<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2024/723 E.  ,  2025/931 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU<br>Esas No : 2024/723<br>Karar No : 2025/931<br><br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı adına - ... ... Müdürlüğü <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacı tarafından, 12/09/2016 tarihinde tam muafiyet uygulanmak suretiyle geçici ithali yapılarak 05/05/2018 tarihine kadar yurtta kalma süresi verilen aracın, Türkiye'de bulunma süresi içinde 08/02/2018 tarihinde yanması üzerine, gümrük gözetimine getirilmeden ve gümrüğün bilgisi dışında hurda olarak satıldığının tespiti nedeniyle tahakkuk ettirilen gümrük, özel tüketim ve katma değer vergileri ile hak sahibi olmayan kişiye kullandırıldığı, hak sahibinin yurt dışına taahhütsüz çıktığı ve aracın süresi içerisinde yurt dışına çıkarılmadığının tespiti nedeniyle 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 238. maddesinin 1. fıkrası uyarınca alınan para cezası kararına vaki itirazın reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.<br>... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı:<br>4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 128. maddesinde, geçici ithalat rejiminin, serbest dolaşıma girmemiş eşyanın ithalat vergilerinden tamamen ya da kısmen muaf olarak ve ticaret politikası önlemlerine tabi tutulmaksızın, Türkiye Gümrük Bölgesi içinde kullanılması ve bu kullanım sırasındaki olağan yıpranma dışında, herhangi bir değişikliğe uğramaksızın yeniden ihracına olanak sağlayan hükümlerin uygulandığı rejim olduğu; 130. maddesinin (2) numaralı fıkrasında, 131. madde uyarınca tespit edilecek özel süreler saklı kalmak üzere, eşyanın geçici ithalat rejimi altında kalma süresinin azami yirmi dört ay olarak belirleneceği, bununla birlikte, gümrük idarelerinin ilgili kişinin de kabul etmesiyle daha kısa süreler saptayabileceği belirtilmiştir.<br>Aynı Kanun'un 184. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) işaretli bendinde, ithalat vergilerine tabi eşyanın geçici depolanmasından veya tabi tutulmuş olduğu gümrük rejiminin uygulanmasından doğan yükümlülüklerden birinin yerine getirilmemesi durumunda ithalat nedeniyle gümrük yükümlülüğünün doğacağı; 238. maddesinin (1) numaralı fıkrasının uyuşmazlığa konu dönemde yürürlükte olan hâline göre, 241. maddenin (3) numaralı fıkrasının (h), (l) ve (m) bentleri, (4) numaralı fıkrasının (g) ve (h) bentleri ile (5) numaralı fıkrasının (b) bendinde belirtilen durumlar hariç; dahilde işleme rejimi, gümrük kontrolü altında işleme rejimi ile geçici ithalat rejimine ilişkin hükümlerin ihlali hâlinde, eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı, tam muafiyet suretiyle geçici olarak ithal edilen özel kullanıma mahsus taşıtlara ilişkin rejim ihlallerinde, gümrük vergileri tutarının dörtte biri oranında idari para cezası verileceği hüküm altına alınmıştır.<br>22/04/2011 tarih ve 27913 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Geçici İthal Edilen Kara Taşıtlarına İlişkin Gümrük Genel Tebliği (Seri No:1)'nin dava konusu uyuşmazlığa ilişkin kısımları şu şekildedir:<br>Tebliğ'in 19. maddesinin (1) numaralı fıkrası:<br>"(1) Geçici ithaline izin verilen kişisel ve ticari kullanıma mahsus kara taşıtlarının; getiriliş amacı dışında kullanılması, bir başkasına kiralanması, ödünç verilmesi, başka bir şahsa izinsiz devredilmesi, satılması, hak sahibi olmayan kişilerce kullanılması, taşıtla