<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2024/250 E. , 2025/3938 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> YEDİNCİ DAİRE <br>Esas No : 2024/250<br>Karar No : 2025/3938 <br> <br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı<br> ... Vergi Dairesi Müdürlüğü <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Turizm Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava Konusu İstem: Akaryakıt bayisi olan davacı hakkında düzenlenen vergi inceleme raporuyla, bir kısım akaryakıt satışlarının kayıt ve beyan dışı bırakıldığının tespit edildiğinden bahisle 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu’nun 4. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 2020 yılının Ocak ila Aralık dönemlerine ilişkin re'sen tarh edilen özel tüketim vergileri ile bir kat tutarında kesilen vergi ziyaı cezalarına ilişkin işlemlerin iptali istemiyle dava açılmıştır.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava konusu vergi ve cezaların ait olduğu 2020 yılına ilişkin olarak yapılan soruşturmada silinen herhangi bir veriye ulaşılamadığı, söz konusu döneme ilişkin olarak yapılmış herhangi bir karşıt incelemenin bulunmadığı, yapılan incelemede yasal defter ve belgelerine kaydedilen satışlar ile EPDK'ya bildirilen satışlar günlük olarak karşılaştırılarak elde edilen verilerden yüksek miktarlı olanın gerçek günlük satış miktarı kabul edilmesi suretiyle kaydi envanter çalışması yapıldığı ve bazı dönemlerde stokta yeteri kadar akaryakıt olmaması veya stok seviyesinin sıfır olmasına rağmen satış yapıldığı, dolayısıyla bu satışların belgesiz alımlardan kaynaklanan satışlar olduğu sonucuna varılarak işlem tesis edilmiş ise de, tarhiyatın ait olduğu dönemde yapılan satışların silindiğinin somut ve net olarak ortaya konulamadığı, inceleme elemanınca kaydi envanter çalışmasında bulunan farkların tamamen varsayıma dayandığı, kaydi envanter çalışmasında şube adreslerinde gerçekleştirilen ve EPDK'ya bildirilen satışlar yönünden herhangi bir değerlendirmede bulunulmadığı anlaşıldığından, eksik inceleme sonucunda varsayıma dayanılarak hesaplanan fark matrah üzerinden davacı adına tarh edilen özel tüketim vergisi ve kesilen vergi ziyaı cezasında hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.<br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı hakkında düzenlenen vergi tekniği raporu somut tespitlere dayandığından tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir. <br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Davacının yasal defter ve belgelerine kayıtlı satışlar ile EPDK'ya bildirilen satışların günlük olarak karşılaştırılması ve söz konusu verilerden yüksek olanın gerçek günlük satışı miktarı olarak kabul edilmesi suretiyle matrah farkı hesaplanmasında, davacının EPDK'ya yapılan bildirimlerde herhangi bir düzeltme beyanının bulunmaması nedeniyle hukuka aykırılık görülmediğinden temyize konu kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br> MADDİ OLAY : <br>Akaryakıt bayisi olan davacı hakkında düzenlenen vergi inceleme raporuyla, bir kısım akaryakıt satışlarının kayıt ve beyan dışı bırakıldığının tespit edildiğinden bahisle 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu’nun 4. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 2020 yılının Ocak ila Aralık dönemlerine ilişkin re'sen tarh edilen özel tüketim vergileri ile bir kat tutarında kesilen vergi ziyaı cezalarına ilişkin işlemlerin iptali istemiyle dava açılmıştır.<br><br> İLGİLİ MEVZUAT:<br>213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 30. maddesinin 2. fıkrasının 4. bendinde; defter kayıtları ve bunlarla ilgili vesikaların, vergi matrahının doğru ve kesin olarak tespitine imkan vermeyecek derecede noksan, usulsüz ve karışık olması dolayısıyla ihticaca salih bulunmaması durumunda, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitinin mümkün olmadığının kabulü gerektiği belirtilmiş; 3. maddesinin (B) fıkrasında; vergilendirmede, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu; gerçek mahiyetin, yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği; vergiyi doğuran olayla ilgisi tabii ve açık bulunmayan tanık ifadesinin, ispatlama vasıtası olarak kullanılamayacağı; iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde, ispat külfetinin bunu iddia edene ait olduğu düzenlemesine yer verilmiştir.