<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2025/698 E.  ,  2025/974 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU<br>Esas No : 2025/698<br>Karar No : 2025/974<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı adına <br> ... Gümrük Müdürlüğü <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Telefon ve Aksesuarları<br> Tedarik İthalat İhracat Limited Şirketi<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacı adına 2019 ve 2020 yıllarında tescilli muhtelif tarih ve sayılı otuz iki adet serbest dolaşıma giriş beyannamesi kapsamında ithal edilen eşyaların kıymetinin referans kıymetine yükseltilmesi suretiyle fazladan ödendiği ileri sürülen özel tüketim ve katma değer vergilerinin geri verilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin karara vaki itirazın reddine dair işlemin iptali ile fazladan ödenen tutarın tecil faiziyle birlikte iadesi istemiyle dava açılmıştır.<br>... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı:<br>i. Fazladan ödendiği ileri sürülen vergilerin geri verilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin karara vaki itirazın reddine dair işlemin iptali istemi yönünden yapılan inceleme:<br>4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 211. maddesinin (1) numaralı fıkrasının dava konusu beyannamenin tescil edildiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan hâline göre, kanunen ödenmemeleri gerektiği hâlde ödenmiş olduğu belirlenen gümrük vergilerinin geri verileceği, kanunen tahakkuk ettirilmemeleri gerektiği hâlde tahakkuk ettirilen gümrük vergilerinin kaldırılacağı, kanunen ödenmemesi veya tahakkuk ettirilmemesi gereken gümrük vergileri ilgili kişinin kasten yaptığı bir tahrifat sonucunda ödenmiş veya tahakkuk ettirilmişse, bu vergilerin geri verilmesine veya kaldırılmasına ilişkin taleplerin kabul edilmeyeceği belirtilmiştir. Aynı maddenin (2) numaralı fıkrasında kanunen ödenmemeleri gereken gümrük vergilerinin, söz konusu vergilerin yükümlüye tebliğ edilmesi ve ilgilinin üç yıl içinde gümrük idaresine müracaatı üzerine geri verileceği veya kaldırılacağı kurala bağlanmıştır.<br>Bu hüküm, anılan Kanun'la yürürlükten kaldırılan 1615 sayılı Gümrük Kanunu'nun 87. maddesi paralel hükümler taşımaktadır. Yürürlükten kaldırılan 1615 sayılı Gümrük Kanunu'nun 87. maddesi ile ilgili olarak, Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 02/07/1966 tarih ve E:1965/13, K:1966/6 sayılı kararında, aykırı içtihatlar, tahsil olunan gümrük vergilerinin anılan madde uyarınca geri verilebilmesinin, yanlışlıkla veya fuzulen tahsil olunduklarının açıkça anlaşılması koşuluyla olanaklı bulunduğu yolunda birleştirilmiştir. Bu bakımdan, 4458 sayılı Kanun'un benzer hükümler taşıyan 211. maddesinin uygulanmasında da iadesi istenen gümrük vergilerinin kanunen ödenmelerinin veya tahakkuk ettirilmelerinin gerekmediğinin, açıkça; yani, herhangi bir inceleme, araştırma ve yoruma gerek olmaksızın anlaşılabilir olması koşulu aranmalıdır.<br>Yine aynı Kanun'un 24. maddesinde, ithal eşyasının kıymetinin, eşyanın satış bedeli olduğu, satış bedelinin, Türkiye'ye ihraç amacıyla yapılan satışta 27 ve 28. maddelere göre gerekli düzeltmelerin de yapıldığı fiilen ödenen veya ödenecek fiyat olduğu belirtilmiştir. Kanun'un 25. maddesinin (1) numaralı fıkrasında, 24. madde hükümlerine göre belirlenemeyen gümrük kıymetinin, bu maddenin (2) numaralı fıkrasının (a), (b), (c) ve (d) bentlerinin sıra hâlinde uygulanmasıyla belirleneceği, eşyanın gümrük kıymetinin bir üst bent hükümlerine göre belirlenebildiği sürece bir alt bent hükümlerinin uygulanmayacağı hükümlerine yer verilmiştir. Aynı Kanun'un 26. maddesinin (1) numaralı fıkrasında ise 24 ve 25. madde hükümlerine göre belirlenemeyen ithal eşyasının gümrük kıymetinin, Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşmasının VII. Maddesinin Uygulanmasına İlişkin Anlaşma'nın, Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşmasının (GATT) VII. Maddesinin ve bu bölüm hükümlerinin prensip ve genel hükümlerine uygun yöntemlerle ve Türkiye'de mevcut veriler esas alınarak belirleneceği hüküm altına alınmıştır. GATT'ın VII. Maddesinin Uygulanmasına İlişkin Anlaşma'nın 17. maddesinde de, bu Anlaşma'da yer alan hiçbir hükmün, gümrük idaresinin, gümrük kıymetinin belirlenmesi ile ilgili olarak ibraz edilen tutanak, belge veya beyannamenin gerçeklik veya doğruluğunu araştırma hakkını sınırlamayacağı ve bu hakkı tartışma konusu hâline getirecek şekilde yorumlanamayacağı düzenlenmiştir.<br>Yukarıda yer alan hükümlerin birlikte değerlendirilmesinden, ithal edilen eşyanın gümrük kıymetinin belirlenmesinde, öncelikle, satış bedelinin esas alınması; satış bedelinin esas alınması için gerekli koşulların mevcut olmadığının tespit edilmesi hâlinde de sırasıyla diğer yöntemlere başvurulması gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır.<br>Olayda, referans kıymete göre belirlenen birim kıymet, eşyanın, Gümrük Kanunu hükümlerine göre belirlenmiş gerçek satış bedeli olmadığından, Gümrük Kanunu'nun 211. maddesinin öngördüğü şekilde kanunen alınmaması gereken bir verginin söz konusu olduğu sonucuna varılmış olup dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.<br>ii. Faiz istemi yönünden yapılan inceleme: <br>4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 216. maddesinin 07/11/2019 tarih ve 30941 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 24/10/2019 tarih ve 7190 sayılı Kanun'un 8. maddesiyle değişik (1) numaralı fıkrasında, gümrük vergileri ile bunların ödenmelerine bağlı olarak tahsil edilmiş gecikme faizinin veya gecikme zammının geri verilmesinde, geri vermeye konu fazla tahsilatın yükümlüden kaynaklanması durumunda geri verme başvurusunun yapıldığı tarihten, diğer durumlarda ise tahsilat tarihinden geri verme kararının tebliğ edildiği tarihe kadar geçen süre için geri verilecek tutar üzerinden, aynı dönemde 6183 sayılı Kanun'a göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanacak faizin ödeneceği hükmü yer almaktadır.<br>Somut olayda 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 216. maddesinin (1) numaralı fıkrası gereğince iadesi istenen vergilerin tahsil tarihinden itibaren aynı dönemde 6183 sayılı Kanun'a göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanacak faiziyle birlikte iadesi gerekmektedir.<br>iii. Karar sonucu:<br>Mahkeme bu gerekçeyle dava konusu işlemin iptaline ve fazladan tahsil edilen vergilerin tahsil tarihinden itibaren işleyecek tecil faiziyle birlikte iadesine karar vermiştir.<br>Davalının istinaf istemini inceleyen ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:2023/2204 sayılı kararı:<br>Vergi Dava Dairesi, istinaf istemine konu kararın hüküm fıkrasını "davacıdan haksız olarak tahsil olunan vergi tutarlarının geri verme başvuru tarihinden itibaren; 07/11/2019 tarihinden önce tescil edilen beyannameler için hesaplanacak yasal faiziyle, 07/11/2019 tarihinden sonra tescil edilen beyannameler için ise hesaplanacak tecil faizi ile birlikte davacıya iadesine" şeklinde düzeltmek suretiyle anılan kararın usul ve hukuka uygun olduğu ve kaldırılmasını gerektiren bir nedenin bulunmadığı gerekçesiyle istinaf istemini reddetmiştir. <br>Davalının temyiz istemini inceleyen Danıştay Yedinci Dairesinin 21/03/2025 tarih ve E:2023/2465, K:2025/1259 sayılı kararı:<br>Ticaret Bakanlığınca, yerli üreticilerin talebi üzerine veya resen, belli bir malın ithalatının, o malın yerli üreticileri ve ülke ekonomisi üzerinde olumsuz sonuçlar yaratıp yaratmadığının tespit edilmesi amacıyla incelemeye başlanarak, inceleme sonucunda gözetim uygulaması öngörülebilmektedir. Bu suretle, Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulan İthalatta Gözetim ve Korunma Uygulanmasına İlişkin Tebliğler ile gözetim önlemi uygulanmasına karar verilen eşya için ''birim kıymet'' belirlenerek, eşyanın bu kıymetin altında ithal edilmek istenmesi hâlinde, ''gözetim belgesi'' ibrazı zorunluluğu getirilmiş, bazı dönemlerde de Gümrükler Genel Müdürlüğünce belirli bir eşyaya yönelik olarak çıkarılan ve ilgili gümrük müdürlüklerine bildirilen genel yazılarla, gözetim kıymet uygulamasına benzer nitelikte ''referans kıymet'' uygulaması getirilmiştir.