<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2025/1349 E.  ,  2025/1912 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> DÖRDÜNCÜ DAİRE <br>Esas No : 2025/1349<br>Karar No : 2025/1912 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br> <br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>TETKİK HÂKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesinde sınırlı sayıda sayılan temyize tabi kararlar arasında yer almadığı görüldüğünden, anılan Kanun'un 48. maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca temyiz isteminin incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. <br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davalı idarenin yürütmenin durdurulması talebinin incelenmesine gerek görülmeyerek, işin gereği görüşüldü:<br><br>İLGİLİ MEVZUAT:<br>2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde; "Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir:<br> a) Düzenleyici işlemlere karşı açılan iptal davaları. <br> b) (İptal bent: Anayasa Mahkemesinin 26/7/2023 tarihli ve E.:2023/36 K.:2023/142 sayılı Kararı ile) (Yeniden Düzenleme:28/7/2024-7524/53 md.) Konusu dokuz yüz yirmi bin Türk lirasını aşan; vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davalar.<br> c) (Ek:28/7/2024-7524/53 md.) Konusu iki yüz yetmiş bin Türk lirasını aşıp dokuz yüz yirmi bin Türk lirasını aşmayan; vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan ve istinaf kanun yolu incelemesinde kaldırma kararı üzerine yeniden karar verilen davalar.<br> d) Belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davaları.<br> e) Belli bir ticari faaliyetin icrasını süresiz veya otuz gün yahut daha uzun süreyle engelleyen işlemlere karşı açılan iptal davaları.<br> f) Müşterek kararnameyle yapılan atama, naklen atama ve görevden alma işlemleri ile daire başkanı ve daha üst düzey kamu görevlilerinin atama, naklen atama ve görevden alma işlemleri hakkında açılan iptal davaları.<br> g) İmar planları, parselasyon işlemlerinden kaynaklanan davalar.<br> h) Tabiat Varlıklarını Koruma Merkez Komisyonu ve Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunca itiraz üzerine verilen kararlar ile 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanununun uygulanmasından doğan davalar.<br> ı) Maden, taşocakları, orman, jeotermal kaynaklar ve doğal mineralli sular ile ilgili mevzuatın uygulanmasına ilişkin işlemlere karşı açılan davalar.<br> i) Ülke çapında uygulanan öğrenim ya da bir meslek veya sanatın icrası veyahut kamu hizmetine giriş amacıyla yapılan sınavlar hakkında açılan davalar.<br> j) Liman, kruvaziyer limanı, yat limanı, marina, iskele, rıhtım, akaryakıt ve sıvılaştırılmış petrol gazı boru hattı gibi kıyı tesislerine işletme izni verilmesine ilişkin mevzuatın uygulanmasından doğan davalar.<br> k) 8/6/1994 tarihli ve 3996 sayılı Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanunun uygulanmasından ve 16/7/1997 tarihli ve 4283 sayılı Yap-İşlet Modeli ile Elektrik Enerjisi Üretim Tesislerinin Kurulması ve İşletilmesi ile Enerji Satışının Düzenlenmesi Hakkında Kanunun uygulanmasından doğan davalar.<br> l) 6/6/1985 tarihli ve 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanununun uygulanmasından doğan davalar.<br> m) 3/7/2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununun uygulanmasından doğan davalar.<br> n) Düzenleyici ve denetleyici kurullar tarafından görevli oldukları piyasa veya sektörle ilgili olarak alınan kararlara karşı açılan davalar." hükümlerine yer verilmiştir.