<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2022/3547 E.  ,  2025/9004 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>SEKİZİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2022/3547<br>Karar No : 2025/9004 <br><br>TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI): ... Ticaret Limited Şirketi <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) :... Genel Müdürlüğü <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından Adana ili, Karaisalı ilçesi hudutları dahilinde ve uhdesinde bulunan Sicil:... sayılı IV(a) grup (krom) maden ruhsatının, 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 24. maddesinin 12. fıkrası uyarınca iptaline dair Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.<br><br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; uyuşmazlıkta, davacı şirkete ilk kez para cezasının verildiği tarihte yürürlükte bulunan 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 24/12. maddesiyle, beş yıllık sürede mücbir sebepler ve beklenmeyen hâller dışında üç yıldan fazla üretim yapmayan ruhsat sahiplerine para cezası verileceğinin ve idari para cezasının uygulanmasından başlamak üzere, bu fıkraya aykırı fiilin tekrar tespit edilmesi hâlinde ruhsatın iptal edileceğinin kurala bağlandığı, davacı şirketin bu hüküm uyarınca para cezasıyla cezalandırıldığı, öte yandan dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan 3213 sayılı Kanunun 24/12. maddesinde ise; idari para cezası yaptırımının, idari para cezasının uygulanmasından başlamak üzere, geriye doğru üç yıllık dönemlerde yapılan toplam üretim miktarının projede beyan edilen yıllık üretim miktarının %30’undan daha az olması(hiç üretim yapılmaması durumunun da bu kapsamda olduğu açıktır) şartına, ruhsat iptalinin ise bu fıkra kapsamında beş yıl içerisinde iki defa idari para cezası uygulanması koşuluna bağlandığı ve davacının bu hüküm uyarınca ikinci kez para cezası ile cezalandırılarak ruhsatının iptal edildiği, bu durumda, 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 24/12. maddesinin 7061 sayılı Kanunla değiştirilen önceki ve sonraki hallerinde de, ruhsat iptali yaptırımının tesis edilmesinin iki kez para cezası uygulanması koşuluna bağlandığı, davacıya verilen iki para cezasının da hiç üretim yapılmadığının tespiti üzerine verildiğinin (yani burada para cezasına dayanak eylemlerin farklı eylemler olarak nitelendirilemeyeceğinin) anlaşıldığı, öte yandan dava dosyasında yer alan bilgi belgeler incelendiğinde; dava konusu edilen ruhsat iptaline dayanak para cezaları verilmesine ilişkin işlemlerin, davacı şirkete usulüne uygun olarak tebliğ edildiği ve anılan para cezalarına herhangi bir dava açılmadığından cezaların kesinleştiği, bu itibarla, davacı şirketin aynı eylem (hiç üretim yapmama) nedeniyle beş yıl içerisinde iki kez para cezasıyla cezalandırıldığı ve anılan para cezalarının da usulüne göre tebliğ edilip dava açılmaksızın kesinleştiği anlaşıldığından, dava konusu edilen ruhsat iptaline ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Mahkemenin dava konusu işlemin dayanağı olan idari para cezasına dava açılmadığına ilişkin gerekçesinin hatalı olduğu, anılan işleme karşı dava açıldığı ve ... İdare Mahkemesi tarafından işlemin iptaline karar verildiği, her iki idari para cezasının dayanağının değişen mevzuatlar olduğu, dolayısıyla aynı fıkra kapsamında ikinci kez cezalandırılmış sayılamayacağı, ilk idari para cezasının 2016 yılında tesis edildiği, mevzuatta aranan geriye dönük sürenin de sağlanmadığı ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, idari işlemin hukuka ve mevzuata uygun olduğu belirtilerek davacının isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının açıklamalı olarak onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:<br>İNCELEME VE GEREKÇE: <br>MADDİ OLAY : <br> Adana ili, Karaisalı ilçesinde bulunan maden sahası için davacı şirket adına 07/05/2012 tarihinden itibaren 10 yıl süreli ... sicil sayılı IV(a) grubu maden ruhsatının düzenlendiği, davalı idarece, anılan sahada 2004, 2005, 2008, 2009 yıllarında üretim yapılmadığının tespit edildiği, bunun üzerine, ... gün ... sayılı Maden İşleri Genel Müdürlüğü işlemiyle davacının 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 24. maddesinin 12. fıkrası (7061 sayılı Kanun'un 49. maddesiyle değiştirilmeden önceki hali) uyarınca para cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği, daha sonra 2018 ve 2020 yıllarında maden sahasının bulunduğu alanda yapılan incelemelerde; 2017, 2018 ve 2019 yıllarında da üretim yapılmadığının tespit edildiği, ... tarih ... sayılı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü işlemiyle 7061 sayılı Kanun'un 49. maddesiyle değişik 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 24. maddesinin 12. fıkrası uyarınca, davacı şirketin 95.161,00 TL idari para cezasıyla cezalandırılmasına ve aynı Kanun maddesi uyarınca da ''anılan fıkra kapsamında beş yıl içerisinde iki defa para cezası uygulanması halinde ruhsat iptal edilir'' hükmüne istinaden işletme ruhsatının iptaline karar verildiği, anılan işlemin ruhsat iptaline ilişkin kısmının iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.<br> <br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br>Öte yandan, ... İdare Mahkemesince verilen kararda "Bu itibarla, davacı şirketin aynı eylem (hiç üretim yapmama) nedeniyle beş yıl içerisinde iki kez para cezasıyla cezalandırıldığı ve anılan para cezalarının da usulüne göre tebliğ edilip dava açılmaksızın kesinleştiği anlaşıldığından, dava konusu edilen ruhsat iptaline ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmamıştır." ifadesine yer verildiği ve davacı tarafından ... tarihli, E-... sayılı idari para cezasına karşı dava açmadığı için anılan işlemin kesinleştiği görülmüş ise de; davacı tarafından uyuşmazlığa konu ikinci idari para cezasına ilişkin olarak ...