<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2025/1761 E. , 2025/1684 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> DÖRDÜNCÜ DAİRE <br>Esas No : 2025/1761<br>Karar No : 2025/1684 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı <br> 2- ... Başkanlığı<br>VEKİLİ : Av. ...<br> 3- ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı<br>VEKİLİ : Av. ...<br> 4- ... Belediye Başkanlığı<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacı tarafından, Adana İli, Sarıçam İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parselde ... blok zemin katında yer alan maliki olduğu ... numaralı bağımsız bölümün, 06/02/2023 tarihli Kahramanmaraş merkezli depremlerde hasar görmesi olayında, davalı idarelerin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle, uğranıldığı ileri sürülen tamirat/tadilat bedeli ve değer kaybına yönelik zararlarına karşılık fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00-TL maddi tazminatın (yasal faiziyle) ve ayrıca olay nedeniyle yaşanan üzüntüye karşılık 5.000,00-TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; uyuşmazlık konusu binanın 06/02/2023 tarihinde meydana gelen depremde, depremin şiddetine ve yapı sınıfına göre hedeflenen dayanım performansını gösterdiği, bu haliyle binanın inşa edildiği yer ile inşaat faaliyeti ve sonrası süreç kapsamında idarelerin kendilerinden beklenen yükümlülükleri yerine getirmediklerinden söz edilemeyeceği, dolayısıyla meydana gelen hasarda davalı idarelere atfı kabil bir hizmet kusurunun bulunmadığı anlaşıldığından, davacının maddi ve manevi tazminat talebinin reddi gerektiği sonucuna varılmış olup, kaldı ki, davacının maliki olduğu mesken nitelikli bağımsız bölümde meydana gelen hasarın belirlenmesi amacıyla davacı tarafından ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D.iş sayılı dosyasında delil tespiti isteminde bulunulduğu, davacının istemi doğrultusunda mimar/gayrimenkul değerleme uzmanı ve inşaat mühendisi olan bilirkişiler nezdinde icra edilen keşif ve bilirkişi incelemesi sonrası hazırlanan raporda dairenin deprem sonrası gördüğü hasarın onarım ve tamiri için piyasa rayicine göre belirlenen tutarın 54.600,00-TL olarak tespit edildiği; 09/03/2023 tarihinde davacıya Doğal Afet Sigorta Kurumu tarafından 70.119,41-TL hasar ödemesi yapıldığı görüldüğünden, davacının tamirat/tadilat bedeli kapsamında tazmini gerekir bir zararının bulunmadığı da açık olduğu gerekçeleriyle davanın reddine (kesin) karar verilmiştir.<br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; ''...2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "istinaf" başlıklı 45. maddesinin 1. fıkrasında, '' İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda farklı bir kanun yolu öngörülmüş olsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir. Ancak, konusu otuz bir bin Türk lirasını geçmeyen; vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında idare ve vergi mahkemelerince verilen kararlar kesin olup, bunlara karşı istinaf yoluna başvurulamaz." kuralına yer verilmiştir. Dava dosyasının incelenmesinden; uyuşmazlık konusu tutarın 31.000,00-TL'yi geçmediği ve yukarıda aktarılan mevzuat hükmü uyarınca kesinlik sınırı içerisinde kaldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, uyuşmazlığın konusunun yukarıda yazılı parasal sınırı geçmemesi sebebiyle, uyuşmazlık konusu miktar itibariyle kesinlik sınırı içerisinde kalan ... İdare Mahkemesi'nin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının istinaf yoluyla inceleme olanağı bulunmamaktadır.'' denilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca istinaf başvurusunun incelenmeksizin reddine karar verilmiştir. <br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Fazlaya ilişkin hakların saklı tutulduğu davada, kanun yolu kapalı olarak verilen kararın yersiz ve mesnetsiz olduğu, idarenin iş ve işlemleri nedeniyle yapının hasar gördüğü belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI:<br>1-Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı tarafından; temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.<br>2-Diğer davalılar tarafından; savunma verilmemiştir.<br><br>TETKİK HÂKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Temyiz isteminin reddine,<br>2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, <br>3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,<br>4. Davacının adli yardım isteminin kabulü sebebiyle, temyiz aşamasında tahsil edilmeyen temyiz harçları ile posta giderinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Mahkemesince ilgili merciine müzekkere yazılmasına,<br>5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 17/03/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.