<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2024/746 E. , 2025/930 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU<br>Esas No : 2024/746<br>Karar No : 2025/930<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı adına - ... - ... Müdürlüğü<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ...... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: ... tarih ve ... sayılı TIR karnesi muhteviyatı eşyanın yurt dışı edilmediğinin tespiti üzerine karne hamili şirketin kanuni temsilcisi olan davacı adına tahakkuk ettirilen gümrük vergilerine vaki itirazın reddine dair işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır. <br>... Vergi Mahkemesinin...tarih ve E:..., K:... sayılı kararı:<br>4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun dördüncü kısmının, "Gümrük Rejimleri" başlıklı ikinci bölümünün, "Şartlı Muafiyet Düzenlemeleri ve Ekonomik Etkili Gümrük Rejimleri" başlıklı üçüncü ayrımının, "B. Transif Rejimi/II. Özel Hükümler" başlıkları altında yer alan 86. maddesinin (1) numaralı fıkrasında, asıl sorumlunun, eşyayı öngörülen süre içerisinde ve gümrük idareleri tarafından eşyanın ayniyetinin tespiti amacıyla alınan önlemlere uymak suretiyle, varış gümrük idaresine sağlam ve noksansız olarak sunmak ve transit rejimine ilişkin hükümlere uymakla yükümlü olduğu; (2) numaralı fıkrasında, asıl sorumlunun birinci fıkrada belirtilen yükümlülükleri saklı kalmak üzere, transit rejimine göre taşındığını bilerek eşyayı kabul eden taşıyıcı veya alıcının da eşyayı öngörülen süre içerisinde ve gümrük idareleri tarafından eşyanın ayniyetinin tespiti amacıyla alınan tedbirlere uymak suretiyle, varış gümrük idaresine sağlam ve noksansız olarak sunmakla yükümlü olduğu belirtilmiştir. Aynı maddenin 24/10/2019 tarihli 7190 sayılı Kanun ile eklenen (3) numaralı fıkrasında, 183 ve 184. maddeler kapsamında bir gümrük yükümlülüğü doğduğunda, asıl sorumlunun, transit rejimine tabi tutulan eşya ile ilgili olarak gümrük idaresine karşı mali olarak sorumlu olduğu, 5607 sayılı Kanun uyarınca gümrük idaresince işlem yapıldığı hâllerde, asıl sorumlunun sorumluluğunun belirlenmesinde fiilin işlenmesinde dahlinin olup olmadığı hususunun dikkate alınacağı düzenlenmiştir.<br>Anılan Kanun'un 183. maddesinin (1) numaralı fıkrasında, gümrük gözetimi altındaki ithalat vergilerine tabi eşyanın, Kanun'a aykırı olarak gümrük gözetimi dışına çıkarılması hâlinde gümrük yükümlülüğünün doğacağı, (2) numaralı fıkrasında, gümrük yükümlülüğünün, eşyanın gümrük gözetiminden çıkarıldığı tarihte başlayacağı hükme bağlanmıştır. Aynı maddenin (3) numaralı fıkrasında, şu kural yer almaktadır:<br>"Bu Kanun hükümlerine göre;<br>a) Eşyayı gümrük gözetiminden çıkaran kişiler,<br> b) Bu çıkarma işine iştirak eden ve eşyanın gümrük gözetiminden çıkarıldığını bilen veya normal olarak bilmesi gereken kişiler, <br>c) Sözkonusu eşyayı elde eden veya elinde bulunduran ve bu eşyayı elde ettiği veya aldığı sırada gümrük gözetiminden çıkarıldığını bilen veya normal olarak bilmesi gereken kişiler, <br>d) Eşyanın geçici depolanmasında veya tabi tutulmuş olduğu gümrük rejiminin kullanılmasından doğan yükümlülükleri yerine getirmesi gereken kişiler,<br>Gümrük vergilerinden sorumludurlar."<br>Aynı Kanun'un 192. maddesinde, aynı gümrük vergilerinin ödenmesinden birden çok yükümlünün sorumlu olduğu hâllerde, bunların söz konusu vergilerin ödenmesinden müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları hükümlerine yer verilmiştir.