<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2024/3363 E. , 2025/1671 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2">T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>DOKUZUNCU DAİRE<br>Esas No : 2024/3363<br>Karar No : 2025/1671<br> <br>TEMYİZ EDEN (DAVACILAR):1-... 2-...3- ... (Mirasçısı: ...) <br>VEKİLİ : Av. ...<br> <br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı-...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ:<br>Dava konusu istem: Davacıların hisseli olarak malik oldukları İstanbul İli, Beykoz İlçesi, ... Köyü,... Pafta ..., ... ve ... sayılı parseller ile ... Köyü ... ada ... sayılı parselde kayıtlı taşınmazları nedeniyle, 2022 yılı için tahakkuk ettirilen emlak(arsa) vergisi ile taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı payının ihtirazi kayıtla ödenen birinci takside ilişkin 6.301.452,32-TL tutarındaki kısmının ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle iadesi istemine ilişkindir.<br><br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dosyasının incelenmesinden; 2022 yılı emlak vergisi asgari m2 birim değerinin tespitine yönelik alınan takdir komisyonu kararına göre emlak vergilerinin hesaplandığı ve tahakkukların yapıldığı, daha sonra ise emlak vergisi ödemelerinin yapıldığı ve işbu davanın açıldığı, ayrıca, davacılar tarafından her ne kadar, taşınmazların bir kısmında irtifak hakları bulunduğu, intifa hakkı sahibine düşen emlak vergisinin kendilerinden istenemeyeceği, irtifak hakkına dair kısma emlak vergisi hesaplanmaması gerektiği, taşınmazların özel orman vasfında olduğu ve doğal sit alanı içerisinde kaldığı, özel ormanların emlak vergisine konu olamayacağı, konu olsa bile bile imar izni verilen %6'lık kısmı geçmemesi gerektiği ileri sürülmüş ise de; vergisi ihtilaflı taşınmazlar üzerinde herhangi bir intifa hakkı bulunmadığı, sadece bazı taşınmazların bazı kısımlarında Beykoz ve İstanbul Büyükşehir Belediyeleri lehine yol irtifaklarının bulunduğu, söz konusu irtifakların emlak vergisine etki etmediği, irtifak bulunan kısma dair emlak vergisi ödenmeyeceğine dair pozitif bir hukuk kuralı bulunmadığı, ayrıca taşınmazların sit alanında kaldığı gerekçesiyle emlak vergisinden muaf tutulmalarına dair başvurunun reddine dair işleme karşı davacılar tarafından açılan davada;.... Vergi Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla "bu durumda, her ne kadar dava konusu taşınmazların bulunduğu alanın Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu kararı ile doğal sit alanı olduğuna karar verilmiş ise de, taşınmazların tapu kayıtlarında korunması gerekli kültür varlığı olduklarını gösterir bir şerh bulunmadığından ve üzerlerinde kesin yapılaşma yasağı da getirilmediğinden, 2863 sayılı Kanun'un 21'inci maddesinin 3'üncü fıkrasında düzenlenen vergi muafiyetinden yararlanamayacakları açık olup, davacılar tarafından emlak vergisinden muaf tutulmaları istemiyle davalı idareye yapmış oldukları başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde yasal isabetsizlik bulunmadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, söz konusu kararın kanun yolu incelemesinden geçerek kesinleştiği, buna göre söz konusu taşınmazların emlak vergisi muafiyetinden yararlanamayacağına dair kesinleşmiş yargı kararı bulunduğu sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilerek, 2022 yılı emlak vergisi asgari m2 birim değerinin tespitine yönelik alınan işleme karşı açılan davada da Mahkemelerini... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiği, bu işleme göre de davaya konu emlak vergisinin tahakkuk ettiği, herhangi bir hesaplama hatası bulunmadığı, davacıların söz konusu iddialarının da yerinde olmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve kararın kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek, davacı istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Vergisi ihtilaflı taşınmazların, takdir komisyonlarınca 4 yılda bir belirlenen arsa metrekare birim değerinin fahiş bir şekilde artırıldığı, taşınmazları için özel değer belirlenerek, emsallerine aykırı olarak arttırılmasının hukuka aykırı olduğu, irtifak kurulan alan için emlak vergisi hesaplanmaması gerektiği, davalı idarece arsa olarak vergilendirmenin dayanağı 83/6122 sayılı Bakanlar Kurulu kararının arsa sayılacak arazilere ilişkin esasları düzenleyen hükümleri gösterilmişse de; öncelikle bir taşınmazın bu kapsamda bulunması için fiilen meskun mahalde bulunması gerektiği, davalı idarece belirtilen esaslara göre bir inceleme ve tespit yapılmadığı, vergisi ihtilaflı taşınmazların özel orman vasfında olduğu, özel ormanların arazi ya da arsa sayılmadıkları için emlak vergisine konu olamayacağı, emlak vergisinin konusuna girdiği kabul edilse dahi Orman Kanunu'nun 17 ve 52. maddeleri uyarınca toplam orman alanının %6'sını geçmeyecek şekilde imar izni verilebileceğinden imar izni verilen kısım üzerinden vergi hesaplanması gerektiği, uyuşmazlıkta ise taşınmazın bir kısmının "Nitelikli Doğal Koruma Alanı" olarak ayrıldığı yani bu kısımda yapılaşma imkanı bulunmadığı, bir kısmının ise "Sürdürülebilir Koruma Ve Kontrollü Kullanım Alanı" olarak ayrıldığı ve bu kısım üzerinden %6'lık imar izni verildiğinden ancak bu kısım kadar yani 68.436,42 metrekare üzerinden emlak vergisi tahakkuk ettirilebileceği belirtilerek, davalı İdarece bu hususlar dikkate alınmaksızın gerçekleştirilen vergilendirme işleminin hukuka aykırı olduğu iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br>Davacının duruşma istemi, 2577 sayılı İdari Yargılama Usul Kanunu'nun 17/2. maddesi uyarınca uygun görülmeyerek işin esasına geçildi;<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br> Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. <br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1.Davacının temyiz isteminin reddine,<br>2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,<br>3. Temyiz isteminde bulunandan ...-TL maktu harç alınmasına,<br> 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin ... Bölge İdare Mahkemesi.... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 29/04/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.<br><br><br></font></p></body></html>
vergi