<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2025/3347 E. , 2025/6601 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> ALTINCI DAİRE <br>Esas No : 2025/3347<br>Karar No : 2025/6601 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı- ... <br>VEKİLİ : Av. ...<br> <br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: İstanbul İli, Arnavutköy İlçesi, ... Mevkii, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazı da kapsayan alana yönelik hazırlanan Ömerli Sanayi Bölgesi Geri Dönüşüm ve Yeniden İmar Uygulaması (parselasyon) işleminin onaylanmasına ilişkin Arnavutköy Belediye Encümeni'nin ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda, dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler ile dosyaya sunulan bilirkişi raporları bir bütün olarak ele alınıp değerlendirildiğinde, dava konusu parselasyon işlemiyle davacının sahibi olduğu kök ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın ... ada, ... parsele dönüştürülerek, üzerinde bulunan fabrika binası dikkate alınmadan davacının Maliye hazinesiyle hissedar yapıldığı, uygulama bölgesini kuzeyden güneye geçen dere alanlarının (kuru dere olmadığından) yeşil alan olarak değerlendirilerek parsellerden kesinti yapılmak suretiyle düzenleme ortaklık payı (DOP) oranından karşılanması sonucunda oluşturulan yeşil alanların yüz ölçümü içinde kaldığı, bu durumun DOP hesabını önemli oranda değiştireceği, 1/1000 ölçekli uygulama imar planında dere koruma bandı mevcut olmasına karşın parselasyon planında gösterilmediği, bu itibarla dava konusu parselasyon işleminin uygulama dayanağı uygulama imar planına uygun olmadığı, uygulama sınırının da hatalı olarak belirlendiği, bu sebeplerle dava konusu parselasyon işleminin imar mevzuatı, dağıtım ilke ve esaslarına uygun olmadığı sonucuna varılmıştır. <br>Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.<br> Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu ... İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Temyize konu kararın usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br> <br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile usul ve yasaya aykırı olan Bölge İdare Mahkemesi kararının Daire kararında belirtilen gerekçeyle bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br> MADDİ OLAY : <br> Uyuşmazlık konusu parseli de kapsayan alana yönelik olarak daha önce hazırlanan ve Arnavutköy Belediye Encümeni'nin ... tarihli, ... sayılı kararıyla onaylanan parselasyon işleminin yargı kararlarıyla iptal edilmesi üzerine Arnavutköy Belediye Encümeni'nin ... tarihli, ... sayılı kararıyla, iptal kararlarına konu parselasyon sahasında 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18. maddesi uyarınca geri dönüşüm ve yeniden parselasyon yapılmasına karar verilmiştir.<br> Söz konusu karar doğrultusunda ve Arnavutköy İlçesi, ..., ..., ...ve ... Mahallelerini kapsayan sınırlar dahilinde yaklaşık 2088 hektar büyüklüğündeki alanın Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın ... tarihli, ... sayılı onayıyla rezerv yapı alanı olarak belirlenmiş olması sebebiyle anılan Bakanlık'ın ... tarihli, ... sayılı onayıyla, rezerv yapı alanına ilişkin her türlü harita, imar planı, tasarım projesi, arazi ve arsa düzenleme işlemleri ile toplulaştırma çalışmalarının yapılması hususunda Arnavutköy Belediyesi'ne geçici olarak verilen yetkiye dayanılarak, alana yönelik olarak hazırlanan Ömerli Sanayi Bölgesi Geri Dönüşüm ve Yeniden İmar Uygulaması, Arnavutköy Belediye Encümeni'nin ... tarihli, ... sayılı kararıyla onaylanmış ve 06/10/2023-06/11/2023 tarihleri arasında askıya çıkarılmıştır.<br> Askı süresi içerisinde ilgililerce yapılan itirazların değerlendirildiği Arnavutköy Belediye Encümeni'nin ... tarihli, ... sayılı kararıyla, kabul edilen bazı itiraz ve talepler doğrultusunda yeniden düzenlenen parselasyon işlemi 04/12/2023-04/01/2023 tarihleri arasında tekrar askıya çıkarılmıştır.<br> Bu süre içerisinde yapılan itirazlar da Arnavutköy Belediye Encümeni'nin ... tarihli, ... sayılı kararıyla değerlendirilerek, yeniden hazırlanan parselasyon işlemi bu defa 09/02/2024-23/02/2024 tarihleri arasında askıya çıkarılmış; Arnavutköy Belediye Encümeni'nin ... tarihli, ... sayılı kararıyla, söz konusu plana yapılan itirazlar reddedilerek işlemin askıya çıkarıldığı haliyle tescili için tapu ve kadastro müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmiştir.<br> Bakılan dava, yukarıda belirtilen işlemlerden, Arnavutköy Belediye Encümeni'nin ... tarihli, ... sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.<br><br> İLGİLİ MEVZUAT:<br> 3194 sayılı İmar Kanunu'nun "Parselasyon planlarının hazırlanması" başlıklı 18. maddesinin işlem tarihinde yürürlükte bulunan şeklinde, “(1) İmar hududu içinde bulunan binalı veya binasız arsa ve arazileri malikleri veya diğer hak sahiplerinin muvafakatı aranmaksızın, birbirleri ile, yol fazlaları ile, kamu kurumlarına veya belediyelere ait bulunan yerlerle birleştirmeye, bunları yeniden imar planına uygun ada veya parsellere ayırmaya, müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya ve re'sen tescil işlemlerini yaptırmaya belediyeler yetkilidir. Sözü edilen yerler belediye ve mücavir alan dışında ise yukarıda belirtilen yetkiler valilikçe kullanılır. (2) Belediyeler veya valiliklerce düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların dağıtımı sırasında bunların yüzölçümlerinden yeteri kadar saha, düzenleme alanındaki nüfusun kentsel faaliyetlerini sürdürebilmeleri için gerekli olan umumi hizmet alanlarının tesis edilmesi ve düzenleme dolayısıyla meydana gelen değer artışları karşılığında "düzenleme ortaklık payı" olarak düşülebilir. Ancak, bu maddeye göre alınacak düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların düzenlemeden önceki yüzölçümlerinin yüzde kırk beşini geçemez. (3) Düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tabi tutulan yerler ile bölgenin ihtiyacı olan yol, meydan, park, otopark, çocuk bahçesi, yeşil saha, ibadet yeri ve karakol, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı öğretime yönelik eğitim tesis