<br>31/12/2010 tarih ve 27802 (5. mükerrer) sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Gümrük Genel Tebliği (TIR İşlemleri)(Seri No: 1)'nin 42. maddesinin (5), (6) ve (7) numaralı fıkraları şu şekildedir:<br>"(5) TIR karnesi kapsamı eşyanın sevk edildiği gümrük idaresinde işlem görüp görmediği giriş veya hareket gümrük idaresi tarafından araştırılır.<br>(6) TIR karnesi kapsamı eşyanın çıkış veya varış gümrük idaresinde işlem görmediği veya usulüne uygun işlem yapılmadığının anlaşılması ya da takibi gerektirir başka bir hususa rastlanması halinde, Volet-1 yaprağının tescil tarihinden itibaren iki ay içerisinde, bu durum yazı ile taşıyıcı firma ve kefil kuruluşa bildirilir. Bu yazıda TIR karnesi muhteviyatı eşyanın yurt dışı edildiğinin veya varış gümrük idaresine boşaltıldığının belgelendirilmesi istenir ve TIR karnesinin Volet-1 ve/veya Volet-2 yaprakları örneği yazı ekinde gönderilir. Bu bildirim, kefil kuruluş açısından hiçbir şekilde TIR Sözleşmesinin 11 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir ve iki yıllık süreleri geçemez.<br>(7) Kefil kuruluşa yapılan bildirim tarihinden itibaren (olay tarihinde yürürlükte bulunan hâliyle) üç ay içerisinde muhataplarca eşyanın yurt dışı edildiğinin veya varış gümrük idaresine boşaltıldığının;<br>a) Sona erdirme işlemine ait resmi belge,<br>b) Eşyanın başka bir gümrük rejimi altına alındığına veya serbest dolaşıma sokulduğuna dair belge,<br>c) TIR Sözleşmesinin 6 ncı maddesinde geçen uluslararası kuruluşlarca temin edilen TIR karnesinin gümrük idarelerinde işlem görmüş Volet-1 ve Volet-2 yapraklarının dipkoçanı,<br>ile kanıtlanamaması halinde aşağıdaki işlemler yapılır;<br>1) (Değişik:RG-11/2/2017-29976) Gümrük vergileri, tahakkuk ettirilerek karne hamilinin yabancı olması halinde İngilizce veya ilgili ülke dilinde hazırlanan bir yazı ekinde iadeli taahhütlü posta ile, yerli firma olması halinde ise tebliğ mazbatalı zarf ile, TIR Sözleşmesinin 11 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince öncelikle karne hamiline tebliğ edilir ve bu durumdan aynı zamanda kefil kuruluşa da bilgi verilir. Tahsilâtın karne hamilinden yapılamaması durumunda; TIR Sözleşmesinin 11 inci maddesinin üçüncü fıkrası hükmü uyarınca, altıncı fıkraya göre yapılan bildirim tarihinden itibaren en geç iki yıl içinde, TIR Sözleşmesinde öngörülen azami teminat tutarı göz önünde bulundurularak düzenlenen tahakkuk kefil kuruluşa tebliğ edilerek gümrük vergilerinin tahsili sağlanır.<br>2) Yapılan incelemede 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun ihlal edildiği sonucuna ulaşılması halinde usulüne uygun olarak Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulur.<br>3) Eşyanın ve taşıtın en yakın gümrük idaresine teslim edilmesi ve sürücünün hudut polisince tutulan takip fişlerine kaydedilmesi için İçişleri Bakanlığına bildirimde bulunulur.<br>4) Gerçekleştirilen tahsilat işlemlerinin sonucundan Genel Müdürlüğe bilgi verilir."<br>Aynı Tebliğ'in 43. maddesinin (1) numaralı fıkrasında aşağıdaki düzenlemeye yer verilmiştir:<br>"(1) TIR karnesi himayesinde Türkiye’ye getirilen eşyanın, yurtdışı edilmediği veya bir gümrük idaresine boşaltılmadığının anlaşılması halinde gümrük vergilerinin tahakkuku; 4458 sayılı Gümrük Kanununun 30 uncu ve 181 inci maddelerine göre gümrük yükümlülüğünün doğduğu tarih olan TIR karnesinin giriş tescil tarihi itibariyle;<br>a) Eşyanın 4458 sayılı Gümrük Kanununa göre tespit edilecek kıymeti,<br>b) Yabancı paralar için T.C. Merkez Bankası döviz satış kurları,<br>esas alınarak yapılır."