<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2024/7747 E.  ,  2025/5189 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> ALTINCI DAİRE <br>Esas No : 2024/7747<br>Karar No : 2025/5189 <br><br>DAVACI : ... <br>VEKİLİ : Av. ...<br> <br>DAVALILAR : 1-... Bakanlığı-ANKARA<br>VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...<br> 2- ... Valiliği<br>VEKİLİ : Av. ...<br> <br>DAVANIN KONUSU :İzmir ili, Urla ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel (eski ... ada, ... parsel) sayılı taşınmaz üzerinde bulunan 3 katlı yapı hakkında 3194 sayılı İmar Kanununun Geçici 16. maddesi uyarınca düzenlenen ...tarihli ... belge numaralı yapı kayıt belgesinin iptaline ilişkin ... tarihli ve ... sayılı İzmir Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü işlemi ve bu işlemin dayanağı 06/06/2018 tarihli 30443 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan "Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar" başlıklı Tebliğin 8. maddesinin 2. fıkrasının iptali istenilmektedir.<br><br>DAVACININ İDDİALARI : İzmir ili, Urla ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel (eski ... ada, ... parsel) sayılı taşınmazı 12.01.2018 tarihinde satın aldığı, satın aldıklarında taşınmazın üzerinde bulunan tüm yapılar için yapı kayıt belgesi alındığı, tüm yapıların 31.12.2017 tarihinden önce mevcut olduğu, satın alınan yapılarda sadece ruhsata tabi olmayan tamir ve iyileştirmeler yapıldığı, İzmir Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemiyle; yapı kullanma izni bulunan uyuşmazlık konusu yapıya 31/12/2017 tarihinden sonra 3. kat ilave edildiği ve ilave imalatlar yapıldığı, yapının 2007 yılından 13/02/2018 tarihine kadar aynı şekliyle bulunduğu, buna karşın 13/02/2018 tarihinden sonra imalatlara başlanıldığının uydu görüntülerinden ve yerinde yapılan incelemeler sonucu tespit edildiğinden bahisle tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içerisinde yapı kayıt belgesini sadece 31/12/2017 tarihinden önceki imalatları kapsayacak şekilde güncellenmesi için süre verildiği, iddia edilenin aksine yapıda 3.katın taşınmazın satın alınmadan öncesinde de mevcut olduğu, öte yandan davalı idarelerce yerinde bir tespitin yapılmadığı, buna ilişkin bir tutanağın da tutulmadığı, tüm bunlara rağmen ... tarihli, ... belge numaralı yapı kayıt belgesinin iptal edildiği, anılan işlemi tesis etmeye yetkili idarenin, 3194 sayılı İmar Kanununun Geçici 16. maddesi uyarınca Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı olduğu, bu konuda İzmir Valiliğine usulüne uygun olarak yapılmış bir yetki devrinin de bulunmadığı dikkate alındığında, İzmir Valiliğinin dava konusu işlemde yetki yönünden hukuka uyarlık bulunmadığı; kaldı ki, tespite konu yapıların 31/12/2017 tarihinden sonra inşa edilmediği ve belirtilen tarihten sonra yapıldığını gösteren bilgi ve belgelerin de davalı idare tarafından kendileri ile paylaşılmadığı, davalı idarenin belirttiğinin aksine uydu görüntüleri ile tespite konu yapıların yapım tarihlerinin kanıtlanmasının, söz konusu uydu görüntülerinin güncel olmaması nedeniyle mümkün olmadığı, yerinde inceleme yapılmadan tesis edilen İzmir Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün dava konusu işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı ileri sürülmektedir. <br> Öte yandan, dava konusu işlemin dayanağı niteliğindeki "Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar" başlıklı Tebliğ'in 8. maddesinin 2. fıkrasının kapsamının dar ve yetersiz olarak belirlendiği, dava konusu düzenleme ile yalan beyanda bulunan müracaat sahibi hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 206. maddesi uyarınca suç duyurusunda bulunulacağına ilişkin düzenlemenin, anılan 206. maddenin gerekçesinde yer alan "...Beyanı alan memur, beyanın doğruluğunu tahkik ve buna kanaat getirdikten sonra resmi belgeyi düzenlemek durumunda ise...bunu yerine getirmediği takdirde suç oluşmaz." ibaresi göz önüne alındığında, hukuka aykırı olarak değerlendirilmesi gerektiği, zira Türk Ceza Kanununun 206. maddesinde düzenlenen suçun, dava konusu Tebliğ'de yer alan yapı kayıt belgesi düzenlenmesi sırasındaki beyan kapsamında oluşmasının hukuken mümkün olmadığı, bu nedenle ortada ihbar edilecek bir suçun da bulunmadığı; öte yandan yapı kayıt belgesi bedelinin iade edilmeyeceğine yönelik düzenlemenin, yasal bir dayanağının bulunmadığı ve ilk kez düzenleyici işlem ile bu yönde bir kural getirilmesinin mümkün olmadığı; sonuç olarak dava konusu İzmir Valiliği işlemlerinin dayanağı niteliğindeki "Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar" başlıklı Tebliğ'in 8. maddesinin ikinci fıkrasında hukuka uyarlık bulunmadığı ileri sürülmektedir.<br><br>DAVALI İDARELERİN SAVUNMALARI :<br>1- Davalı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından, 3194 sayılı İmar Kanununun Geçici 16. maddesinde, yapı kayıt belgesi alamayacak alan ve yapıların belirlendiği, ayrıca söz konusu belgenin 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar hakkında alınabileceğinin anılan Kanun hükmünde açıkça düzenlendiği, Yapı Kayıt belgesinin 31.12.2017 tarİhinden önce ve bu tarihten sonra yapılmış olan aykırılıkları bir arada içermesi halinde veya yapı kayıt belgesi alındıktan sonra yapıda basit onarım ve tadilat sınırını aşan imalatların yapılması ve alınan belgenin yapının bu durumuna göre güncellendiğinin tespit edilmesi halinde yürütülecek iş ve işlemlerin Valiliklere gönderilen 29.01.2020 tarihli ve 25068 sayılı yazı ekinde açıklandığı, daha sonra bazı değişikliklere gidildiği bu durumun da 06.07.2020 tarih ve 1266724 sayılı dağıtım yazısıyla Valiliklere gönderildiği, buna göre 31.12.2017 tarihinden önce ve bu tarihten sonra yapılmış olan aykırılıkları bir arada içerdiği tespit edilen yapı kayıt belgelerine ilişkin olarak, ilk görüşten farklı olarak yapıda 31.12.2017 tarihinden sonra yapılmış olan aykırılıkların ortadan kaldırılmasının zorunlu tutulmadan, belgenin 31.12.2017 tarihinden önceki aykırılıkları ihtiva edecek şekilde güncellenmesi için başvuru sahibine süre verilmesi ve sürenin sonunda belgenin belirtilen şekilde Geçici 16. madde hükümlerine uygun olarak güncellenmesi durumunda belgenin geçerli olarak kabul edilmesi, 31.12.2017 den sonra yapıldığı tespit edilen aykırılıklar için yatırılan yapı kayıt bedelinin iade edilmemesi ve 31.12.2017 den sonra yapıldığı tespit edilen aykırılıklar hakkında 3194 sayılı Kanunun 32. ve 42. madde uyarınca işlem tesis edilmesi gerektiğinin bildirildiği, bu çerçevede tesis edilen işlemin hukuka uygun olduğu savunulmaktadır.<br> 2- Davalı İzmir Valiliği tarafından, öncelikle, usule ilişkin olarak, idarelerinin düzenleyici işleme ilişkin kısım yönünden hasım mevkiinden çıkartılması gerektiği, esasa gelinecek olursa, İzmir ilinde, 3194 sayılı İmar Kanununun Geçici 16. maddesi kapsamında alınan yapı kayıt belgesine konu yapılarda inceleme yapılmasının, Bakanlık Makamının 10/10/2019 tarihli, 238060 sayılı oluru ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Rehberlik ve Teftiş Başkanlığının10/10/2019 tarih ve 238471sayılı görev emri uyarınca yerine getirildiği; 3194 sayılı İmar Kanununun Geçici 16. maddesi uyarınca yapı kayıt belgesinin ancak 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar hakkında verilebileceği, bu kapsamda yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda tespite konu yapıda 31/12/2017 tarihinden sonra 3.katın ilave edildiği ve ilave imalatlar yapıldığı, 2007 yılından 13.02.2018 tarihine kadar yapının aynı şekliyle bulunduğu ancak 13.02.2018 tarihinden sonra imalatlara başlanıldığı uydu görüntülerinden ve yerinde yapılan incelemelerde tespit edildiği, bu nedenle yapı kayıt belgesinin güncellenmesi için davacıya süre verildiği, güncellenmemesi nedeniyle de yapı kayıt belgesinin iptal edilmesine yönelik idarelerince tesis edilen dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>DANIŞTAY SAVCISI ...'IN DÜŞÜNCESİ : Dava davalı idarenin yapı kayıt belgesinin iptaline ilişkin ...günlü,...sayılı işlemi ile dayanağı 06/06/2018 tarihli, 30443 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar" başlıklı Tebliğ'in, 20/09/2018 tarihli, 30541 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslarda Değişiklik Yapılmasına Dair Usul ve Esaslar" başlıklı Tebliğ ile değişik 8. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi durumunda, Yapı Kayıt Belgesi iptal edilir, bu belgenin sağlamış olduğu haklar geri alınır, Yapı Kayıt Belgesi bedeli olarak yatırılmış olan bedel iade edilmez ve belge düzenlenmesi safhasında yalan beyanda bulunan müracaat sahibi hakkında 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 206 ncı maddesi uyarınca suç duyurusunda bulunulur.” hükmünün iptali istemiyle açılmıştır.<br> 18/05/2018 tarih ve 30425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7143 sayılı "Vergi ve Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun"un 16. maddesi ile 3194 sayılı İmar Kanunu'na eklenen geçici 16. maddesinin dava konusu Genelge'nin yayımlandığı tarihte yürürlükte bulunan hükmünde "Afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla, 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara 31/10/2018 tarihine kadar başvurulması, bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve 31/12/2018 tarihine kadar kayıt bedelinin ödenmesi halinde Yapı Kayıt Belgesi verilebilir. Başvuruya konu yapının ve arsasının mülkiyet durumu, yapı sınıf ve grubu ve diğer hususlar Bakanlık tarafından hazırlanan Yapı Kayıt Sistemine yapı sahibinin beyanına göre kaydedilir.