alanları, Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık tesis alanları, pazar yeri, semt spor alanı, toplu taşıma istasyonları ve durakları, otoyol hariç erişme kontrolünün uygulandığı yol, su yolu, resmî kurum alanı, mezarlık alanı, belediye hizmet alanı, sosyal ve kültürel tesis alanı, özel tesis yapılmasına konu olmayan ağaçlandırılacak alan, rekreasyon alanı olarak ayrılan parseller ve mesire alanları gibi umumi hizmet alanlarından oluşur ve bu hizmetlerle ilgili tesislerden başka maksatlarla kullanılamaz. Düzenlemeye tabi tutulan alan içerisinde bulunan taşkın kontrol tesisi alanlarının, bu fıkrada belirtilen kullanımlar için düzenleme ortaklık payı düşülmesini müteakip kalan Hazine mülkiyetindeki alanlardan karşılanması esastır. Ancak taşkın kontrol tesisi için yeterli alanın ayrılamaması durumunda, düzenleme ortaklık payının ikinci fıkrada belirtilen oranı aşmaması şartıyla, düzenlemeye tabi diğer arazi ve arsaların yüz ölçümlerinden bu fıkradaki kullanımlar için öncelikle düzenleme ortaklık payı ayrıldıktan sonra ikinci fıkrada belirtilen orana kadar taşkın kontrol tesisi için de ayrıca pay ayrılır. Kapanan imar ve kadastro yollarının öncelikle düzenleme ortaklık payına ayrılan toplam alandan düşülmesi esastır...(11) Mevcut yapılar nedeniyle parsellerden düzenleme ortaklık payı alınamadığı hâllerde bu payın miktarı, düzenlemenin gerçekleştirilebilmesi için yapılacak kamulaştırmada kullanılmak üzere bedele dönüştürülebilir..." hükmü yer almaktadır. <br> 22/02/2020 tarihli, 31047 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Arazi ve Arsa Düzenlemeleri Hakkında Yönetmelik'in dava konusu parselasyon işlemi tarihinde yürürlükte bulunan şeklinin "Düzenleme sahalarının tespiti esasları" başlıklı 9. maddesinde, " (1) Belediye ve mücavir alan sınırları içinde belediyeler, belediye encümeni kararı ile; dışında ise valilikler, il idare kurulu kararı ile 5 yıllık imar programlarına öncelik tanımak ve beldenin inkişaf ve ihtiyaç durumuna göre, imar planları ile getirilen tüm kullanım alanlarını hazır bulunduracak şekilde düzenleme sahalarını tespit etmek ve kesinleşen uygulama imar planlarına göre parselasyon planlarını yaparak yeterli miktarda parseli oluşturmak mecburiyetindedir. (2) 10/7/2019 tarihinden sonra yapılan imar planlarında kesinleşme tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde, 10/7/2019 tarihinden önce yapılmış imar planlarında 10/7/2019 tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde; düzenleme sahalarının tespit edilerek, parselasyon planlarının yapılması ve onaylanması esastır. (3) İmar planı içerisinde düzenleme sahaları tespit edilirken, düzenleme sahalarındaki Düzenleme Ortaklık Payı oranlarının mümkün mertebe dengeli olmasına dikkat edilir. (4) Kamunun mülkiyeti ile Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununda belirtilen merkezi yönetim kapsamındaki kamu idareleri yetkisi içindeki kamu yatırımlarının bulunduğu alanlar hariç olmak üzere, belirlenen düzenleme sahası bir müstakil imar adasından daha küçük olamaz. (5) Ancak, imar adasının bir kısmının imar mevzuatına uygun bir şekilde teşekkül etmiş olması nedeniyle, yeniden düzenlemesine ihtiyaç bulunmaması halinde adanın geri kalan kadastro parselleri müstakil bir imar düzenlenmesine konu teşkil edebilir." hükmüne; "Düzenleme sınırının geçirilmesi" başlıklı 10. maddesinde, " (1) İmar plânlarında gösterilmiş düzenleme sınırları varsa bu durum dikkate alınır. (2) İmar planlarında düzenleme sınırı ile ilgili herhangi bir belirtme olmaması durumunda, düzenleme sınırı; a) İskân sahasının bittiği yerlerde iskân sınırlarından, b) Yola cephesi olmayan parsel oluşturmamak kaydıyla iskân sahası içindeki yollardan, c) Düzenleme sınırının herhangi bir parseli iki veya daha fazla parçaya bölmesi halinde, imar planlarında gösterilmiş düzenleme sınırları olsa dahi; sınır, bu parçalardan düzenleme sahası dışında kalıpta başka bir imar adasına girmeyenleri varsa bunları da içine alacak şekilde, ç) Park, meydan, yeşil alan, rekreasyon alanı, ağaçlandırılacak alan, mezarlık ve otopark alanlarının düzenleme ortaklık payı oranına göre uygun görülecek yerinden, geçirilir. (3) Düzenleme sınırı; gerek görülmesi halinde kentsel dönüşüm alanı, orman, mera ve sit alanı gibi özel kanunlarla korunan alanların dış sınırından ve kıyı kenar çizgisinden geçirilebilir. (4) Düzenleme ortaklık payı oranını aşmamak kaydı ile düzenleme sahasına bitişik ancak başkaca bir düzenleme sahasına dâhil edilmesi ya da müstakil bir düzenleme sahası oluşturması mümkün olmayan parsel ya da parseller, imar planında düzenleme sınırı bulunsa dahi, imar planı varsa düzenleme sahası dışında bırakılamaz." hükmüne; "Düzenleme ortaklık payının alınmadığı durumlar" başlıklı 16. maddesinde, "(1) Düzenlemeye tabi tutulan parsellerden, umumi ve kamu hizmet alanlarına denk gelen yerler hariç olmak üzere parselasyon planı yapımı sırasında; üzerindeki yapılar dolayısıyla düzenleme ortaklık payının tamamının ya da bir kısmının alınamadığı ve mevzuata uygun bir imar parselinin oluşturulabildiği hallerde öncelik sırasına göre; a) Belediye/Valilik mülkiyetindeki alanlardan veya Hazine taşınmazlarından tahsis yapılmak suretiyle hisselendirilerek, b) Yasalara uygun olarak inşaa edilmiş mevcut yapı nedeniyle kesinti yapılamayan parsele denk gelen miktarı bedele dönüştürmek suretiyle, parselasyon planı yapılır. (2) Düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılamaması nedeniyle belediye/valilik mülkiyetindeki alanlar veya Hazine taşınmazlarından tahsis yapılmak suretiyle hisselendirilen parsellerdeki kamu hisseleri yapı sahibine rayiç bedel üzerinden doğrudan satılır. (3) Bedele dönüştürme işleminde; yapılaşmış alanlar nedeniyle kesilemeyen DOP oranına göre düzenleme sahasındaki diğer parsellerin her birinden fazladan kesilecek alan miktarı bulunur. Bu alanın bedele dönüştürülen toplam alana bölünmesiyle elde edilecek oranın toplam bedelle çarpılması suretiyle, düzenleme sahasındaki diğer parsellerden her birine ödenmesi gereken miktar bulunur. Bu bedel ilgili parsel sahiplerinin hesabına yatırılır. Ulaşılamayan parsel sahiplerinin alacakları