İdare Mahkemesi'nin E:... esasına kayden dava açıldığı ve anılan karara karşı yapılan istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kısmen reddine, kısmen de gerekçeli olarak reddine ilişkin ... tarihli ve E:..., K:... sayılı ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin kararına karşı taraflarca yapılan temyiz başvurusu üzerine Dairemizin 25/11/2025 tarihli, E:2022/6012, K:2025/8998 sayılı kararı ile "Davalı idarenin ... tarihli ve ... sayılı oluru ile davacı şirket uhdesinde bulunan sahaya ilişkin 10/07/2020-13/07/2020 tarihlerinde yapılan denetim neticesinde davacının üretim yapmadığı tespit edilmiş olup davalı idarece, tespit tarihi olan 2020 yılına ilişkin yeniden değerleme oranı dikkate alınarak 95.161,00 TL idari para cezası verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı" gerekçesine yer verilerek dava konusu işlemin iptali yönündeki idare mahkemesi kararının 77.632,00-TL'lik kısmının kaldırılarak, davanın bu kısmının reddine, geri kalan 17.529,00-TL'lik kısmı bakımından karar sonucu itibarıyla hukuka uygun olduğundan, bu kısım bakımından davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı yönünde karar verilmiştir.<br><br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle,<br>1. Temyiz isteminin reddine,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen açıklamayla ONANMASINA, <br>3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,<br>4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,<br>5. Kesin olarak, 25/11/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. <br><br>KARŞI OY :<br>(X)-Dava, davacı şirket tarafından Adana ili, Karaisalı ilçesinde bulunan maden sahası için davacı adına düzenlenen S:... sicil sayılı IV(a) grubu maden ruhsatının, 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 24. maddesinin 12. fıkrası uyarınca iptaline dair Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'nün ...tarih ve ... sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.<br>Uyuşmazlığa konu sahada davalı idarece yapılan incelemede 2004, 2005, 2008, 2009 yıllarında üretim yapılmadığının tespit edildiği, bunun üzerine, 18/07/2016 tarih ve 42438 sayılı Maden İşleri Genel Müdürlüğü işlemiyle davacı şirketin 3213 sayılı Maden Kanunun 24. maddesinin 12. fıkrası (7061 sayılı Kanun'un 49.maddesiyle değiştirilmeden önceki hali) uyarınca para cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği, daha sonra 2020 yılında maden sahasının bulunduğu alanda yapılan incelemelerde; 2017, 2018 ve 2019 yıllarında da üretim yapılmadığının tespit edilmesi üzerine 31/12/2020 tarih ve 2020217974 sayılı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü işlemiyle 7061 sayılı Kanun'un 49. maddesiyle değişik 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 24. maddesinin 12. fıkrası uyarınca, davacı şirketin 95.161,00 TL idari para cezasıyla cezalandırılmasına ve aynı Kanun maddesi uyarınca da ''anılan fıkra kapsamında beş yıl içerisinde iki defa para cezası uygulanması halinde ruhsat iptal edilir.'' hükmüne istinaden işletme ruhsatının iptaline karar verildiği görülmüştür.<br>Uyuşmazlıkta, idarenin üretim yapılmadığına ilişkin ilk tespitinin 2004, 2005, 2008, 2009 yıllarına ilişkin olduğu, son tespitin (2009 yılının) üzerinden 7 yıl geçtikten sonra ... tarih ve ... sayılı işlem ile davacının idari para cezası ile tecziye edildiği, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun "Zaman bakımından uygulama" başlıklı 5. maddesinde, "(1) 26.9.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun zaman bakımından uygulamaya ilişkin hükümleri kabahatler bakımından da uygulanır. Ancak, kabahatler karşılığında öngörülen idarî yaptırımlara ilişkin kararların yerine getirilmesi bakımından derhal uygulama kuralı geçerlidir.<br>(2) Kabahat, failin icraî veya ihmali davranışı gerçekleştirdiği zaman işlenmiş sayılır. Neticenin oluştuğu zaman, bu bakımdan dikkate alınmaz." hükmü dikkate alındığında bahse konu idari para cezası işleminin hukuken ihtiva etmesi gereken şartları taşımadığı gibi bu işleme ve işlemin dayanağı tespitlere atıfta bulunularak 2020 yılında yapılan ikinci bir denetim neticesinde 2017, 2018 ve 2019 yıllarında üretim yapılmadığından bahisle davacının ikinci kez aynı madde kapsamında ceza aldığından bahisle ruhsatının iptal edilmesine ilişkin işlemde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.<br>Kaldı ki, davacıya idari para cezası verilmesine dayanak gösterilen 3213 sayılı Kanun'un 24/12. maddesinin; 04/12/2015 tarihli 6592 sayılı Kanunun 13. maddesiyle değiştirilen ve ... tarih ve ... sayılı Maden İşleri Genel Müdürlüğü işlemi tarihinde yürürlükte olan halinin, davacıya farklı sorumluluk yüklediği, aynı maddenin 28/11/2017 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 7061 sayılı Kanunun 49. maddesi ile değiştirilen ve işbu davaya konu işlem tarihinde yürürlükte olan halinin ise, farklı bir sorumluluk yüklediği, dolayısıyla davacıya anılan fıkra kapsamında beş yıl içerisinde iki defa para cezası uygulandığından bahsedilemeyeceği açık olduğundan dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle çoğunluk kararına katılmıyorum.<br><br></font></p></body></html>

yürütme