<br> Aynı Kanun'un 48. maddesinin 6. fıkrasında; "Temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin tamamının ödenmemiş olması halinde kararı veren; merci tarafından verilecek yedi günlük süre içerisinde tamamlanması, aksi halde temyizden vazgeçilmiş sayılacağı hususu temyiz edene yazılı olarak bildirilir. Verilen süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde, ilgili merci, kararın temyiz edilmemiş sayılmasına karar verir. Temyizin kanuni süre geçtikten sonra yapılması veya kesin bir karar hakkında olması halinde de kararı veren merci, temyiz isteminin reddine karar verir. İlgili merciin bu kararları ile bu maddenin 2 nci fıkrasında belirtilen temyiz isteminde bulunulmamış sayılmasına ilişkin kararlarına karşı, tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir." hükmü; 7. fıkrasında ise, "Temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin ödenmemiş olduğu, dilekçenin 3 üncü madde esaslarına göre düzenlenmediği, temyizin kanuni süre içinde yapılmadığı veya kesin bir karar hakkında olduğunun anlaşıldığı hâllerde, 2 ve 6 ncı fıkralarda sözü edilen kararlar, dosyanın gönderildiği Danıştayın ilgili dairesi ve kurulunca, kesin olarak verilir. " hükmü yer almıştır. <br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br> Yukarıda anılan mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden; 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde yer almayan davalar hakkında idare mahkemelerince verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvuruları üzerine, bölge idare mahkemelerince verilen kararların kesin olduğu; dolayısıyla, bu kararların temyiz istemine konu edilemeyeceği sonucuna ulaşılmaktadır.<br> Dosyanın incelenmesinden; davanın İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığının ... tarihli, ... sayılı Başkanlık Olur'u ile kabul edilen Mavişehir Kıyı Rehabilitasyonu Projesinin 2. Etabı olarak anılan bölümünün İzmir ili, Karşıyaka ilçesi, ... Mahallesi, ... ada ... sayılı parsel ile ... ada ... sayılı parsel arasından geçerek Gediz Nehri kıyısında son bulan kısmının iptali istemiyle açıldığı görülmekte olup; anılan işlemin iptali istemiyle görülmekte olan işbu davanın, 2577 İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesinde sayılan temyiz edilebilir uyuşmazlıklar arasında yer almadığı anlaşılmıştır. <br>Bu durumda, istinaf incelemesinden sonra temyiz incelemesine tabi olan davalar arasında sayılmayan ve 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin 6. fıkrası uyarınca istinaf incelemesi üzerine kesinleşen karar hakkında temyiz isteminde bulunulması hukuken mümkün olmadığı gibi; ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesince temyiz yolu açık olmak üzere karar verilmiş olması, kanunen temyiz yolu öngörülmeyen davada ilgilisine temyiz hakkı vermeyeceğinden, davalı idarenin temyiz isteminin de incelenemeyeceğinin kabulü gerekmektedir.<br> <br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Temyiz isteminin İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,<br>2. Bölge İdare Mahkemesince kesin olan karara karşı temyiz yolunun açık olduğu belirtildiğinden, temyiz aşamasında davalı tarafından yatırılan ...-TL harç ile kullanılmayan ...-TL yürütmenin durdurulması harcı ile posta gider avansından artan tutarın istemi halinde davalıya iadesine,<br>3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 24/03/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.<br><br><br>(X) KARŞI OY : <br> Dosyanın incelenmesinden; davanın İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığının ... tarihli, ... sayılı Başkanlık Olur'u ile kabul edilen Mavişehir Kıyı Rehabilitasyonu Projesi'nin 2. Etabı olarak anılan bölümünün İzmir ili, Karşıyaka ilçesi, ... Mahallesi, ... ada ... sayılı parsel ile ... ada ... sayılı parsel arasından geçerek Gediz Nehri kıyısında son bulan kısmının iptali istemiyle açıldığı görülmektedir.