<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2024/2834 E.  ,  2025/2006 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2">T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>DOKUZUNCU DAİRE<br> Esas No : 2024/2834<br> Karar No : 2025/2006<br><br>TEMYİZ EDENLER :1-(DAVALI) ... Defterdarlığı- ...<br> (... Vergi Dairesi Müdürlüğü)<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br> 2-(DAVACI) ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br> <br>YARGILAMA SÜRECİ:<br>Dava konusu istem: Asıl borçlu ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava konusu ödeme emrinin 2016/Şubat dönemine ilişkin katma değer vergisi, özel tüketim vergisi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizine ilişkin kısımları yönünden, davacının, kanuni temsilcilik yetkisinin son bulduğu 16/02/2016 tarihinden sonra, asıl borçlu şirket tarafından kullanılan veya düzenlenen sahte belge nedeniyle ortaya çıkan vergi ve cezalara ilişkin sorumluluğundan söz edilemeyeceğinden, dava konusu ödeme emrinin, 2016/Şubat dönemi vergi ziyaı cezalı, özel tüketim vergisi, katma değer vergisi ile bunların gecikme faizinin 16/02/2016 tarihinden sonra gerçekleşen fiillerden kaynaklanan kısımlarında hukuka uyarlık bulunmadığı, dava konusu ödeme emrinin diğer kısımları yönünden, asıl borçlu şirket hakkındaki tüm takip yolları tüketilip şirketten tahsil edilemeyeceği anlaşılan kamu alacağının tahsili için davacı adına düzenlenen ödeme emrine karşı, davacı tarafından böyle bir borcunun bulunmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı yönünde hukuken kabul edilebilir bir bilgi veya belge sunulamadığından, davacı adına, şirket borçlarından sorumlu olduğu döneme ilişkin olarak kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle kısmen kabulü, kısmen reddine, ödeme emri içeriği 2016/Şubat dönemine ilişkin kamu alacağının, 16/02/2016 tarihinden sonra gerçekleştirilen fiillerden kaynaklanan kısmının iptaline karar verilmiştir.<br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:Vergi Mahkemesi kararının, ödeme emrinin 4,5,6. sıralarında yer alan alacak kalemleri ile 16. ve 26. sıralarında yer alan yargı harçlarına ilişkin alacak kalemlerine ve dava konusu ödeme emri içeriği 2016/Ocak, Şubat dönemlerine ilişkin özel tüketim vergilerine bağlı olarak kesilen vergi ziyaı cezalarının tekerrür hükümleri uyarınca artırılan kısımlarına ilişkin hüküm fıkraları dışında kalan hüküm fıkraları yönünden istinaf başvurularının reddine, ödeme emrinin 4,5,6. sıralarında yer alan alacak kalemleri yönünden istinaf başvurusunun kısmen gerekçeli reddine, kısmen kabulü ile bu kısım yönünden davanın reddine ilişkin kısmının kaldırılarak anılan kısım yönünden davanın kabulüne, ödeme emrinin 16. ve 26. sıralarında yer alan yargı harçlarına ilişkin alacak kalemleri yönünden, yargı harçlarının dayanağı mahkeme kararlarının verildiği tarihte ve vade tarihinde kanuni temsilci olmayan davacının anılan yargı harçlarından sorumlu tutulamayacağından anılan kısma yönelik istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının, söz konusu kısmının kaldırılmasına, bu kısım yönünden davanın kabulüne, ödeme emri içeriği 2016/Ocak,Şubat dönemlerine ilişkin özel tüketim vergilerine bağlı olarak kesilen vergi ziyaı cezalarının tekerrür hükümleri uyarınca artırılan kısımları yönünden; özel tüketim vergilerine bağlı olarak kesilen vergi ziyaı cezalarının tekerrür hükümleri uyarınca artırılan kısımları, Danıştay 7. Dairesinin 18/10/2022 tarih ve E: 2022/590, K: 2022/3920 sayılı kararı ile, vergi ziyaı cezalarının tekerrür hükümleri uyarınca artırılan kısmı yönünden bozulduğu, dosyanın bozulan kısım yönünden yeniden bir karar verilmek üzere ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderildiği, anılan Dairenin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile bozma kararına uyularak istinaf isteminin kısmen kabul, kısmen reddedildiği anlaşıldığından, Danıştayca bozulan kısım dikkate alındığında davacıdan tahsili gereken vergi ziyaı cezasının tutarı da değişeceğinden, bozulan kısım yönüyle yeniden iki no'lu ihbarname düzenlenmesi gerektiğinden, ödeme emri içeriği anılan vergi ziyaı cezalarının tekerrür hükümleri uyarınca artırılan kısımlarında hukuka uyarlık Vergi Mahkemesi kararının davanın bu kısımları için verilen davanın kabulüne yönelik istinaf başvurusunun gerekçeli reddine, davanın reddine ilişkin kısmı yönünden ise istinaf başvurusunun kabulü ile anılan kısmın kaldırılmasına bu kısım yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: <br>DAVACININ İDDİALARI:Asıl borçlu şirket nezdinde usulüne uygun olarak kesinleştirilmeyen vergi borçlarının tahsili amacıyla davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka uyarlık bulunmadığı, borçların zamanaşımına uğradığı iddiasıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.