<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2023/1372 E.  ,  2025/704 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU<br>Esas No : 2023/1372<br>Karar No : 2025/704<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı - ...<br> (... Vergi Dairesi Müdürlüğü)<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Taahhüt Gıda İnşaat Turizm Petrol Ürünleri Nakliye<br> İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ : <br>Dava konusu istem: Davacı adına, kullandığı faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığından bahisle hakkında düzenlenen ... tarih ve ... sayılı Görüş ve Öneri Raporu done alınmak suretiyle verilen takdir komisyonu kararları uyarınca resen tarh edilen 2010 yılının Ocak ila Aralık dönemlerine ait katma değer vergileri ile vergilerin bir katı tutarında kesilen vergi ziyaı cezalarının kaldırılması istemiyle dava açılmıştır. <br> Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunun, somut olayda takdir komisyonu kararının idareye tevdii üzerine ihbarnamelerin kalan süre içinde tebliğ edildiği anlaşıldığından cezalı tarhiyatların zamanaşımına uğramadığının tespit edildiği, bu nedenle takdir komisyonu kararının verildiği tarih itibarıyla re'sen tarh nedeninin bulunup bulunmadığı, tarhiyatın dayanağı ve resen takdir edilen matrahın hukuka uygun olup olmadığı hususları da araştırılarak uyuşmazlığın esası hakkında diğer yönlerden yapılacak inceleme üzerine karar verilmesi gerekirken dava konusu vergi ve cezaların zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle verilen temyize konu ısrar kararında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle verdiği bozma kararı üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla, Vergi Mahkemesi kararı kaldırılmış ve dava konusu tarh ve ceza kesme işleminin hukuka uygunluğunun incelenmesi suretiyle karar verilmek üzere dava dosyası mahkemeye gönderilmiştir.<br> Uyuşmazlığın esasını diğer yönlerden inceleyen ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı: <br> Davacı hakkında düzenlenen... tarih ve ... sayılı Görüş ve Öneri Raporu'nda şu tespitlere yer verilmiştir:<br> i. Davacı, çatı inşaat işleri faaliyetiyle iştigal etmektedir.<br> ii. Davacının 2010 dönemine ilişkin hesapları gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmayan fatura kullanma yönünden incelemeye alınmış olup 2010 dönemi matrahlarının takdiri için takdir komisyonuna sevk edilmiştir.<br> iii. Davacının anılan döneme ait Ba bildirimlerinde mal veya hizmet alımında bulunduğunu bildirdiği ... Madeni Yağ İmalat Sanayi Ticaret Limited Şirketi hakkında gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmayan fatura düzenlediği yönünde vergi tekniği raporu bulunduğu tespit edilmiştir.<br> Davacının ilgili dönemde faturalarını kayıtlarına aldığı Bayrampaşa Vergi Dairesi Müdürlüğü mükellefi ... Madeni Yağ İmalat Sanayi Ticaret Limited Şirketi hakkında düzenlenen ... tarih ve ... sayılı Vergi Tekniği Raporu'nda şu tespitlere yer verilmiştir:<br> i. 29/12/2004 ila 30/04/2012 tarihleri arasında Polatlı Vergi Dairesi Müdürlüğü, 01/05/2012 ila 16/01/2013 tarihleri arasında Ulus Vergi Dairesi Müdürlüğü, 16/01/2013 ila 19/07/2013 tarihleri arasında Bayrampaşa Vergi Dairesi Müdürlüğü mükellefi olan şirket, gazlı yakıtlar ve bunlarla ilgili ürünlerin toptan ticareti faaliyetiyle iştigal etmektedir. <br> ii. Şirket ortakları ..., ... ve ... iken, ...18/08/2010 tarihinde hisselerini ...'a devretmiş, ... ve ... ise 21/03/2014 tarihinde hisselerinin tamamını ...'e devretmiştir. <br> iii. Şirket temsilcilerinden ..., şirketin genel faaliyetinin madeni yağ üretimi ve iç piyasadan tedarik edilen çeşitli yağların alım-satımı olduğunu, motor yağları, hidrolik yağlar ve pas önleyici müstahzar ürettiklerini beyan etmiştir. Ancak şirketin 2010 ila 2012 yıllarına ait defter ve belgeleri incelendiğinde sadece pas önleyici müstahzar üretildiği görülmüştür.