<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2024/5063 E.  ,  2025/9552 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>SEKİZİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2024/5063<br>Karar No : 2025/9552<br><br>DAVACI : ... Yazılım Teknolojileri ve Elektronik İletişim Eğitim Hizmetleri Ticaret Limited Şirketi <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>DAVALI : ...Bakanlığı<br>VEKİLLERİ : Av. ... , Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : 14/06/2024 tarihli ve 32579 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim Kurumları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 22. maddesiyle değiştirilen asıl Yönetmeliğin 25. maddesinin 9. ve 10. fıkraları ile 23. maddesiyle asıl Yönetmeliğin 27. maddesine eklenen 3. fıkranın iptali istemidir.<br><br><br>DAVACININ İDDİALARI :<br> Özel eğitim ve rehabilitasyon merkezi kurucusu olarak faaliyet gösterdiği, dava konusu düzenlemelerin iptalini istemekte meşru, kişisel ve güncel menfaatinin bulunduğu, Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliği’nin 25. maddesinin 9. fıkrasında yapılan değişiklikle; kurumlara hiçbir sınırlama olmaksızın her koşulda kamera kayıtlarını sunma zorunluluğunun getirildiği, yapılan düzenleme ile mücbir sebep halinin açıkça düzenlenmediği, kurumların ne tür önlemler alacağının tahdidi olarak değil tadadi olarak belirtildiği, kurumların kendi kusurlarından kaynaklanmayan bir nedenle kamera görüntülerinin sunulamaması halinde hiçbir durumun mücbir sebep olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, bu düzenleme ile uyumlu olarak, Yönetmeliğin 27. maddesinde de değişiklik yapıldığı, buna göre; 25 inci maddenin dokuzuncu fıkrasında sayılan şartları sağlamadığı tespit edilen kurumlara, 31 inci madde doğrultusunda ödeme yapılmamış olması halinde, 5580 sayılı Kanunun 7 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan hükümler doğrultusunda işlem yapılacağı, kurumların ödeme alamaması halinde dahi yaptırıma tabi tutulacağı, üçüncü kez tekrarı halinde kurum açma izninin iptaline karar verileceği, bu durumun ölçüsüz olduğu, evde destek hizmetinin düzenlendiği 25. maddenin 10. fıkrasında evde destek hizmeti alacak öğrenciler açısından engelli sağlık kurulu raporu ve ram raporu dışında durum bildirir rapor istenerek ek yükümlülük öngörüldüğü, bu durumun öğrencilerin eğitim hakkını engellediği, destek eğitim veren kurumlar açısından mağduriyet oluştuğu, değişikliğin 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu’nun 8. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendine aykırı olduğu ileri sürülmektedir. <br><br>DAVALI İDARENİN SAVUNMASI : <br> Özel öğretim ve rehabilitasyon merkezlerinin Bakanlığın uhdesinde faaliyet gösterdiği 2006 yılından bu yana kurumlarda yapılan denetimler ve iletilen şikayetler sonrasında gerçekleştirilen incelemelerde bazı kurumların gerçekleştirdiklerini beyan ettikleri dersleri vermediği, ancak; eğitim verilmiş gibi Bakanlıktan ücretinin tahsil edildiği, bu şekilde kamu zararına yol açıldığının tespiti üzerine suiistimalleri önlemek amacıyla teknolojik yöntemlerden yararlanılmasına karar verildiği, bu kapsamda ders devam takiplerinin biyometrik yöntem ya da kameralı görüntüleme sistemi ile yapılması amacıyla 652 sayılı KHK’nın 43. maddesiyle kameralı görüntüleme yetkisinin tanındığı, biyometrik yönteme ilişkin alt yapı geliştirilene kadar kurumlardan kamera alt yapısının kurulmasının istenildiği, kameralı görüntüleme sisteminin usul ve esaslarına ilişkin ayrıntıların Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliğinde düzenlendiği, yapılan düzenleme ile kurumlardaki birey sayısının fazla olması ve ödeneklerin geç gönderilmesi ile yaşanacak sorunların önlenmesi amacıyla beyana dayalı olarak ödeneğin kurumlara aktarılması ve kamera görüntüleri ile eğitimin verildiğinin kurumlarca ispatlanmasının istenildiği, kurumlardaki işleyişin aksamaması için ödeneğin önce aktarıldığı akabinde geçmişe dönük olarak görüntülerin kontrolünün sağlandığı, kamera görüntülerinin ödemeye esas teşkil etmesi nedeniyle kurumlarca kayıtların alınması, depolanması ve saklanmasına yönelik her türlü tedbirin alınmasının gerektiği, konuya ilişkin olarak maddenin değişiklik öncesi haline karşı açılan davada Danıştay Sekizinci Dairesinin E:2019/8892 numaralı dosyasında mücbir sebep hallerinin düzenlenmesi gerektiği gerekçesiyle yürütmenin durdurulmasına karar verildiği, akabinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun YD İtiraz No:2021/256 sayılı kararıyla itirazın kabulüne, yürütmenin durdurulması isteminin reddine karar verildiği, anılan yürütmenin durdurulması isteminin kabulüne dair karar üzerine Bakanlık tarafından anılan kamera kayıtlarının alınması, depolanması, saklanmasına yönelik yaşanabilecek sorunlarının çözümüne yönelik olarak örnek kabilinden neler yapılacağına ilişkin 02/03/2021 tarih ve 21516515 sayılı Genel Yazının yayınlandığı, dava konusu düzenlemeyle de kurumlarca alınacak tedbirlere yönelik Genel Yazı ile benimsenen ilkelerin, Yönetmelik kuralı haline getirildiği, yine kamera görüntüsü sunulmasına yönelik yükümlülüğün kurumca yerine getirilmemesi halinde henüz kuruma ödeme yapılmamış ise kurum hakkında uygulanacak yaptırımın açıklığa kavuşturulması amacıyla Yönetmeliğin 27. maddesinde düzenleme yapıldığı, gerçeğe aykırı beyan doğrultusunda kuruma ödeme yapılmış ise 652 sayılı KHK’nın 43. maddesinin 2. fıkrası uyarınca işlem tesis edileceği, henüz ödeme yapılmamış ise 5580 sayılı Kanun’un 7. maddesinin 2. fıkrası uyarınca işlem tesis edileceği, böylece mükerrer cezalandırmanın önüne geçileceği, evde bakım hizmetlerine yönelik dava konusu düzenlemenin Danıştay Sekizinci Dairesinin 08/03/2023 tarih ve E:2019/8893 K:2023/1062 sayılı iptal kararının uygulanmasına yönelik getirilen kural olduğu, dava konusu düzenlemelerin hukuka ve mevzuata uygun olduğu, davanın reddi gerektiği savunulmaktadır. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : 14/06/2024 tarihli ve 32579 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim Kurumları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 22. maddesiyle değiştirilen asıl Yönetmeliğin 25. maddesinin 9. Fıkrası ve 23. maddesiyle asıl Yönetmeliğin 27. maddesine eklenen 3. Fıkrası yönünden davanın reddi; asıl Yönetmeliğin 25. maddesinin 10. fıkrasında yer alan "Durum Bildirir Sağlık Kurulu Raporu" ibaresinin iptali gerektiği düşünülmektedir.<br><br>DANIŞTAY SAVCISI : ...<br>DÜŞÜNCESİ : 14/06/2024 tarihli ve 32579 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim Kurumları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 22. maddesiyle değiştirilen asıl Yönetmeliğin 25. maddesinin 9. ve 10. fıkraları ile 23. maddesiyle asıl Yönetmeliğin 27. maddesine eklenen 3. fıkranın iptali istenilmektedir.