belediye hesabında bekletilir. Bu bedeller parseller için her yıl ödenmesi gereken emlak vergisinden parça parça düşülmek suretiyle bedelin tamamı ödeninceye kadar devam etmek suretiyle mahsuplaşılır. Bu durumda ya da taşınmaz sahibinin çeşitli nedenlerle bu bedeli sonradan tahsil etmesi durumunda alacaklarına TÜFE oranında artış uygulanır. (4) Kamulaştırma yoluyla elde edilen taşınmazlar ile kamu hizmetlerine tahsis edilip imar planında da aynı kullanım amacına ayrılan kamuya ait taşınmazlardan düzenleme ortaklık payı alınmaz. Bu alanlar, parselasyon planıyla imar planında bulunduğu yere tahsis edilir. Ancak, kamulaştırılan parselin, imar planı kararları ile kamulaştırma amacı dışında kullanılması durumunda; düzenlemeye giren diğer parseller gibi düzenleme ortaklık payı alınarak dağıtıma tabi tutulur. Bu durum ve parselasyon planlarının askıya çıktığı bilgisi kamulaştırmayı yapan idareye bildirilir. Kamulaştırılan ya da kamu hizmetlerine tahsis edilen bu parsellerin alanlarının, imar planındaki kullanım amacına ayrılan alandan az olması durumunda eksik kalan alan düzenleme ortaklık payından karşılanır. Fazla olması durumunda artan miktardan, diğer parsellerde olduğu gibi düzenleme ortaklık payı alınarak en yakın yere tahsis edilir. (5) Evvelce yapılan düzenlemeler dolayısıyla düzenleme ortaklık payı alınmış olan arsa veya araziler, düzenleme ortaklık payı hesabına katılmaz. Ancak, her türlü imar planı kararı ile düzenleme sahasını kapsayan alanda; yapılaşma koşulunda ve nüfusta artış olması halinde, artış olan parsellerden uygulama sonucunda oluşan değerinin önceki değerinden az olmaması ve uygulamayı yapan idarece oluşturulan kıymet takdir komisyonu veya Sermaye Piyasası Kurulu lisanslı gayrimenkul değerleme uzmanları tarafından parsellerde değer artışı olduğunun raporlanması halinde, ilk uygulamadaki düzenleme ortaklık payı oranını yüzde kırk beşe (%45) kadar tamamlamak üzere ilave düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılabilir. (6) Evvelce yapılan düzenlemeler dolayısıyla düzenleme ortaklık payı alınmış olan arsa veya arazilerde; her türlü imar planı kararı ile yapılaşma koşulunda ve nüfusta artış olsa dahi, imar mevzuatına uygun ruhsatlı yapıların bulunduğu parsellerden ilave düzenleme ortaklık payı alınmaz, bedele dönüştürülür. Bu parsellerin tapu kaydına, “alınamayan düzenleme ortaklık payı farkına karşılık gelen alan ve alanın değeri kadar bedel ödenmeden yapı ruhsatı alınamayacağı” beyanı düşülür. Alınamayan düzenleme ortaklık payı farkına karşılık gelen alanın bedeli ödenmeden bu beyan kaldırılmaz, yeni bir yapı ruhsatı düzenlenemez. Bu bedel ödendiği tarihteki idarece oluşturulan kıymet takdir komisyonu veya Sermaye Piyasası Kurulu lisanslı gayrimenkul değerleme uzmanları tarafından belirlenen güncel rayiç değerleri üzerinden ilgili idarece tahsil edilerek beyanın kaldırılması için ilgili tapu müdürlüğüne bildirilir. (7) Bu maddeye göre yapılacak bedel takdirleri ve bu bedellere itiraz şekilleri Kamulaştırma Kanunu hükümlerine tâbidir." hükmüne; "Parselasyon planlarının yapımı ve dağıtım esasları" başlıklı 17. maddesinin 1. fıkrasında ise, " (1) İmar parsellerinin oluşturulması ve dağıtımında aşağıdaki esaslar dikkate alınır: a) Düzenlemeye giren parsellerin tahsisi, uygulama sonucunda mümkün olduğunca düzenleme öncesi parselin bulunduğu yerden yapılır. Düzenlemeye alınan parsellerin imar planında umumi ve kamu hizmet alanlarına denk gelmesi halinde ise, diğer parsellerin bulunduğu yerden tahsisinin yapılmasından sonra, teknik zorunluluklar da dikkate alınarak en yakın ve tahsise uygun olabilecek imar parsellerine tahsisi sağlanır. b) Parselasyon planıyla; imar planına, imar planında aksine bir hüküm yoksa, imar mevzuatında belirtilen minimum parsel büyüklüklerinin altında parsel oluşturulamaz. c) İmar plânı ve mevzuata göre korunması mümkün olan yapıların, asgari parsel büyüklüğünü sağlaması kaydıyla, tam ve hissesiz bir imar parseline denk gelmesi sağlanır. Asgari parsel büyüklüğünün sağlanamaması halinde, 16 ncı maddede belirtilen hükümlere göre tahsis ve bedele dönüştürme işlemleri yapılabilir. ç) Kamu yatırımlarının yürütülmesi amacıyla, kamu kurumlarına ait taşınmazdaki hisseler müstakil bir imar parselinde toplanabilir. d) Düzenleme sahasında kalan hisseli arazi ve arsalar, hisse sahiplerinin muvafakatı halinde veya ilgili idarece arazideki fiili kullanım durumunun tespit edilmesi halinde muvafakat aranmaksızın; imar planında aksine bir hüküm yoksa imar mevzuatında belirtilen asgari parsel büyüklüğünü sağlamak kaydıyla müstakil hale getirilebilir. İlgili idarece fiili durumun oluştuğuna dair mahallinde yapılan tespit, özel parselasyon krokileri, emlak vergisi kayıtları, belediyesince hazırlanmış çap ve benzeri diğer belgelerin değerlendirilmesiyle hazırlanan ve imza altına alınan tutanak belediyesinde belediye başkanınca, diğer yerlerde ilgili birim amirince onaylanır. Bu durumun belediye encümen kararı, il idare kurulu kararı veya ilgili idare onayında belirtilmesi durumunda, müstakil parseller oluşturulabilir. e) Taşınmaz sahibine tahsis edilen miktarın asgari imar parsel alanından küçük olması veya diğer teknik ve hukuki nedenlerle müstakil imar parseli verilememesi halinde, bu miktar mümkün mertebe tek bir imar parseline hisselendirilir. f) İmar planına ve mevzuatına uygun olması kaydıyla arazideki mevcut yapılaşmalar dikkate alınarak imar parselleri oluşturulur." hükmüne yer verilmiştir. <br> 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'un "Tanımlar" başlıklı 2. maddesinde otoyol, "yüksek standartlara sahip, trafik seyrinde asgari hız sınırlaması uygulanan, seyahat hızı yüksek ve üzerinde erişme kontrolünün uygulandığı karayolu" olarak tanımlanmış; "Karayolu güzergâhının tespiti" başlıklı 19. maddesinin 6. fıkrasında, ''Bu madde hükümleri çerçevesinde kesinleşen karayolu güzergâh planları kapsamında karayollarının yer aldığı alanlara ilişkin olarak, belediyeler veya il özel idarelerince, ilk kez yapılan imar planı düzenlemelerinde, otoyollar hariç olmak üzere, kesinleşmiş güzergâh planlarındaki karayolları, 3194 sayılı Kanunun 18 inci maddesi hükümleri dâhilinde oluşturulacak düzenleme ortaklık payları hesabına dâhil edilir. İlgili belediyeler veya il özel idareleri, söz konusu işlemleri Genel Müdürlük ile koordineli olarak ve ivedilikle sonuçlandırır.