<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/4539 E. , 2025/3930 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>SEKİZİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2021/4539<br>Karar No : 2025/3930 <br><br>TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İşletmeleri A. Ş.<br>VEKİLLERİ : Av. M..., Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacı tarafından, Eskişehir ili, ... ilçesi sınırları dahilinde bulunan IV. Grup (linyit) işletme ruhsatlı saha için, 2013, 2014 ve 2015 yıllarına ait devlet hakkı alacağı tahakkuk ettirilmesine ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve E... sayılı işlemi ile bu yıllara ilişkin (2013,2014 ve 2015) 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 12/4. maddesi uyarınca idari para cezası tahakkuk ettirilmesine ilişkin ... tarih ve E... sayılı işlemin ve idari para cezası tahakkukuna ilişkin işleme yapılan itirazın reddine yönelik ... tarih ve E... sayılı işlemin iptallerine karar verilmesi istenilmiştir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davanın, toplam 341.730,53-TL Devlet hakkı alacağı tahakkukuna ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve E... sayılı işleminin 2013 ve 2014 yıllarına ilişkin 4.157,00.-TL'lik Devlet hakkına ilişkin kısmı yönünden incelenmesinden; dava dosyasında bulunan ve ... Elektrik Üretim ve Mad. A.Ş. hakkında Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı Ankara Büyükölçekli Mükellefler Grup Başkanlığının Vergi Müfettiş Yardımcıları tarafından düzenlenen ... tarih ve ... sayılı görüş ve öneri raporunda; sahadan 2013 yılında 557,21 ton, 2014 yılında 941,18 ton üretilip satılan kömürün beyan edilmediğinin tespit edildiği, ocak başı satış fiyatının da 2013 yılı için 71,37 TL, 2014 yılı için 76,90 TL olduğunun belirtildiği, davalı idare tarafından tesis edilen işlemde ise, 2013 ve 2014 yılları için 138,74 TL üzerinden Devlet hakkı alacağı hesaplanarak tahakkuk ettirildiği, dava konusu Devlet hakkı alacaklarının, "Devlet hakkı, ocaktan çıkarılan madenin ocak başındaki fiyatından alınır....Madenlerden alınan Devlet hakkına esas olan emsal ocak başı satış fiyatı, bölgeler de dikkate alınarak her madene ait ayrı ayrı ve uygulandığı yıl için belirlenerek Genel Müdürlükçe ilan edilir. Ocak başı satış bedeli, ilan edilen emsal fiyattan daha düşük olamaz" düzenlemesi uyarınca, madenin ocaktan çıkarıldığı her yıl için belirlenen ocak başı satış fiyatı üzerinden, bir başka deyişle anılan müfettiş raporunda da belirtildiği üzere 2013 yılı için 71,37 TL, 2014 yılı için 76,90 TL üzerinden hesaplanması gerektiğinden, her yıl için ayrı ayrı belirlenen bu değerler dışında 138,74 TL üzerinden Devlet hakkı alacağı hesaplanarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı; Devlet hakkı istenilmesine ilişkin işlemin 2015 yılına ait kısmı yönünden yapılan incelemede; her ne kadar davalı idarece 2015 yılına ilişkin olarak 120.916,78 ton üretilip satılan kömürün beyan edilmediğinden bahisle toplam 337.119,88 TL Devlet hakkı tahakkuk ettirilmişse de, dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelerden, davacı tarafından 120.916,78 ton kömürün 2015 yılında üretilip satılmasına rağmen sehven 2015 yılı SBF'de stok olarak gösterildiği, ertesi yıl bu durumun farkına varılarak 120.916,78 ton kömürün 2016 yılında satılmamasına rağmen 2016 yılı SBF'de satış olarak bildirildiği ve 2016 yılında Devlet hakkı alacağı hesaplanarak davacı tarafından ödendiği, ödemeye ilişkin dekontların da dava dosyasına ibraz edildiği görüldüğünden, davalı idarece 2015 yılına ilişkin olarak tahakkuk ettirilen toplam 337.119,88 TL Devlet hakkı alacağı tahakkukunda hukuka uyarlık bulunmadığı; Davanın, 2013,2014 ve 2015 yılı için toplam 1.708.652,65 TL idari para cezası tahakkukuna ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden İşleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve E... sayılı işlemine ilişkin kısmı yönünden yapılan incelemesinde; 3213 sayılı Maden Kanununun 12/4. maddesi uyarınca 2013 ve 2014 yılları için tahakkuk ettirilen idari para cezasının, madenin ocaktan çıkarıldığı yıl için belirlenen ocak başı satış fiyatı üzerinden belirlenmediğinden hatalı hesaplanan ve hukuka aykırı olduğundan iptali gereken Devlet hakkı alacağı esas alınarak hesaplandığı anlaşıldığından, idari para cezasının 2013 ve 2014 yılına ilişkin tahakkuk ettirilen kısmında bu gerekçeyle hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı, öte yandan davacı tarafından 120.916,78 ton kömürün 2015 yılında üretilip satılmasına rağmen sehven 2015 yılı SBF'de stok olarak gösterildiği ve 2016 yılında kendiliğinden bu durumun farkına varılarak 120.916,78 ton kömürün 2015 yılında satılmasına rağmen 2016 yılı SBF'de satış olarak bildirildiği ve Devlet hakkı alacağı hesaplanarak aynı yıl ödendiği, müfettiş raporunun