<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2025/2 E.  ,  2025/983 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU<br>Esas No : 2025/2<br>Karar No : 2025/983<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı adına<br> ... Gümrük Müdürlüğü <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, aleyhe olan ısrar hükmünün temyizen incelenerek bozulması istenmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br> Dava konusu istem: Davacı adına 2019 ve 2020 yıllarında tescilli muhtelif tarih ve sayılı yirmi iki adet serbest dolaşıma giriş beyannamesi kapsamında ithal edilen eşyaların kıymetinin gözetim/referans kıymetine yükseltilmesi suretiyle fazladan ödendiği ileri sürülen özel tüketim, katma değer, gümrük ve ilave gümrük vergilerinin geri verilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin karara vaki itirazın reddine dair işlemin iptali ile fazladan ödenen tutarın tecil faiziyle birlikte iadesine hükmedilmesi istemiyle dava açılmıştır.<br>... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı:<br>i. Fazladan ödendiği ileri sürülen vergilerin geri verilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin karara vaki itirazın reddine dair işlemin iptali istemi yönünden yapılan inceleme:<br>4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 211. maddesinin (1) numaralı fıkrasının dava konusu beyannamelerin tescil edildiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan hâline göre, kanunen ödenmemeleri gerektiği hâlde ödenmiş olduğu belirlenen gümrük vergilerinin geri verileceği kurala bağlanmıştır.<br>Aynı Kanun'un 23. maddesinde, eşyanın gümrük kıymetinin, gümrük tarifesinin ve eşya ticaretine ilişkin belirli konularda getirilen tarife dışı düzenlemelerin uygulanması amacıyla, bu bölümde yer alan hükümler çerçevesinde belirlenen kıymet olduğu; 24. maddesinde, ithal eşyasının kıymetinin, eşyanın satış bedeli olduğu, satış bedelinin, Türkiye'ye ihraç amacıyla yapılan satışta 27 ve 28. maddelere göre gerekli düzeltmelerin de yapıldığı fiilen ödenen veya ödenecek fiyat olduğu belirtilmiştir. Kanun'un 25. maddesinin (1) numaralı fıkrasında, 24. madde hükümlerine göre belirlenemeyen gümrük kıymetinin, bu maddenin (2) numaralı fıkrasının (a), (b), (c) ve (d) bentlerinin sıra hâlinde uygulanmasıyla belirleneceği, eşyanın gümrük kıymetinin bir üst bent hükümlerine göre belirlenebildiği sürece bir alt bent hükümlerinin uygulanmayacağı hükümlerine yer verilmiştir. Aynı Kanun'un 26. maddesinin (1) numaralı fıkrasında ise 24 ve 25. madde hükümlerine göre belirlenemeyen ithal eşyasının gümrük kıymetinin, Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşmasının VII. Maddesinin Uygulanmasına İlişkin Anlaşma'nın, Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşmasının (GATT) VII. Maddesinin ve bu bölüm hükümlerinin prensip ve genel hükümlerine uygun yöntemlerle ve Türkiye'de mevcut veriler esas alınarak belirleneceği hüküm altına alınmıştır.<br>Yukarıda yer alan hükümlerin birlikte değerlendirilmesinden, ithal edilen eşyanın gümrük kıymetinin belirlenmesinde, öncelikle, satış bedelinin esas alınması; satış bedelinin esas alınması için gerekli koşulların mevcut olmadığının tespit edilmesi hâlinde de sırasıyla diğer yöntemlere başvurulması gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır.<br>Gözetim önlemlerine ilişkin olarak getirilen düzenlemelerin amacı, bir eşyanın, aynı veya doğrudan rakip eşyalar üreten yerli üreticilere zarar tehdidi oluşturan miktar veya şartlarda ithal edilmesi hâlinde, söz konusu malların ithalatının ve ithalattaki gelişmelerin gözlemlenmesidir. Bu amaçla gözetim belgeleri düzenlenmektedir.