<br>Ders devam takiplerinin biyometrik yöntem ya da kameralı görüntüleme sistemi ile yapılması amacıyla biyometrik gerekli alt yapı geliştirilene kadar kurumlardan kamera altyapısının kurulmasının istenildiği, kameralı görüntüleme sisteminin usul ve esaslarına ilişkin ayrıntılı düzenlemeler ile kurumlardaki birey sayısının fazla olması ve ödeneklerin geç gönderilmesi ile yaşanacak sorunların önlenmesi amacıyla beyana dayalı olarak ödeneğin kurumlara aktarılması ve kamera görüntüleri ile eğitim verildiğinin kurumlarca ispatlanmasının istenildiği, kurumlardaki işleyişin aksamaması için ödeneğin önce aktarılması ve akabinde geçmişe dönük olarak görüntülerin kontrolünün sağlanmasında herhangi bir usulsüzlük bulunmadığı, kamera görüntülerinin ödemeye esas teşkil etmesi nedeniyle kurumlarca kayıtların alınması, depolanması ve saklanmasına yönelik her türlü tedbire yönelik Genel Yazı ile benimsenen ilkelerin bilahire Yönetmelik kuralı haline getirildiği, evde bakım hizmetlerine yönelik dava konusu düzenlemenin ise yargı kararının uygulanmasına yönelik getirilen kural olduğu ve durumu bildirir bir rapor istenmesinde mevzuata aykırılık bulunmadığı, dava konusu düzenlemelerin hukuka, hizmet gereklerine ve üst normlara uygun olduğu anlaşıldığından davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince duruşma için taraflara önceden bildirilen15/10/2025 tarihinde, davacı vekili Av. ...'nın ve davalı idare vekili Av. ...'in geldiği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten sonra dosyada bulunan ve 15/10/2025 tarih ve E:2024/5063 sayılı Ara Kararı gereği dosyaya sunulan belgeler incelenerek gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ SÜREÇ :<br> Özel eğitim ve rehabilitasyon merkezi kurucusu olan davacı şirket tarafından; 14/06/2024 tarihli ve 32579 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim Kurumları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 22. maddesiyle değiştirilen asıl Yönetmeliğin 25. maddesinin 9. ve 10. fıkraları ile 23. maddesiyle asıl Yönetmeliğin 27. maddesine eklenen 3. fıkranın iptali istemiyle görülmekte olan dava açılmıştır. <br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br> İLGİLİ MEVZUAT:<br> 652 sayılı Özel Barınma Hizmeti Veren Kurumlar ve Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin "Özel eğitim giderleri" başlıklı 43. maddesinde; "(1) Özürlü sağlık kurulu raporu düzenlemeye yetkili sağlık kurum veya kuruluşlarınca verilen sağlık kurulu raporuyla asgarî % 20 oranında özürlü olduğu tespit edilen ve özel eğitim değerlendirme kurulları tarafından da eğitsel değerlendirme ve tanılamaları yapılarak 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu kapsamında açılan özel eğitim okulları ile özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde verilen destek eğitimini almaları uygun görülen görme, işitme, dil-konuşma, spastik, zihinsel, ortopedik veya ruhsal özürlü bireylerin eğitim giderlerinin her yıl Maliye Bakanlığınca belirlenen tutarı, Bakanlık bütçesine bu amaçla konulan ödenekten karşılanır. Bu özürlü bireylerin özür grupları ve dereceleri ile özür niteliğine göre eğitim programlarının kapsamı ve eğitim süreleri, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının görüşü alınmak suretiyle yönetmelikle belirlenir.<br>(2) Birinci fıkrada belirtilen eğitim hizmetini sunan veya yararlananların gerçek dışı beyanda bulunmak suretiyle fazladan ödemeye sebebiyet vermeleri durumunda bu tutarlar, iki katı ve kanunî faiziyle birlikte ilgililerden müteselsilen tahsil edilir. Bu fiillerin özel eğitim okulları ile özel eğitim ve rehabilitasyon merkezleri tarafından tekrarı hâlinde, ayrıca kurum açma izinleri iptal edilir." hükmüne yer verilmiştir.<br>18/05/2012 tarihli ve 28296 sayılı Millî Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim Kurumları Yönetmeliği'nin "Günlük çalışma saatleri ve devam devamsızlık takibi" başlıklı 25. maddesinin 9. fıkrasının dava tarihinde yürürlükte olan halinde; "Değişik fıkra: 14.06.2024 - 32576 s. R.G. Yön./22. md.) Kurumlar, özel eğitim ihtiyacı olan birey ve eğitim personelinin yüzünün net bir biçimde görülebileceği şekilde kamera sistemini kurar ve elektrik kesintisi, kayıtların kaybolması, teknik arıza gibi durumlarda kayıt alınmasının kesintiye uğramaması için her türlü önlemi alır. Kurumlar, kamera görüntüleme sisteminin kesintisiz çalışmasını sağlamak üzere;<br>a) Kayıt cihazının doğru ayarlandığı, düzgün çalıştığı ve eksiksiz kaydettiğine dair günlük imzalı bir kontrol listesi tutma,<br>b) Kayıt cihazının bozulması veya çalınması nedeniyle görüntülerin kaybolmasını önlemek amacıyla harici veya internet tabanlı bulut depolama sistemi kullanma,<br>c) Elektrik kesintilerine karşı elektrik hattını kesintisiz güç kaynağı ile besleme, kamera ve kayıt cihazını UPS ile koruma veya jeneratör bulundurma,<br>gibi alternatif tedbirleri almak zorundadır. Kamera kayıtlarının eksiksiz ve günü gününe tutulması için alternatif tedbirleri almayan kurumların bu tedbirleri almamalarından dolayı yaşayacakları aksaklıklar mücbir sebep olarak değerlendirilmez." hükmü yer almaktayken; 11/07/2025 tarih ve 32953 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim Kurumları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 6. maddesiyle değişiklik yapılarak; "kamera sistemi ile biyometrik kimlik doğrulama sisteminin" günlük çalışma saatleri ve devam devamsızlık takibi için kullanılacağı kurala bağlanmış ve biyometrik doğrulama sistemiyle elde edilen verilerin tutulması, saklaması ve korunması için aynı tedbirlerin uygulanacağı ifade edilmiştir. Belirtilen değişiklik 01/12/2025 tarihinde yürürlüğe girmiştir. <br><br>Anılan Yönetmeliğin "Günlük çalışma saatleri ve devam devamsızlık takibi" başlıklı 25. maddesinin 10. fıkrasının dava tarihinde yürürlükte olan halinde;" (Değişik fıkra: 14.06.2024 - 32576 s. R.G. Yön./22. md.) 652 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 43 üncü maddesinin birinci fıkrasında ifade edilen özel eğitim ihtiyacı olan bireylerden bedensel yetersizliği olduğu ve en az on iki hafta süreyle destek eğitimi almak üzere 5580 sayılı Kanun kapsamındaki kurumlardan yararlanamayacağı ya da yararlanmasının sağlığı açısından risk oluşturacağı Durum Bildirir Sağlık Kurulu raporunda belirtilen bireylere bireyin veya velinin/vasinin yazılı talebi ve Özel Eğitim Değerlendirme Kurulu raporu ile evde destek eğitim hizmeti verilebilir. Evde destek eğitimi verilebilmesi için Bedensel Yetersizliği