ödemeden çok sonra 08.08.2018 tarihinde düzenlendiği dikkate alındığında, 2015 yılına ilişkin davacının yaptığı üretim ve sevkiyatı bildirmediğinin bir denetim ve inceleme sonucunda tespitinin söz konusu olmadığı, başka bir deyişle 2018 yılında yapılan denetimden daha önceki bir tarihte davacının kendiliğinden 2015 yılına ilişkin sehven yapılan yanlışlığı düzelterek gerekli ödemeleri yaptığı anlaşıldığından 2015 yılına ilişkin olarak tahakkuk ettirilen idari para cezasında da hukuka uyarlık bulunmadığı; Davanın, 2013,2014 ve 2015 yıllarına ilişkin idari para cezası tahakkuk ettirilmesine dair işleme yapılan itirazın reddine dair Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'nün ... tarih ve E... sayılı işlemi yönünden yapılan incelemesinde ise; yukarıda yer verilen gerekçelerle davalı idarece tahakkuk ettirilen idari para cezasının hukuka uygun olmadığı ve iptali gerektiğinden, davacı tarafından idari para cezasına ilişkin olarak yapılan itirazın reddine dair işlemde de hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçeleriyle dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.<br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacının dava açma ehliyetinin bulunmadığı, dava konusu ruhsat sahasına ilişkin Devlet hakkı bedelinin belirlenmesinde ruhsat sahibi tarafından verilen satış bilgi formu ile faaliyet bilgi formunda beyan edilen kalori değeri ile güncel kömür kalori çarpan değerinin baz alındığı, öte yandan sahada faaliyet gösteren ... Elekt. Ürt. ve Mad. A.Ş. tarafından 2013, 2014 ve 2015 yıllarında üretimi yapılıp satılan ve beyan edilmeyen kömür için 3213 sayılı Kanunun 12/4. maddesi gereğince yeniden değerleme oranındaki artışa göre ruhsat sahibine dava konusu idari para cezasının uygulandığı, dava konusu idari para cezasının hukuka uygunluk denetiminde idari yaptırım gerektiren eylemin, eylemi gerçekleştirene sağladığı fayda ile davacı şirketin sebepsiz zenginleşmesinin dikkate alınması gerektiği, kamu zararına neden olan davacı şirkete uygulanan idari para cezasının ceza hukuku ilkelerine uygun olduğu belirtilerek temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmüştür. <br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, TKİ ile aralarında akdedilen 02/11/2007 tarihli sözleşmenin 5. maddesinde, 3213 sayılı Kanun'dan doğan Devlet hakkı ve Belediye hissesi, termik santral ve maden sahası yatırımı ve işletilmesi için gerekli olan her türlü masraf, ulaşım, gümrük, ardiye masrafları, sigorta, resim, harç vs. tüm giderlerin davacı şirkete ait olacağının kararlaştırıldığı, davalı idare tarafından yapılan Devlet hakkı tahakkuklarının mevzuat gereğince TKİ adına yapıldığı, ancak Devlet hakkı ve idari para cezasının uygulandığı sahada davacı şirket ile dava dışı TKİ arasında rödovans sözleşmesi olması sebebiyle tahakkuk eden Devlet hakkı ve idari para cezasını davacı şirketin ödeme riski ile karşı karşıya kalması nedeniyle dava açma ehliyetinin bulunduğu, aksi yöndeki iddianın mesnetsiz olduğu, esasa ilişkin olarak, davacı şirketin ve dava dışı TKİ'nin S:... ruhsat numaralı saha sebebiyle davalı idareye 2013, 2014 ve 2015 yılı devlet hakkı borcunun bulunmadığı, 2015 yılı için beyan edilmediği belirtilen 120.916,78 ton kömürün, rödovansçı firma olan ... Elekt. Ürt. ve Mad. A.Ş. tarafından sehven stok olarak beyan edildiği, stok olarak beyan edilen bu kömürün Devlet hakkı kaybı oluşturmaması için 2016 yılında satış olarak beyan edilerek Devlet hakkı ödemesinin yapıldığı, buna ilişkin SBF ve dekontun dosyaya sunulduğu, hal böyle iken yeniden Devlet hakkı tahakkuk ettirilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı, öte yandan dava konusu ruhsat sahasında yeraltı işletme yöntemi ile üretim yapıldığı, bu sebeple ödenmesi gereken Devlet hakkından %50 oranında indirim yapılması gerektiği, diğer taraftan 3213 sayılı Kanunun 12/4. maddesi gereğince idari para cezasının uygulanabilmesi için Genel Müdürlükçe yapılan bir denetimin olması ve bu denetim sonucunda üretim ve sevkiyatın bildirilmemesi veya eksik bildirilmiş olduğunun tespit edilmesi gerektiği, somut olayda Genel Müdürlükçe yapılmış bir denetim ve tespitin bulunmadığı, vergi incelemesi sonucunda düzenlenen Görüş ve Öneri Raporunun esas alınarak dava konusu işlemin tesis edildiği, davalı idare kayıtlarında bulunan SBF'lerin incelenmediği belirtilerek davalı idarenin temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmesi gerektiği savunulmuştur.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle,<br>1. Temyiz isteminin reddine,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, <br>3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,<br>4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,<br>5. Kesin olarak, 22/04/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. <br><br></font></p></body></html>
vergi