<br><br>DAVALININ İDDİALARI: Dava konusu ödeme emri içeriği borçların asıl borçlu şirket nezdinde usulüne uygun kesinleştirildiği, şirketten tahsil edilemeyeceği anlaşılan bu borçların tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı iddialarıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Taraflarca savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Hüküm veren Danıştay Yedinci ve Dokuzuncu Dairelerinin 2575 sayılı Danıştay Kanunu'na 3619 sayılı Kanunla eklenen Ek-1 maddesi uyarınca birlikte yaptığı toplantıda gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br><br>MADDİ OLAY: <br>Asıl borçlu ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istenilmektedir.<br><br>İLGİLİ MEVZUAT:<br>213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesinde, tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzelkişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları hâlinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri, tüzelkişiliği olmayan teşekkülleri idare edenler ve varsa bunların temsilcileri tarafından yerine getirileceği; yukarıda yazılı olanların bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacakların, kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı hüküm altına alınmıştır.<br>6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanun’un 55. maddesinde amme alacağını vadesinde ödemeyenlere, 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun “bir ödeme emri” ile tebliğ olunacağı belirtilmiş, 58. maddesinde de, kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın, böyle bir borcu olmadığı, kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığını ileri sürerek 15 gün içerisinde vergi mahkemesinde dava açabileceği hüküm altına alınmıştır.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. <br>Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu ödeme emrinin 2016/Ocak, Şubat dönemleri (16/02/2016 tarihinden sonraki kısım hariç) katma değer vergisi, vergi ziyaı cezası, gecikme faizi dışında kalan kısmının dayandığı sebepler ve gerekçesi Dairemizce de uygun görülmüş olup, taraflarca ileri sürülen iddialar, temyize konu kararın söz konusu kısımlarının bozulmasını gerektirir nitelikte bulunmamıştır.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu ödeme emrinin dava konusu ödeme emrinin 2016/Ocak, Şubat dönemleri (16/02/2016 tarihinden sonraki kısım hariç) katma değer vergisi, vergi ziyaı cezası, gecikme faizine ilişkin kısmına yönelik davacı temyiz istemine gelince; <br>Dava konusu ödeme emrinin 2016/Ocak, Şubat dönemleri (16/02/2016 tarihinden sonraki kısım hariç) katma değer vergisi, vergi ziyaı cezası, gecikme faizinin dayanağı, asıl borçlu şirket tarafından, dava konusu ödeme emri içeriğinde yer alan 2016/Ocak-Şubat dönemlerine ilişkin re'sen tarh edilen katma değer vergisi ile tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle kesilen üç kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemiyle açılan davada ... Vergi Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verildiği, anılan karara karşı taraflarca yapılan istinaf başvurularının ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla reddedildiği, bu kararın da Danıştay Dokuzuncu Dairesinin 08/11/2023 tarih ve E:2022/388, K:2023/4393 sayılı kararıyla dava konusu tarhiyatın ... Anonim Şirketi'nden alınan faturalardan kaynaklanan üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ile tekerrüre ilişkin kısmının bozulduğu, diğer kısmının onandığı, kısmen bozma kararına uyularak ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun kısmen gerekçeli reddedildiği, kısmen kabul edilip, mahkeme kararının ... A.Ş.'den gerçekleşen alımlara isabet eden üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ve dava konusu vergi ziyaı cezalarına uygulanan tekerrürün 250,00-TL'yi aşan kısmına ilişkin davanın reddine dair hüküm fıkrasının kaldırılmasına, bu kısım yönünden davanın kabulüne karar verildiği, söz konusu kararın, Danıştay Dokuzuncu Dairesinin 17/09/2024 tarih ve E:2024/4843, K:2024/4075 sayılı kararı ile onandığı anlaşılmıştır.<br>Bu durumda yukarıda bahsedilen hukuki süreç değerlendirilerek yeniden bir karar verilmek üzere Bölge İdare Mahkemesi kararının dava konusu ödeme emrinin 2016/Ocak, Şubat dönemleri (16/02/2016 tarihinden sonraki kısım hariç) katma değer vergisi, vergi ziyaı cezası, gecikme faizine ilişkin kısmının bozulması gerekmektedir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>Davalının temyiz isteminin reddine, davacının temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine,<br>... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, dava konusu ödeme emrinin 2016/Ocak, Şubat dönemleri (16/02/2016 tarihinden sonraki kısım hariç) katma değer vergisi, vergi ziyaı cezası, gecikme faizine ilişkin kısmının BOZULMASINA, diğer kısmının ONANMASINA,<br> 3. Temyiz isteminde bulunan davacıdan ...-TL maktu harç alınmasına,<br> 4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 13/05/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.<br><br></font></p></body></html>

vergi