<br>Olayda, belirlenen referans kıymet, gümrük mevzuatı çerçevesinde esas alınacak kıymet olmayıp gözetim belgesi ibrazının gerekli olup olmadığının tespitinde esas alınacak değerdir. Gümrük kıymeti olarak kabul edilemeyecek olan referans kıymetin tamamlanması amacıyla yurtdışı gider olarak beyan edilmek suretiyle tahakkuk eden ve fazladan ödenen vergilerin iadesi istemiyle yapılan başvurunun reddine dair karara vaki itirazın reddi yolunda tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.<br>ii. Faiz istemi yönünden yapılan inceleme:<br> 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 216. maddesinin 07/11/2019 tarih ve 30941 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 24/10/2019 tarih ve 7190 sayılı Kanun'un 8. maddesiyle değişik (1) numaralı fıkrasında, gümrük vergileri ile bunların ödenmelerine bağlı olarak tahsil edilmiş gecikme faizinin veya gecikme zammının geri verilmesinde, geri vermeye konu fazla tahsilatın yükümlüden kaynaklanması durumunda geri verme başvurusunun yapıldığı tarihten, diğer durumlarda ise tahsilat tarihinden geri verme kararının tebliğ edildiği tarihe kadar geçen süre için geri verilecek tutar üzerinden, aynı dönemde 6183 sayılı Kanun'a göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanacak faizin ödeneceği hükmü yer almaktadır.<br>Bu durumda, 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 216. maddesinin (1) numaralı fıkrası gereğince iadesi istenen vergilerin tahsil tarihinden itibaren aynı dönemde 6183 sayılı Kanun'a göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanacak faiziyle birlikte iadesi gerekmektedir.<br>iii. Karar sonucu:<br>Mahkeme bu gerekçeyle dava konusu işlemin iptaline ve fazladan tahsil edilen vergilerin tahsil tarihinden itibaren işleyecek tecil faiziyle birlikte iadesine karar vermiştir.<br>Davalının istinaf istemini inceleyen ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı:<br>Vergi Dava Dairesi, istinaf istemine konu edilen kararın usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle istinaf istemini reddetmiştir.<br>Davalının temyiz istemini inceleyen Danıştay Yedinci Dairesinin 29/04/2024 tarih ve E:2023/317, K:2024/2196 sayılı kararı:<br> i. Vergi Dava Dairesi kararının, Mahkeme kararının, dava konusu işlemin gözetim kıymet uygulamasına tabi olan eşyalara isabet eden kısmının iptaline; bu eşyalarla ilgili olan ve 07/08/2019 ile 06/11/2019 tarihli beyannameler dışındaki beyannameler muhteviyatı eşya nedeniyle ödenen vergilerin tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faiziyle iadesi ile 07/08/2019 ve 06/11/2019 tarihli beyannameler muhteviyatı eşya nedeniyle ödenen vergilerin tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faiziyle iadesine ilişkin hüküm fıkrasının yasal faiz oranına isabet eden kısmına yöneltilen istinaf isteminin reddine ilişkin hüküm fıkrasına yönelik temyiz isteminin incelenmesi:<br> Vergi Dava Dairesi kararının, belirtilen hüküm fıkrası, aynı gerekçe ve nedenlerle Dairemizce de uygun görülmüş olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, anılan hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmamıştır.<br> ii. Vergi Dava Dairesi kararının, Mahkeme kararının 07/08/2019 ve 06/11/2019 tarihli beyannameler muhteviyatı gözetim kıymet uygulamasına tabi olan eşyaya ilişkin olarak ödenen vergilerin tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faiziyle iadesi yolundaki hüküm fıkrasının yasal faiz oranını aşan kısmına yöneltilen istinaf isteminin reddine ilişkin hüküm fıkrasına yönelik temyiz isteminin incelenmesi: <br> Uyuşmazlıkta, yurt dışı giderin artırılması suretiyle gözetim kıymeti üzerinden beyan edilen eşyaların bulunduğu serbest dolaşıma giriş beyannamelerinin iki tanesinin 07/08/2019 ve 06/11/2019 tarihinde tescil edildiği, vergilerin geri verilmesinde 6183 sayılı Kanun'a göre belirlenen tecil faizinin uygulanmasına ilişkin yasal değişikliğin ise 07/11/2019 tarihinde yürürlüğe girdiği anlaşılmaktadır. <br> Buna göre, söz konusu beyannameler nedeniyle fazladan ödenen tutarların, tahsil tarihi itibarıyla, 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'da öngörülen yasal faiz oranında hesaplanacak faiziyle iade edilmesi gerekmekte olup anılan tarihte yürürlükte olmayan hükme dayanılarak anılan tutarların tecil faiziyle iadesine ilişkin hüküm fıkrasının yasal faiz oranını aşan kısmında hukuka uygunluk görülmemiştir. <br> iii. Vergi Dava Dairesi kararının, Mahkeme kararının dava konusu işlemin gözetim kıymet uygulamasına tabi olmayan eşyalara isabet eden kısmının iptaline, bu eşyalarla ilgili ödenen vergilerin tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faiziyle birlikte iadesine dair hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf isteminin reddine ilişkin hüküm fıkrasına yönelik temyiz isteminin incelenmesi:<br>Ticaret Bakanlığınca, yerli üreticilerin talebi üzerine veya resen, belli bir malın ithalatının, o malın yerli üreticileri ve ülke ekonomisi üzerinde olumsuz sonuçlar yaratıp yaratmadığının tespit edilmesi amacıyla incelemeye başlanarak, inceleme sonucunda gözetim uygulaması öngörülebilmektedir. Bu suretle, Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulan İthalatta Gözetim ve Korunma Uygulanmasına İlişkin Tebliğler ile gözetim önlemi uygulanmasına karar verilen eşya için ''birim kıymet'' belirlenerek, eşyanın bu kıymetin altında ithal edilmek istenmesi hâlinde, ''gözetim belgesi'' ibrazı zorunluluğu getirilmiş, bazı dönemlerde de Gümrükler Genel Müdürlüğünce belirli bir eşyaya yönelik olarak çıkarılan ve ilgili gümrük müdürlüklerine bildirilen genel yazılarla, gözetim kıymet uygulamasına benzer nitelikte ''referans kıymet'' uygulaması getirilmiştir.<br>İthal edilen eşyanın gümrük kıymeti, eşyanın satış bedeli olduğundan, gümrük vergilerinin hesaplanmasında satış bedelinin esas alınması, satış bedelinin esas alınması için gerekli koşulların mevcut olmadığının tespit edilmesi hâlinde de sırasıyla diğer yöntemlere başvurulması gerekmektedir. Öte yandan, davalı idarece belirlenen gözetim kıymeti, eşyanın 4458 sayılı Kanun hükümlerine göre belirlenmiş gerçek kıymeti olmadığından, gümrük kıymetinin tespitinde esas alınamayacağı, Dairemizin öteden beri istikrarlı biçimde uygulanagelen içtihadıdır.<br>Uygulamada, gümrük müdürlüklerince, anılan Tebliğlerle, önceden belirli eşyalara özgü ve nesnel olarak belirlenen gözetim kıymeti dışında da, çeşitli veriler (GÜVAS, Bakanlık Karar Destek Sistemi/Kıymet Veri Bankası, distribütör fiyatları, vb..) esas alınarak ek tahakkuk ve ceza işlemleri tesis edilirken, yine mükelleflerce, yapılan ithalatlarda, sonradan ek tahakkuk ve ceza işlemine maruz kalmamak amacıyla, bahsi geçen veriler esas alınarak eşyaya ilişkin fatura kıymeti üzerinde bir kıymetle ihtirazi kayıtla beyanda bulunularak tahakkukun ihtirazi kayda konu kısmına karşı veya 4458 sayılı Kanun'un 211. maddesi kapsamında iade başvurusuna konu edilmek suretiyle tesis edilen işlemlere karşı davalar açılmaktadır.