<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2024/1837 E. , 2025/3963 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> YEDİNCİ DAİRE <br>Esas No : 2024/1837<br>Karar No : 2025/3963 <br> <br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı <br> ... Başkanlığı <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Turizm Anonim Şirketi <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava Konusu İstem: Davacının 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında yürüttüğü projenin finansmanı amacıyla 12/02/2020 tarihinde bankadan kullandığı krediler nedeniyle, 12/01/2021 ila 12/02/2023 tarihleri arasında yapılan geri ödemelerden tahsil edilen banka ve sigorta muameleleri vergilerinin iadesi istemiyle yaptığı düzeltme-şikayet başvurusunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ile vergilerin tahsil tarihinden itibaren işleyecek tecil faiziyle birlikte iadesi istemiyle dava açılmıştır.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacı tarafından, 6306 sayılı Kanun kapsamında üstlenilen inşaat projelerinin finansmanı amacıyla kullanılan krediler nedeniyle ödenen 4.251.345,09 TL banka ve sigorta muameleleri vergisinin iadesine yönelik olarak yapılan düzeltme-şikayet başvurusunun reddine ilişkin işlemin iptali ile ödenen vergilerin ödeme tarihinden itibaren işleyecek tecil faizi ile birlikte iadesi istemiyle açılan davada; Kanun'da kullanılan kredilerin ne şekilde ve hangi bankalardan kullanılacağı yönünde herhangi bir düzenleme yapılmadığı, hangi kredilerin istisna hükümlerinden yararlanacağına ilişkin herhangi bir ayrım gözetmeksizin düzenleme yapıldığı, kullanılan kredilerin kentsel dönüşüm kapsamında kullanılıp kullanılmadığına ilişkin tespitin banka tarafından yapılmasının söz konusu olamayacağı, her türlü araştırma ve inceleme yetkisi bulunan idarenin herhangi bir inceleme ve tespit yapmaksızın bu iddiadan hareketle iade talebinin reddedilmesinin hukuka aykırı olduğu, dolayısıyla istisna hükümleri kapsamında olan krediden tahsil edilen banka ve sigorta muameleleri vergisinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davaya konu işlemin iptali ile ödenen verginin tahsil tarihinden itibaren işleyecek tecil faiziyle birlikte iadesine karar verilmiştir. <br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İstemin reddi gerektiği savunulmuştur.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Res'en araştırma ilkesi çerçevesinde hukuki sebep ikamesi suretiyle yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde ulaşılan sonuca göre verilen kararda hukuka aykırılık bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br> MADDİ OLAY : <br> Davacının 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında yürüttüğü projenin finansmanı amacıyla 12/02/2020 tarihinde bankadan kullandığı krediler nedeniyle, 12/01/2021 ila 12/02/2023 tarihleri arasında yapılan geri ödemelerden tahsil edilen banka ve sigorta muameleleri vergilerinin iadesi istemiyle yaptığı düzeltme-şikayet başvurusunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ile vergilerin tahsil tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte iadesi istemiyle dava açılmıştır.<br><br> İLGİLİ MEVZUAT:<br>213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 116. maddesinde, vergi hatası, vergiye müteallik hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınması olarak tanımlanmış; 117. maddesinde, hesap hataları; matrah hataları, vergi miktarında hatalar ve verginin mükerrer olması; 118. maddesinde de, vergilendirme hataları; mükellefin şahsında hata, mükellefiyette hata, mevzuda hata ve vergilendirme veya muafiyet döneminde hata şeklinde sayılmış; aynı maddenin 1. fıkrasının (3) numaralı bendinde mevzuda hata, açık olarak vergi mevzuuna girmeyen veya vergiden müstesna bulunan gelir, servet, madde, kıymet, evrak ve işlemler üzerinden vergi istenmesi veya alınması olarak ifade edilmiş, 122. maddesinde, mükelleflerin, vergi muamelelerindeki hataların düzeltilmesini vergi dairesinden yazı ile isteyebilecekleri; 124. maddesinde vergi mahkemesinde dava açma süresi geçtikten sonra yaptıkları düzeltme talepleri reddolunanların şikayet yolu ile Maliye Bakanlığına müracaat edebilecekleri kurala bağlanmıştır.