Olan Bireyler İçin Destek Eğitim Programına göre evde uygun eğitim ortamları oluşturulur. Bu eğitimlerde kullanılacak materyaller bu Yönetmeliğin ilgili maddeleri uyarınca eğitimi verecek personel tarafından Bedensel Yetersizliği Olan Bireyler İçin Destek Eğitim Programında belirtilenler arasından seçilerek uygulanır. Evde verilecek destek eğitimi için kameralı görüntüleme sistemi kayıtları aranmaz. Aylık olarak düzenlenen “Aylık Bireyselleştirilmiş Eğitim, Çalışma ve Rehabilitasyon Planı” bu bireyler için eğitimin verildiği ayı takip eden ayın ilk on iş günü içerisinde il/ilçe millî eğitim müdürlüğüne teslim edilir. Ayrıca bir örneği inceleme/soruşturma/denetimlerde gösterilmek üzere kurumda saklanır." hükmü yer almakta olup; anılan maddede 11/07/2025 tarih ve 32953 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim Kurumları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 6. maddesiyle değişiklik yapılarak; " 652 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 43 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan özel eğitim ihtiyacı olan bireylerden bedensel yetersizliği olduğu ve destek eğitimi almak üzere 5580 sayılı Kanun kapsamındaki kurumlardan yararlanamayacağı ya da yararlanmasının sağlığı açısından risk oluşturacağı Durum Bildirir Sağlık Kurulu raporunda belirtilen bireylere bireyin veya velinin/vasinin yazılı talebi ve Özel Eğitim Değerlendirme Kurulu raporu ile evde destek eğitim hizmeti verilebilir. Evde destek eğitimi verilebilmesi için Bedensel Yetersizliği Olan Bireyler İçin Destek Eğitim Programına göre evde uygun eğitim ortamları oluşturulur. Bu eğitimlerde kullanılacak materyaller bu Yönetmeliğin ilgili maddeleri uyarınca eğitimi verecek personel tarafından Bedensel Yetersizliği Olan Bireyler İçin Destek Eğitim Programında belirtilenler arasından seçilerek uygulanır. Evde destek eğitimi verilecek bireylerin eğitimlerinin gün ve saatlerinin yer aldığı aylık iş takvimi hazırlanarak bir sonraki ayın eğitimine başlanmadan Özel Eğitim Modülüne girilir. Eğitimler aylık iş takviminde belirlenen gün ve saatlerde verilir. Aylık iş takviminde herhangi bir nedenle değişiklik yapılması durumunda, değişiklik Özel Eğitim Modülüne girilir. İş takviminde, eğitim verilecek gün içinde değişiklik yapılamaz. Evde verilecek destek eğitimi için kameralı görüntüleme sistemi ile biyometrik kimlik doğrulama sistemi kayıtları aranmaz. Aylık olarak düzenlenen ve özel eğitim ihtiyacı olan birey ya da veli/vasi ile ilgili eğitim personeli ve kurum müdürü tarafından imzalanmış “Aylık Bireyselleştirilmiş Eğitim, Çalışma ve Rehabilitasyon Planı” bu bireyler için eğitimin verildiği ayı takip eden ayın ilk on iş günü içerisinde il/ilçe millî eğitim müdürlüğüne teslim edilir. Ayrıca bir örneği inceleme/soruşturma/denetimlerde gösterilmek üzere kurumda saklanır." kuralı benimsenmiş, anılan düzenleme 01/12/2025 tarihinde yürürlüğe girmiştir. <br>Yine, Yönetmeliğin "İnceleme, Soruşturma ve Denetim" başlıklı 27. maddesinde; "(Değişik madde: 05.07.2018 - 30469 s. R.G. Yön./18. md.) (1) Kurumlar, Genel Müdürlükçe veya Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliğinin 67 nci maddesinde yer alan hükümler doğrultusunda denetlenir.<br>(2) (Değişik fıkra: 11.07.2025 - 32953 s. R.G. Yön./9. md.) (01/12/2025 yürürlük9) Bakanlık müfettişi/Bakanlık müfettiş yardımcısı veya il millî eğitim müdürlüklerince görevlendirilen eğitim müfettişi/eğitim müfettişi yardımcısı, il millî eğitim müdür yardımcısı, il/ilçe millî eğitim şube müdürü veya diğer denetim yetkisi bulunanlarca yapılan inceleme/soruşturma/denetimlerde onayın alındığı aydan önceki geriye dönük olarak en az 90 günlük kamera kayıtlarını ve biyometrik kimlik doğrulama sistemi verilerini sunamayan ve/veya Özel Eğitim Modülü üzerindeki eğitim saatleriyle biyometrik kimlik doğrulama sistemi verileri ve kamera görüntüleri arasında uyuşmazlık bulunan kurumlara ödemenin yapılmış olması hâlinde, 652 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 43 üncü maddesi ikinci fıkrasında yer alan hükümlere uygun işlem yapılır.<br>(3) (Ek fıkra: 14.06.2024 - 32576 s. R.G. Yön./23. md.) 25 inci maddenin dokuzuncu fıkrasında sayılan şartları sağlamadığı tespit edilen kurumlara, 31 inci madde doğrultusunda ödeme yapılmamış olması halinde, 5580 sayılı Kanunun 7 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan hükümler doğrultusunda işlem yapılır.(...)" hükmü yer almakta olup; "Ödeme şartları" başlıklı 29. maddesinde; Biyometrik kimlik doğrulama sisteminde manuel olarak yapılan girişlere ilişkin kayıtlar il millî eğitim müdürlüklerince görevlendirilen eğitim müfettişi/eğitim müfettişi yardımcısı, il millî eğitim müdür yardımcısı, il/ilçe millî eğitim şube müdürü veya diğer denetim yetkisi bulunanlarca veya millî eğitim müdürlüğünce görevlendirilenlerce ödeme yapıldıktan sonra incelenir. Yapılan inceleme sonucunda gerçek dışı beyanda bulunmak suretiyle fazladan ödemeye sebebiyet veren kurumlara ilişkin 27 nci maddenin ikinci fıkrası hükümleri uygulanacağı belirtilmiştir. <br>Ayrıca, Yönetmeliğin "Ödemeye esas belgeler" başlıklı 30. maddesinde;"(1) Bakanlıkça özel eğitim okulunun özel eğitim ve rehabilitasyon birimine ve özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerine yapılacak ödemelere esas olmak üzere; diğer kontrollerle birlikte (...) Özel Eğitim Modülünden alınmış il veya ilçe milli eğitim müdürlüğünce onaylı kuruma ait liste çıktısı, özel eğitim ihtiyacı olan birey adına düzenlenmiş fatura istenir.<br>(2) (Ek fıkra: 11.07.2025 - 32953 s. R.G. Yön./12. md.) Biyometrik kimlik doğrulama sisteminden kaynaklanan bir nedenle tanılama ve doğrulama işleminin yapılamadığının tespit edilmesi halinde sistemin çalışmadığı tarihlerde kurumlarca gerçekleştirilen eğitimlerin devam durumlarının tespiti kameralı görüntüleme sistemi ile yapılır."; "Ödeme" başlıklı 31. maddesinde; "(1) Özel eğitim okulunun özel eğitim ve rehabilitasyon birimine ve özel eğitim ve rehabilitasyon merkezine devam eden engelli bireylerin aylık destek eğitimi giderleri, Hazine ve Maliye Bakanlığınca belirlenir ve Bakanlık bütçesine bu amaçla konulan ödenekten kurumca engelli bireye bir ayda sekiz ders saati bireysel ve/veya dört ders saati grup eğitimi verilmesi şartıyla kurumlara ödenir. Ancak, engelli bireylere herhangi bir nedenle ayda sekiz ders saati bireysel ve dört ders saati grup eğitiminin tamamının verilememesi halinde Hazine ve Maliye Bakanlığınca bireysel eğitim için belirlenen tutarın sekize, grup eğitimi için belirlenen tutarın ise dörde bölünmesiyle bulunan sayı, kurumca verilen ders saati sayısı ile çarpılarak elde edilen tutar kurumlara