<br>Olayda, geri verme başvurusunun reddine dair karara vaki itirazın reddine ilişkin işlemde, beyannameler muhteviyatı bir kısım eşyalar için gözetim kıymet uygulaması bulunmadığı hâlde, davacı tarafından yurt dışı gider olarak ek kıymet beyanında bulunulduğunun belirtildiği, bu nedenle münhasıran bahsedilen eşyalara özgü şekilde genel, nesnel olarak belirlenen gözetim kıymetinin altında ithaline izin verilmeme durumunun söz konusu olmadığı anlaşılmıştır. Dolayısıyla, davacının beyanının gerçeği yansıtıp yansıtmadığı hususunun tespitinin inceleme ve araştırma gerektirmesi ve yanlışlıkla veya fuzulen tahsil olunduğunun açıkça anlaşılamaması nedeniyle geri verme isteminin Kanun'un anılan maddesinde öngörülen koşulları taşımadığı sonucuna ulaşıldığından, dava konusu işlemin, gözetim kıymet uygulamasına tabi olmayan eşyalara isabet eden kısmında hukuka aykırılık bulunmaması nedeniyle, temyize konu kararın anılan eşyalara isabet eden kısmı yönünden bozulması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.<br>iv. Karar sonucu:<br>Daire bu gerekçeyle Vergi Dava Dairesi kararının, Mahkeme kararının, dava konusu işlemin gözetim kıymet uygulamasına tabi olan eşyalara isabet eden kısmının iptaline ve bu eşyalarla ilgili 07/11/2019 tarihinden sonra tescil edilen (07/08/2019 ve 06/11/2019 tarihli beyannameler dışındaki) beyannameler muhteviyatı eşya nedeniyle ödenen vergilerin tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faiziyle iadesine ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf isteminin reddine ilişkin hüküm fıkrasını ve 07/11/2019 tarihinden önce tescil edilen (07/08/2019 ve 06/11/2019 tarihli) beyannameler muhteviyatı gözetim kıymet uygulamasına tabi eşya nedeniyle ödenen vergilerin tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faiziyle iadesi yolundaki hüküm fıkrasının yasal faiz oranına isabet eden kısmına yöneltilen istinaf isteminin reddine ilişkin hüküm fıkrasını onamış; kararın, dava konusu işlemin gözetim kıymet uygulamasına tabi olmayan eşyalara isabet eden kısmının iptaline ve bu eşyalarla ilgili ödenen vergilerin tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faiziyle birlikte iadesine dair hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf isteminin reddine ilişkin hüküm fıkrası ile 07/11/2019 tarihinden önce tescil edilen (07/08/2019 ve 06/11/2019 tarihli) beyannameler muhteviyatı gözetim kıymet uygulamasına tabi eşya nedeniyle ödenen vergilerin tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faiziyle iadesi yolundaki hüküm fıkrasının yasal faiz oranını aşan kısmına yöneltilen istinaf isteminin reddine ilişkin hüküm fıkrasını ise bozmuştur. <br>Uyuşmazlığı, ilk kararının bozulan hüküm fıkraları yönünden inceleyen ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kısmen bozmaya uyma, kısmen ısrar kararı:<br>i. Danıştay Yedinci Dairesi kararının, Vergi Dava Dairesinin ilk kararının 07/08/2019 ve 06/11/2019 tarihli beyannameler muhteviyatı gözetim kıymet uygulamasına tabi eşyalar nedeniyle ödenen vergilerin tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faiziyle iadesi yolundaki hüküm fıkrasının yasal faiz oranını aşan kısmının bozulması yolundaki hüküm fıkrasına uyulmak suretiyle bu kısım yönünden yapılan inceleme:<br> 07/08/2019 ve 06/11/2019 tarihli beyannameler muhteviyatı gözetim kıymet uygulamasına tabi eşyalar nedeniyle fazladan ödenen tutarların, tahsil tarihi itibarıyla, 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'da öngörülen yasal faiz oranında hesaplanacak faiziyle iade edilmesi gerekmektedir.