<br>'' hükmüne yer verilmiştir.<br> 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun'un "Tanımlar" başlıklı 2. maddesinde Bakanlık, "Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı" şeklinde; idare, "Belediye ve mücavir alan sınırları içinde belediyeleri, bu sınırlar dışında il özel idareleri.., büyükşehirlerde büyükşehir belediyelerini ve Bakanlık tarafından yetkilendirilmesi hâlinde büyükşehir belediyesi sınırları içindeki ilçe belediyeleri.." şeklinde, Başkanlık, "Kentsel Dönüşüm Başkanlığı" şeklinde tanımlanmış; aynı Kanun'un "Uygulama işlemleri" başlıklı 6. maddesinin 5. fıkrasında, "Riskli alanlara, rezerv yapı alanlarına ve riskli yapıların bulunduğu taşınmazlara ilişkin her tür harita, plan, proje, arazi ve arsa düzenleme işlemleri ile toplulaştırma yapmak" Başkanlık'ın görevleri arasında sayılmış; aynı maddenin 6. fıkrasında, "Bakanlık, riskli alanlar, rezerv yapı alanları ve riskli yapıların bulunduğu parsellerdeki uygulamalarda faydalanılmak üzere; özel kanunlar ile öngörülen alanlara ilişkin olanlar da dâhil, her tür ve ölçekteki planlama işlemlerine esas teşkil edecek standartları belirlemeye ve gerek görülmesi hâlinde bu standartları plan kararları ile tayin etmeye veya özel standartlar ihtiva eden planlar ve kentsel tasarım projeleri yapmaya, yaptırmaya ve onaylamaya yetkilidir. (Ek cümleler:7/11/2023-7471/10 md.) Bu Kanun kapsamındaki alanlar ve parsellere ilişkin olarak onaylanan imar ve parselasyon planları, ilgili çevre, şehircilik ve iklim değişikliği il müdürlüğünde on beş gün süreyle ilan edilir. Bu planlara itiraz, ilan süresi içinde ilgili çevre, şehircilik ve iklim değişikliği il müdürlüğüne yapılır ve itirazlar Bakanlıkça beş gün içerisinde değerlendirilir. İtirazların reddedilmesi hâlinde, planlar başkaca bir onay işlemine gerek kalmaksızın red kararı tarihinde kesinleşir." hükmüne; 12. fıkrasında ise, "Bakanlık, bu Kanunda belirtilen iş ve işlemlere ilişkin olarak TOKİ’ye veya İdareye yetki devrine ve bu iş ve işlemlerden hangilerinin TOKİ veya İdare tarafından yapılacağını belirlemeye yetkilidir." hükmüne yer verilmiştir. <br> 15/12/2012 tarihli, 28498 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6306 sayılı Kanun'un Uygulama Yönetmeliği'nin "Planlama süreci" başlıklı 18. maddesinde, riskli alan ve rezerv yapı alanı ile riskli yapıların bulunduğu taşınmazlara ilişkin her tür ve ölçekteki planı resen yapmak, yaptırmak ve onaylamak Bakanlık'ın yetkileri arasında sayıldıktan sonra, "..(3) Büyükşehir belediyesi sınırları içerisindeki ilçe belediyelerince hazırlanan imar planı teklifleri hakkında ilgili büyükşehir belediyesinin görüşü alınır. Büyükşehir belediyesinin onbeş gün içinde görüş vermemesi halinde, uygun görüş verilmiş sayılır. (4) (Değişik:RG-2/7/2013-28695) Plan teklifleri; İdarece veya ilgililerince, riskli alanlarda ve rezerv yapı alanlarında kentsel tasarım projesi ile birlikte, riskli yapı veya yapıların bulunduğu parsellerde ise, Bakanlıkça talep edilmesi halinde kentsel tasarım projesi ile birlikte hazırlanır ve planlama alanı ile yakın çevresinin meri planları, mevcut durumu gösteren bilgi ve belgeler ve ilgili kurum ve kuruluş görüşleri ile birlikte Bakanlığa iletilir. Bakanlıkça uygun görülen plan teklifleri, aynen veya değiştirilerek onaylanır..." şeklindeki düzenlemelere yer verilmiştir.<br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br> Dosyanın ve Dairemizin E: 2025/2694, E:2025/2868, E: 2025/3862, E: 2025/4131, E: 2025/4337, E: 2025/4473, E: 2025/4616, E: 2025/5685, E: 2025/5738, E:2025/5749, E: 2025/5754, E: 2025/5760, E: 2025/5885, E: 2025/6435, E: 2025/6448, 2025/6504 ve E: 2025/6572 sayılı dosyalarının, söz konusu dosyalarda yargılaması devam eden davaların, uyuşmazlık konusu taşınmazı da kapsayan alana yönelik hazırlanan ilk parselasyon işleminin iptaline ilişkin yargı kararlarının gereğini yerine getirmek amacıyla hazırlanan ... Sanayi Bölgesi Geri Dönüşüm ve Yeniden İmar Uygulaması'nın onaylanmasına ilişkin Arnavutköy Belediye Encümeni'nin ... tarihli, ... sayılı kararının ve/veya söz konusu karara yapılan itirazlar üzerine alınan ve yukarıda "Maddi Olay" bölümünde tarih ve sayıları belirtilen Arnavutköy Belediye Encümeni'nin diğer kararlarının iptalleri istemleriyle açıldığı anlaşılmıştır.<br> Parselasyon sahasındaki farklı taşınmaz maliklerince açılmış olan bu davalar, gerek -itirazlar doğrultusunda farklılaşan bazı noktalar dışında özü itibarıyla- aynı parselasyon işleminin iptalinin istenilmiş olması ve gerekse bu gibi durumlarda farklı mahiyette kararlar verilmesinin önüne geçilmesi zorunluluğu gözetilerek Dairemizce bir bütün olarak ele alınmış ve aşağıda yer verilen başlıklar altında incelenmiştir:<br>I- Temyize konu kararın, parselasyon işleminin dayanağı, 2011 onay tarihli uygulama imar planı ve önceki parselasyon işleminin iptaline ilişkin yargı kararlarının gereklerinin yerine getirilip getirilmediği yönlerinden incelenmesi:<br> İstanbul İli, Arnavutköy İlçesi, ... Mevkii'nde parselasyon yapılmasına ilişkin olarak daha önce alınan Arnavutköy Belediye Encümeni'nin ... tarihli, ... sayılı kararının, yargı yerlerince, kamu ortaklık payı hisselendirmelerinin mevzuata uygun olmadığı, önceden bağış adı altında yapılan bedelsiz terklerin düzenleme ortaklık payı hesabında dikkate alınmadığı ve işlemin dayanağı olan 1/1000 ölçekli uygulama imar planının, Arnavutköy İlçesi, ... Mevkii, ... pafta, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz malikince açılan dava sonucunda, üzerinde öngörülen 15 metre enkesitli yolun üst ölçekli (1/5000) nazım imar planında öngörülmemesi sebebiyle iptal edildiği gerekçeleriyle iptaline karar verilmiştir. <br>Söz konusu yargı kararı üzerine tesis edilen dava konusu işlemle, 10/07/2019 tarihli, 30827 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7181 sayılı Kanun'la İmar Kanunu'nun 18. maddesinde yapılan değişikliğe de uygun olarak kamu ortaklık payının ayrılmadığı, düzenleme ortaklık payının ise uygulama bölgesindeki taşınmaz maliklerince daha önce kamuya yapılan bedelsiz terkler de dikkate alınarak hesaplandığı, dolayısıyla belirtilen hususlarda önceki yargı kararlarının gereklerinin yerine getirildiği bilirkişi raporlarında da açıkça ifade edildiği üzere ihtilafsızdır.