<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2025/926 E. , 2025/5895 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> DÖRDÜNCÜ DAİRE <br>Esas No : 2025/926<br>Karar No : 2025/5895 <br><br>TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI) ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br> 2- (DAVALI) ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem : İstanbul İli, Üsküdar İlçesi, ... Mahallesi, ... pafta, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazda ruhsatsız iki katlı bina yapıldığının ... tarihli, ...-... sayılı yapı tatil tutanağı ile tespit edildikten sonra, bu iki katlı binaya ek olarak 65,28 m², 34,56 m² ve 55,84 m²'lik üç adet daha yapı yapıldığının ... tarihli, ... sayılı yapı tatil tutanağı ile tespit edilmesi üzerine, söz konusu dört adet yapının 2960 sayılı Kanunun 13. maddesi uyarınca yıkımına ilişkin İstanbul Büyükşehir Belediye Encümeninin ...tarihli, ...-... sayılı kararı ile ... tarihli, ... sayılı yapı tatil tutanağı ile tespit edilen üç adet yapı (toplam 155,68 m²) nedeniyle, 3194 sayılı Kanunun 42. maddesi uyarınca davacıya toplam 786.506,27 TL para cezası verilmesine ilişkin İstanbul Büyükşehir Belediye Encümeninin ... tarihli, ...-... sayılı kararının iptali talep edilmiştir. <br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda özetle; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi ile dosyadaki diğer bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinden, para cezası yönünden; ... tarihli, ... sayılı yapı tatil tutanağı ile tespit edilen ve A, B, C olarak gösterilen toplam 155,68 m² büyüklüğündeki üç adet yapıdan, B ve C olarak gösterilen toplam 90,40 m²'lik yapıların 3194 sayılı Kanunun 5. maddesinde belirtilen yapı niteliğinde olmadığı ve ruhsat gerektirmediği, bu aykırı alan farklılığının temel para cezasını, dolayısıyla tüm para cezası hesabını etkilediği gerekçesiyle, para cezasına ilişkin encümen kararının iptaline karar verilmiş, yıkıma ilişkin olarak ise; yapıların tamamının ruhsatsız olması nedeniyle 2960 sayılı Boğaziçi Kanununun 13/a maddesi uyarınca işlem tesis edilmesi gerekirken, anılan Kanunun 13/c maddesi uyarınca tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesi ile yıkıma ilişkin encümen kararının da iptaline karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Temyize konu kararda; istinaf başvurusuna konu kararın para cezasına ilişkin kısmında usul ve hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile bu kısma karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş, yıkıma ilişkin olarak ise; dava konusu taşınmazların Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararıyla tescil edilen "Boğaziçi Doğal ve tarihi Sit Alanında" kaldığı, 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planında "Yeşil Alanlar", 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında ise "Yeşil Alan-Manzara Terası Hiçbir Yapı Yapılamaz" kullanımında kaldığı, dolayısıyla taşınmaz üzerinde izinsiz şekilde yapı yapılması mümkün olmadığı, davalı idare elamanlarınca 19/09/2022 tarihli yapı tatil tutanağıyla; davacıya ait taşınmaz üzerinde ... tarih ... sayılı yapı tatil tutanağında ifade edilen aykırılıklara (D yapısı) ek olarak A, B ve C ile gösterilen tek katlı <br>yapıların olduğunun tespit edildiği, bu yıkım işlemi için 2960 sayılı Boğaziçi Kanununun 13/c maddesinin uygulanmasında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının yıkıma ilişkin kısmının kaldırılarak, yıkım yönünden davanın reddine karar verilmiştir. <br><br>TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: Davacı tarafından; İdare Mahkemesi kararındaki gerekçe doğrultusunda temyize konu kararın redde ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmüş, davalı idare tarafından ise; usul ve hukuka uygun olarak hesaplanan para cezasının iptaline ilişkin kararın bozulması gerektiği iddia edilmiştir.<br><br>SAVUNMALARIN ÖZETİ : Taraflarca, temyiz dilekçelerine karşı savunma verilmemiştir.