ödenir. (...)" kuralına yer verilmiştir. <br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br>Yukarıda yer alan mevzuat hükümlerinden anlaşıldığı üzere; dava konusu 18/05/2012 tarih ve 28296 sayılı Millî Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim Kurumları Yönetmeliği'nin "Günlük çalışma saatleri ve devam devamsızlık takibi" başlıklı 25. maddesinin 9. ve 10. fıkralarında dava devam ederken değişiklik yapılmış ve değişiklik, karar tarihinden önce 01/12/2025 tarihinde yürürlüğe girmiş ise de; dava dilekçesinde yer alan hukuka aykırılık iddiaları ve yapılan değişiklikler bir bütün olarak incelendiğinde; dava konusu Yönetmeliğin 25. maddesinin 9. fıkrası uyarınca ders devam ve takip sistemine "biyometrik doğrulama sistemi" entegre edilerek dava tarihindeki kuralın tamamının korunduğu, aynı maddenin 10. fıkrasında ise; dava devam ederken yapılan değişikliğin; evde eğitim hizmetinin sunulması, planlanması ve kayıt altına alınmasına yönelik olarak; dava tarihindeki halinden farklı kurallar içeriği görülmekle birlikte; hukuka aykırılığı iddia edilen "durum bildirir sağlık kurulu raporunun" istenilmesine ilişkin durumun mevcudiyetinin devam ettiği anlaşıldığından, anılan düzenlemelerin esası yönünden inceleme yapılmasına karar verilmiştir. <br><br>18/05/2012 tarihli ve 28296 sayılı Millî Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim Kurumları Yönetmeliği'nin "Günlük çalışma saatleri ve devam devamsızlık takibi" başlıklı 25. maddesinin 9. fıkrası yönünden yapılan inceleme: <br>Dava konusu Yönetmelik uyarınca, kurumların, engelli birey ve eğitim personelinin yüzünün net bir biçimde görülebileceği şekilde kamera sistemini kurmakla ve elektrik kesintisi, kayıtların kaybolması, teknik arıza gibi durumlarda kayıt alınmasının kesintiye uğramaması için her türlü önlemi almakla yükümlü olduğu, kamera görüntülerinin deprem, sel, heyelan, yangın gibi doğal afet veya her türlü önlem alınmasına rağmen öngörülemeyen başka bir nedenlerden ötürü sunulamadığı hallerde, durum yetkili resmi veya özel makam ya da kuruluşlardan alınacak belgelerle tespit ettirileceği ve değerlendirmek üzere bir iş günü içerisinde il/ilçe milli eğitim müdürlüğüne sunulacağı, verilen destek eğitimlerine ilişkin kamera görüntülerinin mücbir sebep olarak nitelendirilecek bir durum olmaksızın sunulamaması halinde gerçekleşen ödemelerle ilgili olarak 652 sayılı Özel Barınma Hizmeti Veren Kurumlar ve Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası hükümlerinin uygulanacağı, kurumların kamera görüntüleme sisteminin kesintisiz çalışmasını sağlamak üzere; kayıt cihazının doğru ayarlandığı, düzgün çalıştığı ve eksiksiz kaydettiğine dair günlük imzalı bir kontrol listesi tutma, kayıt cihazının bozulması veya çalınması nedeniyle görüntülerin kaybolmasını önlemek amacıyla harici veya internet tabanlı bulut depolama sistemi kullanma, elektrik kesintilerine karşı elektrik hattını kesintisiz güç kaynağı ile besleme, kamera ve kayıt cihazını UPS ile koruma veya jeneratör bulundurma gibi alternatif tedbirleri almak zorunda olduğu, bu alternatiflerin örnek kabilinden sayıldığı, kurumların hukuka uygun olmak kaydıyla kamera görüntülerinin eksiksiz ve günü gününe tutulmasını garanti altına alacak farklı sistemler geliştirebileceği ve kullanabileceği, kamera kayıtlarının eksiksiz ve günü gününe tutulması için alternatif tedbirleri almayan kurumların bu tedbirleri almamalarından dolayı yaşayacakları aksaklıkların mücbir sebep olarak değerlendirilmeyeceği anlaşılmaktadır. <br><br> Yetkili sağlık kurum veya kuruluşlarınca verilen sağlık kurulu raporuyla asgarî % 20 oranında engelli olduğu tespit edilen ve özel eğitim değerlendirme kurulları tarafından da eğitsel değerlendirme ve tanılamaları yapılarak 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu kapsamında açılan özel eğitim okulları ile özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde verilen destek eğitimini almaları uygun görülen görme, işitme, dil-konuşma, spastik, zihinsel, ortopedik veya ruhsal özürlü bireylerin eğitim giderlerinin her yıl Maliye Bakanlığınca belirlenen tutarı, Milli Eğitim Bakanlığı bütçesine bu amaçla konulan ödenekten karşılandığı dikkate alındığında; özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde eğitim alan engelli bireylerin ve eğitim personelinin ders devam takiplerinin kameralı görüntüleme sistemi ile (dava tarihi itibarıyla) yapılmasına ilişkin düzenlemenin anılan kurumlarda eğitim alan engelli bireylerin eğitim hizmetinden etkin bir şekilde yararlanabilmesi ve kurumlarda eğitim verilmediği halde eğitim verilmiş gibi belge düzenlenerek gerçeğe aykırı beyanla fazladan, haksız ve yersiz ödemeye sebebiyet verilerek kamu zararının oluşumunun engellenmeye çalışıldığı, kamu zararı oluşması halinde durumun delillendirilmesine imkan sağlandığı, suistimallerin önüne geçilebilmesi suretiyle kamu kaynaklarının etkin ve verimli kullanılmasının amaçlandığı değerlendirilmiştir. <br> Davacı tarafından; kurumlara hiçbir sınırlama olmaksızın her koşulda kamera kayıtlarını sunma zorunluluğunun getirildiği, yapılan düzenleme ile mücbir sebep halinin açıkça düzenlenmediği, kurumların kendi kusurlarından kaynaklanmayan bir nedenle kamera görüntülerinin sunulamaması halinde hiçbir durumun mücbir sebep olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı ileri sürülmektedir.<br> Düzenlemede yer alan; "(...)gibi alternatif tedbirleri almak zorundadır." ibaresinden, sayılan alternatif yöntemlerin örnek mahiyetinde olduğu, kurumların hukuka uygun olmak kaydıyla kamera görüntülerinin eksiksiz ve günü gününe tutulmasını garanti altına alacak farklı sistemler geliştirebileceği ve kullanabileceği, düzenlemede buna ilişkin bir engelin bulunmadığı, aslolanın kurumlarca ödemeye esas teşkil etmesi açısından öneme sahip olan kamera kayıtlarının -güncel halinde; kamera kayıtları ile biyometrik doğrulama sisteminin- geriye dönük olarak idareye sunulabilmesi olduğu açıktır. <br> Öte yandan; kamera kayıtlarının eksiksiz ve günü gününe tutulması için alternatif tedbirleri al(a)mayan kurumların, idareye karşı bir taahhüdün veya yükümlülüğün yerine getirilmesini engelleyen, idarenin muhatabı kişilerin kusurundan kaynaklanmayan ve kişilerin ortadan kaldırmaya gücünün yetmeyeceği olaylar ve/veya durumlar olarak tanımlanabilen ve hukukun genel ilkelerinden biri olan mücbir sebebin varlığı halinde; kamera görüntülerine ilişkin kayıt alınması, saklanması ve depolanması durumunun kesintiye uğramaması için her türlü önlemi almakla yükümlü olan özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinin, bu yükümlülükler yerine getirilmiş olmasına karşın kayıt, saklama ve depolamadan kaynaklı eksiklik bulunduğundan bahisle tesis edilen işleme karşı açılacak davalarda, kurumlarca gerekli tedbirlerin alınıp alınmadığı hususunun yargı yerlerince değerlendirileceği tabidir. <br> Buraya kadar yapılan açıklamalar ışığında; dava konusu düzenlemenin kamu yararı ve hizmet gereği olduğu, düzenlemede hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı anlaşılmaktadır.