<br>Ancak bilirkişi raporlarında iptal gerekçelerinin giderildiğine ilişkin genel ifadelere yer verilmekle birlikte plan iptal kararı bağlamında özel ve açık bir tespite yer verilmediği, davalı idarece de iptal kararı üzerine yapıldığı belirtilen 24/05/2023 onaylı Arnavutköy İlçesi ... Sanayi Bölgesi Muhtelif Alanlara İlişkin 1/5000 Ölçekli Nazım İmar Planı Değişikliği'nin ilgili paftasının onaylı suretinin dosyalara sunulmadığı, bakılan davada dosyaya sunulan 08/12/2025 tarihli dilekçe ekinde de bu plana ilişkin bilgisayar ekran görüntüsüne yer verildiği görülmüştür. Öte yandan, yargı kararıyla, parselasyona dayanak uygulama imar planının iptaline karar verilmiş olduğu halde, davalı idarenin savunmalarında yalnızca nazım imar planı değişikliği yapıldığından bahsedilmiş, söz konusu değişiklikten sonra uygulama imar planının anılan taşınmazın bulunduğu alana ilişkin iptal edilen kısmı yerine yeni bir uygulama imar planı yapılıp yapılmadığına dair herhangi bir beyana yer verilmemiştir. <br>Bununla birlikte, dosyanın, Dairemizin E: 2024/2874 ve E: 2024/2858 sayılı dosyalarıyla birlikte incelenmesinden, parselasyon sahasında bulunan Arnavutköy İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın nazım ve uygulama imar planlarındaki fonksiyonunun değiştirilmesine ilişkin, İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi'nin ... tarih ve ... sayılı kararıyla onaylanan plan değişikliklerinin ve bunlara yapılan itirazların reddine ilişkin işlemlerin iptali istemleriyle açılan davalarda, ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla nazım imar planı değişikliğinin, aynı Mahkeme'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla da uygulama imar planı değişikliğinin iptaline karar verildiği, söz konusu kararlara yapılan istinaf başvurularının reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararlarının Dairemizin belirtilen dosyalarında verilen kararlarla onandığı; öte yandan dava konusu parselasyon işlemine ait teknik raporda, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın ilgili olduğu davaların devam ediyor olması sebebiyle uygulama sınırları dışında bırakıldığının belirtildiği görülmüştür. <br> Düzenleme sahası ve sınırlarının mevzuatta buna ilişkin öngörülen teknik hususlara uygun olarak belirlenmesi esas olup, bir taşınmazın dava konusu edildiğinden bahisle uygulama sınırları dışında bırakılmasına hukuken olanak sağlayan bir düzenleme bulunmamaktadır. Dolayısıyla Bölge İdare Mahkemesince, -yapılan itirazlar doğrultusunda revize edilen parselasyon işleminde uygulama kapsamına alınan taşınmazların değişiklik gösterdiği de dikkate alınarak- 361 ada, 6 parsel sayılı taşınmazın dava konusu parselasyon işleminde uygulama sınırlarına dahil edilip edilmediği netleştirilerek, edilmiş ise, işlem tarihi itibarıyla dayanağı uygulama imar planının iptal edilmiş olması halinde yerine yeni bir plan yapılıp yapılmadığı hususunun değerlendirilmesi gerekirken, bu konuda inceleme yapılmadığı görülmüştür. <br>Bu durumda, Bölge İdare Mahkemesince, gerek dava konusu parselasyon işleminin hukuki dayanağının bulunup bulunmadığının gerekse önceki parselasyon işleminin iptal gerekçelerinin giderilip giderilmediğinin ortaya konulabilmesi amacıyla, parselasyon sahası içerisinde kaldığı anlaşılan Arnavutköy İlçesi, ... Mevkii, ... pafta, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz ile Arnavutköy İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazların bulunduğu alana ilişkin olarak iptal kararları sonrasında yeni bir uygulama imar planı yapılıp yapılmadığının ve dava konusu parselasyon işleminin bu planlara uygun olarak tesis edilip edilmediğinin araştırılması gerekmektedir. <br>Öte yandan, Dairemizin E: 2025/5885 sayılı dosyasında, bakılan davaya konu parselasyon işleminin yanı sıra dayanağı uygulama imar planının da İstanbul İli, Arnavutköy İlçesi, ... Mahallesi, ... ada ... parsel (... ada, ... parsel) sayılı taşınmaz yönünden iptalinin istenildiği görülmektedir. Bölge İdare Mahkemesi'nce parselasyon işlemi hakkında karar verilirken, söz konusu dava sonucunda dayanak uygulama imar planı hakkında verilecek karar da dikkate alınmalıdır. <br>II- Temyize konu kararın, farklı heyetlerce hazırlanan farklı mahiyetlerdeki bilirkişi raporlarına dayanılarak verilen yargı kararları arasındaki çelişkinin giderilmesi zorunluluğu yönünden incelenmesi:<br>Parselasyon işlemi ile ilgili olarak, dosyanın, Dairemizin esas numaraları yukarıda belirtilen dosyalarıyla birlikte incelenmesinden, parselasyon sahasındaki bazı taşınmazların malikleri tarafından açılan ve farklı mahkemelerce bakılan davalarda, farklı bilirkişi kurullarıyla mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemeleri sonucunda düzenlenen farklı mahiyetteki raporların (ya da hiç keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmadan başka mahkemelerce hazırlatılmış olan bu raporlardan birinin) hükme esas alınarak aynı parselasyon işlemi hakkında farklı yönde kararların verildiği; bu kararlara yapılan istinaf başvuruları sonucunda Bölge İdare Mahkemesince de yukarıda Dairemiz esas numaraları belirtilen dosyalardan E: 2025/3862 ve E: 2025/4131 sayılı dosyalarda, davanın reddi yolundaki Mahkeme kararlarına yapılan istinaf başvurularının reddine karar verilirken, diğer dosyalarda davanın reddi yolunda verilen kararlara yapılan istinaf başvurularının kabul edilerek parselasyon işleminin iptaline karar verildiği yahut da Mahkemelerce verilen iptal kararlarına yapılan istinaf başvurularının reddedidiği; sonuç olarak, Dairemizin belirtilen esas numaralarında temyiz incelemesi yapılan söz konusu Bölge İdare Mahkemesi kararlarının da hali hazırda birbiriyle çelişki arz ettiği anlaşılmıştır. <br>Bu kapsamda, farklı idare mahkemelerince, ..., ..., ...'