<br> ii. Danıştay Yedinci Dairesi kararının, Vergi Dava Dairesinin ilk kararının dava konusu işlemin gözetim kıymet uygulamasına tabi olmayan eşyalara isabet eden kısmının iptaline, bu kısma ilişkin ödenen vergilerin tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faiziyle birlikte iadesine dair hüküm fıkrasının bozulması yolundaki hüküm fıkrasına uyulmamak suretiyle bu kısım yönünden yapılan inceleme:<br>Vergi Dava Dairesi, bozulan hüküm fıkrasının dava konusu işlemin gözetim kıymet uygulamasına tabi olmayan eşyalara ilişkin kısmı yönünden ilk kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçeyle ısrar etmiştir.<br>iii. Gözetim kıymet uygulamasına tabi olmayan eşyalara ilişkin ödenen vergilerin iadesinde uygulanacak faiz yönünden yapılan inceleme:<br>07/11/2019 tarihinden önce tescil edilen beyannameler muhteviyatı gözetim kıymet uygulamasına tabi olmayan eşyalara ilişkin fazladan ödenen vergilerin 3095 sayılı Kanun'da öngörülen yasal faiz oranında hesaplanacak faiziyle iade edilmesi; 07/11/2019 tarihinden sonra tescil edilen beyannameler muhteviyatı gözetim kıymet uygulamasına tabi olmayan eşyalara ilişkin fazladan ödenen vergilerin ise 6183 sayılı Kanun'a göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanacak tecil faiziyle birlikte iade edilmesi gerekmektedir.<br>iv. Karar sonucu:<br>Vergi Dava Dairesi belirtilen gerekçelerle, Danıştay Yedinci Dairesi kararının, Vergi Dava Dairesinin ilk kararının, 07/08/2019 ve 06/11/2019 tarihli beyannameler muhteviyatı gözetim kıymet uygulamasına tabi eşyalar nedeniyle ödenen vergilerin tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faiziyle iadesi yolundaki hüküm fıkrasının yasal faiz oranını aşan kısmının bozulması yolundaki hüküm fıkrasına uyulmasına; Vergi Dava Dairesinin ilk kararının, dava konusu işlemin gözetim kıymet uygulamasına tabi olmayan eşyalara isabet eden kısmının iptali yolundaki hüküm fıkrasının bozulması yolundaki hüküm fıkrasına uyulmayarak anılan kısım yönünden ilk kararında ısrar edilmesine ve 07/11/2019 tarihinden önce tescil edilen beyannameler muhteviyatı gözetim kıymet uygulamasına tabi olmayan eşyalara ilişkin fazladan ödenen vergilerin 3095 sayılı Kanun'da öngörülen yasal faiz oranında hesaplanacak faiziyle, 07/11/2019 tarihinden sonra tescil edilen beyannameler muhteviyatı gözetim kıymet uygulamasına tabi olmayan eşyalara ilişkin fazladan ödenen vergilerin ise 6183 sayılı Kanun'a göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanacak tecil faiziyle birlikte iade edilmesine karar vermiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek aksi yönde verilen ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. <br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, ısrar kararının dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında, yerinde ve kararın bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından, kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME : <br>Danıştay Yedinci Dairesinin yukarıda yer verilen kararının dayandığı aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle temyize konu kararın ısrar hükmünün bozulması gerekmektedir. <br><br>KARAR SONUCU :<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1- Davalının temyiz isteminin KABULÜNE,<br>2- ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ısrar hükmünün BOZULMASINA,<br>3- Yeniden verilecek kararda karşılanacağından, yargılama giderleri hakkında hüküm kurulmasına gerek bulunmadığına, <br>03/12/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. <br><br><br>X - KARŞI OY:<br>Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında ısrar kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığından, istemin reddi gerektiği oyu ile karara katılmıyoruz.<br><br></font></p></body></html>

vergi