<br> Bu itibarla; bu kısım yönünden davanın reddi gerekmektedir. <br><br> 18/05/2012 tarihli ve 28296 sayılı Millî Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim Kurumları Yönetmeliği'nin "Günlük çalışma saatleri ve devam devamsızlık takibi" başlıklı 25. maddesinin 10. fıkrasında yer alan; "Durum Bildirir Sağlık Kurulu Raporu" ibaresi yönünden yapılan inceleme: <br> Dava konusu düzenlemeye göre; 652 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 43 üncü maddesinin birinci fıkrasında ifade edilen özel eğitim ihtiyacı olan bireylerden bedensel yetersizliği olduğu ve en az on iki hafta süreyle destek eğitimi almak üzere 5580 sayılı Kanun kapsamındaki kurumlardan yararlanamayacağı ya da yararlanmasının sağlığı açısından risk oluşturacağı Durum Bildirir Sağlık Kurulu raporunda belirtilen bireylere bireyin veya velinin/vasinin yazılı talebi ve Özel Eğitim Değerlendirme Kurulu raporu ile evde destek eğitim hizmeti verilebilecektir. <br> Davacı tarafından; düzenlemeyle engelli sağlık kurulu raporu dışında durum bildirir rapor istenerek engelli bireylere ek yükümlülük getirildiği, bu durumun öğrencilerin eğitim hakkı engellediği, destek eğitim veren kurumlar açısından mağduriyet oluştuğu ileri sürülmekte olup; davalı idarece dava konusu düzenlemenin Danıştay Sekizinci Dairesinin 08/03/2023 tarih ve E:2019/8893 K:2023/1062 sayılı iptal kararının uygulanmasına yönelik getirilen kural olduğu ileri sürülmektedir. <br> Dairemizin anılan kararıyla; özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde eğitim alamayacak engelli bireylere evde destek hizmeti verilebileceği, bu hizmet için kamera kaydı aranmayacağı ve aylık olarak verilen eğitimin il/ilçe milli eğitim müdürlüğüne teslim edileceği hususları düzenlenirken; kas, iskelet ve sinir sistemindeki bozukluklar nedeniyle, özel eğitim ve destek eğitim hizmetine ihtiyacı olan bireylerin gelişim özellikleri, eğitim ihtiyaçları ve performansları doğrultusunda evde eğitim hizmeti gerekliliğini ortaya koyan kriterlerin belirlenmediği, özel eğitimin teknik ve spesifik bir alan olduğu ve bireyin engel durumunun, alacağı eğitimin niteliğini etkileyeceği de göz önünde bulundurulduğunda, idarece engel oranı belirlenirken hangi kriterlerin esas alındığı, hangi durumlarda bu eğitimin verileceği, kullanılacak araç ve gereçlerin neler olduğu hususunun belirsiz olması nedeniyle, dava konusu Yönetmelik hükmünde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu düzenlemenin iptaline karar verilmiş ise de; davalı idarece yapılan temyiz başvurusu üzerine, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 12/03/2025 tarih ve E:2023/2818, K:2025/567 sayılı kararıyla; dava konusu düzenlemeyle, yetkili sağlık kurum ve kuruluşlarınca verilen sağlık kurulu raporuyla, en az %20 oranında bedensel engeli bulunan ve özel eğitim değerlendirme kurullarınca da, destek eğitimi almak için 5580 sayılı Kanun kapsamındaki kurumlara gidemeyecek durumda olduğu tespit edilen bireylere, evde verilecek destek eğitimi yönünden kamera kaydı muafiyeti tanındığı, ancak bu eğitimlere ilişkin olarak düzenlenen çalışma ve rehabilitasyon planının idareye teslimi ve saklanmasına ilişkin bir takım kurallara yer verilerek, emsallerine oranla daha dezavantajlı konumda olan engelli bireylerin ihtiyacı olan destek eğitimine daha çabuk erişimlerinin kolaylaştırıldığı, 652 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 43. maddesinin 1. fıkrasında, destek eğitimi verilecek bireylerin engel oranının (%20), engelliler için sağlık kurulu raporu düzenlemeye yetkili sağlık kurum ve kuruluşlarınca düzenlenecek Erişkinler İçin Engellilik Sağlık Kurulu Raporu ve Çocuklar İçin Özel Gereksinim Raporu ile tespit edileceği belirtildiğinden, dava konusu düzenleme uyarınca belirlenecek engel oranının da, bahse konu sağlık kurulu raporları ile yapılacağı, söz konusu sağlık kurulu raporlarının, 20/02/2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik ve Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelikte belirlenen usul ve kriterler dikkate alınarak düzenleneceğinden, dava konusu düzenlemede, evde destek eğitimi verilecek bireylerin engel oranlarının tespiti yönünden, hukuki belirlilik ilkesine aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle bozulmuştur. <br> Öte yandan; Dairemizin 15/010/2025 tarih ve E:2024/5063 sayılı Ara Kararıyla; davalı Milli Eğitim Bakanlığından, dava konusu düzenlemede geçen "durum bildirir sağlık kurulu raporunun" mahiyetinin açıklığa kavuşturulması ile hangi unsurları ihtiva etmesi gerektiğinin; anılan raporun evde destek eğitimi hizmeti verilebilmesi için hangi sağlık kurumlarından temin edilmesi halinde kabul edileceğinin; halihazırda alınmış olan "durum bildirir sağlık kurulu raporunun" evde destek eğitimi için geçerlilik süresinin ne kadar olduğunun, bir başka ifadeyle; belirli aralıklarla evde destek eğitim ihtiyacı oluşması halinde, durum bildirir sağlık raporunun güncellenmesinin gerekip gerekmediğinin sorulmasına, konuya ilişkin tüm bilgi ve belgenin istenilmesine karar verilmiş olup; Ara Karar gereği dosyaya sunulan bilgi ve belgelerden; idarece kabul edilebilecek niteliği haiz durum bildirir sağlık kurulu raporunun, Sağlık Raporları Usul ve Esasları Hakkında Yönerge kapsamında, tek tabibin yetkisi dışında kalan hususlarda kişilerin sağlık durumları hakkında karar verilen en az İç Hastalıkları, Kulak Burun Boğaz, Genel Cerrahi, Göz Hastalıkları, Nöroloji, Ruh Sağlığı ve Hastalıkları uzman hekimlerinin yer aldığı sağlık kurullarınca düzenlenmiş olması gerektiği, anılan Yönergenin 33. maddesi uyarınca belirlenmiş formata uygulan hazırlanacak raporda bireyin özel eğitim ve rehabilitasyon merkezinde sunulan eğitimden kurum binasında bulunarak faydalanmasının mümkün olmadığının ya da gerek özel gereksinim durumu gerekse diğer nedenlerden (kronik hastalık, cihaz kullanımı vb.) dolayı evden ayrılmasının sağlığı üzerinde risk oluşturacağının belirtilmesi gerektiği, raporların geçerlilik süresi açısından; ilgili mevzuatta farklı süre öngörülmemesi halinde; Özel Eğitim Değerlendirme Kurulu tarafından verilen rapor sürelerinin durum bildirir sağlık kurulu raporu açısından da geçerli olacağının mütalaa edildiği