<br>İthal edilen eşyanın gümrük kıymeti, eşyanın satış bedeli olduğundan, gümrük vergilerinin hesaplanmasında satış bedelinin esas alınması, satış bedelinin esas alınması için gerekli koşulların mevcut olmadığının tespit edilmesi hâlinde de sırasıyla diğer yöntemlere başvurulması gerekmektedir. Öte yandan, davalı idarece belirlenen gözetim kıymeti, eşyanın 4458 sayılı Kanun hükümlerine göre belirlenmiş gerçek kıymeti olmadığından, gümrük kıymetinin tespitinde esas alınamayacağı, Dairemizin öteden beri istikrarlı biçimde uygulanagelen içtihadıdır.<br>Uygulamada, gümrük müdürlüklerince, anılan Tebliğlerle, önceden belirli eşyalara özgü ve nesnel olarak belirlenen gözetim kıymeti dışında da, çeşitli veriler (GÜVAS, Bakanlık Karar Destek Sistemi/Kıymet Veri Bankası, distribütör fiyatları, vb..) esas alınarak ek tahakkuk ve ceza işlemleri tesis edilirken, yine mükelleflerce, yapılan ithalatlarda, sonradan ek tahakkuk ve ceza işlemine maruz kalmamak amacıyla, bahsi geçen veriler esas alınarak eşyaya ilişkin fatura kıymeti üzerinde bir kıymetle ihtirazi kayıtla beyanda bulunularak tahakkukun ihtirazi kayda konu kısmına karşı veya 4458 sayılı Kanun'un 211. maddesi kapsamında iade başvurusuna konu edilmek suretiyle tesis edilen işlemlere karşı davalar açılmaktadır.<br>Olayda, davalı idarece, beyanname muhteviyatı eşya için gözetim uygulaması bulunmadığı hâlde, davacı tarafından yurt dışı gider olarak ek kıymet beyanında bulunulduğunun belirtildiği, bu nedenle münhasıran bahsedilen eşyalara özgü şekilde genel, nesnel olarak belirlenen gözetim kıymetinin altında ithaline izin verilmeme durumunun söz konusu olmadığı anlaşılmıştır. Dolayısıyla, davacının beyanının gerçeği yansıtıp yansıtmadığı hususunun tespitinin inceleme ve araştırma gerektirmesi ve yanlışlıkla veya fuzulen tahsil olunduğunun açıkça anlaşılamaması nedeniyle geri verme isteminin Kanun'un anılan maddesinde öngörülen koşulları taşımadığı sonucuna ulaşıldığından, aksi yöndeki temyize konu kararın, bozulması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.<br>Daire bu gerekçeyle Vergi Dava Dairesi kararını bozmuştur.<br> ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararı:<br> Uygulamada, gümrük müdürlüklerince, İthalatta Gözetim ve Korunma Uygulanmasına İlişkin Tebliğlerle, önceden belirli eşyalara özgü ve nesnel olarak belirlenen gözetim kıymeti dışında da, çeşitli veriler (GÜVAS, Bakanlık Karar Destek Sistemi/Kıymet Veri Bankası, distribütör fiyatları, vb..) esas alınarak ek tahakkuk ve ceza işlemleri tesis edilirken, yine mükelleflerce, yapılan ithalatlarda, sonradan ek tahakkuk ve ceza işlemine maruz kalmamak amacıyla, bahsi geçen veriler esas alınarak eşyaya ilişkin fatura kıymeti üzerinde bir kıymetle ihtirazi kayıtla beyanda bulunulmakta veya 4458 sayılı Kanun'un 211. maddesi kapsamında iade başvurusu yapılmaktadır.<br>Uyuşmazlığa konu beyanname muhteviyatı eşyaya ilişkin fatura kıymeti ile yurt dışı gider altında beyan olunan kıymet arasında farkın mevcut olduğu olayda, fatura bedelinin gerçeği yansıtmadığı yönünde davalı idarece yapılmış herhangi bir veri veya tespitin bulunmadığı dikkate alındığında, beyan ile fatura arasındaki yüksek orandaki farkın serbest iradeyle beyan edildiğinin kabulü, hayatın olağan akışı ve ticari hayatın gerçekleriyle bağdaşmamaktadır.