<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2024/1143 E.  ,  2025/1674 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2">T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>DOKUZUNCU DAİRE<br>Esas No : 2024/1143<br>Karar No : 2025/1674 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı-...<br>VEKİLİ : Av. ...<br> <br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Servis ve Yönetim Hizmetleri San. ve Tic. Ltd. Şti.<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ:<br>Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, maliki olduğu İstanbul İli, Beykoz İlçesi, ... Mahallesi, ... pafta, ... ada ve ... sayılı parselde kayıtlı taşınmazı nedeniyle, 2022 yılı için arsa sayılacak arazi vasfında olduğundan bahisle fazladan tahakkuk ettirilen emlak vergisine ilişkin olarak yapılan düzeltme-şikayet başvurusunun reddine ilişkin... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmektedir.<br><br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... Vergi Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:...1 sayılı kararıyla; uyuşmazlığın çözümü davacıya ait taşınmazın arsa mı arazi mi olarak vergilendirileceği ve arsa olarak vergilendirilecekse hangi birim değerinin esas alınacağı ve kısıtlılık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesine bağlı bulunduğu; dosyada mevcut beyanname ve borç dökümlerinden taşınmaz için, 2022 yılına kadar arazi vergisi oranı üzerinden vergilendirmenin yapıldığı, 2022 yılı için ise vergilerin arsa vergisi oranı üzerinden kısıtlılık hükümleri uygulanarak gerçekleştirildiği, davacıya ait taşınmazın niteliğinin "özel orman" niteliğinde olması nedeniyle, imar planında, resmi yapılara, tesislere ve okul, cami, yol, meydan, otopark, yeşil saha, çocuk bahçesi, pazar yeri, hal, mezbaha ve benzeri umumi hizmetlere ayrılmış olması sebebiyle üzerinde inşaat yapılmasına izin verilmeyen arsalar kapsamında ve dolayısıyla kısıtlılık hükümleri uygulanacak taşınmazlardan olmadığı, taşınmazın belediye ve mücavir alan sınırları içerisinde bulunduğu konusunda da ihtilaf bulunmadığı, ancak Bakanlar Kurulu'nun Arsa Sayılacak Parsellenmemiş Araziler Hakkında 28.02.1983 tarih ve 83/6122 sayılı kararında yer alan bu yerlerdeki arazi ve arazi parçaları zirai faaliyette kullanıldıkları takdirde arsa sayılmayacaklarına ilişkin düzenleme göz önünde bulundurulduğunda; 03.07.1984 tarih ve 18447 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 16. Seri Nolu Emlak Vergisi Genel Tebliği'ne göre söz konusu Kararın 1. maddesinin (a) ve (b) fıkralarının uygulanmasında zirai faaliyetin arazide ekim ve dikim suretiyle nebat ve ağaç yetiştirilmesini ifade ettiği, yine aynı Tebliğ'de "arazinin ormanlık veya ağaçlık olması halinin, Emlâk Vergisi Kanunu 8 seri numaralı Genel Tebliğindeki açıklamalara ve bu tebliğ ekindeki kararın 1 ve 3 üncü maddelerinde yer alan esaslara uygun olarak, beher dönümde bulunan ağaç, fidan, ocak, omca ve kök sayısı belirtilmek suretiyle Tarım Orman ve Köyişleri Bakanlığının yetkili mahalli kuruluşundan alınacak bir belge ile tevsiki gerekir. Ağaçlık olmakla birlikte durumu 8 numaralı Genel Tebliğe ekli karara uygun bulunmayan arazide, yukarıda sayılan diğer türdeki (sebze hububat v.b.) zirai ürünlerin yetiştirilip yetiştirilmediğine bakılacaktır. Bu durumun varlığı halinde o arazinin de zirai faaliyette kullanıldığı kabul edilecektir." düzenlemesine yer verildiği ve taşınmazın özel orman niteliğinde ihtilaf olmadığı görüldüğünden, zirai faaliyette kullanılan taşınmazın, ilçe arazi takdir komisyonunca arazinin cinsi itibarıyla takdir olunan birim değerlere göre hesaplanan bedel olan vergi değerine uygulanacak Emlak Vergisi Kanunu'nun 16. maddesinde yer alan arazi vergisi istisnası sonrasında oluşacak matraha arazi vergisi oranının uygulanması yoluyla arazi vergisi olarak vergilendirmeye konu edilmesi gerekirken arsa vergisi oran ve değerlerinin esas alınması suretiyle vergilendirilmesinde ve bu konuda tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmediği, diğer yandan davalı idarece davacı şirketin çiftçi kayıt sisteminde kaydının bulunmadığı ve söz konusu özel orman niteliğindeki taşınmazda ticari ve ekonomik amaçlı tarımsal aktivitenin olmadığına ilişkin Beykoz İlçe Tarım