anlaşılmaktadır. <br> Çocuklar İçin Özel Gereksinim Raporu ile Çocuklar İçin Terör, Kaza ve Yaralanmaya Bağlı Durum Bildirir Sağlık Kurulu Raporunun alınışı, geçerliliği, değerlendirilmesi ve bu raporları verebilecek yetkili sağlık kurum ve kuruluşlarının tespiti ile ilgili usul ve esasları belirlemek ve çocuklar ile ilgili özel gereksinim alanlarının belirlenmesine ilişkin ortak bir uygulama alanı geliştirmek amacıyla 20/02/2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlüğe girmiştir. Anılan Yönetmeliğe göre; ÇÖZGER yetkili hekimi veya takip eden hekim, aileden çocuğun temel gereksinimleri hakkında bilgi aldıktan sonra Yönetmeliğin Ek formları doldurulmak suretiyle raporun tanzim edileceği anlaşılmaktadır. <br> Özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde sunulan destek eğitim hizmetinin kamera sistemiyle -güncelde "kamera sistemi ile biyometrik kimlik doğrulama sistemi- belgelenmesi, kurumlara yapılacak ödemeler için zorunluluk arz etmekle birlikte; bu kuralın istisnasının evde destek eğitim verilmesi olduğu, bu durumun da ancak; bireyin özel eğitim ve rehabilitasyon merkezinde sunulan eğitimden kurum binasında bulunarak faydalanmasının mümkün olmadığının ya da gerek özel gereksinim durumu gerekse diğer nedenlerden (kronik hastalık, cihaz kullanımı vb.) dolayı evden ayrılmasının sağlığı üzerinde risk oluşturacağının ortaya konulması halinde mümkün olduğu, durumun tespiti açısından da; Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik uyarınca verilen ÇÖZGERde yer alan engel durumu ile durumun gereği ve bireyin ihtiyacının tespitine yönelik açıklama ve değerlendirmelerin, durum bildirir sağlık kurulu raporuyla tespiti istenilen hususların açıklığa kavuşturulması açısından yeterli olduğu anlaşılmaktadır. <br> Buraya kadar yapılan açıklamalar ile yukarıda ayrıntısına yer verilen yargısal süreç ve idarenin işlem tesis gerekçesi bir bütün olarak değerlendirildiğinde; özel eğitim desteği alacak engelli bireyin süreç içerisinde sunmak zorunda olduğu ve ikinci bir rapor mahiyetinde olan "durum bildirir sağlık kurulu raporunun" zaten dezavantajlı konumda bulunan engelli bireylere fazladan külfet yükleyeceği, zira; yukarıda ifade edilen istisna kapsamında olan özel durumlara yönelik açıklamanın Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik uyarınca verilen raporda yer alacağı ve yüklenen külfet karşısında engelli bireyin üstün yararının gözetilmesinin hukuk devletinin ve sosyal devletin bir gereği olduğu, dava konusu düzenlemede yer alan "Durum Bildirir Sağlık Kurulu Raporu" ibaresinin hukuka aykırı olduğu değerlendirilmektedir. <br> Öte yandan; dava konusu düzenlemenin anılan ibare dışında kalan kısmının; evde eğitim hizmetinin sunulmasına yönelik kurumca yapılacak planlama ve sürecin başlangıcı ve devamında yapılacak uygulama ve uygulamanın kayıt altına alınması ile belgelendirilmesine yönelik olduğu anlaşıldığından bu kısım hukuka ve mevzuata uygundur. <br> Bu durumda, düzenlemede yer alan; "Durum Bildirir Sağlık Kurulu Raporu" ibaresinin iptali; anılan ibare dışında kalan kısım yönünden davanın reddi gerekmektedir. <br><br> 18/05/2012 tarihli ve 28296 sayılı Millî Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim Kurumları Yönetmeliği'nin "İnceleme, Soruşturma ve Denetim" başlıklı 27. maddesinin 3. fıkrası yönünden yapılan inceleme:<br> Yukarıda ayrıntısına yer verilen Yönetmeliğin ödeme şartları, ödemeye esas belgeler ve ödemeye ilişkin hükümlerden anlaşıldığı üzere; 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu kapsamında açılan özel eğitim okulları ile özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde verilen destek eğitimini almaları uygun görülen görme, işitme, dil-konuşma, spastik, zihinsel, ortopedik veya ruhsal özürlü bireylerin eğitim giderlerinin her yıl Maliye Bakanlığınca belirlenen tutarı, Bakanlık bütçesine bu amaçla konulan ödenekten karşılanacak olup; bu kapsamda Bakanlıkça yapılacak ödemeler kurumların, ilgili bireylere eğitim verdiklerine ilişkin beyanları ve bu beyanları destekleyen bilgi ve belgenin idareye sunulması üzerine gerçekleşmektedir. <br> Kurumlarca verilen eğitimin belgelendirilmesine yönelik getirilen kuralların, kurumlarda eğitim verilmediği halde eğitim verilmiş gibi belge düzenlenerek gerçeğe aykırı beyanla fazladan, haksız ve yersiz ödemeye sebebiyet verilmesi suretiyle kamu zararı oluşmasının engellenmesine yönelik olduğu dikkate alındığında; Yönetmeliğin 27. maddesinin 2. fıkrasında yapılan atıf uyarınca, Bakanlık müfettişi/Bakanlık müfettiş yardımcısı veya il millî eğitim müdürlüklerince görevlendirilen eğitim müfettişi/eğitim müfettişi yardımcısı, il millî eğitim müdür yardımcısı, il/ilçe millî eğitim şube müdürü veya diğer denetim yetkisi bulunanlarca yapılan inceleme/soruşturma/denetimlerde onayın alındığı aydan önceki geriye dönük olarak en az 90 günlük kamera kayıtlarını ve biyometrik kimlik doğrulama sistemi verilerini sunamayan ve/veya Özel Eğitim Modülü üzerindeki eğitim saatleriyle biyometrik kimlik doğrulama sistemi verileri ve kamera görüntüleri arasında uyuşmazlık bulunan kurumlara ödemenin yapılmış olması hâlinde, 652 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 43 üncü maddesi ikinci fıkrasında yer alan hükümlere uygun işlem yapılacaktır. <br> Dolayısıyla; 652 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 43 üncü maddesi ikinci fıkrası kapsamında; kamera görüntüsü sunmayan kurumlara yapılmış ödemelere ilişkin tutarlar, iki katı ve kanunî faiziyle birlikte ilgililerden müteselsilen tahsil edilecek ve geçmişe dönük olarak kamera sunmama fiilinin tekrarı halinde ayrıca kurum açma izinleri iptal edilecektir. <br> Dava konusu düzenlemeyle ise; geriye dönük olarak en az 90 günlük kamera kayıtlarını ve biyometrik kimlik doğrulama sistemi verilerini sunmayan ve/veya Özel Eğitim Modülü üzerindeki eğitim saatleriyle biyometrik kimlik doğrulama sistemi verileri ve kamera görüntüleri arasında uyuşmazlık bulunan kurumlara henüz idarece ödeme yapılmamış olması halinde 5580 sayılı Kanunun 7 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan hükümler doğrultusunda işlem yapılacağı kurala bağlanmıştır. <br> Özel eğitim hizmetlerinin sunumuna ilişkin olarak; geriye dönük olarak en az 90 günlük kamera kayıtlarını ve biyometrik kimlik doğrulama sistemi verilerini sunmayan ve/veya Özel Eğitim Modülü üzerindeki eğitim saatleriyle biyometrik kimlik doğrulama sistemi verileri ve kamera görüntüleri arasında uyuşmazlık bulunan kurumlara yönelik ödeme yapılması ve henüz ödeme yapılmaması durumlarının ayrı sonuçlara bağlanması suretiyle ikili bir ayrıma gidilerek anılan fiillerin nitelik ve ağırlığına göre yaptırıma bağlanmasında hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmamaktadır. <br> Nitekim; uygulama bir bütün olarak dikkate alındığında; her iki durumun da yaptırıma bağlanmasının, (ödeme yapılmış ve henüz yapılamamış olması) özel eğitim hizmetlerinin sunumu noktasında yaşanabilecek suistimallerin önüne geçilerek kurumlar nezdinde farkındalık yaratmak ve kamu zararı oluşumunun engellenmesi amacıyla caydırıcılığı sağlamak olduğu değerlendirilmektedir. <br> Bu itibarla; bu kısım yönünden davanın reddi gerekmektedir. <br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle; Dava konusu, <br> 14/06/2024 tarihli ve 32579 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim Kurumları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin; <br>1. 