayılı Resmi Gazete yayımlanarak yürürlüğe giren 28/7/2016 tarih ve 6735 sayılı Uluslararası İşgücü Kanunu'nun 27. maddesinin 9. fıkrası ile yapılan değişiklik sonrası bu bent (c) bendi haline gelmiştir.) uyarınca istisnai olarak kazandıkları Türk vatandaşlığının, aynı Kanun'un 40. maddesi uyarınca geri alınmasına ilişkin 16/01/2024 tarih ve 8096 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'nın kendilerine yönelik kısmının iptali ve yürütülmesinin durdurulması istenilmektedir.<br><br>DAVACILARIN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, karıştıkları ya da ilişkili oldukları hiçbir illegal iş veya eylem bulunmadığı, 11 yılı aşkın süre boyunca trafik cezası kapsamında dahi bir kabahatlerinin olmadığı, köken olarak da zaten Türk oldukları, Türkçe konuştukları, Türk kültürüne ve Türkiye'ye karşı muhabbet ve sevgi dolu oldukları, dava konusu kararın hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.<br><br>DAVALILARIN_SAVUNMASI : Davalılar tarafından, davacıların Türk vatandaşlığını kazanma kararlarının geri alınmasına ilişkin 16/01/2024 tarih ve 8096 sayılı dava konusu Cumhurbaşkanı Kararı'nın, 5901 sayılı Kanun'un 40. maddesi gereğince Cumhurbaşkanı'nın 27/05/2024 tarih ve 8559 sayılı kararı ile geri alındığı ve davacıların nüfus kayıtlarının yeniden açıldığı, bu yüzden dava konusu olacak herhangi bir işlem kalmadığı ve davanın reddinin gerektiği savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.<br> <br>TÜRK MİLLETİ ADINA <br> Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, davalı idarelerin ara kararı cevapları alındıktan ya da ara kararına cevap verme süreleri geçtikten sonra incelenmesine karar verilen yürütmenin durdurulması istemi, ara kararına cevapların geldiği görülmekle yeniden incelendi, gereği görüşüldü:<br> <br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br> a) Davanın konusuz kalıp kalmadığı açısından;<br> Uyuşmazlıkta, davalı idarelerin savunma dilekçesinde, davacıların Türk vatandaşlığını kazanma kararlarının geri alınmasına ilişkin dava konusu 16/01/2024 tarih ve 8096 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'nın, 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun 40. maddesi uyarınca 27/05/2024 tarih 8559 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile geri alındığının ve davacıların yeniden Türk vatandaşlığını kazandığının, bu yüzden de davanın konusuz kaldığının belirtildiği anlaşılmaktadır.<br> Bunun üzerine 17/10/2024 tarihinde Dairemizce verilen ara kararına cevaben İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen belgelerin incelenmesinden, davacılardan Nesrin Sarraf hakkındaki dava konusu Türk vatandaşlığının geri alınmasına dair 16/01/2024 tarih ve 8096 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'nın, 27/05/2024 tarih 8559 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile geri alındığı, diğer davacıların ise 5901 sayılı Kanun'un 20 . maddesi uyarınca velayeti altında bulundukları annelerine bağlı olarak tekrardan Türk vatandaşlığını kazandığı gerekçesiyle nüfus kütüğüne kaydedildiği görülmektedir.<br> Bu durumda, dava konusu kararın geri alınmak suretiyle geçmişe etkili olarak ortadan kaldırıldığı ve bu haliyle davanın konusunun kalmadığı anlaşıldığından, konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine olanak bulunmamaktadır. <br><br> b) Yargılama giderleri ve vekalet ücreti açısından;<br> 2577 sayılı Kanun'un 31. maddesinin atıfta bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 323. maddesinde, yargılama giderlerinin kapsamı belirlenmiş; bu çerçevede, vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekalet ücreti yargılama giderleri arasında sayılmış; 326. maddesinde, kanunda yazılı haller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği; 331. maddesinde, davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde, hakimin, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerine hükmedeceği kurala bağlanmıştır.<br> Öte yandan, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 168. maddesinde, hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarife esas alınarak avukatlık ücretine hükmedileceği; kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan ve 03/10/2024 tarih ve 32681 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 15. maddesinde ise, Danıştayda ilk derecede veya duruşmalı olarak temyiz yoluyla görülen dava ve işlerde, idari ve vergi dava daireleri kurulları ile dava dairelerinde, bölge idare, idare ve vergi mahkemelerinde birinci savunma dilekçesi süresinin bitimine kadar anlaşmazlığın feragat, kabul, davanın konusuz kalması ya da herhangi bir nedenle ortadan kalkması veya bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi durumunda bu Tarifede yazılı ücretin yarısına, diğer durumlarda tamamına hükmedilir.<br> Aktarılan mevzuat uyarınca, bakılan davada hükmedilecek vekalet ücretinin tespit edilebilmesi için öncelikle davanın, yargılamanın hangi aşamasında konusuz kaldığının belirlenmesi gerekmektedir. <br> Dosyanın incelenmesinden, dava konusu 16/01/2024 tarih ve 8096 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'nın, davanın açıldığı 03/04/2024 tarihinden sonra fakat davalı idarelerin birinci savunma dilekçesi verme süresinin son günü olan 09/09/2024 tarihinden önce, 27/05/2024 tarih 8559 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile geri alındığı, böylece davalı idarelerin birinci savunma dilekçesini verme süresinin bitiminden önceki bir aşamada davanın konusuz kaldığı görülmektedir.<br> Bu durumda, davanın açıldığı tarihten sonra dava konusu işlemin geri alındığı, dolayısıyla davanın açılmasına davalı idarenin sebebiyet verdiği, ayrıca anlaşmazlığın, davanın konusuz kalması suretiyle davalı idarelerin birinci savunma dilekçesini verme süresinin bitiminden önce giderilmiş olduğu anlaşıldığından; yargılama giderlerinin davalı idareye yükletilmesi ve davalı idare aleyhine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 15. maddesi gereğince Tarifede belirlenen ücretin yarısı tutarında vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekmektedir.<br><br>KARAR SONUCU :<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. Konusu kalmayan dava hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,<br>2. Davacı tarafından yapılan ve ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL<br> yargılama giderinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine,<br>3. Davalı idarelerin birinci savunma dilekçesini verme süresinin bitiminden önce dava konusuz kaldığından, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 15. maddesi uyarınca maktu ücretin 1/2 oranında belirlenen ... TL vekalet ücretinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine,<br>4. Posta gideri avansından artan tutarın daha önce talep edilmemesi halinde kararın kesinleşmesinden sonra re'sen, kullanılmayan ... TL yürütmeyi durdurma harcının ise istemi halinde davacıya iadesine,<br>5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 06/01/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. <br><br></font></p></body></html>

yürütmenin