Orman Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı yazısının sunulduğu görülmüşse de, davacı şirketin çiftçi kayıt sisteminde kaydının olup olmadığı hususunun taşınmazın niteliğini değiştirmeyeceği ve taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesinde, özel orman olduğu ve 6831 sayılı Kanunun 3373 sayılı Yasa ile değişik 52. maddesi hükmü gereğince parçalanıp satılamayacağı, mirasçılar arasında ifrazen taksim edilemeyeceği, bu madde hükmü dışında inşaat yapılamayacağı yönünde beyanın taşınmazın niteliğini belirlediğinden ve buna göre taşınmazın zirai faaliyet dışında kullanımının mümkün olmadığından, taşınmazın zirai faaliyette kullanılmadığı iddiasına itibar edilmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.<br><br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu, ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek, davalı İdarenin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Vergisi ihtilaflı taşınmazın imar planı bulunduğu, bu nedenle arsa sayılacak arazi vasfında olduğunun tartışmasız olduğu, Vergi Mahkemesince keşif dahi yapılmadan zirai faaliyette kullanıldığı yönündeki değerlendirmenin hatalı olduğu, zira taşınmazın özel orman niteliğinde olması başlı başına arazi sayılması anlamına gelmeyeceği, kaldı ki özel ormanların yapılaşmaya açıldığı iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının Daire kararında belirtilen gerekçeyle onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br>MADDİ OLAY: Davacı şirket tarafından, maliki olduğu İstanbul İli, Beykoz İlçesi, ... Mahallesi, ... pafta, ... ada ve ... sayılı parselde kayıtlı taşınmazı nedeniyle, 2022 yılı için arsa sayılacak arazi vasfında olduğundan bahisle fazladan tahakkuk ettirilen emlak vergisine ilişkin olarak yapılan düzeltme-şikayet başvurusunun reddine ilişkin ...tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmektedir.<br><br>İLGİLİ MEVZUAT:<br>1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun 1. maddesinde, Türkiye sınırları içinde bulunan binaların bu kanun hükümlerine göre bina vergisine tabi olduğu belirtilmiş; vergi değeri başlıklı 29. maddesinde de “a) Arsa ve araziler için, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun asgari ölçüde birim değer tespitine ilişkin hükümlerine göre takdir komisyonlarınca arsalar için her mahalle ve arsa sayılacak parsellenmemiş arazide her köy için cadde, sokak veya değer bakımından farklı bölgeler (turistik bölgelerdeki cadde, sokak veya değer bakımından farklı olanlar ilgili valilerce tespit edilecek pafta, ada veya parseller), arazide her il veya ilçe için arazinin cinsi (kıraç, taban, sulak) itibarıyla takdir olunan birim değerlere göre,b) Binalar için, Maliye ve Bayındırlık ve İskan Bakanlıklarınca müştereken tespit ve ilân edilecek bina metrekare normal inşaat maliyetleri ile (a) bendinde belirtilen esaslara göre bulunacak arsa veya arsa payı değeri esas alınarak 31. madde uyarınca hazırlanmış bulunan tüzük hükümlerinden yararlanılmak suretiyle, hesaplanan bedeldir. Vergi değeri, mükellefiyetin başlangıç yılını takip eden yıldan itibaren her yıl, bir önceki yıl vergi değerinin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümleri uyarınca aynı yıl için tespit edilen yeniden değerleme oranının yarısı nispetinde artırılması suretiyle bulunur. 33. maddeye (8 numaralı fıkra hariç) göre mükellefiyet tesisi gereken hallerde vergi değerinin hesaplanmasında, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 49. maddesinin (b) fıkrasına göre belirlenen arsa ve arazi birim değerleri, takdir işleminin yapıldığı yılı takip eden ikinci yıldan başlamak suretiyle her yıl, bir önceki yıl birim değerinin, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümleri uyarınca aynı yıl için tespit edilen yeniden değerleme oranının yarısı nispetinde artırılması suretiyle dikkate alınır. Vergi değerinin hesabında bin liraya, verginin hesaplanmasında ise bir liraya kadar olan kesirler dikkate alınmaz. Bakanlar Kurulu, bu maddede belirtilen artış oranını sıfıra kadar indirmeye veya yeniden değerleme oranına kadar artırmaya yetkilidir. Bakanlar Kurulu bu yetkisini, 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nun 95. maddesi uyarınca belirlenen belediye grupları itibarıyla farklı oranlar tespit etmek suretiyle de kullanabilir.” düzenlemesine yer verilmiştir.