22. maddesiyle değiştirilen asıl Yönetmeliğin 25. maddesinin 9. fıkrası ile ile 23. maddesiyle asıl Yönetmeliğin 27. maddesine eklenen 3. fıkrası yönünden DAVANIN REDDİNE oybirliği ile, <br>2. 22. maddesiyle değiştirilen asıl Yönetmeliğin 25. maddesinin 10. fıkrasında yer alan; "Durum Bildirir Sağlık Kurulu Raporu" ibaresinin İPTALİNE oyçokluğu ile, anılan ibare dışında kalan kısımlar yönünden DAVANIN REDDİNE oybirliği ile, <br>3. Dava kısmen iptal kısmen ret ile sonuçlandığından; ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin 1/2'si olan ...TLsinin davacı üzerinde bırakılmasına, kalan yarısı olan ... TL'nin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,<br>4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işlem için öngörülen...TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,<br>5. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için öngörülen...TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,<br>6. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine,<br>7. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 08/12/2025 tarihinde karar verildi.<br> <br><br>KARŞI OY: <br> (X)-Anayasa'nın 124. maddesinde "Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzel kişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilirler. Hangi yönetmeliklerin Resmi Gazete'de yayımlanacağı kanunda belirtilir." hükmü, idarenin özerk ve türev düzenleme yetkisinin Anayasal dayanağını oluşturmaktadır. <br> 652 sayılı Özel Barınma Hizmeti Veren Kurumlar ve Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin "Özel eğitim giderleri" başlıklı 43. maddesinde; "(1) Özürlü sağlık kurulu raporu düzenlemeye yetkili sağlık kurum veya kuruluşlarınca verilen sağlık kurulu raporuyla asgarî % 20 oranında özürlü olduğu tespit edilen ve özel eğitim değerlendirme kurulları tarafından da eğitsel değerlendirme ve tanılamaları yapılarak 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu kapsamında açılan özel eğitim okulları ile özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde verilen destek eğitimini almaları uygun görülen görme, işitme, dil-konuşma, spastik, zihinsel, ortopedik veya ruhsal özürlü bireylerin eğitim giderlerinin her yıl Maliye Bakanlığınca belirlenen tutarı, Bakanlık bütçesine bu amaçla konulan ödenekten karşılanır. Bu özürlü bireylerin özür grupları ve dereceleri ile özür niteliğine göre eğitim programlarının kapsamı ve eğitim süreleri, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının görüşü alınmak suretiyle yönetmelikle belirlenir.<br>(2) Birinci fıkrada belirtilen eğitim hizmetini sunan veya yararlananların gerçek dışı beyanda bulunmak suretiyle fazladan ödemeye sebebiyet vermeleri durumunda bu tutarlar, iki katı ve kanunî faiziyle birlikte ilgililerden müteselsilen tahsil edilir. Bu fiillerin özel eğitim okulları ile özel eğitim ve rehabilitasyon merkezleri tarafından tekrarı hâlinde, ayrıca kurum açma izinleri iptal edilir." hükmüne yer verilmiştir.<br>18/05/2012 tarihli ve 28296 sayılı Millî Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim Kurumları Yönetmeliği'nin Günlük çalışma saatleri ve devam devamsızlık takibi" başlıklı 25. maddesinin 10. fıkrasının dava tarihinde yürürlükte olan halinde;" (Değişik fıkra: 14.06.2024 - 32576 s. R.G. Yön./22. md.) 652 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 43 üncü maddesinin birinci fıkrasında ifade edilen özel eğitim ihtiyacı olan bireylerden bedensel yetersizliği olduğu ve en az on iki hafta süreyle destek eğitimi almak üzere 5580 sayılı Kanun kapsamındaki kurumlardan yararlanamayacağı ya da yararlanmasının sağlığı açısından risk oluşturacağı Durum Bildirir Sağlık Kurulu raporunda belirtilen bireylere bireyin veya velinin/vasinin yazılı talebi ve Özel Eğitim Değerlendirme Kurulu raporu ile evde destek eğitim hizmeti verilebilir. Evde destek eğitimi verilebilmesi için Bedensel Yetersizliği Olan Bireyler İçin Destek Eğitim Programına göre evde uygun eğitim ortamları oluşturulur. Bu eğitimlerde kullanılacak materyaller bu Yönetmeliğin ilgili maddeleri uyarınca eğitimi verecek personel tarafından Bedensel Yetersizliği Olan Bireyler İçin Destek Eğitim Programında belirtilenler arasından seçilerek uygulanır. Evde verilecek destek eğitimi için kameralı görüntüleme sistemi kayıtları aranmaz. Aylık olarak düzenlenen “Aylık Bireyselleştirilmiş Eğitim, Çalışma ve Rehabilitasyon Planı” bu bireyler için eğitimin verildiği ayı takip eden ayın ilk on iş günü içerisinde il/ilçe millî eğitim müdürlüğüne teslim edilir. Ayrıca bir örneği inceleme/soruşturma/denetimlerde gösterilmek üzere kurumda saklanır." hükmü yer almakta olup; anılan maddede 11/07/2025 tarih ve 32953 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim Kurumları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 6. maddesiyle değişiklik yapılarak; " 652 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 43 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan özel eğitim ihtiyacı olan bireylerden bedensel yetersizliği olduğu ve destek eğitimi almak üzere 5580 sayılı Kanun kapsamındaki kurumlardan yararlanamayacağı ya da yararlanmasının sağlığı açısından risk oluşturacağı Durum Bildirir Sağlık Kurulu raporunda belirtilen bireylere bireyin veya velinin/vasinin yazılı talebi ve Özel Eğitim Değerlendirme Kurulu raporu ile evde destek eğitim hizmeti verilebilir. Evde destek eğitimi verilebilmesi için Bedensel Yetersizliği Olan Bireyler İçin Destek Eğitim Programına göre evde uygun eğitim ortamları oluşturulur. Bu eğitimlerde kullanılacak materyaller bu Yönetmeliğin ilgili maddeleri uyarınca eğitimi verecek personel tarafından Bedensel Yetersizliği Olan Bireyler İçin Destek Eğitim Programında belirtilenler arasından seçilerek uygulanır. Evde destek eğitimi verilecek bireylerin eğitimlerinin gün ve saatlerinin yer aldığı aylık iş takvimi hazırlanarak bir sonraki ayın eğitimine başlanmadan Özel Eğitim Modülüne girilir. Eğitimler aylık iş takviminde belirlenen gün ve saatlerde verilir. Aylık iş takviminde herhangi bir nedenle değişiklik yapılması durumunda, değişiklik Özel Eğitim Modülüne girilir. İş takviminde, eğitim verilecek gün içinde değişiklik yapılamaz. Evde verilecek destek eğitimi için kameralı görüntüleme sistemi ile biyometrik kimlik doğrulama sistemi kayıtları aranmaz. Aylık olarak düzenlenen ve özel eğitim ihtiyacı olan birey ya da veli/vasi ile ilgili eğitim personeli ve kurum müdürü tarafından imzalanmış “Aylık Bireyselleştirilmiş Eğitim, Çalışma ve Rehabilitasyon Planı” bu bireyler için eğitimin verildiği ayı takip eden ayın ilk on iş günü içerisinde il/ilçe millî eğitim müdürlüğüne teslim edilir. Ayrıca bir örneği inceleme/soruşturma/denetimlerde gösterilmek üzere kurumda saklanır." kuralı benimsenmiş, anılan düzenleme 01/12/2025 tarihinde yürürlüğe girmiştir.