<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2023/8724 E.  ,  2025/2000 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2">T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>DOKUZUNCU DAİRE<br> Esas No : 2023/8724<br> Karar No : 2025/2000<br> <br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı- ... <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ:<br>Dava konusu istem: Davacı adına, ... Nakliyat Pazarlama Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin katma değer vergisi, özel tüketim vergisi ve yargı harcına ilişkin vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; şirketlerin tüzel kişilikleri ticaret sicilinden silinmeleriyle sona erdiğinden tüzel kişiliğin sona ermesinden önceki dönemlerle ilgili olsa dahi, ticaret sicilinden kaydı silinen şirket adına tarh, tahakkuk, ceza kesme ve takibat işlemlerinin tesis edilemiyeceği, tesis edilen işlemlerin de, herhangi bir hukuki sonuç doğurmasının mümkün olmadığı,olayda, asıl borçlu şirketin kaydının 26/04/2012 tarihinde ticaret sicilinden silinmesi sebebiyle tüzel kişiliğinin sona erdiği, şirket adına 2011/Şubat dönemi katma değer vergisi ile özel tüketim vergisi tarh ve tebliğinin ise şirket tüzel kişiliğinin sona erdiği tarihten sonra 2014-2015 yıllarında yapıldığı, bu durumda, ortadan kalkan asıl borçlu şirket adına yapılan ve tebliğ edilen tarh işleminin ve söz konusu alacakların tahsili için düzenlenen ve tebliğ edilen ödeme emirlerinin hukuki sonuç doğurmasından söz edilemeyeceği, henüz usulüne uygun olarak tahakkuk etmeyen ve tebliğ edilmeyen vergilerin tahsil aşamasına geldiğinden söz edilemeyeceğinden, asıl borçlu şirketin vergi borçlarının şirketten tahsil edilemediğinden bahisle, tahsili için davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen dava konusu ödeme emrinin 1-9. sıralarında bulunan alacaklar yönünden hukuka uyarlık görülmediği; dava konusu ödeme emri içeriği yargı harçları yönünden ise, yargı harçlarının şirket tüzel kişiliğinin sona ermesinden sonra açılan davalar üzerine tahakkuk eden harçlar olduğu anlaşıldığından şirketten tahsil edilemediğinden bahisle, tahsili için davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ödeme emri içeriği yargı harçlarında da hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu ödeme emrinin iptaline karar verilmiştir.<br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu, kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacının, dava konusu ödeme emri içeriği alacakların doğduğu dönemde asıl borçlu şirketin kanuni temsilcisi olduğu,ilgili mevzuat kapsamında düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br> TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Hüküm veren Danıştay Yedinci ve Dokuzuncu Dairelerinin 2575 sayılı Danıştay Kanunu'na 3619 sayılı Kanunla eklenen Ek-1 maddesi uyarınca birlikte yaptığı toplantıda gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br> Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. <br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1.Davalının temyiz isteminin reddine,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,<br>3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 13/05/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.<br><br></font></p></body></html>

vergi