<br>Dosyasının incelenmesinden,... Transport Ltd. (...)'nin karne hamili olduğu ... sayılı TIR Karnesi ile ilgili olarak yapılan sistem incelemesi sonucunda, eşyanın varış gümrük idaresine intikal ettirilmemesi nedeniyle Gümrük Genel Tebliği (TIR İşlemleri)(Seri No:1)'nin 42. maddesi uyarınca taşıyıcı firma ve kefil kuruluşa gerekli bildirimlerin yapıldığı, ancak bildirim yazısının tebliğine rağmen verilen süre içerisinde, taşıyıcı firma tarafından eşyanın yurt dışı edildiğine/boşaltıldığına dair tevsik edici belgeler sunulmadığı görülmüştür. Daha sonra davalı idarece Gümrük Genel Tebliği (TIR İşlemleri)(Seri No:1)'nin 43.maddesi uyarınca TIR Karnesi muhteviyatı eşyaya isabet eden vergi ve resimlerin hesaplanarak karne hamili firmaya ve kefil kuruluş Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB)'a tebligata çıkarıldığı, karne hamili firma tarafından ilgili tahakkukun ödenmemesi nedeniyle kefil kuruluştan tahsil edilen kefalet tutarından kalan vergi ve resimlerin tahsili amacıyla karne hamili firma adına düzenlenen 31/07/2018 tarihli ödeme emrinin tebliğ edilememesi üzerine, şirket yetkilisi davacı adına tahsilat işlemlerine geçildiği, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 183. maddesinin (3) numaralı fıkrası ile 192. maddesi uyarınca davacı adına tahakkuk ettirilen gümrük vergileri ve resimlerine vaki itirazın reddine dair işlemin iptali istemiyle görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.<br>Yukarıda yer verilen 4458 sayılı Gümrük Kanun'un 86. maddesine, 07/11/2019 tarih ve 30941 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 7190 sayılı Kanun ile eklenen (3) numaralı fıkra ile 5607 sayılı Kanun uyarınca gümrük idaresince işlem tesis edilen durumlarda, asıl sorumlunun yani transit rejim hak sahibinin söz konusu fiilin işlenmesinde dahlinin olup olmadığı somut olarak oraya konulmaksızın işlem tesis edilemeyeceği anlaşılmaktadır. <br>Dava konusu olayda, Gürbulak Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı yazısı ile 5607 sayılı Kanun uyarınca işlem tesis edilmesi gerektiğinin bildirildiği hususu göz önüne alındığında, 4458 sayılı Gümrük Kanun'un 183. maddesinde belirtilen kişilerin sorumluluğundan bahsedilebilmesi için söz konusu maddedeki durumların gerçekleşmesi ve bu durumun idarece somut olarak ortaya konulması gerektiği sonucuna varılmaktadır.<br> Olayda, TIR karnesi hamili firmanın kanuni temsilcisi olan davacının, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 183. maddesine istinaden gümrük mevzuatı uyarınca tahsil edilmesi gereken vergileri müteselsilen sorumlu sıfatıyla ödemesi gerektiği bildirilmiştir. Ancak 24/06/2020 tarihli ara kararına cevaben davalı idarece gerek...Transport Ltd. (...) gerekse davacı ile ilgili, dava konusu olaya ilişkin olarak düzenlenmiş bir gümrük soruşturma raporunun ve adli makamlarca yürütülen soruşturma ya da kovuşturmanın bulunmadığının belirtildiği görülmüştür.<br> Bu nedenle davacının, 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 183. ve 192. maddeleri uyarınca transit rejimi kapsamında TIR karnesi muhteviyatı eşyanın, gümrük gözetiminden çıkarılarak yurt içinde bırakılmasında sorumlu olduğu ya da bu durumu bildiği veya normal olarak bilmesi gereken kişi konumunda olduğu yönünde hukuken kabul edilebilir somut bir veri ortaya konulamadığı anlaşıldığından, söz konusu vergilerin tahakkukuna vaki itirazın reddine dair dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.<br>Mahkeme bu gerekçeyle dava konusu işlemi iptal etmiştir.