<br>Yapının bulunduğu arsanın 29/7/1970 tarihli ve 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununa göre belirlenen emlak vergi değeri ile yapının Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca belirlenen yaklaşık maliyet bedelinin toplamı üzerinden konutlarda yüzde üç, ticari kullanımlarda yüzde beş oranında alınacak kayıt bedeli başvuru sahibi tarafından genel bütçenin (B) işaretli cetveline gelir kaydedilmek üzere merkez muhasebe birimi hesabına yatırılır. 6306 sayılı Kanun kapsamında kullanılmak üzere kaydedilen gelirler karşılığı Bakanlık bütçesine ödenek eklemeye Maliye Bakanı yetkilidir. Bu ödenek, dönüşüm projeleri özel hesabına aktarılarak kullanılır. Kayıt bedeline ilişkin oranı iki katına kadar artırmaya, yarısına kadar azaltmaya, yapının niteliğine ve bölgelere göre kademelendirmeye, ayrıca başvuru ve ödeme süresini bir yıla kadar uzatmaya Bakanlar Kurulu yetkilidir.<br> Yapı Kayıt Belgesi yapının kullanım amacına yöneliktir. Yapı Kayıt Belgesi alan yapılara, talep halinde ilgili mevzuatta tanımlanan ait olduğu abone grubu dikkate alınarak geçici olarak su, elektrik ve doğalgaz bağlanabilir.<br> Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili bu Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezaları iptal edilir. <br> Yapı ruhsatı alıp da yapı kullanma izin belgesi almamış veya yapı ruhsatı bulunmayan yapılarda, Yapı Kayıt Belgesi ile maliklerin tamamının muvafakatinin bulunması ve imar planlarında umumi hizmet alanlarına denk gelen alanların terk edilmesi halinde yapı kullanma izin belgesi aranmaksızın cins değişikliği ve kat mülkiyeti tesis edilebilir. Bu durumda, ikinci fıkrada belirtilen bedelin iki katı ödenir.<br> Beşinci fıkra uyarınca kat mülkiyetine geçilmiş olması 6306 sayılı Kanunun ek 1 inci maddesinin uygulanmasına engel teşkil etmez.<br> Yapı Kayıt Belgesi alınan yapıların, Hazineye ait taşınmazlar üzerine inşa edilmiş olması halinde, bu taşınmazlar Bakanlığa tahsis edilir. Yapı Kayıt Belgesi sahipleri ile bunların kanuni veya akdi haleflerinin talepleri üzerine taşınmazlar Bakanlıkça rayiç bedel üzerinden doğrudan satılır. Bu durumda elde edilen gelirler bu maddenin ikinci fıkrasına göre genel bütçeye gelir kaydedilir. Ayrıca bu gelirler hakkında 29/6/2001 tarihli ve 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 5 inci maddesinin beşinci fıkrası hükmü uygulanmaz.<br> Yapı Kayıt Belgesi alınan yapıların belediyelere ait taşınmazlar üzerine inşa edilmiş olması halinde, Yapı Kayıt Belgesi sahipleri ile bunların kanuni veya akdi haleflerinin talepleri üzerine bedeli ilgili belediyesine ödenmek kaydıyla taşınmazlar rayiç bedel üzerinden belediyelerce doğrudan satılır.<br> Üçüncü kişilere ait özel mülkiyete konu taşınmazlarda bulunan yapılar ile Hazineye ait sosyal donatı için tahsisli araziler üzerinde bulunan yapılar bu madde hükümlerinden yararlandırılmaz.<br> Yapı Kayıt Belgesi, yapının yeniden yapılmasına veya kentsel dönüşüm uygulamasına kadar geçerlidir. Yapı Kayıt Belgesi düzenlenen yapıların yenilenmesi durumunda yürürlükte olan imar mevzuatı hükümleri uygulanır. Yapının depreme dayanıklılığı hususu malikin sorumluluğundadır.<br> Bu madde hükümleri, 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanununda tanımlanan Boğaziçi sahil şeridi ve öngörünüm bölgesi içinde ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alan ile İstanbul tarihi yarımada içinde ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanlarda ve ayrıca 19/6/2014 tarihli ve 6546 sayılı Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı Kurulması Hakkında Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde belirlenmiş Tarihi Alanda uygulanmaz.<br> Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlık ve Maliye Bakanlığı tarafından müştereken belirlenir." hükmü yer almıştır.<br> 06/06/2018 tarihli, 30443 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar" başlıklı Tebliğ'in "Yapı kayıt belgesi düzenlenemeyecek yapılar" başlıklı 8. maddesinde "(1) Yapı Kayıt Belgesi;<br> a) 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanununda tanımlanan Boğaziçi sahil şeridi ve öngörünüm bölgesi içinde, 3194 sayılı Kanunun geçici 16 ncı maddesi uyarınca adı geçen Kanuna eklenmiş olan kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanda,<br> b) İstanbul tarihi yarımada içinde 3194 sayılı Kanunun geçici 16 ncı maddesi uyarınca adı geçen Kanuna eklenmiş olan kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanlarda,<br> c) 19/5/2014 tarihli ve 6546 sayılı Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı Kurulması Hakkında Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde belirlenmiş Tarihi Alanda,<br> ç) Üçüncü kişilere ait özel mülkiyete konu taşınmazlar üzerinde,<br> d) Kesinleşmiş planlar neticesinde sosyal donatı alanı olarak belirlenmiş ve Maliye Bakanlığınca aynı amaçla değerlendirilmek üzere ilgili kurumlara tahsis edilmiş Hazineye ait taşınmazlar üzerinde, bulunan yapılar hakkında Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemez.<br> (2) (Değişik:RG-20/9/2018-30541) Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi durumunda, Yapı Kayıt Belgesi iptal edilir, bu belgenin sağlamış olduğu haklar geri alınır, Yapı Kayıt Belgesi bedeli olarak yatırılmış olan bedel iade edilmez ve belge düzenlenmesi safhasında yalan beyanda bulunan müracaat sahibi hakkında 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 206 ncı maddesi uyarınca suç duyurusunda bulunulur." hükmüne yer verilmiştir.<br> 06/06/2018 tarihli, 30443 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar" başlıklı Tebliğ'in "Yapı kayıt belgesi müracaatı" başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrasında, "Yapı Kayıt Belgesi 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için verilir. Yapı Kayıt Belgesi için müracaatın 31/10/2018 tarihine kadar yapılması ve Yapı Kayıt Belgesi bedelinin 31/12/2018 tarihine kadar ödenmesi gerekir. Başvuru ve ödeme süresini bir yıla kadar uzatmaya Bakanlar Kurulu yetkilidir." kuralı yer almaktadır.<br> Dava konusu 06/06/2018 tarihli, 30443 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar" başlıklı Tebliğ'in, 20/09/2018 tarihli, 30541 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslarda Değişiklik Yapılmasına Dair Usul ve Esaslar" başlıklı Tebliğ ile değişik 8. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi durumunda, Yapı Kayıt Belgesi iptal edilir, bu belgenin sağlamış olduğu haklar geri alınır, Yapı Kayıt Belgesi bedeli olarak yatırılmış olan bedel iade edilmez ve belge düzenlenmesi safhasında yalan beyanda bulunan müracaat sahibi hakkında 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 206 ncı maddesi uyarınca suç duyurusunda bulunulur." hükmünün iptali istemi yönünden;<br> 3194 sayılı İmar Kanunu'nun geçici 16. maddesinin birinci fıkrasında; afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla, 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara 31/10/2018 tarihine kadar başvurulması (31/12/2018 tarih ve 538 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile, başvuru süresi 15/6/2019 tarihine kadar uzatılmıştır.), bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve 31/12/2018 tarihine kadar, kayıt bedelinin ödenmesi halinde (31/12/2018 tarih ve 538 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile, yapı kayıt bedeli ödeme süresi 30/6/2019 tarihine kadar uzatılmıştır.) yapı kayıt belgesi verilebileceği, başvuruya konu yapının ve arsasının mülkiyet durumu, yapı sınıf ve grubu ve diğer hususlar Bakanlık tarafından hazırlanan yapı kayıt sistemine yapı sahibinin beyanına göre kaydedileceği; ikinci fıkrasında, yapının bulunduğu arsanın 29/7/1970 tarihli ve 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununa göre belirlenen emlak vergi değeri ile yapının Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca belirlenen yaklaşık maliyet bedelinin toplamı üzerinden konutlarda yüzde üç, ticari kullanımlarda yüzde beş oranında alınacak kayıt bedeli başvuru sahibi tarafından genel bütçenin (B) işaretli cetveline gelir kaydedilmek üzere merkez muhasebe birimi hesabına yatırılacağı kuralına yer verilmiştir. Anılan Kanun'un geçici 16. maddesinin dokuzuncu fıkrasında, üçüncü kişilere ait özel mülkiyete konu taşınmazlarda bulunan yapılar ile Hazineye ait sosyal donatı için tahsisli araziler üzerinde bulunan yapıların, anılan Kanun (3194 sayılı Kanun'un geçici 16. maddesi) hükümlerinden yararlandırılmayacağı; on birinci fıkrasında ise, 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'nda tanımlanan boğaziçi sahil şeridi ve öngörünüm bölgesi içinde ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alan ile İstanbul tarihi yarımada içinde ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanlar ve ayrıca 19/6/2014 tarihli ve 6546 sayılı Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı Kurulması Hakkında Kanun'un 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde belirlenmiş tarihi alanda; anılan Kanun (3194 sayılı Kanun'un geçici 16. maddesi) hükümlerinin uygulanmayacağı açıkça düzenlenmiştir.