<br>4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun "Verginin konusu" başlıklı 1. maddesinde; bu Kanun'a ekli (I) sayılı listedeki malların ithalatçıları veya rafineriler dahil imal edenler tarafından tesliminin bir defaya mahsus olmak üzere özel tüketim vergisine tâbi olduğu, 2. maddesinde; bu Kanun'un uygulanmasında teslimin bir mal üzerindeki tasarruf hakkının malik veya adına hareket edenlerce, alıcıya veya adına hareket edenlere devredilmesini ifade ettiği, 3. maddesinde; vergiyi doğuran olayın mal teslimi veya ilk iktisap hallerinde malın teslimi veya ilk iktisabı olduğu, yine Kanun'un "mükellef ve vergi sorumlusu" başlıklı 4. maddesinin 3. fıkrasında; fiilî veya kaydî envanter sırasında bu Kanuna ekli listelerdeki malların belgesiz olarak bulundurulduğunun tespiti halinde, belgesiz mal bulunduran mükelleflere, bu malların alış belgelerinin ibrazı için tespit tarihinden itibaren 10 günlük bir süre verileceği, bu süre içinde alış belgelerinin ibraz edilememesi halinde, belgesi ibraz edilemeyen malın tespit tarihindeki emsal bedeli üzerinden hesaplanan özel tüketim vergisinin, alışını belgeleyemeyen mükellef adına re'sen tarh edileceği, tarh edilecek özel tüketim vergisinin, asgari maktu vergi tutarına göre hesaplanacak vergiden az olamayacağı, bu tarhiyata vergi ziyaı cezası uygulanacağı, ancak, belgesiz mal bulunduran mükelleflere bu malları satanlara, bu satışları ile ilgili vergi inceleme raporuna dayanılarak özel tüketim vergisi tarhiyatı yapıldığı takdirde, ayrıca alıcıdan özel tüketim vergisi ve buna ilişkin ceza aranmayacağı düzenlemelerine yer verilmiştir. <br>213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 341. maddesinde; vergi ziyaı, mükellefin veya sorumlunun vergilendirme ile ilgili ödevlerini zamanında yerine getirmemesi veya eksik yerine getirmesi yüzünden, verginin zamanında tahakkuk ettirilmemesi veya eksik tahakkuk ettirilmesi olarak tanımlanmış; 344. maddesinin 1. fıkrasında, Kanun'un 341. maddesinde yazılı hallerde vergi ziyaına sebebiyet verildiği takdirde, mükellef veya sorumlu hakkında ziyaa uğratılan verginin bir katı tutarında vergi ziyaı cezası kesileceği, vergi ziyaına 359. maddede yazılı fiillerle sebebiyet verilmesi halinde bu cezanın üç kat, bu fiillere iştirak edenlere ise bir kat olarak uygulanacağı ifade edilmiştir.<br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br> Vergi usul hukukunda öngörülen delil sistemi ile ispat külfeti yerine getirilmekte ve bu suretle vergi güvenliği ile vergi adaletinin sağlanması amaçlanmaktadır. Buna göre, vergiye tabi olayların tespitinde bu olaylara ilişkin her türlü delilin serbestçe kullanılmasına olanak sağlanırken, vergilendirmede vergiyi doğuran olayın ve bu olaya ilişkin işlemlerin gerçek mahiyetinin esas alınacağı kabul edilmektedir. Dolayısıyla vergi uygulamalarında olayın gösterildiği şekilde değil, gerçek yönüyle ele alınması ve buna göre işlem yapılması gerektiği izahtan varestedir.<br> Davacı hakkında düzenlenen vergi inceleme raporunun incelenmesinden, 2020 yılı hesap dönemine ait yasal defter ve belgeleri üzerinde yapılan kaydi envanter çalışması sonucunda, bazı tarihlerde stokta yeteri kadar olmamasına rağmen akaryakıt satışı yapıldığının tespit edildiği, kaynağı belli olmayan akaryakıt alışlarına ilişkin faturaların ibrazının istenildiği halde, davacı tarafından ibraz edilmemesi üzerine, davacının belgesiz akaryakıt bulundurduğunun kabulü suretiyle özel tüketim vergisinden sorumlu tutulduğu anlaşılmıştır. <br> Olayda, temyize konu edilen kararda, inceleme elemanının kaydi envanter çalışmasında bulduğu farkların tamamen varsayıma dayandığı, davacının şube adreslerinde gerçekleştirilen ve Enerji Piyasası Denetleme Kurulu'na bildirilen satışlar yönünden herhangi bir değerlendirme yapılmadığı gerekçesine dayanılmış ise de; davacının yasal defter ve belgelerine kayıtlı satışları ile ilgili Kurul'a bildirilen satışlarının günlük olarak karşılaştırılması ve söz konusu verilerden yüksek olanın günlük satış miktarı olarak kabul edilmesi suretiyle yapılan kaydi envanter sonucunda tespit edilen belgesiz mal alışları üzerinden matrah farkı hesaplanarak tesis edilen tarh ve ceza kesme işleminde, davacının Enerji Piyasası Denetleme Kurulu'na herhangi bir düzeltme beyanında bulunmaması nedeniyle, vergilendirmede vergiyi doğuran olayın gerçek mahiyetinin esas olduğu yönündeki ilkeye aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığından, aksi yoldaki temyize konu kararda hukuki isabet görülmemiştir.<br> <br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle; <br>1.Temyiz isteminin kabulüne,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,<br>3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,<br>4. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13. maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü uyarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere, yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 26/11/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.<br><br></font></p></body></html>
vergi