<br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br> Vergi Usul Kanunu'nun yukarıda açıklanan 122. ve 124. maddelerine göre idareden düzeltilmesi talep edilebilecek vergi hataları, kendisinden düzeltme isteminde bulunulan idari makamın veya uyuşmazlık halinde yargı yerinin, anılan Kanun'un 3. maddesinde öngörülen yorum tekniklerine başvurmadan, ilk bakışta anlayabileceği açıklıktaki vergilendirme yanlışlıklarıdır.<br> Uyuşmazlığın çözümünün; davacının 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında istisna hükmünden yararlanıp yararlanamayacağının tespiti ile olayda açık vergilendirme hatası bulunup bulunmadığı hususlarına yönelik olarak yapılacak bir değerlendirmeyi gerektirdiği; olayda ise, davacı hakkında tesis edilen işlemin ve davacının başvurusunda dayanak aldığı 6306 sayılı Kanun'da öngörülen koşulların davacı bakımından gerçekleşmediği gerekçesiyle 775 sayılı Gecekondu Kanunu kapsamında yapılan inceleme neticesinde varılan sonuca göre karar verilmesinde hukuki isabet bulunmadığından kararın bozulması gerekmiştir. <br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle; <br>1.Temyiz isteminin kabulüne,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,<br>3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,<br>4. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13. maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü uyarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere, yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 27/11/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.<br> <br><br>(X) KARŞI OY <br> Düzeltme, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nda, Hukuki yorum gerektiren ya da yorum farklılıklarından kaynaklanan uyuşmazlıklar dışında, vergi idaresince kanun hükümlerinin yanlış yorumlanmasından veya uygulanmasından kaynaklı yapılan "hesap" ve "vergilendirme hataları"nın giderilmesi için öngörülmüş ve vergi mahkemelerinde dava açma süresi içinde haklarının korunması ve vergi idaresinin hatalarını düzeltmesi için ilgililere tanınan bir başvuru yoludur. <br> Yine, Vergi Usul Kanunu’nun 124. maddesinde belirtilen Şikayet yolu ise, mükelleflerin, vergi idaresince yapıldığı belirtilen "hesap" ve "vergilendirme hataları"na karşı dava açma süresi geçtikten sonra yaptıkları düzeltme taleplerinin reddi üzerine, Maliye Bakanlığına müracaat ederek idari aşamada haklarını aramaya ve sorunlarını çözmeye imkan veren bir müessesedir.<br>Görüleceği üzere, kısaca belirtilen mezkur idari yolların işletilebilmesi için öncelikle vergi mükelleflerine yada sorumlularına, vergi dairesince tesis edilerek tebliğ edilen bir vergilendirme işlemi olması ve bu işlemde 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun ilgili maddelerinde (117-118) sayılan vergi hatalarından birisinin var olması, bir başka ifadeyle ortada, idareden kaynaklı haksız bir işlem yada mükelleften kaynaklı bir hata bulunması, şikayet yolu ile düzeltme başvurusu için de bahse konu açıklamalar kapsamında belirtilen hatalı işlemlere karşı dava açma süresinin geçirilmesi, gerekmektedir. <br>Olayda, davacı şirket tarafından, kentsel dönüşüm kapsamında, 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında yürüttüğü projenin finansmanı amacıyla çeşitli bankalardan kullandığı kredilerin, tevkif yoluyla davalı vergi dairesine aktarılan banka ve sigorta muameleleri vergisi toplamının iadesi istemli yapılan başvuru; yukarıda zikredilen "düzeltme" başvurusu olmadığı gibi "şikayet yolu ile düzeltme"ye konu bir başvuru da olmayıp, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 10. maddesi muvacehesinde bir başvuru neticesi tesis edilen ve doğrudan görevli ve yetkili vergi mahkemesi nezdinde vergi davasına konu edilebilecek kesin ve yürütülebilir bir işlem olduğundan, vergi dairesine yapılan iade talepli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin zımni ret tarihini müteakip 30 günlük dava açma süresi geçirildikten sonra, ... tarihli Maliye Bakanlığına yapılan başvurunun "zımnen reddi" üzerine, ... tarihinde açıldığı ihtilafsız iş bu davanın, "süre aşımı" nedeniyle reddi gerekirken, esası incelenerek verilen davanın kabulü yolundaki temyize konu, İstinaf Vergi Dava Dairesinin kararınının belirtilen gerekçeyle bozulması gerektiği görüşüyle Daire kararına katılmıyorum.<br><br></font></p></body></html>
vergi