<br> 3194 sayılı İmar Kanunu'nun geçici 16. maddesinin son fıkrasına dayanılarak hazırlanan ve 06/06/2018 tarihli, 30443 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar" başlıklı Tebliğ'in 8. maddesinin birinci fıkrasında; 3194 sayılı Kanun'un geçici 16/9 ve 16/11 maddelerinde belirlenen ve anılan Kanun hükmünden yararlanması açıkça yasaklanan yapı veya alanların, kanunda öngörülen düzenleme ile aynı doğrultuda sınırlandığı; anılan Tebliğ'in 8. maddesinin ikinci fıkrasında ise, 3194 sayılı Kanun'un geçici 16/1 maddesi uyarınca "yapı kayıt belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi durumunda, "yapı kayıt belgesinin iptal edileceği ve bu belgenin sağlamış olduğu hakların geri alınacağı" yolunda düzenleme yapıldığı; bu bağlamda, dayanak Kanun maddesinde verilen yetkiye dayalı olarak hazırlanan ve bu kapsamda Kanun'da yapılan düzenlemenin ayrıntılandırılması niteliğinde olan söz konusu Tebliğ hükmünün, kanun koyucu tarafından idareye tanınan düzenleme yetkisine dayalı olarak hazırlandığı; söz konusu kural ile getirilen düzenlemenin, normlar hiyerarşisine ve dayanağı Kanun maddesine uygun olduğu sonucuna ulaşılmıştır.<br> Davacı tarafından; 06/06/2018 tarihli, 30443 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar" başlıklı Tebliğ'in 8. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "Yapı Kayıt Belgesi bedeli olarak yatırılmış olan bedel iade edilmez." ibaresinde hukuka uyarlık bulunmadığı; zira, yapı kayıt belgesinin iptal edilmesi durumunda bedelin iade edilmeyeceğine yönelik 3194 sayılı İmar Kanunu'nun geçici 16. maddesinde herhangi bir kurala yer verilmeksizin, doğrudan düzenleyici işlem ile bu yönde bir kural getirilmek suretiyle, kişilerin cezalandırılabilmesinin hukuka aykırılık teşkil ettiği iddia edilmektedir. <br> Bu bağlamda; öncelikle yukarıda yer verilen Tebliğ'de yer alan ve yapı kayıt belgesinin iptal edilmesi durumunda, yapı kayıt belgesi alınmasına yönelik başvuru sırasında yatırılmış olan bedelin iade edilmeyeceğine yönelik getirilen düzenlemenin, "idari yaptırım" niteliğinde olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. İdari yaptırımlar; yasaların açıkça yetki verdiği ve yasaklamadığı durumlarda, araya yargı kararı girmeden, idarenin doğrudan doğruya, bir işlemi ile ve idare hukukuna özgü usullerle vermiş olduğu cezalar olarak tanımlanmaktadır. İdare, yaptırım türü bir işlemi söz konusu olduğunda genelde kolluk alanında bir faaliyet göstermekte ve buna bağlı olarak kolluk yetkilerini kullanmakta olup; söz konusu yetkiler, idarenin kendisinin doğrudan idari yaptırımlar kararlaştırıp uygulamasını öngördüğü gibi, bu olanaklardan yararlanamadığı durumlarda veya acele hâllerde ise re'sen icra/doğrudan yerine getirme gücünü de içeren geniş kapsamlı ve etkin bir bütünü oluşturmaktadır (ÖZAY, İl Han, İdari Yaptırımlar; İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi, 1985, İstanbul, s.35, 122).<br> Anayasa Mahkemesi de idari yaptırımı, "Öğretide de kabul edildiği gibi, idarenin, bir yargı kararına gerek olmaksızın yasaların açıkça verdiği bir yetkiye dayanarak İdare Hukukuna özgü yöntemlerle, doğrudan doğruya uyguladığı yaptırımlar” şeklinde tanımlamıştır (AYM Kararı, 13/05/2004 tarih ve E:2000/43, K:2004/60 sayılı karar).<br> İdari yaptırımların, "idari cezalar" ve "idari tedbirler" olarak sınıflandırılmasının mümkün olduğu; yükümlendirici idari işlemler ile idari yaptırımların ayırt edilebilmesinin ise, işlemin amacı dikkate alınarak değerlendirilebileceği, bu bağlamda, idari yaptırımların temel amacının cezalandırma ve caydırma olduğu, buna karşın idari yaptırım niteliğinde olmayan yükümlendirici idari işlemlerin ise, cezalandırma amacıyla değil, kamu hizmetinin daha düzgün ve gereği gibi sunulabilmesi amacıyla sınırlandığı; söz konusu kriterin "yükümlendirici idari işlemler"i, "idari cezalar"dan ayırt etmede yeterli olduğu, buna karşın, "idari tedbirler" ile "yükümlendirici idari işlemler" açısından aynı oranda başarılı olduğunun söylenemeyeceği; idari yaptırımların idari cezalar dışında kalan kısmı olarak da tanımlanan idari tedbirlerin, kamu hizmetlerinin ve diğer idari faaliyetlerin aksamasını önlemek ve düzgün işlemesini sağlamak, ayrıca kamu düzeninin bozulmasını engellemek amaçlı olarak öngörülen idari yaptırımları ifade ettiği, bu bağlamda, geçici engelleme, idari iznin geri alınması, eşyaya geçici el koyma gibi türleri bulunan idari tedbirlerde, idari cezalardan farklı olarak ihlale son verme, ihlâli devam ettirmeme, durdurma ve engellenme olarak nitelendirilebilecek önleyici işlevlerin ön planda yer aldığı belirtilmektedir. (ULUSOY, Ali. D, İdari Yaptırımlar; On İki Levha Yayıncılık, 2013, İstanbul, s. 11,36,175). Bu bağlamda, idari yaptırımlar, "caydırıcı" ve "cezalandırıcı" nitelikleri sebebiyle, diğer idari işlemlerden ayrılmaktadır (KARABULUT, Mustafa, İdari Yaptırımların Hukuki Rejimi; Turhan Kitabevi, 2008, s.3).<br> Yapılan açıklamalar doğrultusunda; yapı kayıt belgesi düzenlenemeyecek yapılar hakkında düzenlendiği idarece tespit edilen yapı kayıt belgesinin iptal edilmesi durumunda, yapı kayıt belgesi bedeli olarak yatırılan bedelin iade edilmemesine yönelik getirilen ve cezalandırma ve caydırma amacı bulunmayan kuralın, "idari ceza" olarak nitelendirilmesi mümkün olmadığı gibi; "idari tedbir" olarak da değerlendirilemeyeceği, zira anılan düzenleme ile, kamu hizmetlerinin ve diğer idari faaliyetlerin aksamasının önlemesinin veya düzgün işlemesinin sağlanarak, kamu düzeninin bozulmasını engellemenin amaçlandığının söylenemeyeceği; netice itibarıyla davacı iddiasının aksine, söz konusu düzenlemenin "idari yaptırım" olarak değerlendirilmesinin hukuken mümkün olmadığı sonucuna varılmıştır.<br> Bu durumda; yapı kayıt belgesi düzenlenemeyecek yapılar hakkında verilen yapı kayıt belgesinin iptal edilmesi durumunda, 3194 sayılı Kanun'un geçici 16/2. maddesi uyarınca 319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu'na göre belirlenen emlak vergi değeri ile yapının Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca belirlenen yaklaşık maliyet bedelinin toplamı üzerinden, davacının başvuruya konu yapının sınıf ve grubu, mülkiyet durumu, yapının büyüklüğü, vb. kriterler göz önünde bulundurularak hesaplanan yapı kayıt belgesi bedelinin iade edilmemesine yönelik getirilen, dayanak Kanun maddesinde verilen yetkiye dayalı olarak hazırlanan ve bu kapsamda Kanun'da yapılan düzenlemenin ayrıntılandırılması niteliğinde olan dava konusu Tebliğ hükmünün, kanun koyucu tarafından idareye tanınan düzenleme yetkisine dayalı olarak hazırlandığı, normlar hiyerarşisine ve dayanağı Kanun maddesine uygun olduğu sonucuna ulaşılmıştır.<br> Ayrıca, dava konusu Tebliğ'in 8. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan ve yapı kayıt belgesi düzenlenmesi safhasında yalan beyanda bulunan müracaat sahibi hakkında 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 206. maddesi uyarınca suç duyurusunda bulunulacağına yönelik getirilen düzenlemenin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 206. maddesinin gerekçesinde yer alan "...Beyanı alan memur, beyanın doğruluğunu tahkik ve buna kanaat getirdikten sonra resmi belgeyi düzenlemek durumunda ise...bunu yerine getirmediği takdirde suç oluşmaz." ibaresi göz önüne alındığında, hukuka aykırı olduğu, zira Türk Ceza Kanunu'nun 206. maddesinde düzenlenen suçun, dava konusu Tebliğ'de yer alan yapı kayıt belgesi düzenlenmesi sırasındaki beyan kapsamında oluşmasının hukuken mümkün olmadığı, bu nedenle ortada ihbar edilecek bir suçun da bulunmadığının davacı tarafından iddia edildiği görülmekte ise de; yapı kayıt belgesinin düzenlenmesi safhasında yalan beyanda bulunulması fiilinin, olayın mahiyetine göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 206. maddesinde öngörülen "Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan" suçunu veya kanunlarda düzenlenen bir başka suç tipini oluşturup oluşturmadığı konusunda değerlendirme yapma yetkisinin, 5237 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca soruşturma evresinde Cumhuriyet savcılıklarında, kovuşturma evresinde ise görevli ve yetkili adli mahkemelerde bulunduğu; hal böyle iken, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 24. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca görülen işbu iptal davasında, bahse konu fiilin suç teşkil edip etmediği konusunda bir değerlendirme yapılabilmesinin hukuken olanaklı olmadığı anlaşılmakta olup; yapı kayıt belgesi düzenlenmesi safhasında yalan beyanda bulunan müracaat sahibi hakkında suç duyurusunda bulunulması yükümlülüğü getiren düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.