<br> iv. Şirketin faaliyette bulunduğu Ankara ili, Sincan ilçesindeki adreste aynı zamanda ... Gübre Paketleme ve Madeni Yağ İmalatı Nakliye Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin faaliyet gösterdiği, ilgili dönem elektrik bedellerine ilişkin faturaların bu şirket adına olduğu tespit edilmiştir. Bu durumun sebebi sorulduğunda şirket temsilcisi ..., iş yerinin ... Gübre Limited Şirketine ait olduğunu, ancak anılan şirketin herhangi bir faaliyetinin olmaması nedeniyle elektrik faturalarının kendilerine yansıtıldığını beyan etmiştir. Yine anılan şirket temsilcisi tarafından, şirket ortaklarıyla anlaşılamadığından şirketin satışa çıkarıldığı, 2011 yılının Eylül-Ekim dönemlerine kadar faaliyete devam ettikleri, İstanbul'da ikamet etmeleri nedeniyle şirket merkezini oraya taşıdıkları beyan edilmiştir.<br> v.13/03/2012 tarihli yoklamada, şirketin Sincan ilçesi ... Ada ... Parsel'de bulunan adresinde olmadığı tespit edilmiştir. Şirket temsilcisi tarafından 2011 yılının Temmuz ayından sonra ... Ada ... Parsel'de iş yerini taşımak için inşaata başlandığı beyan edilse de söz konusu adreste 07/01/2009 ila 28/02/2012 tarihleri arasında başka bir şirketin faal olduğu tespit edilmiştir. <br> vi. 2010 ila 2012 yıllarında çalışan işçi beyan edilmiş olup bu işçilerin çoğunun diğer ücretli statüsünde olduğu tespit edilmiştir. <br> vii. Polatlı Vergi Dairesi Müdürlüğüne 16.429,48 TL vergi borcu olan şirket, 2.776.690,07 TL tutarında vergi ödemiştir. <br> viii. Şirket adına kayıtlı taşıt bulunmamaktadır. <br> ix. Mükellefin 2010 yılında bazı baz yağları pas önleyici müstahzar üretiminde ana madde olarak kullanmak üzere yurt dışından ithal ettiği, anyonuk pas ajanı ve madeni yağ katığını ise pas önleyici müstahzar üretiminde yardımcı malzeme olarak kullanmak üzere yurt içindeki firmalardan tedarik ettiği, 2011 yılında yine baz yağları yurt dışından ithal ederken yardımcı malzeme alışının olmadığı, yardımcı malzeme alışında bulunduğu ... Limited Şirketi ve ... Grup Limited Şirketi hakkında vergi tekniği raporları bulunduğu ve yardımcı malzeme alışlarının %84'ünün muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı/sahte belge niteliğinde olduğu tespit edilmiştir. <br> x. Yine ... Limited Şirketine yapılan ödemeler banka kanalıyla yapılmış olsa ve bu şirketten gerçekten mal alındığı olduğu kabul edilse bile söz konusu malların yardımcı malzeme olarak üretimde kullanılmasının mümkün olmadığı tespit edilmiştir. <br> xi. Mükellefin alışlarının %16'lık kısmı ise özel esaslara tabi ve mükellefiyeti re'sen terkin edilmiş durumda olan iki şirketten yapılmıştır. <br> xii. Şirketin 2010 ila 2012 yıllarında mal aldığı Tasfiye Halinde ... Limited Şirketi, Mega Limited Şirketi, ... Limited Şirketi, ... Gıda Anonim Şirketi, ... Limited Şirketi ve ... hakkında vergi tekniği raporları bulunmaktadır. Yine alım yapılan bazı mükellefler ise özel esaslara tabi durumdadır. <br> xiii. Şirketin yeminli mali müşaviri tarafından