<br><br>TETKİK HÂKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Dairemiz kararında belirtilen gerekçelerle kısmen reddine, kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br> Temyize konu kararın, yıkıma ilişkin encümen kararına dair kısmı yönünden; <br> Temyize konu kararın yıkıma ilişkin encümen kararına dair kısmı usul ve hukuka uygun olup, davacı tarafından dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br>Temyize konu kararın, para cezasına ilişkin encümen kararına dair kısmına gelince;<br> 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 4. maddesinde; bu Kanunun ilgili maddelerine uyulmak kaydı ile 2960 sayılı İstanbul Boğaziçi Kanunu ile belirlenen veya belirlenecek olan yerlerde, bu Kanunun özel kanunlara aykırı olmayan hükümlerinin uygulanacağı, 42. maddesinin birinci fıkrasında; bu maddede belirtilen ve imar mevzuatına aykırılık teşkil eden fiil ve hallerin tespit edildiği tarihten itibaren on iş günü içinde ilgili idare encümenince sorumlular hakkında, üstlenilen her bir sorumluluk için ayrı ayrı olarak bu maddede belirtilen idari müeyyidelerin uygulanacağı, ikinci fıkrasında; ruhsat alınmaksızın veya ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere veya imar mevzuatına aykırı olarak yapılan yapının sahibine, yapı müteahhidine veya aykırılığı altı iş günü içinde idareye bildirmeyen ilgili fenni mesullere yapının mülkiyet durumuna, bulunduğu alanın özelliğine, durumuna, niteliğine ve sınıfına, yerleşmeye ve çevreye etkisine, can ve mal emniyetini tehdit edip etmediğine ve aykırılığın büyüklüğüne göre, beşyüz Türk Lirasından az olmamak üzere, fıkrada belirtildiği şekilde hesaplanan idari para cezalarının uygulanacağı hüküm altına alınmış, ikinci fıkranın (c) alt bentlerinde belirtilen artırım sebepleri için gösterilen oranlar uyarınca bulunan miktarların eklenmesi sonrasında toplam ceza miktarının bulunacağı belirtilmiş olup, söz konusu (c) bendinin 3. alt bendinde; uygulama imar planında veya parselasyon planında kamu tesis alanı veya umumi hizmet alanı olarak belirlenmiş bir alanda imara aykırı imalat yapılmış ise temel para cezasının % 60 oranında arttırılacağı, 5. alt bendinde; imara aykırı imalatın uygulama imar planı bulunan bir alanda yapılmış ise temel para cezasının % 20 oranında arttırılacağı, 7. alt bendinde; imara aykırı imalatın özel kanunlar ile belirlenmiş özel imar rejimine tabi bir alanda yapılmış ise temel para cezasının % 50 oranında arttırılacağı, 8. alt bendinde; imara aykırı imalat tamamen ruhsatsız ise temel para cezasının %180 oranında artırılacağı, (ç) bendinde ise, bu fıkra uyarınca idari para cezası verilmesini gerektiren aykırılığa konu alan ile bu alanın bulunduğu arsa veya arazinin emlak vergisine esas asgari metrekare birim değerinin çarpımı ile bulunan bedel kadar idari para cezası yukarıdaki bentlere göre verilen para cezalarına ayrıca ilave edileceği, bu fıkraya göre verilen idari para cezasının ilgilisine tebliğinden itibaren bir ay içinde aykırılığın giderilmesi ve yapının mevzuata uygun hale getirilmesi halinde bu bent uyarınca ilave edilen para cezasının tahsil edilmeyeceği, hüküm altına alınmıştır.<br> Olayda; ... tarihli, ... sayılı yapı tatil tutanağı ile davacıya ait yerde imara aykırı bir şekilde 65,28 m², 34,56 m² ve 55,84 m²'lik üç adet yapı yapıldığının tespit edilmesi üzerine dava konusu ... tarihli, ...-... sayılı encümen kararı ile 3194 sayılı İmar Kanununun 42/2. maddesi uyarınca 1.977,14 TL temel para cezası ve aynı maddenin 2. fıkrasının (c) bendinin 3., 5., 7. ve 8. alt bentleri uyarınca 6.129,13 TL ve anılan fıkranın (ç) bendi uyarınca 778.400,00 TL olmak üzere davacıya toplam 786.506,27 TL para cezası verilmiştir.<br> Uyuşmazlığın teknik bilgiyi gerektirmesi nedeniyle mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda; ... tarihli, ... sayılı yapı tatil tutanağı ile tespit edilen ve A, B, C olarak gösterilen toplam 155,68 m² büyüklüğündeki üç adet yapıdan, B ve C olarak gösterilen toplam 90,40 m²'lik yapıların 3194 sayılı Kanunun 5. maddesinde belirtilen yapı niteliğinde olmadığı ve ruhsat gerektirmediği, diğer A ile gösterilen 65,28 m² büyüklüğündeki imalatın ise yapı niteliğinde olduğu ve ruhsat gerektirdiği, idare tarafından tespit edilen yapı sınıf grubu ile temel para cezasının arttırım nedenlerinde ve anılan 42/2 maddesinin (ç) bendi hesaplanan para cezasında da hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilmiş, İdare Mahkemesi tarafından ise; aykırı alan farklılığının temel para cezasını, dolayısıyla tüm para cezası hesabını etkilediği gerekçesiyle, dava konusu para cezasına ilişkin encümen kararının iptaline karar verilmiştir. <br> Her ne kadar İdare Mahkemesince, 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendinde temel para cezasının hesaplanmasında, yapı inşaat alanı ve yapı sınıfı ile yapı grubunun temel kriterler olarak öngörüldüğü, bu kriterlere aykırı hesaplanan temel para cezasının toplam para cezasının tamamını etkilediğinden bahisle dava konusu işlemin tamamının iptaline karar verildiği anlaşılmakta ise de, dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler dikkate alınarak davanın nihai şekilde sonuçlandırılmasına olanak bulunan durumlarda, Mahkemelerin uyuşmazlığı tamamen sonlandıracak nitelikte karar vermeleri usul ekonomisi ilkesinin gereğidir.