<br>Davalının istinaf istemini inceleyen ... Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı:<br>Vergi Dava Dairesi, istinaf istemine konu edilen kararın usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle istinaf istemini reddetmiştir.<br>Davalının temyiz istemini inceleyen Danıştay Yedinci Dairesinin 27/11/2023 tarih ve E:2021/2649, K:2023/4588 sayılı kararı:<br>4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 86. maddesinin (1) numaralı fıkrasında, asıl sorumlunun, eşyayı öngörülen süre içerisinde ve gümrük idareleri tarafından eşyanın ayniyetinin tespiti amacıyla alınan önlemlere uymak suretiyle, varış gümrük idaresine sağlam ve noksansız olarak sunmak ve transit rejimine ilişkin hükümlere uymakla yükümlü olduğu; (2) numaralı fıkrasında, asıl sorumlunun birinci fıkrada belirtilen yükümlülükleri saklı kalmak üzere, transit rejimine göre taşındığını bilerek eşyayı kabul eden taşıyıcı veya alıcının da eşyayı öngörülen süre içerisinde ve gümrük idareleri tarafından eşyanın ayniyetinin tespiti amacıyla alınan tedbirlere uymak suretiyle, varış gümrük idaresine sağlam ve noksansız olarak sunmakla yükümlü olduğu belirtilmiştir. <br>Aynı Kanun'un 92. maddesinin (2) numaralı fıkrasında, Türk Gümrük Bölgesi içindeki transit halindeki eşyanın beklenmeyen hâller veya mücbir sebeplerle telef veya kaybı halinde, gümrük vergilerinin aranmayacağı; 182. maddesinin (1) numaralı fıkrasında ise ithalat vergilerine tabi eşyanın, bu Kanun'a aykırı şekilde Türkiye Gümrük Bölgesine girmesi halinde gümrük yükümlülüğünün doğacağı hükme bağlanmıştır.<br> Yine aynı Kanun'un 184. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendinde, ithalat vergilerine tabi eşyanın, geçici depolanmasından veya tabi tutulmuş olduğu gümrük rejiminin uygulanmasından doğan yükümlülüklerden birinin yerine getirilmemesi durumunda gümrük yükümlülüğünün doğacağını, (3) numaralı fıkrasında, yükümlünün, ithalat vergilerine tabi eşyanın geçici depolanmasından veya tabi tutulduğu gümrük rejiminin uygulanmasından doğan yükümlülükleri yerine getirmesi gereken kişi ya da söz konusu rejime tabi tutulması için konulmuş koşullara uyması gereken kişi olduğu belirtilmiştir.<br>Anılan Kanun'un 183. maddesinin (3) numaralı fıkrasında, eşyayı gümrük gözetiminden çıkaran kişilerin, bu çıkarma işine iştirak eden ve eşyanın gümrük gözetiminden çıkarıldığını bilen veya normal olarak bilmesi gereken kişilerin, söz konusu eşyayı elde eden veya elinde bulunduran ve bu eşyayı elde ettiği veya aldığı sırada gümrük gözetiminden çıkarıldığını bilen veya normal olarak bilmesi gereken kişilerin, eşyanın geçici depolanmasında veya tabi tutulmuş olduğu gümrük rejiminin kullanılmasından doğan yükümlülükleri yerine getirmesi gereken kişilerin, gümrük vergilerinden sorumlu oldukları hükme bağlanmıştır.<br>Yukarıda yer verilen hükümlere göre, transit rejiminde asıl sorumlunun yükümlülükleri saklı kalmak kaydıyla, transit rejimine göre taşındığını bilerek eşyayı kabul eden taşıyıcı, varış yeri gümrük idaresine, eşyanın sağlam ve noksansız olarak sunulmasından sorumludur. Davacının yetkilisi olduğu şirket tarafından TIR karnesi kapsamında yapılan taşıma nedeniyle, şirketin sorumlu olduğu, bu durumda, söz konusu şirketin yetkilisi olan davacının da bahsi geçen taşıma işi için alınan TIR karnesiyle yapılan taşımadan haberdar olmadığının kabulüne olanak bulunmaması karşısında, uyuşmazlığın esası diğer yönlerden incelenerek transit rejim hükümlerinin ihlal edilip edilmediğinin tespit edilmesi, ihlalin varlığı halinde de tahakkuk ettirilen tutarların doğru olarak hesaplanıp hesaplanmadığının değerlendirilmesi suretiyle yeniden karar verilmek üzere temyize konu kararın bozulması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.