<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2024/3964 E.  ,  2025/1909 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> DÖRDÜNCÜ DAİRE <br>Esas No : 2024/3964<br>Karar No : 2025/1909 <br> <br>TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) ... Bakanlığı <br>VEKİLİ : Av. ...<br> <br>2- (DAVALI YANINDA MÜDAHİL)... Geri Dönüşüm Atık Depolama İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACILAR) : <br> 1- ... <br> 2- ...<br> ...<br> 45- ... <br> 46- ... <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br> Dava konusu istem: İzmir ili, Aliağa ilçesi, ... Mahallesi, ... mevkiinde ... Geri Dönüşüm A.Ş. tarafından yapılması planlanan Batı Ege ve Güney Marmara Endüstriyel Atık Bertaraf Tesisi projesine ilişkin verilen ÇED Olumlu kararının istenilmiştir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesinin dava konusu işlemin iptali yolundaki kararının Dairemizin 14/03/2024 tarih ve E:2024/127, K:2024/1812 sayılı kararı ile bozulması üzerine, bozma kararına uyularak verilen temyize konu kararda; bilirkişi raporunda özetle; ''...Dava konusu etkinlik ile ilgili hazırlanmış olan ÇED Raporundaki jeolojik ve hidrojeolojik değerlendirmelerin bazı önemli eksikler içerdiği için projenin çevresel etkilerinin en aza indirilmesi yönünden yeterli olmadığı, söz konusu endüstriyel atık (cüruf) depolama ve bertaraf alanındaki ve çevresindeki volkanik kayaçların geçirimli ve akifer (yeraltı suyu deposu) özelliğinde olup sulama amaçlı kullanılan Çıtak Göleti ile içme-kullanma amaçlı kullanılan çok sayıda kaynak ve kuyunun beslenme alanında bulunduğu, söz konusu etkinlikle kazma, yükleme ve taşıma etkinliklerinin yapılacağı, sahadan kazma ve sıyrılma yoluyla malzeme alınarak zeminde geçirimsiz perde oluşturulacağı ve kısmen topoğrafyanın değiştirileceği böylece yüzey ve yeraltı sularının beslenmesinin (engellenme veya azaltma yoluyla) olumsuz etkilenme potansiyeli bulunduğu görüş ve kanaatine bağlı olarak kamu yararı bulunmadığı, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yapılan, Ulusal Hava Kalitesi İzleme Ağı, Aliağa İstasyonunda PM10 sonuçlarının ÇED raporunda 24.12.2024 olan ölçüm tarihinin bir ay öncesi ve bir ay sonrası olacak biçimde 24.11.2021 ile 25.01.2022 tarihleri arasında toplam 63 günlük verilerin değerlendirilmesiyle minimum 11,04 µg/m3, 30.12.2021 tarihinde maksimum 190.76 µg/m3 PM10 63 günlük ortalamada da 57,36 µg/m3 PM10 konsantrasyonu ölçülmüş olduğu, 24 saatlik değer olan (KVD) 40 µg/m3 PM10 sınır değerinin 63 günde 37 kez, 50 µg/m3 olan UVD değerinin ise 63 günde 28 kez aşılmış olduğu, ÇED raporunda 24.12.2024 olan ölçüm tarihinde Ulusal Hava Kalitesi İzleme Ağı, Aliağa İstasyonunda PM10 konsantrasyonunun 34.76 µg/m3 olarak ölçülmüş olduğu görüldüğü, ÇED kapsamında yapılmış olan ölçümlerin 1 No.lu noktada 33,23 µg/m3, 2 No.lu noktada 34,15 µg/m3 sonuçlarının ölçüldüğü göz önüne alındığında sonuçların Ulusal Hava Kalitesi İzleme Ağı, Aliağa İstasyonu ile paralellik gösterdiği, Aliağa Bölgesinde PM10 konsantrasyonları mevcut durumda yasal standartları önemli ölçüde aşmakta olduğu, Aliağa Bölgesinin toz yayıcı etkileri olan tesisleri kaldırma kapasitesinin bulunmadığı, planlanan tesisin faaliyetleri nedeniyle oluşması beklenen kirletici parametrenin (toz) Toplam Kirlenme Değerinin ilgili yönetmelik ve bağlı kılavuza uygun hesaplanmamış olması nedeniyle Sanayi Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği Açısından uygunsuzluk söz konusu olduğu, 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanunun 20. maddesinde yer alan “Zeytinlik sahaları içinde ve bu sahalara en az 3 kilometre mesafede zeytinyağı fabrikası hariç zeytinliklerin vegatatif ve generatif gelişmesine mani olacak kimyevi atık bırakan, toz ve duman çıkaran tesis yapılamaz ve işletilemez” hükmüne göre, dava konusu proje alanına ait arazideki faaliyetlerin ve oluşturulacak depo alanının uygunluk arz etmemesi, Yörede yapılan büyükbaş ve küçükbaş hayvan yetiştiriciliğinin olumsuz etkilenecek olması, mera özelliği gösteren, çevre köy ve mahalleler tarafından mera olarak kullanılan alanın depo alanına dönecek olması sonucu hayvancılık faaliyetlerinin olumsuz etkilenecek olması, taşıt trafiğinin artması sonucu otlatılan hayvanların, köylülerin ve yörede yaşayan diğer hayvanların tehlike altında kalacağı, ÇED raporunda; depolama tesisinin işletilmesi esnasında kullanılacak olan kırsal yolların ağır tonajlı araçların geçişine uygun olup olmadıklarının sorgulanmadığı, bu yolların ağır tonajlı araçların geçişi için uygun olmaması durumunda ne gibi tedbirlerin alınacağından bahsedilmediği, arazinin topoğrafik durumuna bağlı olarak hız kesici engellerin yapılıp yapılmayacağı, istinat yapılarına/sanat yapılarına ihtiyaç olup olmadığı, bu yollara girebilecek evcil veya yabani hayvanların girişini engelleyebilecek/kontrol edebilecek bariyer tedbirlerinin olup olmayacağı, ayrıca depolama tesisi etrafındaki kırsal yaşam göz önüne alındığında bu yol güzergahlarında belirli bölgelerde insanların, yabani veya evcil hayvanların yol güzergahın altından/üstünden güvenle geçişini ağlayabilecek geçitlerin yapılıp yapılmayacağı hakkında bilgilere rastlanmadığı, bu tedbirlerin ÇED raporunda düşünülmemesi veya detaylandırılmamasının kırsal yörede yaşayan canlıların güvenliği için risk oluşturabileceği, ayrıca, proje kapsamında 21,8 yıl boyunca yılda 180.000 ton cürufun taşınacağı dikkate alındığında; bu boyuttaki ağır tonajlı trafik yükünün önerilen kırsal yolda taşınmasının uygun olamayacağı, bu durumun da yöre için önemli riskler oluşturabileceği, sonuç olarak; yukarıdaki açıklamalar ışığında; Sayın Mahkemenize (... İdare Mah. ... E nolu dava kapsamında) sunulan bilirkişi raporunda İnşaat Mühendisi olarak varılmış olan olumsuz görüş ve kanaatin korunmasının uygun olacağı, Nihai ÇED raporunda; projeden kaynaklı etkilerin doğal çevreyi ve faunayı nasıl etkileyeceği, bu etkilere karşı alınacak önlemlerin neler olacağının belirtilmemiş olması, omurgasız hayvan türlerinin özellikle gündüz kelebeklerinin belirlenmemiş olması, fauna için izleme ve taşıma dışında önlemlerin alınmamış olması ve arazi çalışmalarının her mevsimi kapsayacak şekilde yapılmaması (sadece Ağustos 2021) nedeniyle bölgenin faunistik biyoçeşitliliğinin tam olarak ortaya çıkarılamaması ve ÇED raporunda verilen türlerden 7 tanesinin ‘VU’ (Duyarlı-Zarar Görebilir), 1 tanesinin ‘EN’ (Tehlikede) kategorisinde olması ve faaliyetin habitat kaybına yol açması nedenleriyle fauna ve hayvan ekolojisi açısından değerlendirmelerin yetersiz olduğu, Nihai ÇED Raporunda, alanın florasını temsilen sunulan flora listesinin son derece sınırlı olduğu, diğer taraftan alanda, proje faaliyeti ile yapılacak işler sonucunda var olan bitki örtüsünün geri dönüşsüz olarak ortadan kalkacağı, önemli miktarda makilik alanın ve hayvan beslenmesinde önemli yeri olan çayır bitkilerinin tamamen kullanım dışı kalacağının açık olduğundan alanın flora ve vejetasyonunun gereğince ve yeterince değerlendirilmediği, gerekçelerine bağlı olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca verilen ... tarihli ve ... sayılı “ÇED Olumlu” kararının uygun olmadığı...'' tespitlerine yer verildiği belirtilerek, ÇED raporunda yüzey ve yeraltı sularının beslenmesini olumsuz etkileyeceği beklenen kirletici parametrenin (toz) Toplam Kirlenme Değerinin ilgili yönetmelik ve bağlı kılavuza uygun hesaplanmadığı, reseptör noktalarının doğru seçilmediği, faaliyetin zeytinliklere zarar vereceği, tesise ulaşım sağlayacak yollarda cüruf taşıyacak ağır tonajlı araç trafiğinin arazinin eğimli yapısı da göz önüne alındığında depolama tesisi civarında yaşayanların ve bu yörede otlatılan/otlayan canlı hayvanlar için hayati riskler oluşturabilecek potansiyeli bulunduğu, projeden kaynaklı etkilerin doğal çevreyi nasıl etkileyeceği, bu etkilere karşı alınacak önlemlerin neler olacağının belirtilmediği, omurgalı hayvan türlerinin belirlenmesine karşın, omurgasız hayvan faunasının özellikle gündüz kelebeklerinin belirlenmediği fauna için izleme ve taşıma dışında önlemlerin alınmadığı ve arazi çalışmalarının her mevsimi kapsayacak şekilde yapılmadığı ve ÇED raporunda verilen türlerden 7 tanesinin ‘VU’ (Duyarlı-Zarar Görebilir), 1 tanesinin ‘EN’ (Tehlikede) iucn kategorisinde olması dikkate alındığında dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçeleriyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : <br>1-Davalı tarafından; bilirkişi raporunda dile getirilen iddiaların gerçeği yansıtmadığı, ÇED sürecinin mevzuata uygun biçimde sonuçlandırıldığı, komisyon üyesi kurumların görüşleri doğrultusunda ÇED Olumlu kararı verildiği, söz konusu projeye ilişkin gerekli iş ve işlemlerin usulüne uygun olarak yerine getirildiği, ÇED Raporunda projenin olası olumsuz etkilerinin nasıl bertaraf edileceğinin, ne tür önlemler alınacağının eksiksiz bir şekilde açıklandığı, ÇED Raporunda hukuki ve teknik olarak bir eksiklik bulunmadığı belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. <br>2-Davalı yanında müdahil tarafından; temyize konu karara esas alınan bilirkişi heyeti raporunda, ÇED Raporunda yer alan hususlar irdelenmeden, mevzuatın öngördüğü usuller değerlendirilmeden, projenin somut özellikleri ve projenin sanayi bölgesindeki önemi dikkate alınmadan, eksik inceleme yapılarak ÇED Raporunun uygunsuz olduğu yönünde kanaat bildirildiği, bilirkişi heyeti raporunun eksik inceleme ile hazırlandığı, hükme esas alınabilecek nitelik ve yeterlilikte olmadığı, tesiste tehlikesiz atık bertaraf edileceği, projenin 7 ilde bulunan çelikhane tesislerine hizmet edeceği, projenin bulunduğu bölgenin 10.10.2018 tarihinde onaylanan İzmir - Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı ile ''Tehlikeli Atık Bertaraf Tesisi'' olarak ilan edildiği, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü görüşü ile tarım dışı amaçla kullanımının uygun görüldüğü, projenin bölge ihtiyaçlarını karşılamada ve çevresel düzeni korumada dengeyi sağlayan elverişli bir yol niteliğinde olduğu, ÇED sürecinde projenin etkilerinin ayrıntılı olarak incelendiği ve bu doğrultuda raporlar hazırlandığı, Mahkeme tarafından, proje bölgesinin seçimine esas olan faktörler ve bölgenin projeye uygunluğu konusunda bir çok kurum tarafından yapılan değerlendirmelerin dikkate alınmadığı, dava konusu projenin, ekonomik olarak sanayi faaliyetleri üzerine yoğunlaşmış bölgede yer alan cüruf depolama tesisi ihtiyacını karşılar nitelikte olup, proje konusu tesisin inşa edileceği alanın da bu doğrultuda seçildiği, projenin hayata geçirilmesinde üstün kamu yararının mevcut olduğunun sabit