<br> Davalı idarenin yapı kayıt belgesinin iptaline ilişkin... günlü, ... sayılı işlemi yönünden;<br> Dosyanın incelenmesinden 3194 sayılı İmar Kanununun geçici 16. maddesi uyarınca düzenlenen... tarihli, ... belge numaralı yapı kayıt belgesinin, uyuşmazlık konusu yapıya 31/12/2017 tarihinden sonra 3. katın ilave edildiği ve ilave imalatlar yapıldığı, yapının 2007 yılından 13/02/2018 tarihine kadar aynı şekliyle bulunduğu, buna karşın 13/02/2018 tarihinden sonra imalatlara başlanıldığının uydu görüntülerinden ve yerinde yapılan incelemeler sonucu tespit edildiği gerekçesiyle, yapı sahibine tebliğ tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 15 gün içerisinde yapı kayıt belgesini sadece 31/12/2017 tarihinden önceki imalatları kapsayacak şekilde güncellemesi için süre verilmesine, verilen süre içerisinde İl Müdürlüğüne başvuru yapılarak güncelleme yapılmaması durumunda, yapı kayıt belgesi hakkında "Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar" başlıklı Tebliğ'in 8. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca işlem yapılarak yapı kayıt belgesinin iptal edileceği hususunun davacıya, İzmir Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemi ile bildirildiği, verilen sürede davacı tarafından başvuruda bulunulmaması üzerine dava konusu işlemle ... tarihli, ... belge numaralı yapı kayıt belgesi Tebliğin 4.madde 1.fıkrasına aykırı alınması nedeniyle aynı Tebliğin 8. maddesinin 2.fıkrası uyarınca iptal edildiği anlaşılmaktadır.<br> Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı dilekçesi ekinde sunulan bilgi, belge ve fotoğrafların incelenmesinden;, ... tarihli, ... belge numaralı yapı kayıt belgesine konu yapıda, 31/12/2017 tarihinden sonra ilave imalatlar yapıldığı görülmekte olup; anılan yapılar hakkında 3194 sayılı İmar Kanunu'nun geçici 16. maddesi uyarınca yapı kayıt belgesi belgesi verilebilmesi için, söz konusu Kanun hükmünde öngörülen "31/12/2017 tarihinden önce inşa edilme şartı"nın sağlanmamış olmasına; başka bir ifadeyle, belirtilen tarih itibarı ile başvuruya konu yapıların mevcut olmadığının 08/02/2020 tarihli uydu görüntüleri ile sabit olmasına karşın, belirtilen tarih itibarı ile mevcut olmayan yapılar hakkında başvuru yapıldığı sonucuna varılmaktadır.<br> Bu durumda dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir.<br> Açıklanan nedenlerle davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince duruşma için taraflara önceden bildirilen 09/04/2025 tarihinde, davacı vekili Av. ...'ün ve davalı idare Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı vekili Av. ...'ün geldiği, davalı idare Muğla Valiliğinin vekilinin gelmediği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. <br> Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve duruşmanın yapılmasından sonra Dairemizin 09/04/2025 tarihli, E:2024/7747 sayılı ara kararı üzerine gönderilen bilgi ve belgeler ile dosyadaki diğer belgeler incelendikten sonra, gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br> MADDİ OLAY: <br> İzmir ili, Urla ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel (eski ... ada, ... parsel) sayılı taşınmaz üzerinde,... tarihli, ... belge numaralı yapı kayıt belgesine konu yapıya 31/12/2017 tarihinden sonra 3. katın ilave edildiği ve ilave imalatlar yapıldığı, 2007 yılından 13/02/2018 tarihine kadar yapının aynı şekliyle bulunduğu, ancak 13/02/2018 tarihinden sonra imalatlara başlanıldığı hususunun, uydu görüntülerinden ve yerinde yapılan incelemelerden tespit edildiğinden bahisle, yapı sahibine tebliğ tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 15 gün içerisinde yapı kayıt belgesini sadece 31/12/2017 tarihinden önceki imalatları kapsayacak şekilde güncellemesi için süre verilmesine, verilen süre içerisinde İl Müdürlüğüne başvuru yapılarak güncelleme yapılmaması durumunda, yapı kayıt belgesi hakkında "Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar" başlıklı Tebliğ'in 8. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca işlem yapılarak yapı kayıt belgesinin iptal edileceği hususunun davacıya bildirilmesine ilişkin İzmir Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün ...tarih ve ... sayılı işlemi tesis edilmiştir.<br> Davacı tarafından bu süre içerisinde güncelleme yapılmaması üzerine 3 katlı yapı hakkında 3194 sayılı İmar Kanununun Geçici 16. maddesi uyarınca düzenlenen ... tarihli ... belge numaralı Yapı Kayıt Belgesi,... tarihli ve ... sayılı İzmir Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü işlemiyle iptal edilmiştir.<br> Bakılan dava; İzmir Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünün ... tarihli ve ... sayılı işlemi ile söz konusu işlemlerin dayanağı niteliğindeki 06/06/2018 tarihli, 30443 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar" başlıklı Tebliğ'in, 20/09/2018 tarihli, 30541 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslarda Değişiklik Yapılmasına Dair Usul ve Esaslar" başlıklı Tebliğ ile değişik 8. maddesinin ikinci fıkrasının iptali istemiyle açılmıştır.<br><br> İLGİLİ MEVZUAT:<br> 18/05/2018 tarih ve 30425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7143 sayılı "Vergi ve Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun"un 16. maddesi ile 3194 sayılı İmar Kanunu'na eklenen geçici 16. maddesinin dava konusu Genelge'nin yayımlandığı tarihte yürürlükte bulunan "Afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla, 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara 31/10/2018 tarihine kadar başvurulması, bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve 31/12/2018 tarihine kadar kayıt bedelinin ödenmesi halinde Yapı Kayıt Belgesi verilebilir. Başvuruya konu yapının ve arsasının mülkiyet durumu, yapı sınıf ve grubu ve diğer hususlar Bakanlık tarafından hazırlanan Yapı Kayıt Sistemine yapı sahibinin beyanına göre kaydedilir.<br>Yapının bulunduğu arsanın 29/7/1970 tarihli ve 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununa göre belirlenen emlak vergi değeri ile yapının Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca belirlenen yaklaşık maliyet bedelinin toplamı üzerinden konutlarda yüzde üç, ticari kullanımlarda yüzde beş oranında alınacak kayıt bedeli başvuru sahibi tarafından genel bütçenin (B) işaretli cetveline gelir kaydedilmek üzere merkez muhasebe birimi hesabına yatırılır. 6306 sayılı Kanun kapsamında kullanılmak üzere kaydedilen gelirler karşılığı Bakanlık bütçesine ödenek eklemeye Maliye Bakanı yetkilidir. Bu ödenek, dönüşüm projeleri özel hesabına aktarılarak kullanılır. Kayıt bedeline ilişkin oranı iki katına kadar artırmaya, yarısına kadar azaltmaya, yapının niteliğine ve bölgelere göre kademelendirmeye, ayrıca başvuru ve ödeme süresini bir yıla kadar uzatmaya Bakanlar Kurulu yetkilidir.<br> Yapı Kayıt Belgesi yapının kullanım amacına yöneliktir. Yapı Kayıt Belgesi alan yapılara, talep halinde ilgili mevzuatta tanımlanan ait olduğu abone grubu dikkate alınarak geçici olarak su, elektrik ve doğalgaz bağlanabilir.<br> Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili bu Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezaları iptal edilir. <br> Yapı ruhsatı alıp da yapı kullanma izin belgesi almamış veya yapı ruhsatı bulunmayan yapılarda, Yapı Kayıt Belgesi ile maliklerin tamamının muvafakatinin bulunması ve imar planlarında umumi hizmet alanlarına denk gelen alanların terk edilmesi halinde yapı kullanma izin belgesi aranmaksızın cins değişikliği ve kat mülkiyeti tesis edilebilir. Bu durumda, ikinci fıkrada belirtilen bedelin iki katı ödenir.<br> Beşinci fıkra uyarınca kat mülkiyetine geçilmiş olması 6306 sayılı Kanunun ek 1 inci maddesinin uygulanmasına engel teşkil etmez.<br> Yapı Kayıt Belgesi alınan yapıların, Hazineye ait taşınmazlar üzerine inşa edilmiş olması halinde, bu taşınmazlar Bakanlığa tahsis edilir. Yapı Kayıt Belgesi sahipleri ile bunların kanuni veya akdi haleflerinin talepleri üzerine taşınmazlar Bakanlıkça rayiç bedel üzerinden doğrudan satılır. Bu durumda elde edilen gelirler bu maddenin ikinci fıkrasına göre genel bütçeye gelir kaydedilir. Ayrıca bu gelirler hakkında 29/6/2001 tarihli ve 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 5 inci maddesinin beşinci fıkrası hükmü uygulanmaz.<br> Yapı Kayıt Belgesi alınan yapıların belediyelere ait taşınmazlar üzerine inşa edilmiş olması halinde, Yapı Kayıt Belgesi sahipleri ile bunların kanuni veya akdi haleflerinin talepleri üzerine bedeli ilgili belediyesine ödenmek kaydıyla taşınmazlar rayiç bedel üzerinden belediyelerce doğrudan satılır.<br> Üçüncü kişilere ait özel mülkiyete konu taşınmazlarda bulunan yapılar ile Hazineye ait sosyal donatı için tahsisli araziler üzerinde bulunan yapılar bu madde hükümlerinden yararlandırılmaz.<br> Yapı Kayıt Belgesi, yapının yeniden yapılmasına veya kentsel dönüşüm uygulamasına kadar geçerlidir. Yapı Kayıt Belgesi düzenlenen yapıların yenilenmesi durumunda yürürlükte olan imar mevzuatı hükümleri uygulanır. Yapının depreme dayanıklılığı hususu malikin sorumluluğundadır.<br> Bu madde hükümleri, 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanununda tanımlanan Boğaziçi sahil şeridi ve öngörünüm bölgesi içinde ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alan ile İstanbul tarihi yarımada içinde ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanlarda ve ayrıca 19/6/2014 tarihli ve 6546 sayılı Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı Kurulması Hakkında Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde belirlenmiş Tarihi Alanda uygulanmaz.