düzenlenen katma değer vergisi iadesi tasdik raporlarında katkı maddesinin %4 oranında kullanıldığı belirtilmesine rağmen ham maddelerin oranlarının farklı olduğunun görülmesi üzerine şirket yetkilisine bu durum sorulmuştur. Şirket yetkilisi tarafından ithal edilen baz yağların birbirinin ikamesi olduğu, bu durumun üretilen ürünün muhteviyatını değiştirmediği beyan edilmiştir. Aynı konuya ilişkin olarak ifadesi alınan şirketin mali müşavirlerinden ..., iş yerini iki defa gördüğünü, tasdik raporlarını düzenlediği dönemlerde işçi sayısının yeterli olduğunu, ithal edilen malların birbirinin ikamesi olarak kullanıldığını beyan etmiştir. Şirketin diğer mali müşaviri ... ise, kapasite raporlarındaki oranlara dikkat etmediğini, konuyla ilgili çok fazla bilgisinin olmadığını, kendisine getirilen belgeler üzerinden işlem yaptığını beyan etmiştir. <br> xiv. Şirketin üretim sürecinde olduğu 01/01/2010 ila 30/09/2011 tarihleri arasında tüketilen elektrik miktarları incelendiğinde, üretilen pas önleyici müstahzar miktarları ile üretim dönemlerinde tüketilen toplam elektrik miktarları arasında uyumsuzluklar bulunduğu, şirketin 2010 yılının Nisan ayı sonuna kadar yaptığı pas önleyici müstahzar satışları için özel tüketim vergisi hesaplamadığı, dolayısıyla özel tüketim vergisi matrahlarını katma değer vergisi matrahına yansıtmadığı, 2010 yılı Nisan dönemine kadar ilgili faturalara tekabül eden özel tüketim vergisi tutarlarını düzeltme beyannameleri vererek düzelttiği, fakat aynı dönem katma değer vergisi beyanlarına ilişkin olarak herhangi bir düzeltme yapmadığı tespit edilmiştir. <br> xv. 2010 yılında şirket tarafından yapılan satışların bir kısmı tenekeli olarak bir kısmı ise kilogram cinsinden yapılmıştır. Şirketin satın aldığı teneke miktarı 28.243 adet olmasına rağmen, satışlarında kullandığı teneke miktarı 90.732 adet olup 2009 yılından devreden herhangi bir stoku bulunmamaktadır. Şirket temsilcisi, konuya ilişkin olarak müşterilere tenekelerin depozitolu olarak teslim edildiğini, müşterilerin kullandıkları tenekeleri geri getirdiğini, zayi olan tenekelerin maliyetlere yansıtıldığını beyan etmiştir. Ancak yasal defterler üzerinde yapılan incelemelerde ambalaj malzemesi alımlarının üretim sürecinde maliyetlere intikal ettirildiği, ürünlerin depozitolu olarak satıldığına dair herhangi bir kaydın bulunmadığı tespit edilmiştir. <br> xvi. Şirket yetkilisi, mal alımlarında taşımayı kendisinin üstlendiğini beyan ettiği halde şirketin defter ve belgeleri içerisinde yardımcı malzeme alışlarına ilişkin taşıma irsaliyesi bulunmadığı tespit edilmiştir. Şirket yetkilisi ise bu konuya ilişkin olarak nakliyecilerin irsaliye belgesi düzenlemediğini beyan etmiştir.<br> xvii. Şirketin pas önleyici müstahzar satışı yaptığı firmalar hakkında yapılan incelemelerde, çoğu firmanın mükellefiyetinin re'sen terkin edildiği, haklarında olumsuz tespit bulunduğu, birçoğunun karayolu ile yük taşımacılığı veya sıvı/gazlı yakıt ticareti ile iştigal ettiği, öte yandan faaliyet konusuyla ilgili olmayan faaliyetlerde bulunan (çatı inşaat işleri, lokantacılık, hediyelik eşya faaliyetleriyle iştigal eden) firmalara da satışlar yapıldığı tespit edilmiştir.<br> xviii. Şirketin 2010 ve 2011 yıllarında madeni yağ ürettiği izlenimi vermek için gerçek bir ticari faaliyete dayanmayan belgeler ile üretim kapasitesine uygun miktarda yardımcı malzeme alımında bulunduğuna dair faturalar kullandığı anlaşılmış olup yardımcı malzeme alış faturalarından ... Limited Şirketi ve ... Grup Limited Şirketine ait faturaların bilerek kullanılmış gerçek bir ticari ilişkiye dayanmayan belgeler olduğu kabul edilmiştir.