<br>Dava konusu yapıyla ilgili olarak tesis edilen işlemlerin hukuka uygunluk denetiminin yapıldığı davada, uyuşmazlığın teknik yönünün çözümlenmesini teminen keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilerek, mahallinde keşfin icra edilmesi üzerine, yapı inşaat alanı, yapı sınıfı ve yapı grubunun bilirkişiye tespiti yaptırıldıktan sonra, bilirkişi tarafından yapılacak teknik ve bilimsel inceleme ve değerlendirmeler sonucunda temel para cezasının belirlenmesi ve bu temel para cezasından yola çıkılarak, Kanun'da öngörülen artırım oranları da uygulanmak suretiyle toplam ceza miktarının belirlenmesi, işin doğası gereği olup, yapılan tespitler uyarınca hesaplanan para cezası miktarına göre karar verilmesi gerekmektedir, aksi bir durum davacı ile davalı idare arasındaki uyuşmazlığı sonuçlandırmayacağı gibi yeni uyuşmazlıklara da yol açabilecektir.<br> Başka bir anlatımla, 3194 sayılı Kanun'un 42. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendinde, temel para cezasının hesaplanmasında temel kriterler olarak öngörülen yapı inşaat alanı, yapı sınıfı ve grubunun, idarece hesaplanan temel para cezası tutarını aşmamak koşuluyla, bilirkişi tarafından teknik ve bilimsel inceleme ve değerlendirmeler sonucu bulunacak temel para cezasına ve tespit edilen temel para cezası miktarına aynı fıkranın (c) bendinde öngörülen artırım oranları uygulanarak belirlenen toplam para cezasına göre karar verilebileceği, temel para cezasına ilişkin söz konusu kriterlere aykırı hesaplama yapıldığının tespit edilmesi halinde, toplam para cezasının tamamının iptalinin gerekmediği, temel para cezasının hesaplanmasına ilişkin aykırılıklar tespit edildikten sonra, bilirkişi tarafından, aykırılıktan etkilenen alan ve/veya yapı sınıfı grubuna ilişkin yapılan tespitler uyarınca hesaplanan para cezası miktarı esas alınarak dava konusu işlemin kısmen iptaline karar verilebileceğinden, bu şekilde karar verilmesi idari yargı denetimi yetkisinin aşılarak, idari eylem ve işlem niteliğinde yargı kararı verilmesi sonucunu doğurmayacaktır.<br>Bu çerçevede, uyuşmazlıkta, bilirkişi incelemesi ile işlemin hukuka uygun olan ve olmayan kısımlarının açık bir şekilde ortaya konulduğu hallerde Mahkemesince dava konusu işlemin hukuka uygun olan kısmı yönünden davanın reddine, hukuka uygun olmayan kısmının ise iptaline karar verilmesi mümkündür. Temel para cezasındaki aykırılığın uygulanacak para cezasının tamamını etkilediği gerekçesiyle "kısmen iptal, kısmen ret" kararı yerine işlemin tamamen iptaline karar verilmesi durumunda, ilgili idare tarafından karar gerekçesi göz önünde bulundurularak yeniden işlem tesis edilmesi üzerine yargılama sürecinin yeniden başlatılmasının usul ekonomisi ilkesine aykırı olacağı açıktır. <br>Bu durumda; para cezasına ilişkin encümen kararının iptaline dair mahkeme kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair temyize konu kararda hukuka uyarlık bulunmadığından, İdare Dava Dairesince, yukarıda belirtilen esaslara göre yapılacak inceleme sonucu para cezasına ilişkin dava konusu encümen kararı hakkında yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir. <br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br> 1. Davacının temyiz isteminin reddine, davalının temyiz isteminin kabulüne,<br> 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, yıkıma dair encümen kararına ilişkin kısmının ONANMASINA, para cezasına dair encümen kararına ilişkin kısmının ise BOZULMASINA, <br>3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 11/11/2025 tarihinde, oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. <br><br><br>(X) KARŞI OY : <br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının para cezasına dair kısmının da onanması gerektiği görüşüyle, Dairemiz çoğunluk kararına katılmıyorum.<br><br></font></p></body></html>
vergi