birlikte giren ve belgelerinde kayıtlı olan parçalarının izinsiz olarak değiştirilmesi, kişisel kullanıma mahsus kara taşıtları için yurtta kalma süreleri içerisinde yurtdışına çıkarılmaması veya herhangi bir gümrük idaresine teslim edilmemesi hâlinde, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu hükümleri saklı kalmak kaydıyla, Kanunun 238 inci maddesi hükümleri uyarınca işlem yapılır ve geçici ithal izni iptal edilerek taşıt gümrük idaresince teslim alınır. (Bu fıkrada yer alan "kişisel kullanıma mahsus kara taşıtları için" ibaresi, 10/11/2016 tarih ve 29884 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan ve yayım tarihinde yürürlüğe giren Geçici İthal Edilen Kara Taşıtlarına İlişkin Gümrük Genel Tebliği (Seri No:1)'nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Seri No:4) ile yürürlükten kaldırılmıştır.)..."<br>Tebliğ'in 20. maddesinin (1) numaralı fıkrası:<br>"(1) Giriş gümrük idarelerince, şartların ihlali nedeniyle tahakkuk ettirilecek gümrük vergileri ile ilgili olarak;<br>a) Herhangi bir belge ibraz edilmeksizin programa kayden Türkiye’ye geçici girişi yapılan taşıtlar ile yabancı taşıtlar geçici giriş formu kapsamı taşıtlar için ilgili kişi,<br>b) Yabancı taşıtlar geçici giriş karnesi kapsamı taşıtlar ile kefil kuruluş kefaletindeki yabancı otomobil kulüplerince verilen gümrüklerden geçiş karnesi kapsamı taşıtlar için kefil kuruluş,<br>c) Geçici giriş belgesi kapsamı taşıtlar için taahhütnameyi veren kuruluş,<br>nezdinde takibat işlemlerine başlanılır...."<br>Tebliğ'in 27. maddesinin (1) ve (4) numaralı fıkralarının uyuşmazlığa konu dönemde yürürlükte bulunan hâli:<br>"(1) Taşıtın gümrük gözetimine bırakılmadan ilgilinin yurtdışına geçici olarak çıkışına, taşıtın başkası tarafından kullanılmayacağına ilişkin iki nüsha düzenlenen ve bir örneği ilgiliye verilen ek-7’deki taahhütnamenin alınması ve gümrük idaresince uygun bulunması halinde izin verilir. Yapılan bu işlem 1 No.lu Taşıt Takip Programının “Taşıtsız Çıkışlar” bölümüne kaydedilir....<br>(4) Gümrük idaresince birinci veya ikinci fıkraya aykırı olarak taşıtsız yurtdışına çıkış işlemlerinin tespiti halinde, tespit tarihine kadar yapılan tüm çıkışlar tek fiil sayılır ve Kanunun 238 inci maddesi uyarınca para cezası uygular." ((4) numaralı fıkra, 29/05/2018 tarih ve 30435 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan ve yayım tarihinde yürürlüğe giren Geçici İthal Edilen Kara Taşıtlarına İlişkin Gümrük Genel Tebliği (Seri No:1)'nde Değişikilik Yapılmasına Dair Tebliğ (Seri No:5) ile eklenmiştir.)<br>Tebliğ'in 31. maddesinin (1), (3), (4) numaralı fıkraları:<br>"(1) Kaza veya herhangi bir nedenden dolayı hasar görmesi sonucu kullanılamayacak duruma gelen taşıta ait vergiler aranmaz. Hasara uğrayan taşıtın, yurtdışına çıkarılması veya gümrüğe terk edilmesi gerekir.<br>...<br>(3) Yurtdışına çıkarılmak istenmeyen taşıt enkazının terk edilmek istenmesi hâlinde taşıt sahibince veya yetkilendirilen kişilerce ilgili belgelerle birlikte gümrüğe terk dilekçesine istinaden işlem yapılır. Terk edilmek istenen taşıtın gümrük idaresine getirilmesi durumunda gümrük idaresince oluşturulacak heyet marifetiyle tam tespitinin yapılarak, getirilmesinin mümkün olmaması durumunda ise olay yerinde, olay yerine en yakın gümrük idaresince görevlendirilecek heyet tarafından giriş ayniyetine uygunluğu belirlenerek, düzenlenecek tutanakla birlikte gümrük idaresine bildirilir ve tasfiye hükümlerine tabi tutulur.