<br>Daire bu gerekçeyle kararı bozmuştur.<br> Hakimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesinin... tarih ve ... sayılı Bölge İdare Mahkemelerinin İş Bölümlerine İlişkin Kararı uyarınca dosyanın gönderildiği ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararı:<br>Vergi Dava Dairesi, ... Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesince verilen kararda yer alan hukuksal nedenler ve gerekçeyle ısrar etmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 183. ve 192. maddeleri uyarınca transit rejimi kapsamında davacının müşterek ve müteselsilen sorumlu olduğu belirtilerek ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. <br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Transit rejimin ihlali fiiline iştirak etmek ya da eşyanın gümrük gözetiminden çıkarıldığını bildiği veya normal olarak bilmesi gereken kişi kabul edilmek suretiyle müşterek ve müteselsil sorumlu olduğu yönünde davalı idare tarafından herhangi bir tespit olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ: Dava konusu işlem ... Transport Ltd. Firmasına ait borçların kesinleştirilmesi suretiyle firmanın kanuni temsilcisi sıfatına sahip davacı adına 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'a göre yapılan bir takibat işlemi değildir. Dava konusu işlem 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 183. ve 192. maddeleri uyarınca asıl sorumlu şirketin kanuni temsilcisi olan davacının rejimin ihlal fiiline iştirak eden ya da eşyanın gümrük gözetiminden çıkarıldığını bilen veya normal olarak bilmesi gereken kişi kabul edilmek suretiyle müşterek ve müteselsil sorumlu sıfatıyla yapılan tahakkuk işlemine vaki itirazın reddine dair işlemdir. <br>Dolayısıyla davacının anılan Kanun maddeleri uyarınca ne şekilde rejimin ihlal fiiline iştirak ettiği ya da eşyanın gümrük gözetiminden çıkarıldığını bildiği veya normal olarak bilmesi gereken kişi olarak kabul edildiğinin ortaya konulması gerekmekte iken davalı idarece, davacının sorumluluğuna ilişkin herhangi bir bilgi, belge, tutanak, adli veya idari bir soruşturma raporu sunulmadığı anlaşılmaktadır.<br>Bu nedenle dava konusu işlemin iptali yolunda verilen ısrar kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmadığından davalının temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME :<br>Danıştay Yedinci Dairesinin yukarıda yer verilen kararının dayandığı aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle ısrar kararının bozulması gerekmektedir. <br><br>KARAR SONUCU :<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1-Davalının temyiz isteminin KABULÜNE,<br>2-... Bölge İdare Mahkemesi.... Vergi Dava Dairesinin...tarih ve E:... K... sayılı ısrar kararının BOZULMASINA,<br>3-Yeniden verilecek kararda karşılanacağından, yargılama giderleri hakkında hüküm kurulmasına gerek bulunmadığına, 12/11/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.