<br> xix. ... Gıda Anonim Şirketine çekle yapılan ödemenin gerçek olmadığı çeki tahsil eden şahıs tarafından beyan edilmiştir. <br> xx. Bu kapsamda bazı mükelleflerden yapılan katkı maddesi alışları ile ticari mal alışlarının maliyetlerden çıkartılması ve söz konusu faturalara tekabül eden katma değer vergisi tutarlarının ilgili dönem indirimlerinden tenzil edilmesi gerekmektedir. <br> xxi. Bununla birlikte bazı mükelleflerden yapılan ticari mal alımlarına ilişkin kullanılan faturalar için yeterli veri olmadığı ve şirketin ticari mal alım miktarları ile ticari mal satış miktarları uyumlu olduğundan bu faturalara tekabül eden tutarlar maliyet unsuru olarak kabul edilmiştir. <br> xxii. Mükellefin üretimde kullanmadığı baz yağları hangi firmalara ve ne tutarda sattığı hususunda herhangi bir tespit yapılamadığından, pas önleyici müstahzar satışlarına ait tutarların baz yağ satışlarından elde edilen hasılat olarak değerlendirilmesi gerekmektedir. <br> xxiii. Mükellefin ithal ettiği spindle oil ve light neutral isimli baz yağların özel tüketim vergisi oranları, Özel Tüketim Vergisi Kanunu'na ekli (I) sayılı Liste'de birim başına 1,056 TL iken, üretimi yapılan pas önleyici müstahzarın özel tüketim vergisi oranının birim başına 0,30 TL olduğu, davacının ithal ettiği baz yağların, 2010 ve 2011 yıllarında gümrük idaresine verdiği taahhütlere aykırı olarak herhangi bir üretime tabi tutulmaksızın baz yağ olarak teslim edildiği, dolayısıyla birim başına 0,756 TL tutarında farktan yararlanıldığı dikkate alındığında, mükellefin ithal ettiği baz yağları üretimde kullanmaksızın baz yağ olarak teslim etme, gerçek bir mal teslimine dayanmayan belge kullanma ve düzenleme yönünden 2010 ila 2012 dönemlerine ait kurumlar vergisi, geçici vergi, katma değer vergisi ve özel tüketim vergisi bakımından incelenmek suretiyle hakkında vergi inceleme raporlarının düzenlenmesi gerektiği belirtilmiştir.<br> Bu vergi tekniği raporu dikkate alınmak suretiyle ... Madeni Yağ İmalat Sanayi Ticaret Limited Şirketi hakkında düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ve "kurumlar vergisi" konulu Vergi İnceleme Raporu ile şirketin kurumlar vergisi matrahından indirim konusu yapılan alış maliyetlerinin reddi suretiyle kurumlar vergisi beyan tablosunun düzeltildiği; ... tarih ve ... sayılı "katma değer vergisi" konulu Vergi İnceleme Raporu ile mükellefin gerçek bir mal teslimine dayanmayan belge kullanımı ve ithal edilen baz yağların herhangi bir işleme tabi tutulmaksızın baz yağ olarak teslim edilmesine karşın pas önleyici müstahzar satış faturaları düzenleyerek özel tüketim vergisinin eksik hesaplanması suretiyle katma değer vergisi matrahının düşük gösterildiğinden bahisle katma değer vergisi beyan tablosunun düzeltildiği;... tarih ve ... sayılı "özel tüketim vergisi" konulu Vergi İnceleme Raporu ile ithal edilen baz yağların herhangi bir işleme tabi tutulmaksızın baz yağ olarak teslim edilmesine karşın pas önleyici müstahzar satış faturaları düzenleyerek özel tüketim vergisinin eksik hesaplandığından bahisle özel tüketim vergisi beyan tablosunun düzeltildiği anlaşılmaktadır.<br> Bu kapsamda anılan şirket hakkında gerçek bir mal teslimine dayanmayan belge düzenleme fiili nedeniyle tanzim edilmiş başka bir rapor veya yapılmış bir tarhiyat bulunmadığı görülmektedir.