<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/2514 E. , 2025/5928 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> DÖRDÜNCÜ DAİRE <br>Esas No : 2024/2514<br>Karar No : 2025/5928 <br><br>TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) ... Belediye Başkanlığı <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br> 2- MÜDAHİL (DAVALI YANINDA) ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: İstanbul ili, Beşiktaş ilçesi, ... Mahallesi, ... pafta, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazda bulunan binanın, 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun uyarınca riskli yapı olarak belirlenmesini müteakip, binanın yıkılması sonrasında yeniden yapılacak binaya ilişkin olarak üçte iki üzerinde paydaş çoğunluğu ile alınan karara katılmayan davacının arsa payının (... numaralı bağımsız bölüm), çoğunluk kararına katılan paydaşlar arasında açık artırma yöntemi ile 12/01/2022 tarihinde gerçekleştirilen ihale sonucunda 1.850.000,00-TL bedel karşılığında davalı yanında müdahile satılmasına ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; yaptırılan keşif sonucunda düzenlenen bilirkişi kök ve ek raporlarının birlikte değerlendirilmesinden, davacıya ait arsa payının rayiç değerinin çok altında belirlendiği, davacının arsa payının 3.620.093,75-TL olarak belirlenmesi gerekirken, idare tarafından 1.829.880,00-TL olarak belirlendiği ve ihale sonucu satışın 1.850.000,00-TL bedel üzerinden yapıldığı, dava konusu hisse satışı işleminde bu yönüyle hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. <br>Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı idare ve davalı yanında müdahil tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. <br><br>TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : 1- Davalı tarafından, bilirkişi raporunda emsal olarak gösterilen taşınmazların kaynağının belirtilmediği, hesaplama yapılırken davalı idarenin hesaplama tarihinin dikkate alınması gerektiği, farklı mahkemelerde aynı yere ilişkin ihale komisyon kararının iptali istemiyle görülen davalarda yaptırılan keşif sonucunda düzenlenen bilirkişi raporlarında farklı rayiç değerler tespit edildiği, davalı tarafından oluşturulan bedel tespit komisyonunun mevzuata uygun şekilde işlem tesis ettiği, idareleri tarafından belirlenen rayiç bedelin emlak vergisine esas arsa metrekare birim değerinin çok üzerinde olduğu, dava konusu işlemin usul ve yasaya uygun olduğu ileri sürülmektedir.<br>2- Davalı yanında müdahil tarafından, İdare Mahkemesince, ek bilirkişi raporu taraflarına tebliğ edilmeden karar verildiği, ek rapor alınmasına yönelik ara karardaki belirtilen hususların ek bilirkişi raporunda karşılamadığı, bilirkişi raporunda emsal olarak gösterilen taşınmazların kaynağının belirtilmediği ve emsallerin hatalı değerlendirildiği, yapı değerlerinin yanlış hesaplandığı, alan hesaplamasının doğru yapılmadığı; bu nedenle hükme esas alınan bilirkişi kök ve ek raporlarının yeterli olmadığı; yeni bir bilirkişi heyetiyle yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiği; öte yandan, emsal Yargıtay kararlarında kamulaştırma bedel tespitinde seçilen emsallerin özel amacı olmayan satışlardan olması gerektiğine işaret edildiği halde, bilirkişi raporunda bu durumun aksine emsallerin dikkate alındığı ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.<br><br>TETKİK HÂKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin kabulü ile, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesinin kararının, Dairemiz kararında belirtien gerekçe doğrultusunda bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br> MADDİ OLAY : <br> İstanbul ili, Beşiktaş ilçesi, ... Mahallesi, ... pafta, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazda bulunan binanın, 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun uyarınca riskli yapı olarak belirlenmesini müteakip, binanın yıkılması sonrasında yeniden yapılacak binaya ilişkin olarak üçte iki üzerinde paydaş çoğunluğu ile alınan karara katılmayan davacının arsa payının (... numaralı bağımsız bölüm), çoğunluk kararına katılan paydaşlar arasında açık artırma yöntemi ile 12/01/2022 tarihinde gerçekleştirilen ihale sonucunda 1.850.000,00-TL bedel karşılığında davalı yanında müdahile satılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle bakılan dava açılmştır.<br><br> İLGİLİ MEVZUAT:<br> Anayasa'nın "Hak arama hürriyeti" başlıklı 36. maddesinde, "Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir." hükmü yer almakta olup, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin "Adil yargılanma hakkı" başlıklı 6. maddesinin birinci fıkrasında da, herkesin medeni hak ve yükümlülükleri ile ilgili uyuşmazlıklar konusunda bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından davasının makul bir süre içinde, hakkaniyete uygun ve açık olarak görülmesini isteme hakkına sahip olduğu belirtilmiştir.<br> 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ile Vergi Usul Kanununun uygulanacağı haller" başlıklı 31. maddesinde; "Bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda; hakimin davaya bakmaktan memnuiyeti ve reddi, ehliyet, üçüncü şahısların davaya katılması, davanın ihbarı, tarafların vekilleri, feragat ve kabul, teminat, mukabil dava, bilirkişi, keşif, delillerin tespiti, yargılama giderleri, adli yardım hallerinde ve duruşma sırasında tarafların mahkemenin sukünunu ve inzibatını bozacak hareketlerine karşı yapılacak işlemler ile elektronik işlemlerde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümleri uygunlanır." düzenlemesine yer verilmiştir.<br> 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin yollamada bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun "Bilirkişi raporunun verilmesi" başlıklı 280. maddesinde, bilirkişinin, raporunu, varsa kendisine incelenmek üzere teslim edilen şeylerle birlikte bir dizi pusulasına bağlı olarak mahkemeye vereceği, raporun verildiği tarihin rapora yazılacağı ve duruşma gününden önce birer örneğinin taraflara tebliğ edileceği; "Bilirkişi raporuna itiraz" başlıklı 281. maddesinin 1. fıkrasında ise, tarafların, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilecekleri düzenlenmiştir.<br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br> Yukarıda aktarılan düzenlemeler uyarınca, Mahkemelerce esas hakkında karar verilmeden önce, bilirkişi raporunun birer örneğinin taraflara tebliğ edilmesi ve bilirkişi raporuna tarafların itiraz edebilmelerine olanak tanınması, uygulanması zorunlu bir usul kuralıdır. <br> Dava dosyasının ve UYAP kayıtlarının incelenmesinden; İdare Mahkemesince, hükme esas alınan bilirkişilerce düzenlenen ek raporun bir örneğin taraflara tebliğ edilmeden esas hakkında karar verildiği ve bu karara yapılan istinaf başvurularının da temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi ile kararı reddedildiği anlaşılmaktadır.<br> Bu durumda, hükme esas alınan ek bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmeden ve taraflara rapora itiraz hakkı tanınmadan, dolayısıyla hukuki dinlenilme hakkının kısıtlanması suretiyle davanın esası hakkında karar verilmesinde usul hükümlerine ve adil yargılanma hakkına uygunluk görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Temyiz isteminin kabulüne,<br>2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,<br>3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 11/11/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. <br><br><br><br></font></p></body></html>
vergi