<br>1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 12. Maddesinin 2. fıkrasında; belediye sınırları içinde belediyece parsellenmiş arazinin arsa sayılacağı, anılan kanunun 3 fıkrasında belediye sınırları içinde veya dışında bulunan parsellenmemiş araziden hangilerinin bu Kanuna göre arsa sayılacağının Bakanlar Kurulu kararı ile belirleneceği düzenlemesine yer verilmiş, 28.2.1983 tarih ve 83/6122 sayılı Arsa Sayılacak Parsellenmemiş Arazi Hakkında Bakanlar Kurulu Kararının 1/a ve b maddelerinde, "Belediye ve mücavir alan sınırları içinde imar planı ile iskân sahası olarak ayrılmış yerlerde bulunan, belediye ve mücavir alan sınırları içinde bulunup da bu imar planı ile iskân sahası olarak ayrılmamış olmakla beraber fiilen meskûn halde bulunan ve belediye hizmetlerinden faydalanmakta olan yerler arasında kalan, parsellenmemiş arazi ve arazi parçalarının arsa sayılacağı belirtilmiş olup aynı maddenin son cümlesinde ise bu yerlerdeki arazi ve arazi parçalarının zirai faaliyette kullanıldıkları takdirde arsa sayılamayacağı hüküm altına alınmıştır. <br> Emlak Vergisi Kanununun emlak vergisi nispetini düzenleyen 18. maddesinde ise, arazi için vergi oranının binde 1, arsa için binde 3 olduğu düzenlemesine yer verilmiştir. Görüldüğü üzere, Kanunda arsa ve araziler için farklı vergi oranlarının belirlenmiş olması nedeniyle bir taşınmazın arsa m² birim değeri veya arazi m² birim değeri üzerinden vergilendirilmesi, vergi miktarını etkilemektedir. <br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br> Dosyanın incelenmesinden, vergisi ihtilaflı taşınmaz 2022 yılına kadar davalı idarece arazi olark vergilendirilmekte iken, davalı idarece 18/02/2022 tarihinde re'sen oluştururulan emlak bildrimi ile taşınmazın arsa sayılacak arazi vasfında olduğundan bahisle arsa beyanı oluşturulmuş, sokak değeri olarak da en yakın cadde esas alınarak ve özel orman vasfında olduğu için de kısıtlı olduğundan bahisle vergisi 1/10 oranında tahakkuk ettirilmiş olup, bu hususunun davacı tarafından öğrenilmesi üzerine 15/03/2002 tarihinde davalı idareye başvurularak; taşınmazın özel orman vasfında olduğu için arsa sayılamayacağı, devlet ormanları ile çevrili olduğu için hiçbir caddeye/sokağa cephesi ve çıkışı olmadığı, idarece vergilendirmede dikkate alınan ... caddesine ise cephesinin bulunmadığı, bu nedenle idarece re’sen oluşturulan hatalı "arsa emlak bildiriminin" düzeltilmesinin istenildiği, reddi üzerine işlemin iptalli istemiyle açılan davada verilen merciine tevdi kararı üzerine, davacı tarafından şikayet başvurusunda bulunulduğu ve şikayetin reddi üzerine de bakılmakta olan davanın açıldığı görülmüştür<br>Yukarda yer verilen mevzuat hükümlerine göre arazi olarak vergilendirilen bir taşınmazın, sonrasında arsa olarak vergillendirilebilmesi için yoklama ve tesbit bulunması gerekli olup, idarece bu yönde bir tesbit ve yoklama yapılmadan arsa sayılacak arazi kabul edilerek, re'sen arsaya ilişkin emlak bildirimi oluşturulması usul ve hukuka aykırı olduğu gibi, devlet ormanları ile çevrili olan ve hiçbir caddeye ve sokağa çıkışı/cephesi bulunmayan vergisi ihtilaflı taşınmaz için en yakın sokak/cadde arsa metrekare birim değeri esas alındığı belirtilerek yapılan vergilendirme işleminde ise emlak vergisi matrahının en önemli kalemini teşkil eden sokak/cadde değerinin kıyasen yada benzetme yoluyla belirlenmesinde hukuka uyarlık bulunmadığından, yukarda özetlenen gerekçeyle davanın kabulü yolundaki Vergi Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunu reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibariyle hukuka aykırılık bulunmamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU:<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1.Davalının temyiz isteminin reddine,<br>2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulüne ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda yazılı gerekçeyle ONANMASINA,<br>3.Temyiz isteminde bulunandan...-TL maktu harç alınmasına,<br> 4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi.... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın .... Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 29/04/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.<br><br></font></p></body></html>

vergi