<br> Uyuşmazlıkta, ... Madeni Yağ İmalat Sanayi Ticaret Limited Şirketi hakkında düzenlenen raporlarda, mükellef tarafından ithal edilen ve üretimde kullanılmayan baz yağların hangi firmalara ne tutarda satıldığı hususunda herhangi bir tespit yapılamadığından, pas önleyici müstahzar satışlarına ait tutarların baz yağ satışlarından elde edilen hasılat olarak değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varılmak ve pas önleyici müstahzar satışlarının tamamının gerçek bir mal teslimine dayanmadığı kabul edilmek suretiyle davacıya düzenlenen pas önleyici müstahzar satış faturalarının da gerçek bir ticari ilişkiye dayanmadığından bahisle dava konusu cezalı tarhiyatın yapıldığı anlaşılmaktadır.<br> Bu durumda, davacının alım yaptığı mükellefin üretimde kullanmadığı baz yağları hangi firmalara ne tutarda sattığı hususunda herhangi bir tespit yapılamadığından ayrım yapılmaksızın tüm pas önleyici müstahzar satışlarının gerçek bir mal teslimine dayanmadığının ve yine davacı hakkında düzenlenen Görüş ve Öneri Raporu'nda da ... Madeni Yağ İmalat Sanayi Ticaret Limited Şirketinden alınan tüm faturaların gerçek bir mal teslimine dayanmadığının kabul edilmesinin varsayıma dayandığı, ayrıca alım yapılan firma hakkında düzenlediği faturaların gerçek bir mal teslimine dayanmadığı yönünde düzenlenmiş başka bir rapor bulunmadığı dikkate alındığında, eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak yapılan vergi ziyaı cezalı tarhiyatlarda hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.<br> Vergi Mahkemesi bu gerekçeyle vergi ve cezaları kaldırmıştır.<br> Davalının istinaf istemini inceleyen ... Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararı:<br>Vergi Dava Dairesi, istinaf istemine konu kararın kaldırılmasını gerektirecek herhangi bir nedenin bulunmadığı gerekçesiyle istinaf istemini reddetmiştir.<br>Davalının temyiz istemini inceleyen Danıştay Dördüncü Dairesinin 22/12/2022 tarih ve E:2022/5626, K:2022/8931 sayılı kararı: <br> Davacının ilgili dönemde fatura aldığı ... Madeni Yağ İmalat Sanayi Ticaret Limited Şirketi hakkında düzenlenen ...tarih ve... sayılı Vergi Tekniği Raporu'nda, Vergi Mahkemesi kararında yer alan tespitler dışında 2010 yılı itibarıyla şirketin öz sermayesinin 50.000 TL tutarında olduğu tespitine yer verilmiştir.<br> Davacının fatura aldığı mükellef hakkında düzenlenen vergi tekniği raporundaki tespitler bir arada değerlendirildiğinde, özellikle şirketin faaliyet konusuyla ilgili olmayan faaliyetlerde bulunan (çatı inşaat işleri, lokantacılık, hediyelik eşya faaliyetleriyle iştigal eden) firmalara yüksek tutarlı satışlarının olduğu, 2010 ila 2012 yıllarında ticari mal satın aldığı firmalar hakkında vergi tekniği raporlarının bulunduğu, alış yapılan bazı mükelleflerin ise özel esaslara tabi olduğu, yurt içinden almış olduğu yardımcı malzeme alışlarının %84'ünün muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge olduğu, şirketin ambalaj malzemesi (teneke, bidon) alımları ile satışı gerçekleştirilen pas önleyici muhtahzar miktarları karşılaştırıldığında yeteri kadar ambalaj malzemesinin bulunmadığı, ürünlerin depozitolu satıldığına dair herhangi bir kaydın da bulunmadığı, şirket temsilcisi tarafından emtia alımlarına ilişkin taşıma faaliyetinin kendileri tarafından üstlenildiği belirtilmesine rağmen taşıma irsaliyelerinin bulunmadığı, 2010 yılı itibarıyla şirketin öz sermayesinin 50.000,00 TL tutarında olmasına karşın sermayesine oranla yüksek tutarda faturalar düzenlediği dikkate alındığında, söz konusu şirket tarafından davacıya düzenlenen faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığı sonucuna ulaşılmıştır. <br>Bu durumda, aksi yöndeki Vergi Dava Dairesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.