<br><br><br><br><br>X - KARŞI OY:<br>4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 86. maddesinin (1) numaralı fıkrasında, asıl sorumlunun, eşyayı öngörülen süre içerisinde ve gümrük idareleri tarafından eşyanın ayniyetinin tespiti amacıyla alınan önlemlere uymak suretiyle, varış gümrük idaresine sağlam ve noksansız olarak sunmak ve transit rejimine ilişkin hükümlere uymakla yükümlü olduğu; (2) numaralı fıkrasında, asıl sorumlunun birinci fıkrada belirtilen yükümlülükleri saklı kalmak üzere, transit rejimine göre taşındığını bilerek eşyayı kabul eden taşıyıcı veya alıcının da eşyayı öngörülen süre içerisinde ve gümrük idareleri tarafından eşyanın ayniyetinin tespiti amacıyla alınan tedbirlere uymak suretiyle, varış gümrük idaresine sağlam ve noksansız olarak sunmakla yükümlü olduğu belirtilmiştir.<br>Anılan Kanun'un 183. maddesinin (3) numaralı fıkrasında ise, eşyayı gümrük gözetiminden çıkaran kişilerin, bu çıkarma işine iştirak eden ve eşyanın gümrük gözetiminden çıkarıldığını bilen veya normal olarak bilmesi gereken kişilerin, söz konusu eşyayı elde eden veya elinde bulunduran ve bu eşyayı elde ettiği veya aldığı sırada gümrük gözetiminden çıkarıldığını bilen veya normal olarak bilmesi gereken kişilerin, eşyanın geçici depolanmasında veya tabi tutulmuş olduğu gümrük rejiminin kullanılmasından doğan yükümlülükleri yerine getirmesi gereken kişilerin, gümrük vergilerinden sorumlu oldukları hükme bağlanmıştır.<br>Aynı Kanun'un 192. maddesinde, aynı gümrük vergilerinin ödenmesinden birden çok yükümlünün sorumlu olduğu hâllerde, bunların söz konusu vergilerin ödenmesinden müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları hükümlerine yer verilmiştir.<br> Bu kapsamda hem TIR karnesi hamili olan ... Transport Ltd. firmasının anılan mevzuat kapsamında yurda izinsiz giriş yapan eşyalara isabet eden vergilerden olayda dahlinin bulunup bulunmaması açısından bir fark olmaksızın sorumlu olduğu açıktır.<br> Dosyanın incelenmesinden, asıl sorumlu ve kefil kuruluş (TOBB) adına ihbar ve tahakkuk işlemlerinin ardından, azami kefalet tutarının kefil kuruluştan tahsili sonrası bakiye borç miktarı için anılan firmaya ödeme emri düzenlendiği ve ödeme emrinin tebliğ edilememesi üzerine anılan firmanın kanuni temsilcisi olan davacı adına vergilerin tahakkuk ettirildiği anlaşılmıştır.<br> Dolayısıyla dava konusu işlem bu borçların kesinleştirilmesi suretiyle bu firmanın kanuni temsilcisi sıfatına sahip davacı adına 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'a göre yapılan bir takibat işlemi değil, 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 183. ve 192. maddeleri uyarınca asıl sorumlu şirketin kanuni temsilcisi olan davacının rejimin ihlal fiiline iştirak eden ya da eşyanın gümrük gözetiminden çıkarıldığını bilen veya normal olarak bilmesi gereken kişi kabul edilmek suretiyle müşterek ve müteselsil sorumlu sıfatıyla yapılan tahakkuk işlemidir. <br>Olayda, söz konusu işleme karşı açılan davada, Mahkemece 7190 sayılı Kanun ile 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 86. maddesine getirilen ve işlemin tesis tarihinde henüz yürürlüğe girmeyen (3) numaralı fıkrada yer alan düzenlemeden bahsedilmesi suretiyle işlemi iptal etmesi hukuka uygun düşmemekle birlikte, davacının rejimin ihlal edilmesi fiiline iştirak eden ya da eşyanın gümrük gözetiminden çıkarıldığını bilen veya normal olarak bilmesi gereken kişi olarak kabul edildiğinin davalı idarece ortaya konulması gerekmekte iken, davacının kanuni temsilci sıfatı nedeniyle fiili bildiğinin kabulü suretiyle vergilerin tahakkuk ettirildiği anlaşılmaktadır.<br>Bu nedenle davacının sorumluluğunun tespitine ilişkin herhangi bir veri bulunmaksızın tesis edilen işlemin iptali yolunda verilen ısrar kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmadığından davalının temyiz isteminin reddi gerektiği oyu ile karara katılmıyoruz.<br><br></font></p></body></html>
vergi