<br>(4) Hasara uğrayan taşıtın, yurtdışı edilmek istenilmesi hâlinde taşıtın bir gümrük idaresine tesliminden ve heyet tarafından ayniyet tespiti yapıldıktan sonra çıkışına izin verilir. Sigorta şirketince başvuruda bulunulması durumunda, sigorta şirketinin ilgili tarafından yetkilendirildiği ya da taşıtın kazası sebebiyle ilgiliye tazminat ödendiğinin ispatlanması şartı aranır.<br>..."<br>Dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından 12/09/2016 tarihinde tam muafiyet uygulanmak suretiyle geçici ithali yapılarak 05/05/2018 tarihine kadar yurtta kalma süresi verilen aracın, Türkiye'de bulunma süresi içerisinde, 08/02/2018 yanması üzerine, gümrük gözetimine getirilmeden ve gümrüğün bilgisi dışında hurda olarak satıldığının tespiti nedeniyle tahakkuk ettirilen gümrük, özel tüketim ve katma değer vergileri ile hak sahibi olmayan kişiye kullandırıldığı, hak sahibinin yurt dışına taahhütsüz çıktığı ve aracın süresi içerisinde yurt dışına çıkarılmadığının tespiti nedeniyle davacı adına ek tahakkuk ve para cezası kararının alındığı, anılan kararlara vaki itirazın reddine dair işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.<br>Olayda, tam muafiyet uygulanmak suretiyle geçici ithali yapılan davacıya ait 2008 model ... marka ... plakalı aracın 08/02/2018 tarihinde davacının kayınbiraderi olan ... adlı şahsın sevk ve idaresinde iken yanarak kullanılmaz hâle geldiği daha sonra aracın hurda olarak yine ... tarafından geri dönüşüme satıldığı hususlarında taraflar arasında bir ihtilaf bulunmamaktadır. <br>Uyuşmazlık, davacı tarafından ileri sürülen, kaza sebebiyle kullanılmayacak duruma gelen taşıta ait vergilerin aranmayacağı, taşıtın hak sahibi olmayan kişilerce kullandırılmasının mücbir sebebe dayandığı, iki ayrı tarihte taahhütte bulunmaksızın yurt dışına çıkış yapılmasına karşın havalimanında gümrük idaresince taahhütname verilmesi gerektiğine dair tarafına bir bildirimde bulunulmadığı ve geçici ithalat kapsamında sokulan aracın yanarak hurda hâle gelmesinden dolayı yurt dışı edilemediği veya gümrük idaresine teslim edilemediğine dair itirazlarına ilişkindir.<br>Yukarıda yer alan yasal mevzuat somut olaya uygulanmak suretiyle yapılan incelemede, Geçici İthal Edilen Kara Taşıtlarına İlişkin Gümrük Genel Tebliği (Seri No:1)'nin 31. maddesinin (1) numaralı fıkrasına göre, kaza veya herhangi bir nedenden dolayı hasar görmesi sonucu kullanılamayacak duruma gelen taşıta ait vergilerin aranmayacağı düzenlenmiş olmasına karşın hasarın, aracın kullanımına izin verilen davacı tarafından kullanılması sırasında değil başka bir kişi tarafından kullanımı sırasında oluştuğu tespit edilmiştir. Anılan fıkranın devamında hasara uğrayan taşıtın, yurt dışına çıkarılması veya gümrüğe terk edilmesi gerektiği açıkça belirtilmiştir. Ancak dava konusu aracın yurt dışına çıkarılmayarak ya da gümrük idaresine terk edilmeyerek davacının yakını tarafından kanuna aykırı şekilde hurda olarak satıldığı ve aracın mücbir sebeple hak sahibi olmayan kişi tarafından kullanıldığı belirtilmesine karşın davacının iddia ettiği hâlin mevzuatta mücbir sebep hâli olarak değerlendirileceğine ilişkin bir hükmün bulunmadığı görülmüştür.