<br>Daire bu gerekçeyle temyize konu kararı bozmuştur. <br> ... Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararı:<br> Vergi Dava Dairesi, ilk kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçeyle ısrar etmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacının kullandığı faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığı belirtilerek ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, ısrar kararının dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında, yerinde ve kararın bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından, istemin reddi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br> İLGİLİ MEVZUAT:<br> 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin (2) numaralı fıkrasının birinci cümlesinde istinafın, temyizin şekil ve usullerine tabi olduğu ifade edilmiştir.<br> Aynı Kanun'un 45. maddesinin (3) numaralı fıkrasında, bölge idare mahkemesinin, yaptığı inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulması halinde istinaf başvurusunun reddine karar vereceği, düzeltilmesi mümkün maddi yanlışlıkların bulunması halinde de gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı vereceği kurala bağlanmıştır. Aynı maddenin (4) numaralı fıkrasının birinci ve ikinci cümlelerinde, bölge idare mahkemesinin, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vererek işin esası hakkında yeniden bir karar vereceği düzenlenmiştir. Anılan maddenin (5) numaralı fıkrasında ise bölge idare mahkemesinin, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulduğu, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması hâllerinde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vererek dosyayı ilgili mahkemeye göndereceği, bu fıkra uyarınca verilen kararların kesin olduğu hüküm altına alınmıştır. <br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br> i. Usul Yönünden: <br> Vergi Dava Daireleri Kurulunun içtihadına göre ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmayan bölge idare mahkemesi kural olarak, istinaf başvurusunu kabul ederek ilk derece mahkemesi kararını kaldırdıktan sonra ilk derece mahkemesi kararındaki maddi ve/veya hukuki eksiklikleri tamamlayarak işin esası hakkında yeniden karar verecek; ancak, 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin (5) numaralı fıkrasında sayılan haller (ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunun haklı bulunması, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hakim tarafından bakılmış olması) ile Kurul tarafından yargılama hukuku bakımından gerekli olduğu sonucuna varılan hallerde (ilk derece mahkemesince duruşma yapılmaksızın karar verilmiş olması VDDK, 13/04/2022, E:2022/58, K:2022/379; ilk derece mahkemesince eksik hükümle karar verilmiş olması VDDK, 10/02/2021, E:2021/93, K:2021/106; ilk derece mahkemesi kararı ile bu karara ilişkin görüşme tutanağının aynı heyet tarafından imzalanmamış olması VDDK, 08/06/2022, E:2022/578, K:2022/641; dava dosyası tekemmül ettirilmeden verilen usule ilişkin karara yöneltilen istinaf isteminin haklı bulunması