ın katılımı, ..., ..., ... ...'ın katılımı, ..., ..., .../ ...'nin katılımı, ...,..., ...'nın katılımı sağlanarak oluşturulan farklı bilirkişi kurulları tarafından hazırlanan raporlarda özetle, önceki parselasyon işleminin iptaline ilişkin yargı kararlarının gereklerinin dava konusu işlemle yerine getirildiği, hazırlanan parselasyon planının dayanağı uygulama imar planına uygun olduğu, düzenleme sınırının mevzuata uygun olarak belirlendiği, düzenleme ortaklık payı oranının mevzuata uygun olarak hesaplandığı, düzenleme ortaklık payından karşılanan kamusal alanların mevzuatla uyumlu olduğu, kamuyla hisselendirilen taşınmazlar açısından da söz konusu hisselendirmenin düzenleme ortaklık payı kesintisi sonrasında minimum parsel büyüklüğünün ya da fabrika binası bulunan parseller açısından söz konusu binanın fiilen kullanımına devam edilebilmesi için gereken alanın sağlanamadığı durumlarda, taşınmaz maliklerinin lehine ve mevzuata uygun olarak yapıldığı tespitlerine yer verildiği görülmektedir.<br>Anılan bilirkişiler dışında, ..., ... ve .../...'nin katılımıyla oluşturulan bilirkişi heyetlerince düzenlenen raporlarda ise özetle, uygulama bölgesini kuzeyden güneye geçen dere alanlarının (Eşkinoz/Hadımköy Deresi) İSKİ veya DSİ'nin uygun görüşü alındıktan sonra uygulama imar planına işlendiği halde parselasyon planında gösterilmemesinin dayanak uygulama imar planına aykırılık teşkil ettiği, uygulama kapsamına alınmaması gereken dere alanının uygulamaya dahil edilerek oluşturulan yeşil alanların yüzölçümü içerisinde bırakılmasının düzenleme ortaklık payı oranını önemli oranda değiştirdiği, dere koruma kuşağı ve park alanının yarısını oluşturan ..., ..., ..., ..., ... ve ... parsel sayılı taşınmazlar uygulamaya dahil edilmemiş iken diğer yarısını oluşturan ve dava konusu parselasyon işlemiyle fiziksel irtibatı olmadığı belirtilen ..., ..., ..., ... ve ... ada, ..., ... ve ... parsellerin ve uygulama sahasını doğu/batı yönlerinde ikiye bölen Kuzey Marmara Otoyolu kamulaştırma hattının uygulama sahasına dahil edilmelerinin düzenleme sınırının belirlenmesi yönünden mevzuata aykırılık teşkil ettiği, müstakil parsellerin uygulama sonucunda kamu kurumlarıyla hisseli hale getirilmesinin dağıtım ilkelerine aykırı olduğu şeklindeki tespitlere yer verilmiştir. <br>II-a. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararlarında kabul edilen iptal gerekçeleri bağlamında yapılan inceleme:<br>Bölge İdare Mahkemesince, yukarıda istisna olarak belirtilen iki dosya dışında kalan diğer dosyalarda, ikinci grup bilirkişi raporları esas alınarak, parselasyon işleminin iptali sonucunu doğuracak şekilde karar verildiği görülmüş ve söz konusu bilirkişi tespitlerinin çoğu parselasyon işleminin bütününü etkilediğinden, her dosyada aynı olması gerekirken dosyadan dosyaya değiştiği görülen iptal gerekçeleri,<br> - Uygulama bölgesini kuzeyden güneye geçen akar vaziyetteki dere alanlarının uygulamaya dahil edilerek yeşil alan oluşturulması suretiyle düzenleme ortaklık payı oranının artırılması,<br> - İşleme dayanak 1/1000 ölçekli uygulama imar planında gösterilen dere koruma bandının parselasyon planında gösterilmemesinin dayanak plana aykırılık teşkil etmesi, <br> - Uygulama sahasını doğu-batı yönünde ikiye bölen, kamulaştırma yöntemiyle kamuya kazandırılmış durumdaki otobanın uygulamaya dahil edilmemesi gerekirken, söz konusu yol nedeniyle fiilen ikiye ayrılmış durumda olan bölgenin tek bir parça halinde uygulamaya dahil edilmesi sebebiyle düzenleme sınırının mevzuata aykırı olarak belirlenmiş olması,<br> - Uygulama sahası ile fiziksel irtibatı olmayan parsellerin (..., ..., ..., ... ada ve ... ada, ..., ... ve ... parseller) sahaya dahil edilmesi sebebiyle düzenleme sınırının mevzuata aykırı olarak beilrlenmiş olması,<br> - Taşınmaz maliklerinin kamu kurumlarıyla hisselendirilmesi<br>şeklinde belirlenmiştir. <br> Dairemizce, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararlarında kabul edilen söz konusu iptal gerekçeleri bağlamında yapılan inceleme neticesinde;<br>- Akar vaziyetteki dere alanının uygulamaya dahil edilerek yeşil alan oluşturulması suretiyle düzenleme ortaklık payı oranının artırılmasının mevzuata aykırı olduğu gerekçesine ilişkin olarak; söz konusu hususta bilirkişi heyetlerince farklı yönde bildirilen görüşlerden hangisinin geçerli olduğunun tespit edilebilmesi amacıyla dosyaya sunulan tüm bilgi ve belgeler incelenmiş ve bunlardan Arnavutköy Belediye Encümeni'nin ... tarihli, ... sayılı kararının eki olduğu anlaşılan parselasyon planınından, tüm bir dere koruma kuşağı üzerinde imar parselleri oluşturulduğu ve ... Ada, ... -kadastral- parsel sayılı (Söz konusu karara yapılan itirazlar doğrultusunda verilen kararlarla güncellenen parselasyon işlemi kapsamında ada/parsel numaralarının değiştirildiği anlaşılmakla birlikte bu kararların eki parselasyon planları dosyalarda bulunamadığından güncel ada, parsel numaraları verilememektedir.) taşınmazın bütünüyle, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın ise büyük bir bölümü itibarıyla dere koruma kuşağı içerisinde kaldığı, CD ortamında sunulan DOP özet cetvelinden ise, söz konusu kadastral parsellerden uygulama kapsamında belirlenen oranda düzenleme ortaklık payı kesilerek imar parselleri oluşturulduğu görülmüştür. Bu itibarla, söz konusu iptal gerekçesinin yerinde olabileceği sonucuna ulaşılmış ise de yalnızca yukarıda belirtilen iki kadastral parselin yüzölçümü itibarıyla bütünüyle ya da çok büyük bir bölümüyle dere koruma kuşağı içerisinde kalması nedeniyle, Dairemizce tüm bir dere koruma kuşağının anılan parselasyon planı üzerinde takip edilmesi şeklinde belirlenen söz konusu yöntemin, kuzey güney yönünde uzanan ve yatağı uygulama imar ve parselasyon planlarında net olarak görülemeyen Eşkinoz Deresi'nin tümü açısından kesin bir sonuca varacak şekilde uygulanmasının mümkün olmadığı, dosyada uygulama sahasının bütününü gösteren dağıtım cetveli, mal sahipleri özet formu vb.. belgelerin bulunmaması sebebiyle uygulamaya giren ve çıkan parsellerin mülkiyet ilişkileri, dere koruma kuşağı ile üzerinde oluşturulan ve kamuya tahsis edilen park alanlarının yüzölçümleri vb. bilgilere de ulaşılamadığı, öte yandan çözümü teknik bilgi ve duruma göre mahallinde gözlem gerektiren bu hususta diğer bilirkişi kurullarınca aksi yönde kanaat bildirildiği hususları göz önünde bulundurularak, herhangi bir hataya mahal vermemek amacıyla, belirtilen husustaki çelişkinin, Bölge İdare Mahkemesince mahallinde yeniden yaptırılacak keşif ve bilirkişi incelemesi kapsamında giderilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.