<br>Öte yandan davacının anılan Tebliğ'in 27. maddesinin (1) numaralı fıkrasına aykırı şekilde taahhütname vermeksizin yurt dışına çıkış yapmasına karşın davacının bu ihlale karşı ileri sürdüğü, yabancı plakalı kara taşıtları için yolcu rehberinin bilgilendirme amaçlı bir kitapçık olduğu, kaldı ki söz konusu kitapçıkta da taşıtın Türkiye'de bırakılarak yurt dışına çıkmak için en yakın gümrük idaresine başvurularak taahhütnamenin idareye sunulması gerektiğinin yazılı olduğu, öte yandan para cezasının da yasal mevzuata uygun şekilde gümrük vergilerinin dörtte biri oranında kesildiği görülmüştür.<br>Bu durumda, tam muafiyet uygulanmak suretiyle geçici ithal edilen araca ilişkin tam muafiyetten kaynaklanan yükümlülüklerin davacı tarafından yerine getirilmediği anlaşıldığından ithalatta alınmayan vergilerin tahsili amacıyla düzenlenen ek tahakkuk kararının ile ihlal edilen yükümlülükler nedeniyle alınan para cezası kararlarına karşı yapılan başvurunun reddine dair işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir.<br>Mahkeme bu gerekçeyle davayı reddetmiştir.<br>Davacının istinaf istemini inceleyen ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı:<br>Vergi Dava Dairesi, istinaf istemine konu edilen kararın usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle istinaf istemini reddetmiştir.<br>Davacının temyiz istemini inceleyen Danıştay Yedinci Dairesinin 24/11/2023 tarih ve E:2021/633, K:2023/4551 sayılı kararı:<br>i. Vergi Dava Dairesinin, Vergi Mahkemesi kararının, dava konusu işlemin gümrük, özel tüketim ve katma değer vergilerine isabet eden kısmı yönünden davanın reddine dair hüküm fıkrasına davacı tarafından yöneltilen istinaf isteminin reddine ilişkin hüküm fıkrasına yönelik yapılan inceleme:<br>Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın anılan hüküm fıkrasının bozulmasını sağlayacak nitelikte görülmemiştir. <br>ii. Vergi Dava Dairesinin, Vergi Mahkemesi kararının, dava konusu işlemin para cezasına ilişkin kısmı yönünden davanın reddine dair hüküm fıkrasına davacı tarafından yöneltilen istinaf isteminin reddine ilişkin hüküm fıkrasına yönelik yapılan inceleme:<br>Uyuşmazlıkta, aracın süresi içerisinde yurt dışına çıkarılmaması, başka bir şahsa yetkisiz kullandırılması ve taahhütnamesiz çıkış fiilleri için gümrük vergileri tutarının dörtte biri oranında üç ayrı ceza kesilmiştir. Ancak 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 238. maddesinin lafzı, konuluşundaki maksadı ve Kanun'un yapısındaki yeri dikkate alındığında, vergi kaybına neden olan ve cezayı gerektiren geçici ithalat rejimine ilişkin hükümlerin bir kez ihlal edildiği anlaşıldığından, bu durumun değerlendirilmesi suretiyle karar verilmek üzere temyize konu kararın para cezasına ilişkin hüküm fıkrasının bozulması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.<br>Karar sonucu: Daire bu gerekçeyle, temyize konu kararın; dava konusu işlemin, gümrük, özel tüketim ve katma değer vergilerine isabet eden kısmına ilişkin hüküm fıkrasını onamış, para cezasına dair kısmına ilişkin hüküm fıkrasını bozmuştur.<br>... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararı:<br>5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 15. maddesinin (2) numaralı fıkrasında, aynı kabahatin birden fazla kez işlenmesi hâlinde her bir kabahatle ilgili olarak ayrı ayrı idarî para cezası verileceği, kesintisiz fiille işlenebilen kabahatlerde, bu nedenle idarî yaptırım kararı verilinceye kadar fiilin tek sayılacağı kurala bağlanmıştır. Anılan düzenlemenin gerekçesinde, "Türk Ceza Kanununun zincirleme suça ilişkin hükümlerinin kabahatler açısından uygulanamayacağı vurgulanmıştır. Bir kabahatin birden fazla işlenmesi durumunda gerçek içtima hükümlerine