VDDK, 13/11/2024, E:2023/1123, K:2024/1072) istinaf başvurusunu kabul ederek ilk derece mahkemesi kararını kaldırdıktan sonra yeniden karar vermeksizin dosyayı ilk derece mahkemesine gönderebilecektir. Anılan istisnai haller dışında bölge idare mahkemesince ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi yargılama usulü kurallarına aykırılık teşkil edecektir. <br>Uyuşmazlıkta, cezalı tarhiyatın zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle verilen ilk derece mahkemesi kararına yöneltilen istinaf isteminin reddine dair ısrar kararının, Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca mezkûr gerekçeyle bozulması üzerine bölge idare mahkemesince, kanunî hâkim ilkesi ve dereceli yargılama sistemi gerekçe gösterilerek ilk derece mahkemesi kararı kaldırıldıktan sonra tarh ve ceza kesme işlemlerinin hukuka uygunluğunun incelenmesi suretiyle yeniden karar verilmek üzere dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine (temyiz yolu açık olmak üzere) karar verilmiştir.<br> 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin (5) numaralı fıkrasında sayılan haller ile Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu tarafından yargılama hukuku bakımından gerekli olduğu sonucuna varılan hallerden herhangi birinin bulunmadığı uyuşmazlıkta, Vergi Dava Daireleri Kurulunun bozma kararı üzerine bölge idare mahkemesince, ilk derece mahkemesi kararı kaldırıldıktan sonra işin esası hakkında yeniden karar verilmesi gerekmekteyken ilk derece mahkemesi kararı kaldırıldıktan sonra yeniden karar verilmek üzere dosyanın anılan mahkemeye gönderilmesi yargılama hukukuna uygun düşmemiştir. Vergi Dava Daireleri Kurulunun 24/03/2021 tarih ve E:2021/175, K:2021/341; 16/11/2022 tarih ve E:2021/814, K:2022/1398 ve 27/03/2024 tarih ve E:2024/11, K:2024/344 sayılı kararları da bu yöndedir. Ancak, bölge idare mahkemesinin bu kararı taraflarca temyiz edilmemiş ve devam eden yargılama sürecinde dosyanın gönderildiği vergi mahkemesince verilen karara yöneltilen istinaf istemi bölge idare mahkemesince verilen 01/06/2022 tarihli karar ile reddedilmiştir. Anılan kararın, Danıştay Dördüncü Dairesince verilen 22/12/2022 tarihli karar ile bozulması üzerine bölge idare mahkemesi, 01/06/2022 tarihli kararında ısrar etmiştir. Israr kararı davalı tarafından temyiz edilmiştir.<br> Yukarıda ifade edildiği üzere somut uyuşmazlık bağlamında bölge idare mahkemesince, ilk derece mahkemesi kararı kaldırıldıktan sonra yeniden karar verilmek üzere dosyanın anılan mahkemeye gönderilmesi yargılama hukukuna uygun düşmemekle birlikte netice itibarıyla Kurul kararında belirtilen araştırmanın yapılmış olması ve yargılamanın geldiği safha dikkate alınarak adil yargılanma hakkı bağlamında makul sürede yargılanma hakkı da gözetildiğinde bu durum, ısrar kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir (Aynı yönde VDDK, 26/10/2022, E:2022/964, K:2022/1266).<br>ii. Esas Yönünden: <br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup dilekçede ileri sürülen iddialar, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU :<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1- Davalının temyiz isteminin REDDİNE,<br>2- ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı ısrar kararının ONANMASINA,<br>3- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine,<br>17/09/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.<br><br><br><br></font></p></body></html>

vergi