olduğu, ÇED Raporu ile proje alanında bulunan yer altı ve yüzey su kaynaklarının tamamının incelendiği, projenin bu su kaynaklarına olası etkilerinin tespit edildiği ve bu etkilerin ortadan kaldırılması için ayrıntılı olarak önlem planları hazırlandığı, her ne kadar bilirkişi raporunda projenin geçirimsiz bölge oluşturarak çevredeki su kaynaklarının beslenmesinin olumsuz etkileneceği ifade edilmişse de ÇED Raporunda ayrıntılı açıklandığı üzere bölgedeki yüzeysel akış suları, kuşaklama gibi yöntemlerle proje alanına kurulacak yağmur suyu toplama sistemi ile proje alanına hiç girmeden doğal akış yönlerine yönlendirileceği, bilirkişi raporunda yer alan geçirimsiz bölge yüzünden çevredeki su kaynaklarının olumsuz etkileneceği kanaatinin eksik incelemeye dayandığı, her ne kadar bilirkişi raporunda bölgedeki yağışların geçirimsiz bölge sebebiyle yer altına inemeyeceği, bu nedenle bölgedeki kaynakları besleyemeyeceği ifade edilse de bölgedeki seviye farkları ve yüzey sularının akım yönleri incelendiğinde bu geçirimsiz bölge üzerindeki yağışların seviye farkı sebebiyle Çıtak Gölü'ne yöneleceği, bu kapsamda Çıtak Gölü'nün beslenme bakımından olumsuz etkilenmeyeceği, Nihai ÇED Raporu ile yapılan hava kirlenme değeri hesaplamalarının mevzuata uygun olarak gerçekleştirildiği ve en kötü ihtimal düşünüldüğünde dahi hava kalitesine herhangi bir etkisinin olmayacağı sonucuna varıldığı, ÇED Raporunda projenin zeytinliklere ve diğer bitki örtüsüne olası zararını engellemek adına alınacak önlemlerin ayrıntılı şekilde belirtildiği, projenin duman çıkaran bir tesis olmadığı, zeytinliklerin vegatatif ve generatif gelişmesine mani olacak kimyevi bir atık bırakmadığı, projenin bilirkişi raporunda atıf yapılan Kanun maddesi kapsamına girmediği, bilirkişi raporunda projenin özel durumunun incelenmediği, ÇED Raporunda proje kaynaklı bölgede oluşacak ek trafik yükü, araçların kullanacağı rotalar ve alınacak önlemlerin ayrıntılı olarak incelendiği, kırsal olmayan yolların bulunduğu bölgede hayvancılık faaliyetleri değerlendirildiğinde, ÇED Raporunda en kötü ihtimalde dahi olsa olumsuz etkilerin önüne geçmek için alınacak önlemlere ayrıntılı olarak yer verildiği, ÇED Raporunda bölgede yer alan faunanın ayrıntılı dökümünün yapıldığı, akabinde de projenin bölgede mevcut unsurlara etkisi ve bunların korunmasına ilişkin alınacak önlemlerin belirlendiği, bilirkişi raporunda flora disiplini açısından da ÇED Raporunda yer alan inceleme, araştırma ve alınacak önlemlerin değerlendirilmediği, ÇED Raporunda bölgedeki tüm canlı türleri, projenin bunlara etkileri ve alınacak önlemlerin belirlendiği, bozma kararı uyarınca incelenmesinin gerektiği belirtilen hususların, hükme esas alınan bilirkişi raporunda değerlendirilmediği, değerlendirilen hususların ise eksik inceleme ile maddi ve hukuki gerçekliğe aykırı olarak değerlendirildiği, bu nedenle hükme esas alınabilecek nitelik ve yeterlilikte olmadığı, bilirkişi raporunda, ÇED Raporunda ayrıntılı olarak yer alan incelemeler, raporlar ve olası olumsuz etkilerin bertaraf edilmesi için alınması gereken önlemlerin değerlendirilmediği, eksik inceleme yapılarak ÇED Raporunun uygunsuz olduğu sonucuna varıldığı, dava konusu projenin bölge sanayisi için önemi ve çevre hakkı ile birlikte ekonomik kalkınma ilkesi konusunda hiçbir değerlendirme yapılmadığı, bozma kararının gereğinin yerine getirilmediği, belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. <br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacılar tarafından savunma verilmemiştir.