<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2023/6889 E.  ,  2025/1523 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2">T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>DOKUZUNCU DAİRE<br> Esas No : 2023/6889<br> Karar No : 2025/1523<br> <br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı-...<br>VEKİLİ : Av. ... <br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Enerji Ürt. ve Tic. A.Ş <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU :Davacı tarafından, yatırım indiriminden yararlanan kazancın Almanya mukimi ortağına dağıtılan kısmı temettü niteliğinde olduğundan Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması uyarınca %5 oranında vergi kesintisine tabi olduğu ihtirazı kaydıyla verilen muhtasar ve prim hizmet beyannamesine istinaden %19,8 vergi oranı uygulanarak 2020/Nisan dönemi için fazladan tahakkuk ettirilip ödenen kurumlar (stopaj) vergisinin kaldırılması ve fazladan ödenen tutarın hesaplanacak faizi ile birlikte iadesi istemiyle açılan davayı; yatırım indiriminden yapılan tevkifatın kar payı vergilemesi niteliğinde olduğunun kabulü halinde, kar dağıtımı yapılmasa bile, yatırım indiriminden yapılacak tevkifatın, yabancı ortağın hissesine isabet eden kısmının çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmasında öngörülen oranda, fazlaya ilişkin kısmının ise %19,8 oranında yapılması gerektiği, çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmalarıyla güdülen amacın dağıtılmayan, Türkiye'de mukim kurum bünyesinde kalan bu tutarın daha düşük oranda vergilendirilmesi olmadığının açık olduğu, indirimden yararlanan kurum tarafından yatırım indirimi tevkifatının tamamının %19,8 üzerinden yapılması halinde, yabancı ortağın hissesine isabet eden kısım üzerinden hesaplanacak tutarın indirimden yararlanan ve kâr dağıtımında bulunmayan kuruma iadesinin gerekeceği, bu durumun da 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun geçici 62. maddesinin amacıyla bağdaşmadığı, bu nedenle, temettü vergilemesi niteliğinde olmayan yatırım indirimi üzerinden davacı şirket tarafından Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması dayanak gösterilip düşük oran dikkate alınmak suretiyle tevkifat yapılmasının yasal olarak mümkün olmadığından ihtirazi kayıtla verilen beyannameye istinaden tahakkuk ettirilen kurumlar (stopaj) vergisinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle reddeden ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunu,4842 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle, yatırım indirimi uygulamasına son verildiği, ancak, değişiklikten önceki başvurulara istinaden düzenlenen yatırım teşvik belgelerine konu olan harcamalara ilişkin yatırım indirimleri hakkında önceki hükümlerin uygulanmasını sağlamak üzere geçici 61. maddeyle geçiş dönemine ilişkin düzenleme yapıldığı, yatırım indirimi haricindeki diğer tüm kazançların ise dağıtım aşamasında gelir vergisi tevkifatına tabi tutulduğunun anlaşıldığı, öte yandan, söz konusu Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmasının 10. maddesinde yer alan temettü tanımının, sayılanlar itibarıyla herhangi bir sınırlama ifade etmeyip örnekleyici nitelikte olduğu ve bunların dışında kalan ve alacak niteliğinde olmayıp teşebbüsün kazancına katılmayı sağlayan diğer haklardan ve akit devletlerin ulusal mevzuatları uyarınca hisse senetleri ile aynı muameleyi gören her türlü şirket haklarından elde edilen gelirlerin de Anlaşma kapsamında temettü olarak değerlendirileceği düzenlemesi karşısında, Gelir Vergisi Kanununun 75. maddesinin 2. fıkrasının 1, 2 ve 3 numaralı bentlerinde sayılan menkul sermaye iratlarından, her nevi hisse senetlerinin kar payları ile iştirak hisselerinden doğan kazançların da Anlaşmanın 10. maddesi kapsamında temettü olarak kabul edileceği; dolayısıyla, Anayasanın 90. maddesinin son fıkrasında yer alan, usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası anlaşmaların kanun hükmünde olduğu yolundaki hüküm de dikkate alındığında, bu nitelendirmeyle ilgili bir değişikliğe uğramayan yatırım indirimine tabi kazancın temettü niteliğinde olduğu, kurum tarafından kar dağıtımına karar verilmiş olması durumunda Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmasının 10. maddesi kapsamında indirimli oranda tevkifata tabi tutulması gerektiği sonucuna ulaşıldığından, %19,8 oranında tevkifata tabi tutulmasında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle kabul edip mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, fazladan tahakkuk ettirilen kurumlar (stopaj) vergisinin kaldırılmasına ve tahsil tarihinden iadenin yapılacağı tarihe kadar hesaplanacak tecil faiziyle birlikte iadesine hükmeden ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Yatırım indiriminden yararlanan kazançtan mevzuat gereği kesilen verginin yatırım indiriminden yararlanan kurum için nihai vergi olduğu, yatırım indiriminden yararlanan kurumun temettü dağıtımı kararı alması halinde dağıtılan temettü üzerinden tevkifat yoluyla vergi kesintisi yapılabilmesi için mevzuatta hüküm bulunması gerektiği, iç mevzuata göre yatırım indiriminden yararlanan kazancın dağıtılması durumunda vergi kesintisi yapılmadığı, yatırım indiriminden yararlanan kazançların vergi kesintisi yoluyla vergilendirmesinin, nihai vergileme amacıyla yapılan özel bir vergileme rejimi olup yatırım indirimi müessesesinde dar ve tam mükellefler yönünden vergi yükünün eşit olduğu, faizin yasal dayanaktan yoksun bulunduğu iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir. <br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: 193 sayılı Kanunun geçici 61 ve 62. maddelerinin değerlendirilmesinden, tevkifata tabi tutulmuş yatırım indiriminden yararlanan kazançların dağıtılması halinde temettü dağıtımından dolayısıyla temettü vergilendirilmesinden söz edilebileceği, tevkifata tabi tutulmuş yatırım indiriminden yararlanan kazançların dağıtılması halinde ayrıca tevkifat yapılamayacağı, yatırım indiriminden yararlanan kazançların kanunun amir hükmü gereği vergi kesintisi yoluyla vergilendirmesinin, vergilendirmeyi temettü vergilendirmesi niteliğine dönüştürmediği, yatırım indiriminden yararlanan kazançların tevkifat yoluyla vergilendirmesinin yatırım indiriminden yararlanan kurum açısından nihai vergilendirme olduğu, ilgili Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmasının temettü tanımına ilişkin hükmünden ise temettünün, kurum kazancından ortaklık payına düşen kısmı ifade ettiği anlaşılmıştır. Bu itibarla olayda, davacının yatırım indiriminden yararlanan kazancını Almanya mukimi %51 paylı ortağına ve %49 paylı tam mükellef ortağına temettü dağıtım kararı alarak vermesinin, %19,8 vergi oranı üzerinden yapılan dava konusu vergilendirmeyi, yatırım indiriminden yararlanan kazancın daha önce tevkifata tabi tutulmadığı gözetildiğinde temettü vergilendirmesi niteliğine dönüştürmeyeceği anlaşıldığından, dava konusu vergide hukuka aykırılık temyize konu kararda hukuka uyarlık bulunmadığından, davalının temyiz itirazının kabulü ile temyiz edilen kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir. <br><br> TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İleri sürülen iddialar temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddine ve kararın onanmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 22/04/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.<br><br><br></font></p></body></html>

vergi