<br> 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 301. maddesi ve Milli Eğitim Temel Kanunu'nun 56. maddesi uyarınca, okul öncesi, ilk ve orta öğretim çağındaki öğrencileri bedenî, zihnî, ahlakî, manevî, sosyal ve kültürel nitelikler yönünden geliştiren ve insan haklarına dayalı toplum yapısının ve küresel düzeyde rekabet gücüne sahip ekonomik sistemin gerektirdiği bilgi ve becerilerle donatarak geleceğe hazırlayan eğitim ve öğretim programlarını tasarlamak, uygulamak, güncellemek; öğretmen ve öğrencilerin eğitim ve öğretim hizmetlerini bu çerçevede yürütmek ve denetlemek, eğitim ve öğretim hizmetinin, bu kanun hükümlerine göre Devlet adına yürütmek, Milli Eğitim Bakanlığı'nın görev ve yetkisindedir. <br>Anılan görev ve yetkinin ifasına yönelik olarak; eğitim öğretim hizmetinin sunumu kapsamında Bakanlıkça yapılacak iş ve işlemlerin tamamının, eğitim hakkına ilişkin Anasaya'da yer alan ilkelere ve 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu'nda belirlenen Milli Eğitimin genel ve özel amaçlarına ve temel ilkelerine uygun olması gerektiği hususunda duraksama bulunmamaktadır. <br> Hukuk devleti ilkesi ile idarelerin ve kişilerin belli kurallar çerçevesinde hareket etmeleri amaçlanmıştır. Sosyal hukuk devletlerinde bu mekanizmanın işleyişini sağlamaya yönelik olarak; asli unsurların başında Anayasa yer almaktadır.<br> Anayasal ve yasal ilkelerle bağlı kanuni idarenin varlığı ise; idarelerin yargısal faaliyet ile yasal sınırlar içerisinde hareket etmesinin sağlanması ve idarelerin hareket alanlarının hukuksal sınırlarının çizilmesiyle mümkündür. O halde idarelerin işlem ve eylemlerinin yargı denetimine tabi olması da hukuk devleti ilkesinin tabii sonucudur.<br>Bu bağlamda; Milli Eğitim Bakanlığının anılan görev ve yetkisini, üst hukuk normlarına ve Türk Milli Eğitiminin temel ilke ve kurallarına uygun kullanıp kullanmadığının yargısal olarak denetlenmesi hukuk devleti ilkesinin gereğidir.<br> İdarenin düzenleme yetkisinin aslında ikincil nitelikte olduğu hususunda bir duraksama bulunmamaktadır. Anayasa'ya göre, idarenin, düzenleme yetkisini kanunlar çerçevesinde ve kanunlara uygun olarak kullanması gereklidir.<br> Kanun koyucu tarafından idareye tanınan düzenleme yetkisinin başta kamu yararı olmak üzere hizmet gereklerine, hukuk devleti, hukuk güvenliği ve kazanılmış haklara riayet ilkelerine uygun olarak kullanılması gerekmektedir.<br> Kamu yararı kavramı, tüm devlet organlarının işlem ve eylemlerinin genel nitelikteki amacını ve aynı zamanda nedenini oluşturmakta, çeşitli hak ve özgürlükler açısından bir sınırlama nedeni niteliği de taşımakta olup, bu kavram genel bir ifadeyle bireysel, özel çıkarlardan ayrı ve bunlara üstün olan toplumsal yararı ifade etmektedir. <br> Dava konusu düzenlemeye göre; 652 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 43 üncü maddesinin birinci fıkrasında ifade edilen özel eğitim ihtiyacı olan bireylerden bedensel yetersizliği olduğu ve en az on iki hafta süreyle destek eğitimi almak üzere 5580 sayılı Kanun kapsamındaki kurumlardan yararlanamayacağı ya da yararlanmasının sağlığı açısından risk oluşturacağı Durum Bildirir Sağlık Kurulu raporunda belirtilen bireylere bireyin veya velinin/vasinin yazılı talebi ve Özel Eğitim Değerlendirme Kurulu raporu ile evde destek eğitim hizmeti verilebilecektir. <br> Özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde sunulan destek eğitim hizmetinin kamera sistemiyle -güncelde "kamera sistemi ile biyometrik kimlik doğrulama sistemi- belgelenmesi, kurumlara yapılacak ödemeler açısından zorunluluk arz etmekle birlikte; bu kuralın istisnasının evde destek eğitimi verilmesi olduğu, bu durumun da ancak; bireyin özel eğitim ve rehabilitasyon merkezinde sunulan eğitimden kurum binasında bulunarak faydalanmasının mümkün olmadığının ya da gerek özel gereksinim durumu gerekse diğer nedenlerden (kronik hastalık, cihaz kullanımı vb.) dolayı evden ayrılmasının sağlığı üzerinde risk oluşturacağının ortaya konulması halinde mümkün olduğu, durumun tespiti açısından da "durum bildirir sağlık kurulu raporu" sunulması gerektiği anlaşılmaktadır. <br> Uyuşmazlıkta, anılan raporun istenilmesinin dezavantajlı konumda bulunan engelli bireylere külfet yüklediği ileri sürülmekte ise de; özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde özel eğitim desteği alan bireylerin engel durumları veya sağlık sorunları veyahut da başkaca bir sebeple belirli bir süreliğine evde destek eğitim almasının zorunluluk arz etmesi halinde "durum bildirir sağlık kurulu raporuyla" zaruret halinin ortaya konulmasından sonra konuya ilişkin diğer yükümlülüklerin de yerine getirilmesini müteakip hazırlanacak program çerçevesinde özel eğitim desteği sunulması yolunda benimsenen uygulamayla; "evde eğitim hizmeti sunulduğu" belirtilerek eğitim verilmediği halde verilmiş gibi belge düzenlenmek suretiyle gerçeğe aykırı rapor uyarınca yersiz ve haksız ödemeye sebebiyet verilmesi durumunun önlenmeye çalışıldığı, uygulamanın ülke genelinde standarda bağlanarak denetim ve gözetim yükümlülüğünün yerine getirilmeye çalışıldığı, bu haliyle düzenlemede kişisel yarar ile kamu yararı arasındaki dengenin gözetildiği, düzenlemenin kamu kaynaklarının etkin ve verimli kullanılması amacına yönelik olduğu anlaşıldığından; kamu yararı ve hizmet gereği olan dava konusu Yönetmeliğin "Günlük çalışma saatleri ve devam devamsızlık takibi" başlıklı 25. maddesinin 10. fıkrasında yer alan "Durum Bildirir Sağlık Kurulu Raporu" ibaresinde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı görüşüyle anılan ibarenin iptali yolunda verilen çoğunluk kararına katılmıyoruz. <br><br><br><br><br></font></p></body></html>

yürütme