<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2023/3940 E. , 2025/1421 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2">T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>DOKUZUNCU DAİRE<br> Esas No : 2023/3940<br> Karar No : 2025/1421<br> <br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı- ...<br> (... Vergi Dairesi Müdürlüğü)<br>VEKİLİ : Av. ...<br> <br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br> <br>YARGILAMA SÜRECİ:<br>Dava konusu istem: Davacı tarafından, 2013-2019 yıllarının muhtelif dönemlerine ilişkin borçlarının tahsili amacıyla gayrimenkullerine uygulanan haczin kaldırılması istemine ilişkindir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava konusu haczin dayanağı davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin, elektronik ortamda tebliğ edilmesine rağmen ödeme emirlerine karşı dava açılmaması ve ödeme yapılmaması üzerine amme alacağının tahsili amacıyla usulüne uygun olarak haciz varakaları düzenlendikten sonra davacının gayrimenkullerine haciz tatbik edildiği, bu nedenle, amme alacaklarının tahsili amacıyla davacı adına düzenlenen ve elektronik posta yoluyla tebliğ edilen ödeme emirlerine konu amme alacaklarının ödenmemesi ve söz konusu ödeme emirlerinin dava konusu edilmemesi üzerine, idarece haciz varakası düzenlenerek kesinleşen amme alacağının tahsili için davacıya ait gayrimenkullere ugulanan haciz işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:Olayda, haciz işlemi uygulanmadan önce amme alacağının tahsili amacıyla davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin elektronik ortamda tebliğ edildikleri belirtilmiş ise de, davacı tarafından kendisi veya özel yetki verdiği vekili tarafından "elektronik tebligat talep bildirimi" verilmediğinin, elektronik ortamda yapılan tebligatların usulsüz olduğunun iddia edilmesi nedeniyle dairelerince verilen ... tarihli ara kararıyla davacıya ait "elektronik tebligat adresinin" nasıl oluşturulduğunun sorulması üzerine cevaben, ... tarihinde elektronik ortamda aktivasyon sağlandığı belirtilerek davalı idarece dosyaya sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 107/A maddesi ve ilgili tebliğ hükümleri uyarınca internet vergi dairesi üzerinden veya kendisi ya da özel olarak yetkilendirdiği kişi tarafından bizzat vergi dairesine gidilerek "elektronik tebligat talep bildirimi" verilmesi zorunlu olduğu, davacı tarafından internet vergi dairesi üzerinden veya kendisi ya da özel olarak yetkilendirdiği kişi tarafından bizzat vergi dairesine gidilerek "elektronik tebligat talep bildirimi" verilmesi üzerine elektronik tebligat adresi oluşturulduğu, dolayısıyla davacıya ait adresin usülüne uygun olarak oluşturulduğu kanıtlanamadığından, yapılan elektronik tebligatlar usulsüz olduğu, usulüne uygun olarak ödeme emri tebliğ edilmeden haciz aşamasına geçilerek haciz uygulanmasında hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle davacı istinaf başvurusunun kabulüne, Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Amme alacaklarının tahsili amacıyla davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin davacıya usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen borcun ödenmemesi üzerine davacı hakkında tesis edilen dava konusu haciz işleminin hukuka uygun olduğu iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br>MADDİ OLAY: <br>Davacı tarafından, 2013-2019 yıllarının muhtelif dönemlerine ilişkin borçlarının tahsili amacıyla gayrimenkullerine uygulanan haczin kaldırılması istenilmektedir.<br><br>İLGİLİ MEVZUAT: <br>7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun "Diğer mali tebligat" başlıklı 51. maddesinde: "Mali tebliğler, kendi kanunlarında sarahat bulunmıyan hallerde, bu kanunun umumi hükümlerine tevfikan yapılır.", 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Elektronik ortamda tebliğ" başlıklı 107/A maddesinde: "Bu Kanun hükümlerine göre tebliğ yapılacak kimselere, 93 üncü maddede sayılan usullerle bağlı kalınmaksızın, tebliğe elverişli elektronik bir adres vasıtasıyla elektronik ortamda tebliğ yapılabilir. Elektronik ortamda tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır. Maliye Bakanlığı, elektronik ortamda yapılacak tebliğle ilgili her türlü teknik altyapıyı kurmaya veya kurulmuş olanları kullanmaya, tebliğe elverişli elektronik adres kullanma zorunluluğu getirmeye ve kendisine elektronik ortamda tebliğ yapılacakları ve elektronik tebliğe ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye yetkilidir." hükümleri düzenlenmiştir.