<br> Uyuşmazlıkta; davanın reddi yolunda verilen karara karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile, İdare Mahkemesi kararının kaldırılarak dava konusu işlemin iptali yolunda verilen temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında, "dosyaya sunulan imar planı örneklerinin incelenmesinden, davaya konu alanda sedde yapımına imkan sağlayan bir gösterime, taşınmazı içeren alanın imar planlarında yer verilmediği gibi, taşınmaz ile deniz arasındaki kısmın imar planı paftalarında da bu imalata ilişkin bir gösterimin mevcut olmadığı; bu nedenle Mavişehir Kıyı Rehabilitasyonu Projesinin 2. Etabının ... ada, ... sayılı parsel ile ... ada, ... sayılı parsel arasından geçerek Gediz Nehri kıyısında son bulan bölümünün, imar planına aykırı usulde yürürlüğe konulması nedeniyle ve bu yönüyle 3194 sayılı Kanun'un 3. maddesine ve hukuka aykırı olduğu" sonucuna varıldığı anlaşılmaktadır.<br>3621 sayılı Kıyı Kanunu'nun "Kıyının Korunması, Yapı Yasağı, Kıyı ve Su Alanlarında Yapılacak Yapılar" başlıklı 6. maddesinde "...Kıyıda imar planı kararı ile; a) İskele, liman, barınak, yanaşma yeri, rıhtım, dalgakıran, köprü, menfez, istinat duvarı, fener, çekek yeri, kayıkhane, tuzla, dalyan, tasfiye ve pompaj istasyonları gibi, kıyının kamu yararına kullanımı ve kıyıyı korumak amacına yönelik alt yapı ve tesisler, Sahil Güvenlik Komutanlığının faaliyetlerinin özelliği gereği kıyıdan başka yerde yapılması mümkün olmayan Sahil Güvenlik Komutanlığı bağlısı gemi/bot karakolları ve destek birimi binaları"nın yapılabileceği hükmüne yer verilmiştir.<br>2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun Ek 1. maddesinde; "İki dava dairesinin görevine ilişkin davalar, ilgili dava dairesinin isteği üzerine o dava dairelerinin birlikte yapacakları toplantıda karara bağlanır." hükmüne yer verilmiştir. <br>Danıştay dava daireleri arasında iş bölümünün belirlenmesine ilişkin 18/12/2020 tarih ve 2020/62 sayılı Danıştay Dava Daireleri Arasındaki İş Bölümü Kararında Değişiklik Yapılmasına dair Danıştay Başkanlık Kurulunun 19/07/2023 tarih ve 2023/33 sayılı ve 17/01/2025 tarih ve 2025/3 sayılı Kararlarında; çevre (proje süreci dahil), boğaziçi, kültür ve tabiat varlıkları, gecekondu, kıyı ve turizm mevzuatının uygulanmasından (mühürleme, durdurma, yıkım kararları ile bunlara ilişkin verilen para cezaları ve bu cezaların tahsili amacıyla tesis edilen işlemler dahil) kaynaklanan davalar ve temyiz başvurularının Dördüncü Dairede çözümlenmesine; İmar Kanunu ile diğer kanunlar ve ilgili mevzuata göre her tür ve ölçekteki planların hazırlanması ve yürürlüğe konulması, arsa ve arazi düzenlemesi, ifraz ve tevhit işleri, imar durumu, ruhsat ve kamulaştırma işlemlerine karşı plan ile birlikte veya müstakilen tesis edilen işlemlerden kaynaklanan davalar ve temyiz başvurularının ise, Danıştay Altıncı Dairede çözümlenmesine karar verilmiştir.<br>Bu durumda; dava konusu işlemin kıyı mevzuatının uygulanmasına yönelik tesis edildiği görülmekte birlikte; 3621 sayılı Kıyı Kanunu'nun 6. maddesi uyarınca, kıyıda imar planı kararı bulunması halinde anılan maddede sayılan yapı ve tesislerin yapılabileceği; temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ile, dava konusu uyuşmazlık kapsamında yapılan Mavişehir Kıyı Rehabilitasyonu Projesi'nin, "imar planına aykırı usulde yürürlüğe konulması nedeniyle ve bu yönüyle 3194 sayılı Kanun'un 3. maddesine ve hukuka aykırı olduğu" gerekçesiyle iptaline karar verildiği dikkate alındığında; temyiz isteminin Danıştay Dördüncü ve Altıncı Dairelerince oluşturulacak Müşterek Kurulca karara bağlanması gerektiği sonucuna varılmakta olup; Danıştay 6. Dairesinin 24/12/2024 tarih ve E:2024/748, K:2024/8007 sayılı kararıyla görülmekte olan davanın kıyı mevzuatının uygulanmasının kaynakladığı gerekçesiyle işbu dosyanın Dairemize gönderildiği dikkate alındığında; her iki dava dairesince müşterek heyet oluşturularak, dava konusu uyuşmazlığın karara bağlanabilmesi için bu hususta bir karar verilmek üzere dava dosyasının, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 52. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Danıştay Başkanlar Kuruluna gönderilmesi gerektiği görüşüyle; temyiz isteminin incelenmeksizin reddi yolundaki Dairemiz çoğunluk kararına katılmıyorum.<br><br></font></p></body></html>

vergi