<br>- Dere koruma bandının parselasyon planında gösterilmemesinin dayanak uygulama imar planına aykırılık teşkil ettiği gerekçesine ilişkin olarak; dayanak uygulama imar planında dere koruma kuşağı aynı zamanda park alanı lejantında gösterilmiş ve plan notlarının "İSKİ Genel Müdürlüğü Çerçevesinde Ayrılan Dere Koruma Kuşağı" başlıklı 2.2.1. maddesinde, İSKİ Genel Müdürlüğü kurum görüşü çerçevesinde belirlenen derelere, dere kadastral sınırı bulunan yerlerde kadastral dere aksından, kadastral dere yatağı bulunmayan derelerde ise fiili derenin sağında ve solunda 30'ar, 10'ar ve 7,5'er metre olmak üzere sırasıyla toplam 60, 20 ve 15 metre genişliğinde ayrılan koruma bandının dere ıslahı, servis yolları ve yeşil alan olarak kullanılacağının ve dere güzergahlarında dere ıslah kesiti, yol ve yeşil alan olarak gösterilen yerlerin, dere, yol ve yeşil alan olarak kullanılacağından 3194 sayılı İmar Kanunu uyarınca düzenleme ortaklık payı kapsamında değerlendirilmesinin gerektiği belirtilmiştir. Dosyada bulunan parselasyon planında ise dere koruma bandı da işaretli vaziyettedir. Yaptırılacak bilirkişi incelemesinde, bu hususlar bir arada değerlendirilerek sonuca varılmalıdır.<br>- Uygulama sahasını ikiye bölen Kuzey Marmara Otoyolu kamulaştırma hattına rağmen bölgenin tek bir parça halinde değerlendirilmesi sebebiyle düzenleme sınırının mevzuata aykırı olarak belirlendiği gerekçesine ilişkin olarak; dava konusu parselasyon işlemine ait Teknik Rapor'da söz konusu yolun Kuzey Marmara Otoyolu'nun erişme kontrollü bağlantı yolu olduğu ve düzenleme ortaklık payı kapsamında değerlendirilmediği, kaldı ki uygulama bölgesi söz konusu yolun kuzeyi ve güneyi olarak ayrı ayrı değerlendirildiğinde düzenleme ortaklık payının kuzeyde %36,36, güneyde %25,75 olarak hesaplandığı, dolayısıyla söz konusu alanın ayrı ayrı uygulamaya tabi tutulmasının dayanak plana ait "18. madde imar uygulamaları etaplar halinde yapılabilir. 18. madde uygulamasının etaplar halinde yapılması durumunda etaplar arasındaki DOP oranları farkı %5'i aşamaz." şeklindeki plan notuna aykırılık oluşturacağı belirtilmiştir. 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, erişme kontrollü otoyolların düzenleme ortaklık payından karşılanması mümkün değildir. Bu itibarla, söz konusu otoyol düzenleme sınırları içerisine dahil edilmiş olsaydı dahi düzenleme ortaklık payından karşılanmaması, gerek düzenleme ortaklık payı hesaplamasına gerekse uygulamasına dahil edilmemesi, bir diğer deyişle uygulamaya dahil edildiği gibi çıkarılması gerekeceğinden, düzenleme sınırları içerisine dahil edilmemesinin parselasyon işlemini tek başına geçersiz kılmayacağı sonucuna varılmış; yaptırılacak bilirkişi incelemesinde, belirtilen otoyolun 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğü'nün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'da yer verilen otoyol tanımına uygun olup olmadığının netleştirilmesi suretiyle, bu kapsamda otoyol niteliğini taşımaması halinde düzenleme ortaklık payından karşılanması gerekeceğinden, uygulama sınırları dışında bırakılmasının mümkün olmadığının göz önünde bulundurularak karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.<br>- Uygulama sahası ile fiziksel irtibatı olmayan parsellerin (..., ..., ..., ... ada ve ... ada, ..., ... ve ... sayılı parseller) sahaya dahil edilmesi sebebiyle düzenleme sınırının mevzuata aykırı olarak geçirildiği gerekçesine ilişkin olarak; davalı idarenin temyiz dilekçesinde, Mahkeme kararı ve dayanağı bilirkişi raporunda uygulama sahasıyla fiziksel irtibatı olmadığı değerlendirilen ..., ..., ..., ... ada ve ... ada, ..., ... ve ... parsel sayılı taşınmazların, parselasyon işleminin dayanağı uygulama imar planı kapsamında kaldığı ve başka bir düzenleme sınırına dahil edilmelerinin mümkün olmadığı, dere koruma bandı ve park alanının diğer yarısını oluşturan ve düzenleme harici tutulan ..., .., ..., ..., ... ve ... parsel sayılı taşınmazların ise ... tastik tarihli, Ömerli Deliklikaya Bölgesi 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı kapsamında kaldığı belirtilmektedir. Dayanak uygulama imar planı kapsamında kalan söz konusu taşınmazların parselasyon sahasına dahil edilmelerinin mümkün olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Öte yandan, hal ve durumun icaplarına göre, her bir imar planı bütününde öngörülen sosyal ve teknik altyapı dengesinin olumsuz etkilenmemesi kaydıyla, farklı plan sahalarına ait taşınmazların tek bir parselasyon işlemine konu edilebilmeleri de mümkündür. Bu itibarla, yaptırılacak bilirkişi incelemesinde, ..., ..., ..., ... ada ve ... ada, ..., ... ve ... parsel sayılı taşınmazların, dere koruma bandı ve park alanının diğer yarısını oluşturan diğer taşınmazlardan bağımsız olarak uygulamaya dahil edilmelerinin düzenleme sınırını mevcut haliyle mevzuata aykırı hale getirip getirmediğinin ve getirdiğinin kabul edilmesi halinde, bunun gerekçelerinin teknik olarak ortaya konulması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.