<br><br><br>(X) KARŞI OY : <br>Dava; Adana İli, Sarıçam İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parselde ... blok zemin katında yer alan maliki olduğu ... numaralı bağımsız bölümün, 06/02/2023 tarihli Kahramanmaraş merkezli depremlerde hasar görmesi olayında, davalı idarelerin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle, uğranıldığı ileri sürülen tamirat/tadilat bedeli ve değer kaybına yönelik zararlarına karşılık fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00-TL maddi tazminatın (yasal faiziyle) ve ayrıca olay nedeniyle yaşanan üzüntüye karşılık 5.000,00-TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.<br>2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 16. maddesinin 4. fıkrasında ''Taraflar, sürenin geçmesinden sonra verecekleri savunmalara veya ikinci dilekçelere dayanarak hak iddia edemezler. (Ek cümle: 11/4/2013-6459/4 md.) Ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir.'' denilmiş, aynı Kanunun 45. maddesinin 1. fıkrasında, ''İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda farklı bir kanun yolu öngörülmüş olsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir. Ancak, konusu otuz bir bin Türk lirasını geçmeyen; vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında idare ve vergi mahkemelerince verilen kararlar kesin olup, bunlara karşı istinaf yoluna başvurulamaz." düzenlemesine yer verilmiştir.<br>Dosyanın incelenmesinden; davacı tarafından uğradığını iddia ettiği zararların tazmini amacıyla açacağı davada delil olmak üzere ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D.İş sayılı dosyası ile yapmış olduğu delil tespiti istemi üzerine yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen 10.07.2023 tarihli raporda davacının maddi zararının 54.600,00-TL olarak belirlendiği, davacı tarafından 19.06.2023 tarihinde açılan dava ile zararın tespiti ve fazlaya ilişkin hakları saklı olmak üzere şimdilik 1.000,00-TL maddi ve manevi zararın tazmini istenildiği, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı dilekçe ret kararı üzerine, 18.07.2023 tarihli yenileme dilekçesi ile bu kez fazlaya ilişkin hakları saklı olmak üzere şimdilik 1.000,00-TL maddi ve 5.000,00-TL manevi zararın tazmini istemi ile bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.<br>Uyuşmazlıkta; mahkeme tarafından davalı idarelerin uğranıldığı iddia edilen zararın meydana gelmesinde kusurlarının bulunup bulunmadığı yönünde bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, ancak davacının zararının miktarı hususunda herhangi bir bilirkişi incelemesi yaptırılmadığı, davacı tarafından, davanın reddi halinde aleyhine hükmedilmesi muhtemel yargılama giderleri göz önüne alınarak ve İdari Yargılama Usulü Kanununun 16/4. maddesi de dikkate alınarak, fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak suretiyle davanın açıldığı, maddi zararın Mahkemece yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile belirlenmesi isteminde bulunduğu, ancak Mahkeme tarafından zararın miktarına yönelik bir bilirkişi incelemesi yaptırılmadan, sadece kusur durumu üzerinden yaptırılan inceleme sonucunda düzenlenen rapordaki tespitler çerçevesinde, dava dilekçesinde belirtilen rakam dikkate alınarak, kesin olarak davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.<br>Bu durumda; her ne kadar dosya kapsamında uğranıldığı iddia edilen maddi zararın tespiti konusunda İdare Mahkemesi tarafından yaptırılmış bir bilirkişi incelemesine dayanan rapor mevcut olmasa da, dava dilekçesi ekinde dosyaya sunulan ve ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D.İş dosyasında düzenlenen bilirkişi raporu incelendiğinde maddi zararın miktarının 54.600,00-TL olarak belirlenmiş olduğu görüldüğünden, İdare Mahkemesi tarafından, hak arama özgürlüğü, mahkemeye erişim hakkı ile adil yargılanma hakkı gereği, yargılamanın hakkaniyetli bir biçimde, bir üst yargı merciinin denetimine imkan verecek şekilde neticelendirilmesini teminen, esas karar verilmeden önce dosya kapsamında mevcut delil tespiti dosyasındaki bedel tespiti dikkate alınarak ve davacının İdari Yargılama Usulü Kanununun 16/4. maddesi kapsamında dava dilekçesinde belirtilen miktarı artırma hakkına sahip olduğu göz önünde bulundurulmak suretiyle karar verilmesi gerekirken, ... Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından yapılan bilirkişi incelemesi sonucu belirlenen tutar ve davacıya dava dilekçesinde talep edilen miktarı artırma imkanı dikkate alınmaksızın karar verilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığından, Mahkeme kararına karşı yapılan istinaf isteminin incelenmeksizin reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararında hukuka uyarlık bulunmadığı bozulması gerektiği oyu ile çoğunluk kararına katılmıyorum.<br><br></font></p></body></html>
vergi