<br> Bu düzenlemeyle verilen yetki uyarınca yayımlanan 456 sıra nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin 5. maddesinde, elektronik tebligat sistemini kullanmak zorunda olan gelir vergisi mükelleflerinin, 01/01/2016 tarihine kadar örneği Tebliğ ekinde yer alan "Elektronik Tebligat Talep Bildirimi (Gerçek Kişiler İçin)"ni internet vergi dairesinde elektronik ortamda doldurmaları ve elektronik tebligat sisteminin kullanmaya başlamaları gerektiği, bu mükelleflerin söz konusu bildirimi, kendileri veya elektronik tebligat sistemi ile ilgili işlemleri yapmaya yönelik özel yetki içeren noterde verilmiş vekaletnameyle yetkili kılınan kişiler aracılığıyla gelir vergisi yönünden bağlı bulundukları vergi dairesine bizzat vermelerinin de mümkün olduğu, internet vergi dairesini kullanarak elektronik ortamda bildirimde bulunan gelir vergisi mükelleflerine internet vergi dairesi kullanıcı kodu, parola ve şifresinin verilmeyeceği, anılan mükelleflerin sisteme her girişlerinde sistem tarafından kimlik doğrulaması yapılmak suretiyle elektronik tebligat sistemini kullanabilecekleri, vergi dairesine bizzat veya vekili aracılığıyla başvuran gerçek kişi mükelleflerin ise başvurularının değerlendirileceği ve gerekli şartları taşıyan mükelleflere internet vergi dairesi kullanıcı kodu, parola ve şifresinin verileceği, internet vergi dairesini kullanarak elektronik ortamda veya vergi dairesine bizzat başvurarak sistemi kullanacak olan gelir vergisi mükelleflerinin, elektronik tebligat adresi edinmiş olacakları, "Muhatabın Sorumluluğu" başlıklı 8. maddesinin ç) fıkrasında; muhatabın; sistem kullanımına ilişkin olarak kendisine verilmiş olan kullanıcı kodu, parola ve şifre gibi bilgilerini korumakla, üçüncü kişilerle paylaşmamakla ve başkasına kullandırmamakla, d) fıkrasında; sistem kullanımına ilişkin olarak kendisine verilmiş olan kullanıcı kodu, parola ve şifre gibi bilgilerin istenmeyen şekilde üçüncü kişilerin eline geçtiğini tespit ettiğinde derhal vergi dairesine bilgi vermekle yükümlü olduğu düzenlenmiştir.<br>Aynı Tebliğin “3. Tanımlar” başlıklı bölümünün birinci paragrafının (f) bendinde yer alan "İnternet Vergi Dairesi" tanımı 511 sıra nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin ikinci maddesiyle: "İnternet Vergi Dairesi: Mükellefler tarafından şifre, elektronik imza veya diğer güvenlik araçları kullanılmak suretiyle beyanname, bildirim, yazı, dilekçe, tutanak, rapor ve diğer belgelerin gönderilmesi, ödeme yapılması, vergi levhası, vadesi geçmiş borç durumunu gösterir belge alınması gibi vergisel işlemlerin yapıldığı ve Başkanlık tarafından hizmete sunulan (... gibi) elektronik ortam veya ortamları,” ifade eder şeklinde değiştirilmiştir.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Dosyanın incelenmesinden; davacı adına tahakkuk eden muhtelif vergi borçlarının tahsili için davacı adına ödeme emirleri düzenlenerek 2016, 2017, 2018 ve 2019 yıllarında muhtelif dönemlerde elektronik ortamda tebliğ edildiği, ödeme emirlerine karşı davacı tarafından dava açılmadığı ve herhangi bir ödeme de yapılmadığından amme alacağının tahsili amacıyla davacının taşınmazlarına uygulanan haczin kaldırılması istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.<br>Uyuşmazlıkta, Bölge İdare Mahkemesince; davacı tarafından internet vergi dairesi üzerinden veya kendisi ya da özel olarak yetkilendirdiği kişi tarafından bizzat vergi dairesine gidilerek verilen "elektronik tebligat talep bildirimi" üzerine elektronik tebligat adresi oluşturulduğu, dolayısıyla davacıya ait adresin usülüne uygun olarak oluşturulduğu kanıtlanamadığından, yapılan elektronik tebligatların usulsüz olduğu, usulüne uygun olarak ödeme emri tebliğ edilmeden haciz aşamasına geçilerek haciz uygulanmasında hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de; davalı idarece sunulan belgelerden davacının e-tebligat aktivasyon kaydının ... tarihinde ... IP numaralı bilgisayar üzerinden internet vergi dairesi üzerinden elektronik ortamda yapıldığı, aktivasyon kaydına ait veri tabanı kayıtları incelendiğinde davacıya ait TC kimlik numarası, vergi kimlik numarası gibi kişisel bilgilerin eksiksiz olarak girildiği, 511 sıra nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde belirtildiği üzere internet vergi dairesinin mükellefler tarafından şifre, elektronik imza veya diğer güvenlik araçları kullanılmak suretiyle işlemlerin yapıldığı elektronik bir ortam olduğu, elektronik talep bildiriminde bulunurken sisteme mükellefe ait e-devlet şifresi, dijital şifre vb. ile girilmesi gerektiğinden söz konusu elektronik tebligat adresi talep başvurusunun davacının haberi olmadan yapılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, davacı tarafından, kendisinin bilgisi dışında adına elektronik tebligat adresi oluşturulmuş olduğu iddia edilmesine rağmen, bu konuda adli makamlara suç duyurusunda bulunulduğuna veya vergi dairesine bilgi verildiğine ya da bu iddiasını ispata yönelik herhangi bir bilgi-belge sunulmadığı gibi dava konusu haciz işleminin dayanağı davacı hakkında düzenlenen ihbarnamelerin de 15/10/2016 ve 29/07/2018 tarihlerinde davacıya elektronik ortamda aynı tebligat adresine tebliğ edildiği ve okunduğunun görüldüğü, bu sebeple dava konusu haczin dayanağı ödeme emirlerinin tebliğinin usulüne uygun olduğu anlaşıldığından, Bölge İdare Mahkemesince diğer hususlar yönünden yapılacak incelemeye göre yeniden karar verilmesi gerekmektedir.<br><br>KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;<br>Davalının temyiz isteminin kabulüne,<br> ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,<br>3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 17/04/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.<br><br><br><br></font></p></body></html>
vergi