<br>Bu durumda, eşyaya ait faturada gösterilen kıymete göre hesaplanan verginin üzerinde tahsil edilen tutarın, herhangi bir inceleme, araştırma ve yoruma gerek olmaksızın fuzulen tahsil edilmiş bir vergiye ilişkin olduğu açıkça anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.<br>Vergi Dava Dairesi, ilk kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçeye ek olarak bu gerekçeyle ısrar etmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Referans kıymet, gümrük vergisine esas alınan satış bedeli olmayıp yurt dışındaki FOB ihraç birim fiyatlarına göre belirlenen ve yalnızca beyanın doğruluğunu kontrol amacıyla kullanılan bir değerdir. Gümrük idareleri, referans kıymetin bariz şekilde altında beyan edilen eşyalar için kıymet araştırması yapmaktadır. Ancak bazı yükümlüler, bu denetimi etkisiz kılmak amacıyla yurt dışı gider beyan ederek eşya kıymetini referans kıymet seviyesine çıkarmaktadır. Mevzuatta, eşyanın referans kıymet üzerinden beyan edilmesini zorunlu kılan bir uygulama bulunmamaktadır ve gümrük idaresinin bu yönde bir zorlaması söz konusu değildir. Ayrıca, davaya konu beyannameler tescil tarihinde gözetim veya kayıt belgesine tabi olmayıp beyan edilen yurt dışı giderlerin gözetim uygulamasından kaynaklandığına dair herhangi bir açıklama veya şerh de yer almamaktadır. Bu nedenlerle ısrar kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Fazladan ödendiği ileri sürülen özel tüketim ve katma değer vergilerinin geri verilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin kararda, yükümlünün toplam 393.550,00 TL özel tüketim vergisi ile 435.500,00 TL katma değer vergisinin iadesini talep ettiği ancak söz konusu beyannamelerde yurt dışı giderlerden kaynaklanan vergilerin 251.867,00 TL özel tüketim vergisi ve 410.187,00 TL katma değer vergisi olarak tahakkuk ettiği belirtilmiştir.<br>Mahkemece, anılan iddia yönünden herhangi bir araştırma ve değerlendirme yapılmaksızın dava konusu işlem iptal edilerek 393.550,00 TL özel tüketim vergisi ile 435.500,00 TL katma değer vergisinin iadesine karar verilmiştir. Ancak, iade edilmesi gereken tutarın tespiti amacıyla gerekli araştırma ve inceleme yapıldıktan sonra karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm tesis edildiğinden, ısrar kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME : <br>Danıştay Yedinci Dairesinin yukarıda yer verilen kararının dayandığı aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle ısrar kararının bozulması gerekmektedir. <br><br>KARAR SONUCU :<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1- Davalının temyiz isteminin KABULÜNE,<br>2- ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının BOZULMASINA,<br>3- Yeniden verilecek kararda karşılanacağından, yargılama giderleri hakkında hüküm kurulmasına gerek bulunmadığına, <br>03/12/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.<br><br><br>X - KARŞI OY:<br>Referans kıymet değerine ulaşılması amacıyla yurt dışı gider kapsamında beyan edilen tutar üzerinden ödenen vergilerin davacıya iadesi gerekmektedir. Buna karşın, geri verme başvurusunun reddine ilişkin kararda, yurt dışı giderden kaynaklı olarak ödenen vergi tutarlarının, iadesi talep edilen vergi tutarlarından daha az olduğu ileri sürülmüştür.<br>Mahkeme tarafından, anılan iddia yönünden herhangi bir araştırma ve değerlendirme yapılmaksızın dava konusu işlemin iptaline ve özel tüketim vergisi ile katma değer vergisinin iadesine karar verilmiştir. Ancak, iade edilmesi gereken tutarın tespiti bakımından gerekli araştırma ve inceleme yapılarak karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak hüküm tesis edildiğinden, ısrar kararının bu gerekçeyle bozulması gerektiği oyu ile karara katılmıyoruz.<br><br></font></p></body></html>

vergi