<br> Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlık ve Maliye Bakanlığı tarafından müştereken belirlenir." hükmü yer almıştır.<br> 06/06/2018 tarihli, 30443 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar" başlıklı Tebliğ'in "Yapı kayıt belgesi düzenlenemeyecek yapılar" başlıklı 8. maddesinde "(1) Yapı Kayıt Belgesi;<br> a) 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanununda tanımlanan Boğaziçi sahil şeridi ve öngörünüm bölgesi içinde, 3194 sayılı Kanunun geçici 16 ncı maddesi uyarınca adı geçen Kanuna eklenmiş olan kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanda,<br> b) İstanbul tarihi yarımada içinde 3194 sayılı Kanunun geçici 16 ncı maddesi uyarınca adı geçen Kanuna eklenmiş olan kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanlarda,<br> c) 19/5/2014 tarihli ve 6546 sayılı Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı Kurulması Hakkında Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde belirlenmiş Tarihi Alanda,<br> ç) Üçüncü kişilere ait özel mülkiyete konu taşınmazlar üzerinde,<br> d) Kesinleşmiş planlar neticesinde sosyal donatı alanı olarak belirlenmiş ve Maliye Bakanlığınca aynı amaçla değerlendirilmek üzere ilgili kurumlara tahsis edilmiş Hazineye ait taşınmazlar üzerinde, bulunan yapılar hakkında Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemez.<br> (2) (Değişik:RG-20/9/2018-30541) Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi durumunda, Yapı Kayıt Belgesi iptal edilir, bu belgenin sağlamış olduğu haklar geri alınır, Yapı Kayıt Belgesi bedeli olarak yatırılmış olan bedel iade edilmez ve belge düzenlenmesi safhasında yalan beyanda bulunan müracaat sahibi hakkında 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 206 ncı maddesi uyarınca suç duyurusunda bulunulur." hükmüne yer verilmiştir.<br> 06/06/2018 tarihli, 30443 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar" başlıklı Tebliğ'in "Yapı kayıt belgesi müracaatı" başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrasında, "Yapı Kayıt Belgesi 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için verilir. Yapı Kayıt Belgesi için müracaatın 31/10/2018 tarihine kadar yapılması ve Yapı Kayıt Belgesi bedelinin 31/12/2018 tarihine kadar ödenmesi gerekir. Başvuru ve ödeme süresini bir yıla kadar uzatmaya Bakanlar Kurulu yetkilidir." kuralı yer almaktadır.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Dava konusu 06/06/2018 tarihli, 30443 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar" başlıklı Tebliğ'in, 20/09/2018 tarihli, 30541 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslarda Değişiklik Yapılmasına Dair Usul ve Esaslar" başlıklı Tebliğ ile değişik 8. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi durumunda, Yapı Kayıt Belgesi iptal edilir, bu belgenin sağlamış olduğu haklar geri alınır, Yapı Kayıt Belgesi bedeli olarak yatırılmış olan bedel iade edilmez ve belge düzenlenmesi safhasında yalan beyanda bulunan müracaat sahibi hakkında 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 206 ncı maddesi uyarınca suç duyurusunda bulunulur." hükmünün iptali isteminin incelenmesi:<br>3194 sayılı İmar Kanunu'nun geçici 16. maddesinin birinci fıkrasında; afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla, 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara 31/10/2018 tarihine kadar başvurulması (31/12/2018 tarih ve 538 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile, başvuru süresi 15/6/2019 tarihine kadar uzatılmıştır.), bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve 31/12/2018 tarihine kadar, kayıt bedelinin ödenmesi halinde (31/12/2018 tarih ve 538 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile, yapı kayıt bedeli ödeme süresi 30/6/2019 tarihine kadar uzatılmıştır.) yapı kayıt belgesi verilebileceği, başvuruya konu yapının ve arsasının mülkiyet durumu, yapı sınıf ve grubu ve diğer hususlar Bakanlık tarafından hazırlanan yapı kayıt sistemine yapı sahibinin beyanına göre kaydedileceği; ikinci fıkrasında, yapının bulunduğu arsanın 29/7/1970 tarihli ve 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununa göre belirlenen emlak vergi değeri ile yapının Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca belirlenen yaklaşık maliyet bedelinin toplamı üzerinden konutlarda yüzde üç, ticari kullanımlarda yüzde beş oranında alınacak kayıt bedeli başvuru sahibi tarafından genel bütçenin (B) işaretli cetveline gelir kaydedilmek üzere merkez muhasebe birimi hesabına yatırılacağı kuralına yer verilmiştir. Anılan Kanun'un geçici 16. maddesinin dokuzuncu fıkrasında, üçüncü kişilere ait özel mülkiyete konu taşınmazlarda bulunan yapılar ile Hazineye ait sosyal donatı için tahsisli araziler üzerinde bulunan yapıların, anılan Kanun (3194 sayılı Kanunun Geçici 16. maddesi) hükümlerinden yararlandırılmayacağı; on birinci fıkrasında ise, 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanununda tanımlanan boğaziçi sahil şeridi ve öngörünüm bölgesi içinde ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alan ile İstanbul tarihi yarımada içinde ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanlar ve ayrıca 19/6/2014 tarihli ve 6546 sayılı Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı Kurulması Hakkında Kanun'un 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde belirlenmiş tarihi alanda; anılan Kanun (3194 sayılı Kanunun Geçici 16. maddesi) hükümlerinin uygulanmayacağı açıkça düzenlenmiştir.<br>3194 sayılı İmar Kanununun Geçici 16. maddesinin son fıkrasına dayanılarak hazırlanan ve 06/06/2018 tarihli, 30443 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar" başlıklı Tebliğ'in 8. maddesinin birinci fıkrasında; 3194 sayılı Kanunun Geçici 16/9 ve 16/11 maddelerinde belirlenen ve anılan Kanun hükmünden yararlanması açıkça yasaklanan yapı veya alanların, kanunda öngörülen düzenleme ile aynı doğrultuda sınırlandığı; anılan Tebliğ'in 8. maddesinin ikinci fıkrasında ise, 3194 sayılı Kanunun Geçici 16/1 maddesi uyarınca "yapı kayıt belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi durumunda, "yapı kayıt belgesinin iptal edileceği ve bu belgenin sağlamış olduğu hakların geri alınacağı" yolunda düzenleme yapıldığı; bu bağlamda, dayanak Kanun maddesinde verilen yetkiye dayalı olarak hazırlanan ve bu kapsamda Kanunda yapılan düzenlemenin ayrıntılandırılması niteliğinde olan söz konusu Tebliğ hükmünün, kanun koyucu tarafından idareye tanınan düzenleme yetkisine dayalı olarak hazırlandığı; söz konusu kural ile getirilen düzenlemenin, normlar hiyerarşisine ve dayanağı Kanun maddesine uygun olduğu sonucuna ulaşılmıştır.<br> Davacı tarafından, anılan Tebliğ'in 8. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "Yapı Kayıt Belgesi bedeli olarak yatırılmış olan bedel iade edilmez" ibaresinde hukuka uyarlık bulunmadığı; zira, yapı kayıt belgesinin iptal edilmesi durumunda bedelin iade edilmeyeceğine yönelik 3194 sayılı Kanunun Geçici 16. maddesinde herhangi bir kurala yer verilmeksizin, doğrudan düzenleyici işlem ile bu yönde bir kural getirilmek suretiyle, kişilerin cezalandırılabilmesinin hukuka aykırılık teşkil ettiği iddia edilmekte ise de, yukarıda yer alan mevzuat hükümleri ile dosyada yer alan bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, bahse konu düzenlemenin, Geçici 16. maddeye aykırılık içermediği, zira Geçici 16. maddede, 31/12/2017 tarihinden önce ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı olarak yapılmış yapılar/aykırılıklar için yapı sahiplerince yapıya ilişkin bilgilerin beyan edilmesi ve yapı kayıt bedelinin ödenmesi suretiyle e-devlet sistemi üzerinden yapı kayıt belgesi alınması imkanı getirilirken yapı sahibinin beyanının esas alındığı, dolayısıyla yapı sahibine Geçici 16. maddede belirtilen şartları sağlayan yapılarla ilgili doğru bilgileri verme yükümlülüğünün getirildiği, bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi ve yapı kayıt belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi durumunda ne yönde işlem yapılacağının Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar'da düzenlenmesinin Kanunun verdiği yetki çerçevesinde ve Geçici 16. maddenin düzenlenme amacına uygun olduğu, diğer yandan, yapı kayıt belgesi için ödenen ücretin, idarenin bir hizmeti karşılığında alınan bedel niteliğinde olduğu, yapı kayıt belgesi düzenlenerek bu hizmetin sunulduğu ve davacının bu hizmetten yararlandığı, davacının mevzuata aykırı beyanının sonucu olarak tesis edilen işlemin hizmetten yararlandığı gerçeğini değiştirmediği sonucuna ulaşılmıştır.<br> Bu durumda, yapı kayıt belgesi düzenlenemeyecek yapılar hakkında verilen yapı kayıt belgesinin iptal edilmesi durumunda, 3194 sayılı Kanunun Geçici 16/2. maddesi uyarınca ödenen yapı kayıt belgesi bedelinin iade edilmemesine yönelik olan ve bu kapsamda Kanun hükmünün koşul ve sonuçlarını açıklayan dava konusu Tebliğ hükmünün; kanun koyucu tarafından idareye tanınan düzenleme yetkisine dayalı olarak getirildiği ve normlar hiyerarşisine ve dayanağı Kanun maddesine uygun olduğu sonucuna ulaşılmıştır. <br> Nitekim Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 27/02/2025 tarihli, E:2023/2709, K:2025/465 sayılı kararı da bu yöndedir.