göre, her bir fiille ilgili olarak ayrı ayrı idarî para cezasına karar verilecektir." açıklamasına yer verilmiştir. Dolayısıyla anılan düzenleme uyarınca, bir kabahatin birden fazla işlenmesi durumunda gerçek içtima hükümlerine göre, her bir fiille ilgili olarak ayrı ayrı idarî para cezasına karar verilecektir. Ancak, yasa koyucunun özel kanunda aksine düzenleme yapması mümkündür. <br>Öte yandan, anılan Kanun'un 4. maddesinin (1) numaralı fıkrasında, hangi fiillerin kabahat oluşturduğunun, kanunda açıkça tanımlanabileceği gibi; kanunun kapsam ve koşulları bakımından belirlediği çerçeve hükmün içeriğinin, idarenin genel ve düzenleyici işlemleriyle de doldurulabileceği; (2) numaralı fıkrasında, kabahat karşılığı olan yaptırımların türünün, süresinin ve miktarının, ancak kanunla belirlenebileceği kurala bağlanmıştır.<br>22/04/2011 tarih ve 27913 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Geçici İthal Edilen Kara Taşıtlarına İlişkin Gümrük Genel Tebliği (Seri No:1) ile 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 238. maddesinde belirtilen geçici ithalat rejimine ilişkin hükümlerini ihlal eden fiillerin hangileri olduğu ve bu fiilleri işleyenlere cezanın nasıl kesileceği kurala bağlanmıştır. <br>Olayda, davacının aracın süresi içerisinde yurt dışına çıkarılmaması, başka bir şahsa yetkisiz kullandırılması ve taahhütnamesiz çıkış fiillerinden oluşan üç ayrı fiilinin bulunduğu, bu fiiller nedeniyle üç kere ayrı ayrı geçici ithalat rejimine ilişkin hükümlerin ihlal edildiği, Kabahatler Kanunu'nun 15. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca bu üç fiil nedeniyle üç kez ceza kesilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.<br>Vergi Dava Dairesi, bozulan hüküm fıkrası yönünden ilk kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçeye ek olarak bu gerekçeyle ısrar etmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu işleme konu aracın yanması nedeniyle araca ait vergilerin aranmaması gerektiği belirtilmektedir.<br>Öte yandan ceza kararında belirtilen fiilleri işlemediği, fiillerin işlendiği sabit olsa dahi sorumluluğunun bulunmadığı, sanık olarak yargılandığı ceza davasında beraat ettiği belirtilerek, ısrar kararının, Danıştay Yedinci Dairesinin kararında yer verilen hukuksal nedenler ve gerekçeyle bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Israr kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ: Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, ısrar kararının dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında, yerinde ve kararın bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından, kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br>İLGİLİ MEVZUAT:<br>4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 238. maddesinin (1) numaralı fıkrasının uyuşmazlığa konu dönemde yürürlükte olan hâline göre, 241. maddenin (3) numaralı fıkrasının (h), (l) ve (m) bentleri, (4) numaralı fıkrasının (g) ve (h) bentleri ile (5) numaralı fıkrasının (b) bendinde belirtilen durumlar hariç; dâhilde işleme rejimi, gümrük kontrolü altında işleme rejimi ile geçici ithalat rejimine ilişkin hükümlerin ihlali hâlinde, eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı, tam muafiyet suretiyle geçici olarak ithal edilen özel kullanıma mahsus taşıtlara ilişkin rejim ihlallerinde, gümrük vergileri tutarının dörtte biri oranında idari para cezası verileceği hüküm altına alınmıştır.