<br><br>TETKİK HÂKİMİ :...<br>DÜŞÜNCESİ : Temyize konu karara esas alınan bilirkişi heyeti raporundaki tespitler incelendiğinde, zeytinlikler yönünden yapılan tespitler dışındaki hususların (bilirkişi heyeti raporundaki, projeden kaynaklanacak oluşması beklenen kirletici parametrenin (toz) ilgili yönetmeliğe uygun hesaplanmadığı yönündeki tespitler dikkate alındığında, toz emisyonundan kaynaklanacak olası kirliliğin, proje etki alanına ve yakındaki zeytinliklere etkileri netleştirilmeden, zeytinliklerin vegatatif ve generatif gelişimlerine etkilerinin yapılacak yeni toz emisyonu hesaplamaları üzerinden ortaya çıkacak sonuçlar dikkate alınarak belirlenmeden, bu hususta net bir sonuca ulaşılması mümkün olmadığından, mevcut durumda, zeytinlikler yönünden bilirkişi heyeti raporunda belirtilen tespitlere itibar edilemeyeceği) ÇED Raporunda yapılan değerlendirmelerin eksik ve yetersiz olmasından ibaret olduğu, bu rapor esas alınarak verilen Mahkeme kararında ise, davaya konu işlemin iptaline karar verilmekle birlikte, söz konusu projenin, bilirkişi heyeti tarafından belirlenen eksikliklerin tamamlandığı bir ÇED Raporu hazırlanmak suretiyle yapılıp yapılamayacağı hususunun net olarak ortaya konulmadığı görülmektedir, bu sebeple temyize konu Mahkeme kararı gerekçesindeki söz konusu belirsizliğin giderilmesini teminen, kararın hüküm kısmında yer alan ''dikkate alındığında'' ifadesinden sonra gelmek üzere ''...projenin çevreye olabilecek olumsuz etkilerinin önlenmesi ya da kabul edilebilir seviyelere indirilmesi için gerekli tedbirlerin alınmadığı, eksik ve yetersiz tespit ve değerlendirmelere dayalı olarak hazırlanan ÇED Raporu esas alınmak sureti ile verilen...'' ifadesinin eklenmesi suretiyle, temyiz isteminin reddi ile Mahkeme kararının gerekçesinin değiştirilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br> Aynı alanda bulunan ve benzer çevresel etkilerin irdelendiği, başka bir proje için açılan davalarda, bozmaya uyulmak suretiyle verilen iptal kararları Dairemizin 24.03.2025 tarih ve E:2025/1341, K:2025/1907 - E:2024/4022, K:2025/1908 sayılı kararları ile gerekçeleri değiştirilerek onanmıştır. <br> İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br> 1. Temyiz isteminin reddine,<br> 2. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,<br> 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,<br> 4. Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine,<br> 5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 24/03/2025 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.<br><br><br>(X) KARŞI OY : <br>Davada; İzmir İli, Aliağa İlçesi, ... mahallesi, ... mevkiinde ... Geri Dönüşüm A.Ş. tarafından yapılması planlanan Batı Ege ve Güney Marmara Endüstriyel Atık Bertaraf Tesisi projesine ilişkin verilen ... tarih ve ... sayılı ''ÇED Olumlu'' kararının iptali istenilmiştir.<br>Dosyanın incelenmesinden, temyize konu Mahkeme kararına esas alınan bilirkişi heyeti raporu ve davaya konu projeye ilişkin Nihai ÇED Raporu incelendiğinde, eksik olduğu belirtilen tüm hususlara ilişkin çalışmaların yapılmış olduğu, projenin çevreye olan etkilerinin minimize edilmesi için alınması gerekli olan tüm tedbirlere yer verildiği, gerekli taahhütlerde bulunulduğu görülmektedir. <br> Bu durumda, temyize konu kararın bozulması ve davanın reddine karar verilmesi gerektiği oyu ile dava konusu işlemin iptaline ilişkin temyize konu İdare Mahkemesi kararının onanması yolunda verilen çoğunluk kararına katılmıyorum.<br><br><br><br></font></p></body></html>

vergi