<br> Ayrıca, dava konusu Tebliğ'in 8. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan ve yapı kayıt belgesi düzenlenmesi safhasında yalan beyanda bulunan müracaat sahibi hakkında 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 206. maddesi uyarınca suç duyurusunda bulunulacağına yönelik getirilen düzenleme değerlendirildiğinde;<br> Yapı kayıt belgesi, beyan üzerine düzenlendiğinden belge için başvuru yapan kişinin de bu anlamda resmi makamlara doğru beyanda bulunulması beklenmektedir. İdarelerce ilgilinin beyanının doğru olmadığı tespitinde ise cumhuriyet savcılığına suç duyurusunda bulunulmasında hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Suçun oluşup oluşmadığı hususunun ise ayrıca ceza yargılaması kapsamında değerlendirileceği tabidir.<br> Yapı kayıt belgesinin düzenlenmesi safhasında yalan beyanda bulunulması fiilinin, olayın mahiyetine göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 206. maddesinde öngörülen "Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan" suçunu veya kanunlarda düzenlenen bir başka suç tipini oluşturup oluşturmadığı konusunda değerlendirme yapma yetkisi, 5237 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca soruşturma evresinde Cumhuriyet savcılıklarında, kovuşturma evresinde ise görevli ve yetkili adli mahkemelerde bulunduğu; hal böyle iken, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 24. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca görülen işbu iptal davasında, bahse konu fiilin suç teşkil edip etmediği konusunda bir değerlendirme yapılabilmesinin hukuken olanaklı olmadığı anlaşılmakta olup; yapı kayıt belgesi düzenlenmesi safhasında yalan beyanda bulunan müracaat sahibi hakkında suç duyurusunda bulunulması yükümlülüğü getiren düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.<br> İzmir Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün 3194 sayılı İmar Kanununun Geçici 16. maddesi uyarınca düzenlenen ...tarihli ... belge numaralı Yapı Kayıt Belgesinin iptaline ilişkin ... tarihli ve ... sayılı İzmir Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü işlemine gelince; <br> Yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden; yalnızca 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapılar için yapı kayıt belgesi düzenlenebileceği, ilgililerin başvurusu üzerine, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ve anılan Bakanlıkça yetkilendirilecek kurum veya kuruluş tarafından düzenlenen yapı kayıt belgesinin, başvuruya konu yapının 31/12/2017 tarihinden sonra yapıldığının tespit edilmesi durumunda "yetki ve usulde paralellik ilkesi" uyarınca, söz konusu belgeyi düzenlemeye yetkili idare (Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı) tarafından ya da bu konuda anılan Bakanlıkça yetkilendirilen kurum veya kuruluş tarafından iptal edileceği sonucuna varılmaktadır.<br> Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının 06.07.2020 tarih ve 1266724 sayılı Valiliklere gönderilen yazıda, 31.12.2017 tarihinden önce ve bu tarihten sonra yapılmış olan aykırılıkları bir arada içerdiği tespit edilen yapı kayıt belgelerine ilişkin olarak, yapıda 31.12.2017 tarihinden sonra yapılmış olan aykırılıkların ortadan kaldırılmasının zorunlu tutulmadan, belgenin 31.12.2017 tarihinden önceki aykırılıkları ihtiva edecek şekilde güncellenmesi için başvuru sahibine süre verilmesi ve sürenin sonunda belgenin belirtilen şekilde Geçici 16. madde hükümlerine uygun olarak güncellenmesi durumunda belgenin geçerli olarak kabul edilmesi, 31.12.2017 tarihinden sonra yapıldığı tespit edilen aykırılıklar için yatırılan yapı kayıt bedelinin iade edilmemesi ve 31.12.2017 den sonra yapıldığı tespit edilen aykırılıklar hakkında 3194 sayılı Kanunun 32. ve 42. madde uyarınca işlem tesis edilmesi gerektiği bildirilmiştir.<br> Bu çerçevede İzmir Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün ...tarih ve ... sayılı işlemiyle; İzmir ili, Urla ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel (eski ... ada, ... parsel) sayılı taşınmaz üzerinde,...tarihli, ... belge numaralı yapı kayıt belgesine konu yapıya 31/12/2017 tarihinden sonra 3. katın ilave edildiği ve ilave imalatlar yapıldığı, 2007 yılından 13/02/2018 tarihine kadar yapının aynı şekliyle bulunduğu, ancak 13/02/2018 tarihinden sonra imalatlara başlanıldığı hususunun, uydu görüntülerinden ve yerinde yapılan incelemelerden tespit edildiğinden bahisle, yapı sahibine tebliğ tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 15 gün içerisinde yapı kayıt belgesini sadece 31/12/2017 tarihinden önceki imalatları kapsayacak şekilde güncellemesi için süre verilmesine, verilen süre içerisinde il müdürlüğüne başvuru yapılarak güncelleme yapılmaması durumunda, yapı kayıt belgesi hakkında "Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar" başlıklı Tebliğ'in 8. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca işlem yapılarak yapı kayıt belgesinin iptal edileceği hususunun davacıya bildirildiği, bu işlemin iptali istemiyle açılan davanın reddi yolundaki Dairemizin 03/05/2023 tarih, E:2011/11103, K:2023/4385 sayılı kararının, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 27/02/2025 günlü, E:2023/2709, K:2025/465 sayılı kararıyla onandığı, davacı tarafından kendisine verilen süre içerisinde güncelleme yapılmaması üzerine 3 katlı yapı hakkında 3194 sayılı İmar Kanununun Geçici 16. maddesi uyarınca düzenlenen ...tarihli ... belge numaralı yapı kayıt belgesinin, ... tarihli ve ... sayılı İzmir Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü işlemiyle iptal edildiği anlaşılmıştır.<br> Uyuşmazlıkta, İzmir Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün ... tarihli,... sayılı, "Yapı Kayıt Belgesi İptal Tutanağı" konulu işleminde yer alan 14/04/2018 ve 08/02/2020 tarihli uydu görüntüleri, dosyaya sunulan diğer bilgi, belge ve uydu görüntüleri ve fotoğrafların incelenmesinden;...tarihli, ... belge numaralı yapı kayıt belgesine konu yapının 2 katı için ... tarih ve ... belge nolu yapı kullanma izin belgesinin mevcut olduğu, yapıda 31/12/2017 tarihinden sonra 3. katın ilave edildiği ve ilave imalatlar yapıldığı görülmekte olup; anılan yapı hakkında 3194 sayılı İmar Kanununun Geçici 16. maddesi uyarınca yapı kayıt belgesi düzenlenebilmesinin mümkün olmadığı, bahse konu yapı kayıt belgesinin güncellenmesi için verilen süre içinde güncellemenin de yapılmadığı anlaşıldığından ...tarihli ... belge numaralı yapı kayıt belgesinin iptaline ilişkin ... tarihli ve ... sayılı İzmir Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü işleminin hukuka uygun olduğu sonucuna ulaşılmıştır.<br> Öte yandan; davacı tarafından uyuşmazlık konusu yapılar hakkında verilen yapı kayıt belgelerini iptal etmeye yetkili idarenin, 3194 sayılı İmar Kanununun Geçici 16. maddesi uyarınca Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı olduğu, bu konuda anılan idare tarafından usule uygun yapılmış bir yetki devri bulunmadığından, yapı kayıt belgesinin iptal edilmesine yönelik tesis edilen İzmir Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün dava konusu işlemlerinde yetki yönünden hukuka uyarlık bulunmadığı ileri sürülmekte ise de; Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Rehberlik ve Teftiş Başkanlığınca tüm taşra teşkilatına hitaben yazılan16/08/2018 tarihli, 145688 sayılı, "İmar barışına aykırı uygulamalar" konulu yazıda, imar barışına aykırı uygulamaların önüne geçilmesi, başvuruların devam ettiği bu aşamada, Bakanlığın öncelikli hedeflerinden olduğu, Valiliklere (Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüklerine) ulaşan imar barışına aykırı uygulamalara ilişkin şikayetler hakkında, öncelikle Valiliklerce (Çevre ve Şehircilik İl Müdürlükleri) gerekli inceleme ve tespitlerin yapılması ve sonrasında gereği için ilgili kuruma (belediye, il özel idareleri, vb.) ve yetkili Cumhuriyet Başsavcılığına bildirimde bulunulması, sonucun takip edilerek Bakanlığa bilgi verilmesi gerektiğinin belirtildiği; Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Hizmetleri Genel Müdürlüğünce tüm taşra teşkilatına hitaben yazılan 16/10/2018 tarih ve 184558 sayılı, "Yapı kayıt belgesi iptali" konulu yazısında ise, yapı kayıt belgesinin usulsüz alındığının tespit edilmesi durumunda Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar'ın 8. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca yapı kayıt belgesinin sistem üzerinden iptal edilerek, müracaat sahibi hakkında Türk Ceza Kanununun 206. maddesi uyarınca suç duyurusunda bulunulması işlemlerinin Valiliklerce (Çevre ve Şehircilik İl Müdürlükleri) yürütülmesi gerektiği bildirilmiştir.