<br>- Taşınmaz maliklerinin kamuyla hisselendirildiği gerekçesine ilişkin olarak; dava konusu parselasyon işlemiyle öngörülen düzenleme ortaklık payı kesintisinden sonra uygulama sahasındaki bazı taşınmazların plan notlarında 2.500 m2 olarak öngörülen minimum parsel büyüklüğünü, bazı taşınmazların ise üzerinde bulunan fabrika binalarının fiili kullanımına devam edilebilmesi için gereken asgari büyüklüğü sağlayamadığı tespit edilmiştir. Hukuki ve fiili sebeplerden kaynaklandığı anlaşılan söz konusu hisselendirmenin yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerine uygun olduğu görülmüştür. Nitekim yukarıda esas numaraları verilen dosyalarda farklı bilirkişi heyetlerince hazırlanan raporların bazılarında da bu durumun maliklerin lehine olduğuna dikkat çekilmektedir. Bununla birlikte, raporlardaki çelişkilerin giderilmesi amacıyla, yeniden yaptırılacak bilirkişi incelemesinde, kamuyla hisselendirilen taşınmazlar açısından, minimum parsel büyüklüğünün ya da fiili kullanımın devamı için gereken alanın sağlanamaması gibi hukuki ve fiili zorunluluklarının var olup olmadığının ve gerek tahsisin gerekse hisselendirmenin söz konusu durumların bertarafı için gerekli ve yeterli oranda yapılıp yapılmadığının da değerlendirilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.<br>II.b- Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararlarında kabul edilmemekle birlikte, bilirkişi raporlarında iptal gerekçesi olarak sunulan diğer tespitler bağlamında yapılan inceleme:<br>Bilindiği üzere, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 28. maddesi uyarınca idare, yargı kararlarının icaplarına göre gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Dolayısıyla, yargı organlarınca verilecek iptal kararlarında saptanan gerekçelerin tam ve doğru olarak ortaya konulması, idarenin aynı hususta tekrar tekrar işlem tesis etmek zorunda kalmasının önüne geçmek açısından önem arzetmektedir. Bu nedenle Dairemizce, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı gerekçesinde yer verilmemekle birlikte, bilirkişi raporlarında iptal gerekçesi olarak sunulan şu tespitler bağlamında da yeniden inceleme yaptırılması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır:<br>- Bazı parsellerin, plan değişikliğine ya da derdest bir davaya konu olmaları gerekçesiyle uygulama dışında bırakılması hususu; iptal kararlarına dayanak teşkil eden bilirkişi raporlarında ... Mahallesi, ... ada, ... parsel ve ... ada, ... parsel sayılı; ... Mahallesi, ... parsel sayılı ve ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazların imar planı değişikliklerine ve devam eden davalara konu oldukları gerekçesiyle uygulama kapsamı dışında tutuldukları belirtilmiştir. Yukarıda da izah edildiği üzere, düzenleme sahası ve sınırlarının mevzuatta buna ilişkin öngörülen teknik hususlara uygun olarak belirlenmesi esas olup, Teknik Rapor'da da yer verilip idare tarafından benimsenen bu gerekçeler, söz konusu taşınmazların ilgili hukuki düzenlemeler kapsamında uygulama sınırları dışında tutulmasını mümkün kılacak gerekçeler arasında yer almamaktadır. Bu itibarla, Bölge İdare Mahkemesince, -yapılan itirazlar doğrultusunda revize edilen parselasyon işleminde uygulama kapsamına alınan taşınmazların da değişiklik gösterdiği dikkate alınarak- belirtilen taşınmazların dava konusu parselasyon işleminde uygulama sınırlarına dahil edilip edilmediği, dahil edilmemeleri halinde bunun düzenleme sınırının belirlenmesine ilişkin mevzuat hükümlerine teknik olarak aykırılık teşkil edip etmediği hususlarının, yaptırılacak bilirkişi incelemesi kapsamında açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.<br>- TCDD'ye ait taşınmazların uygulama kapsamı dışında tutulması hususu; aynı bilirkişi raporlarında, Teknik Rapor'da TCDD'ye ait olup üzerinde aktif demiryolu olan parsellerin uygulama kapsamı dışında tutulduğunun belirtildiği ancak dosyada demir yollarının hangisinin aktif hangisinin atıl olduğu hususunda Kurum görüşünün bulunmadığı belirtilmektedir. Anılan kuruluşun demiryolu vb. kamu hizmetine tahsis edilmiş taşınmazlarının uygulama kapsamı dışında tutulmasında mevzuata aykırılık bulunmamakta, ancak kamu kullanımına ayrılmamış, özel mülkiyete tabi taşınmazlarının uygulamaya dahil edilerek düzenleme ortaklık payı hesabında dikkate alınması gerekmektedir. Bu sebeple, belirtilen hususun var olup olmadığının da açıklığa kavuşturularak karar verilmesi gerekmektedir.<br> Bu itibarla; uyuşmazlığın çözümü için, parselasyon işleminin dayanağı uygulama imar planının düzenleme sahasının bütününü gösterecek şekilde onaylı paftaları ile parselasyona yönelik kararlara yapılan itirazlar üzerine alınan yeni kararlar kapsamında düzenleme ortaklık payı, uygulama alanına dahil edilen parseller bağlamında değişiklikler yapıldığı gözetilerek her bir işlemle birlikte askıya çıkarılan parselasyon planı, dağıtım cetveli, mal sahipleri özet formu, tescile esas geri dönüşüm ve dağıtım cetveli vb. belgeler getirtilmek ve uyuşmazlık hakkında daha önce görüş bildirmemiş olup, mümkünse üniversitelerin ilgili bölümlerinde görev yapan öğretim üyelerinden yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak tüm dosyalarda aynı heyet görevlendirilmek suretiyle mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılarak, yukarıda ayrıntılı olarak izah edilen (dayanak uygulama imar planının başka taşınmaz maliklerince açılan ve yukarıda bilgilerine yer verilen iptal kararları sonrasındaki durumu, önceki parselasyon işleminin iptaline ilişkin yargı kararı gereklerinin dayanak plan bağlamında yerine getirilip getirilmediği, düzenleme sınırının doğru belirlenip belirlenmediği, düzenlemeye girdiği şekilde çıkması gereken -dere yatağı, otoyol gibi- kamusal alanların dikkate alınıp alınmadığı vb..) ve Bölge İdare Mahkemesince dosyanın mahiyetine göre re'sen belirlenecek hususlarda, farklı bilirkişi heyetlerince varılan farklı sonuçların yarattığı çelişkileri ve yine yukarıda izah edildiği üzere eksik bırakılan diğer hususları giderecek şekilde inceleme yaptırılarak dava konusu işlemin düzenleme ilkeleri ve dağıtım esaslarına uygun olup olmadığı konusunda yeniden karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmış; böyle bir inceleme yapılmaksızın ve aynı işlemin iptali istemleriyle açılan davalarda verilen diğer kararlarla çelişkili olacak şekilde verilen temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında isabet görülmemiştir. <br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalının temyiz isteminin kabulüne,<br>2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,<br>3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 09/12/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi. <br><br><br><br></font></p></body></html>
vergi