<br>Aynı Kanun'un 241. maddesinin (1) numaralı fıkrasında, bu Kanun'da ayrı bir ceza tayin edilmiş haller saklı kalmak üzere, bu Kanun'a ve bu Kanun'da tanınan yetkilere dayanılarak çıkarılan ikincil düzenlemelerle getirilen hükümlere aykırı hareket edenlere söz konusu düzenlemelerde açıkça öngörülmüş olması kaydıyla maddede öngörülen tutarda usulsüzlük cezası uygulanacağı belirtilmiştir.<br>22/04/2011 tarih ve 27913 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Geçici İthal Edilen Kara Taşıtlarına İlişkin Gümrük Genel Tebliği (Seri No:1)'nin 19. maddesinin (3) numaralı fıkrasında, maddenin ilk iki fıkrası kapsamına girmeyen usulsüzlük hallerinde ise Kanun'un 241. maddesinin (1) numaralı fıkrası uyarınca işlem yapılacağı kuralına yer verilmiştir.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME :<br>Uyuşmazlığın dava konusu işlemin gümrük, özel tüketim ve katma değer vergilerine isabet eden kısmı daha önceki aşamada kesinleştiğinden, ısrar hükmü, işlemin para cezasına isabet eden kısmına ilişkindir.<br>Uyuşmazlıkta, aracın süresi içerisinde yurt dışına çıkarılmaması, başka bir şahsa yetkisiz kullandırılması ve taahhütnamesiz çıkış fiilleri için gümrük vergileri tutarının dörtte biri oranında üç ayrı ceza kesilmiştir.<br>4458 sayılı Kanun'un 238. maddesi Kanunu'nun "Cezalar" başlıklı on birinci kısmının "Vergi Kaybına Neden Olan İşlemlere Uygulanacak Cezalar" başlıklı ikinci bölümünde yer almaktadır. Buna göre ek tahakkuk kararı bulunmaksızın ceza kararı alınamayacağı gibi, bir ek tahakkuk için birden fazla ceza kararı da alınamayacaktır.<br> Bu durumda söz konusu 238. maddeye göre olayda uyuşmazlığa konu aracın yanması üzerine tam muafiyet suretiyle geçici olarak ithal edilen özel kullanıma mahsus taşıtlara ilişkin rejimin ihlaline yönelik tespit nedeniyle yapılan ek tahakkuk üzerinden ancak bir ceza kesilebilecektir.<br>Öte yandan aynı Kanun'un 241. maddesi ve 22/04/2011 tarih ve 27913 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Geçici İthal Edilen Kara Taşıtlarına İlişkin Gümrük Genel Tebliği (Seri No:1)'nin 19. maddesinin (3) numaralı fıkrası dikkate alındığında, ceza kararına konu fiillerin Kanun'un 241. maddesi kapsamına girmesi durumunda, tespit edilen her usulsüzlük hali için 241. maddeye göre işlem tesis edilebilecek iken aksi bir uygulama ile 238. madde uyarınca üç ayrı ceza kesilmesinde hukuka uygunluk bulunmamıştır.<br> Bu açıklamalar doğrultusunda 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 238. maddesinin lafzı, konuluşundaki maksadı ve Kanun'un yapısındaki yeri dikkate alındığında, vergi kaybına neden olan ve cezayı gerektiren geçici ithalat rejimine ilişkin hükümlerin bir kez ihlal edildiği anlaşıldığından, bu durumun değerlendirilmesi suretiyle karar verilmek üzere ısrar kararının bozulması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.<br><br>KARAR SONUCU :<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1-Davacının temyiz isteminin KABULÜNE,<br>2-... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının BOZULMASINA,<br>3-Yeniden verilecek kararda karşılanacağından, yargılama giderleri hakkında hüküm kurulmasına gerek bulunmadığına, 12/11/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.<br><br><br><br>X - KARŞI OY:<br>Temyiz isteminin kabulü ile ısrar kararının Danıştay Yedinci Dairesinin kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçe uyarınca bozulması gerektiği oyu ile karara katılmıyorum.<br><br><br><br></font></p></body></html>

vergi