<br> Söz konusu Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Rehberlik ve Teftiş Başkanlığının "İmar barışına aykırı uygulamalar" konulu ... tarih ve ... sayılı işleminin, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Hizmetleri Genel Müdürlüğünün "Yapı Kayıt Belgelerinin iptali" konulu ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istemiyle açılan dava, "...1 Nolu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 98. maddesinde belirtildiği üzere, davalı Bakanlık merkez, taşra ve yurtdışı teşkilatından oluşmaktadır. Bu kapsamda bahsedilen Kararname ve diğer kanunlar ile davalı Bakanlığa verilen görevler, merkez ve illerde taşra teşkilatı eliyle yürütülmektedir. <br> Aynı Kararnamenin 506. maddesinde; "Bakan ve her kademedeki Bakanlık yöneticileri sınırlarını açıkça belirtmek ve yazılı olmak kaydıyla, yetkilerinden bir kısmını alt kademelere devredebilir. Yetki devri, uygun araçlarla ilgililere duyurulur." hükmüne yer verilmiş olup, anılan hükme istinaden Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Hizmetleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı, ... tarih ve ... sayılı, ...tarih ve ... sayılı yazılarıyla, yapı kayıt belgelerinin iptali hususunda Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüklerine yetki devri yapıldığı görüldüğünden, yapı kayıt belgelerinin Bakanlığın yetkilendirildiği Muğla Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü Yapı Kayıt Belgesi Değerlendirme Komisyonu kararıyla iptal edilmesinde "yetki" unsuru yönünden hukuka aykırılık görülmemiştir.<br><br>Bu durumda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının, merkez, taşra ve yurtdışı teşkilatından oluştuğu dikkate alınarak ve yapı kayıt belgelerinin incelenmesi ve iptaline ilişkin iş ve işlemlerin Bakanlık taşra teşkilatı tarafından Valiliklere bağlı Çevre, Şehircilik İl Müdürlüklerince yürütülmesi uygun görülerek, tüm taşra teşkilatının talimatlandırılması ve Coğrafi Bilgi Sistemleri üzerinden de yetkilendirilmesi yönündeki dava konusu düzenleyici işlemlerde mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır..." gerekçesiyle Dairemizin 09/04/2025 tarih, E:2023/1455, K:2025/1856 sayılı kararıyla reddine karar verilmiş olup, dava konusu ...tarihli ... belge numaralı Yapı Kayıt Belgesinin iptaline ilişkin ... tarihli ve ... sayılı İzmir Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü işleminde yetki yönünden de hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.<br><br>KARAR SONUCU: <br>Açıklanan nedenlerle;<br>1.06/06/2018 tarihli, 30443 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar" başlıklı Tebliğ'in, 20/09/2018 tarihli, 30541 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslarda Değişiklik Yapılmasına Dair Usul ve Esaslar" başlıklı Tebliğ ile değişik 8. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi durumunda, Yapı Kayıt Belgesi iptal edilir, bu belgenin sağlamış olduğu haklar geri alınır," ve "...ve belge düzenlenmesi safhasında yalan beyanda bulunan müracaat sahibi hakkında 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 206 ncı maddesi uyarınca suç duyurusunda bulunulur.” ibareleri yönünden oybirliğiyle; "...Yapı Kayıt Belgesi bedeli olarak yatırılmış olan bedel iade edilmez..." ibaresi yönünden oyçokluğuyla DAVANIN REDDİNE,<br>2. İzmir Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün 3194 sayılı İmar Kanununun Geçici 16. maddesi uyarınca düzenlenen ...tarihli ... belge numaralı Yapı Kayıt Belgesinin iptaline ilişkin ... tarihli ve ... sayılı İzmir Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü işlemi yönünden oyçokluğuyla DAVANIN REDDİNE,<br>3. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>4.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen ...-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,<br>5. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,<br>6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 21/10/2025 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.<br> <br><br> (X)KARŞI OY :<br>Anayasa'nın "Temel hak ve hürriyetlerin sınırlandırılması" başlıklı 13. maddesinde "Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz."; "Mülkiyet Hakkı" başlıklı 35. maddesinde ise, "Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz." hükümleri yer almaktadır.<br>18/05/2018 tarih ve 30425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7143 sayılı "Vergi ve Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun"un 16. maddesi ile 3194 sayılı İmar Kanunu'na eklenen Geçici 16. maddesinin dava konusu Genelge'nin yayımlandığı tarihte yürürlükte bulunan hükmünde; "Afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla, 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara 31/10/2018 tarihine kadar başvurulması, bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve 31/12/2018 tarihine kadar kayıt bedelinin ödenmesi halinde Yapı Kayıt Belgesi verilebilir. Başvuruya konu yapının ve arsasının mülkiyet durumu, yapı sınıf ve grubu ve diğer hususlar Bakanlık tarafından hazırlanan Yapı Kayıt Sistemine yapı sahibinin beyanına göre kaydedilir.<br>Yapının bulunduğu arsanın 29/7/1970 tarihli ve 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununa göre belirlenen emlak vergi değeri ile yapının Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca belirlenen yaklaşık maliyet bedelinin toplamı üzerinden konutlarda yüzde üç, ticari kullanımlarda yüzde beş oranında alınacak kayıt bedeli başvuru sahibi tarafından genel bütçenin (B) işaretli cetveline gelir kaydedilmek üzere merkez muhasebe birimi hesabına yatırılır. 6306 sayılı Kanun kapsamında kullanılmak üzere kaydedilen gelirler karşılığı Bakanlık bütçesine ödenek eklemeye Maliye Bakanı yetkilidir. Bu ödenek, dönüşüm projeleri özel hesabına aktarılarak kullanılır. Kayıt bedeline ilişkin oranı iki katına kadar artırmaya, yarısına kadar azaltmaya, yapının niteliğine ve bölgelere göre kademelendirmeye, ayrıca başvuru ve ödeme süresini bir yıla kadar uzatmaya Bakanlar Kurulu yetkilidir.<br> Yapı Kayıt Belgesi yapının kullanım amacına yöneliktir. Yapı Kayıt Belgesi alan yapılara, talep halinde ilgili mevzuatta tanımlanan ait olduğu abone grubu dikkate alınarak geçici olarak su, elektrik ve doğalgaz bağlanabilir.<br> Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili bu Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezaları iptal edilir. <br> Yapı ruhsatı alıp da yapı kullanma izin belgesi almamış veya yapı ruhsatı bulunmayan yapılarda, Yapı Kayıt Belgesi ile maliklerin tamamının muvafakatinin bulunması ve imar planlarında umumi hizmet alanlarına denk gelen alanların terk edilmesi halinde yapı kullanma izin belgesi aranmaksızın cins değişikliği ve kat mülkiyeti tesis edilebilir. Bu durumda, ikinci fıkrada belirtilen bedelin iki katı ödenir.<br> Beşinci fıkra uyarınca kat mülkiyetine geçilmiş olması 6306 sayılı Kanunun ek 1 inci maddesinin uygulanmasına engel teşkil etmez.<br> Yapı Kayıt Belgesi alınan yapıların, Hazineye ait taşınmazlar üzerine inşa edilmiş olması halinde, bu taşınmazlar Bakanlığa tahsis edilir. Yapı Kayıt Belgesi sahipleri ile bunların kanuni veya akdi haleflerinin talepleri üzerine taşınmazlar Bakanlıkça rayiç bedel üzerinden doğrudan satılır. Bu durumda elde edilen gelirler bu maddenin ikinci fıkrasına göre genel bütçeye gelir kaydedilir. Ayrıca bu gelirler hakkında 29/6/2001 tarihli ve 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 5 inci maddesinin beşinci fıkrası hükmü uygulanmaz.<br> Yapı Kayıt Belgesi alınan yapıların belediyelere ait taşınmazlar üzerine inşa edilmiş olması halinde, Yapı Kayıt Belgesi sahipleri ile bunların kanuni veya akdi haleflerinin talepleri üzerine bedeli ilgili belediyesine ödenmek kaydıyla taşınmazlar rayiç bedel üzerinden belediyelerce doğrudan satılır.<br> Üçüncü kişilere ait özel mülkiyete konu taşınmazlarda bulunan yapılar ile Hazineye ait sosyal donatı için tahsisli araziler üzerinde bulunan yapılar bu madde hükümlerinden yararlandırılmaz.<br> Yapı Kayıt Belgesi, yapının yeniden yapılmasına veya kentsel dönüşüm uygulamasına kadar geçerlidir. Yapı Kayıt Belgesi düzenlenen yapıların yenilenmesi durumunda yürürlükte olan imar mevzuatı hükümleri uygulanır. Yapının depreme dayanıklılığı hususu malikin sorumluluğundadır.<br> Bu madde hükümleri, 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanununda tanımlanan Boğaziçi sahil şeridi ve öngörünüm bölgesi içinde ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alan ile İstanbul tarihi yarımada içinde ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanlarda ve ayrıca 19/6/2014 tarihli ve 6546 sayılı Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı Kurulması Hakkında Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde belirlenmiş Tarihi Alanda uygulanmaz.<br> Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlık ve Maliye Bakanlığı tarafından müştereken belirlenir." hükmü yer almıştır.<br> 06/06/2018 tarihli, 30443 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar" başlıklı Tebliğ'in "Yapı kayıt belgesi düzenlenemeyecek yapılar" başlıklı 8. maddesinde "(1) Yapı Kayıt Belgesi;<br> a) 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanununda tanımlanan Boğaziçi sahil şeridi ve öngörünüm bölgesi içinde, 3194 sayılı Kanunun geçici 16 ncı maddesi uyarınca adı geçen Kanuna eklenmiş olan kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanda,<br> b) İstanbul tarihi yarımada içinde 3194 sayılı Kanunun geçici 16 ncı maddesi uyarınca adı geçen Kanuna eklenmiş olan kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanlarda,<br> c) 19/5/2014 tarihli ve 6546 sayılı Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı Kurulması Hakkında Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde belirlenmiş Tarihi Alanda,<br> ç) Üçüncü kişilere ait özel mülkiyete konu taşınmazlar üzerinde,<br> d) Kesinleşmiş planlar neticesinde sosyal donatı alanı olarak belirlenmiş ve Maliye Bakanlığınca aynı amaçla değerlendirilmek üzere ilgili kurumlara tahsis edilmiş Hazineye ait taşınmazlar üzerinde, bulunan yapılar hakkında Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemez.<br> (2) (Değişik:RG-20/9/2018-30541) Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi durumunda, Yapı Kayıt Belgesi iptal edilir, bu belgenin sağlamış olduğu haklar geri alınır, Yapı Kayıt Belgesi bedeli olarak yatırılmış olan bedel iade edilmez ve belge düzenlenmesi safhasında yalan beyanda bulunan müracaat sahibi hakkında 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 206 ncı maddesi uyarınca suç duyurusunda bulunulur." hükmüne yer verilmiştir.<br> Uyuşmazlıkta; görülmekte olan davada iptali istenilen 06/06/2018 tarihli, 30443 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar" başlıklı Tebliğ'in "Yapı kayıt belgesi düzenlenemeyecek yapılar" başlıklı 8. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi durumunda, Yapı Kayıt Belgesi iptal edilir, bu belgenin sağlamış olduğu haklar geri alınır, Yapı Kayıt Belgesi bedeli olarak yatırılmış olan bedel iade edilmez." ibaresinin iptalinin talep edildiği; bu bağlamda Dairemizce davanın reddi yolunda verilen kararın "Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi durumunda, Yapı Kayıt Belgesi iptal edilir, bu belgenin sağlamış olduğu haklar geri alınır" ibaresinin iptali istemine ilişkin kısmı ile dava konusu Tebliğ'in 8. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "...,Yapı Kayıt Belgesi bedeli olarak yatırılmış olan bedel iade edilmez..." ibaresi ile yapı kayıt belgesi bedelinin iade edilmeyeceğine yönelik getirilen düzenlemenin mülkiyet hakkına müdahale niteliği taşıyıp taşımadığı bağlamında değerlendirilmesi gerektiği düşünülmektedir.<br> Anayasa Mahkemesinin 12/2/2020 tarihli, Başvuru Numarası: 2017/33177 sayılı bireysel başvuru kararında; itirazen şikâyet sürecinde alınan başvuru bedelinin, lehe karar verilmesine rağmen başvurucuya iade edilmemesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiası kapsamında yapılan değerlendirmede; Anayasa’nın 35. maddesinde bir temel hak olarak güvence altına alınmış olan mülkiyet hakkının kişiye -başkasının hakkına zarar vermemek ve yasaların koyduğu sınırlamalara uymak koşuluyla- sahibi olduğu şeyi dilediği gibi kullanma ve ondan tasarruf etme, onun ürünlerinden yararlanma olanağı verdiği; Anayasa’nın 35. maddesi ile mülkiyet hakkına temas eden diğer hükümleri birlikte değerlendirildiğinde Anayasa'nın mülkiyet hakkına müdahaleyle ilgili üç kural ihtiva ettiği; Anayasa'nın 35. maddesinin birinci fıkrasında, herkesin mülkiyet hakkına sahip olduğu belirtilmek suretiyle mülkten barışçıl yararlanma hakkına yer verildiği; ikinci fıkrasında mülkten barışçıl yararlanma hakkına müdahalenin çerçevesinin belirlendiği ve genel olarak mülkiyet hakkının hangi koşullarda sınırlanabileceği belirlenerek aynı zamanda mülkten yoksun bırakmanın şartlarının genel çerçevesinin çizildiği; maddenin son fıkrasında ise mülkiyet hakkının kullanımının toplum yararına aykırı olamayacağının kurala bağlanmak suretiyle devletin mülkiyetin kullanımını kontrol etmesine ve düzenlemesine imkân sağlandığı belirtilmişitir. Anılan kararda; Anayasa'nın diğer bazı maddelerinde de devlet tarafından mülkiyetin kontrolüne imkân tanıyan özel hükümlere yer verilmiş ve ayrıca mülkten yoksun bırakma ve mülkiyetin düzenlenmesinin, mülkiyet hakkına müdahalenin özel biçimleri olduğu; bu itibarla itirazen şikâyet başvuru bedeli alınmasının, mülkiyet hakkına müdahale teşkil ettiği vurgulanmıştır.<br> Bu durumda; 3194 sayılı Kanunun Geçici 16. maddesinde, afet risklerine hazırlık kapsamında, ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla, 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara 31/10/2018 tarihine kadar başvurulması (31/12/2018 tarih ve 538 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile, başvuru süresi 15/6/2019 tarihine kadar uzatılmıştır.), bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve 31/12/2018 tarihine kadar, kayıt bedelinin ödenmesi halinde (31/12/2018 tarih ve 538 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile, yapı kayıt bedeli ödeme süresi 30/6/2019 tarihine kadar uzatılmıştır.) yapı kayıt belgesi verilebileceği; 319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu'na göre belirlenen emlak vergi değeri ile yapının Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca belirlenen yaklaşık maliyet bedelinin toplamı üzerinden, davacının başvuruya konu yapının sınıf ve grubu, mülkiyet durumu, yapının büyüklüğü, vb. kriterler göz önünde bulundurularak hesaplanan yapı kayıt belgesi bedelinin, hangi durum ve koşullarda iade edilmeyeceğine yönelik anılan Kanun hükmünde herhangi bir kural getirilmediği hususunda herhangi bir duraksama bulunmadığı; hal böyle iken, yapı kayıt belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi ve yapı kayıt belgesinin idare tarafından iptal edilmesi durumunda; ilk kez dava konusu Usul ve Esaslar ile yapı kayıt belgesi bedelinin iade edilmemesine yönelik getirilen kuralın, başvurucuların mülkiyet hakkına sınırlama getirdiği sonucuna varılmaktadır.<br> Bu itibarla; 06/06/2018 tarihli, 30443 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar" başlıklı Tebliğ'in "Yapı kayıt belgesi düzenlenemeyecek yapılar" başlıklı 8. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "...Yapı Kayıt Belgesi bedeli olarak yatırılmış olan bedel iade edilmez..." ibaresinin, mülkiyet hakkına sınırlama getirdiği, Anayasa'nın 13. ve 35. maddeleri uyarınca söz konusu sınırlamanın ise ancak kanunla yapılabilmesinin mümkün olduğu sonucuna varıldığından; dava konusu Usul ve Esaslar'ın 8. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "...,Yapı Kayıt Belgesi bedeli olarak yatırılmış olan bedel iade edilmez..." ibaresi yönünden dava konusu işlemin belirtilen kısmının iptaline karar verilmesi gerektiği oyuyla, davanın reddi yolunda verilen Dairemiz kararının belirtilen kısımlarına katılmıyorum.<br> İzmir Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünün ... tarihli ve ... sayılı işlemine ilişkin kısma gelince; anılan işlem ile davacı tarafından İzmir ili, Urla ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel (eski ... ada, ... parsel) sayılı taşınmaz üzerinde bulunan yapı kullanma izni bulunan yapıya 31.12.2017 tarihinden sonra 3.katın ilave edildiği ve ilave imalatların yapıldığı hususunun uydu görüntülerinin ve yerinde yapılan incelemelerin birlikte değerlendirilmesi sonucunda tespit edildiği gerekçesiyle iptal edildiği görülmektedir.<br> Uyuşmazlıkta; davalı idare tarafından davaya konu yapının 3. katının ve ilave imalatların 3194 sayılı İmar Kanununun Geçici 16. maddesi uyarınca 31/12/2017 tarihinden sonra inşa edildiği gerekçesiyle dava konusu işlemin tesis edildiği görülmekte olup; her ne kadar davalı idare tarafından tespite konu yapıların 31/12/2017 tarihinden sonra yapıldığı hususunun uydu görüntülerinin ve yerinde yapılan incelemelerin birlikte değerlendirilemesi sonucunda tespit edildiği belirtilmekte ise de; dava dosyasına sunulan bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinden, tespite konu yapıların yapım tarihinin tespitinin esas itibarı ile uydu görüntülerine dayandığı, Dairemizin 2021/11103 E. numaralı dosyasına yapılan 02/03/2023 tarihli ara kararı ile davalı idarelerden, tespite konu imalatların yapım tarihine ilişkin yerinde yapılan denetimlerde herhangi bir tespitin yapılıp yapılmadığının sorulması üzerine gönderilen bilgi ve belgeler arasında yapının farklı tarihlerdeki durumunu gösterdiği iddia edilen uydu fotoğrafları, yapı kayıt başvurusu esnasında davacı tarafından idareye sunulan fotoğraflar ile ana yapının 01/01/2007 tarihinde numarataj verilmesine yönelik çekildiği belirtilen fotoğrafı haricinde yerinde yapılan denetim sonucu düzenlenen herhangi bir bilgi ve belgeye yer verilmediği görülmektedir.<br> Bu durumda; 3194 sayılı İmar Kanununun Geçici 16. maddesi uyarınca yapılan başvuru üzerine düzenlenen yapı kayıt belgesine konu yapının 3. katının, anılan Kanun hükmünde başvuruya konu yapıların 31/12/2017 tarihi öncesinde yapılmış olmasına yönelik getirilen şartı taşımadığına yönelik davalı idarece yapılan tespitin yalnızca uydu görüntülerine dayandığı görülmekte olup; belirtilen uydu görüntülerine ilişkin dava dosyasında yer alan fotoğrafların, yapının inşa tarihi konusunda değerlendirme yapmaya tek başına yeterli kabul edilemeyecek nitelikte olması karşısında, yukarıda yer verilen Kanun hükmü uyarınca davaya konu yapının, 31/12/2017 tarihinden sonra yapıldığı gerekçesiyle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı görüşüyle, davanın reddi yolunda verilen Dairemiz kararının anılan işlemlere ilişkin kısmına da katılmıyorum. <br> <br><br><br><br><br><br></font></p></body></html>

vergi