<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2025/1819 E. , 2025/3660 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>SEKİZİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2025/1819<br>Karar No : 2025/3660 <br><br>TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI) : ... Defterdarlığı <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ... <br>VEKİLİ : Av. ...<br> <br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacı tarafından, hakkında düzenlenen Adana Vergi Dairesi Başkanlığının 3.643.392,70 TL tutarlı ve ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istenilmektedir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Hakkındaki Kanun'da kural olarak borçlunun mal varlığını teşkil eden mal, alacak ve hakları, amme alacaklısına karşı bir tür teminat oluşturmakta olup, bu çerçevede, aksine bir hüküm bulunmadığından asıl borçlu şirketin ruhsat ve orman payı borcundan kaynaklanan amme alacağı nedeni ile asıl borçlu şirket adına olan ve ekonomik değeri bulunan mal varlığının amme alacağını karşılamayacağı anlaşıldığından, 6183 sayılı Kanun'un Mükerrer 35. maddesinde aranan "amme alacağının asıl borçlu şirketten tahsil edilemediği veya tahsil edilemeyeceğinin anlaşıldığı" koşulu yerine getirildiğinden kanuni temsilcisi olan davacı adına ödeme emri düzenlenmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusunun reddine ilişkin kararının Danıştay 8. Dairesi'nin 21/05/2024 gün ve E:2021/7301, K:2024/3037 sayılı kararı ile bozulması üzerine, asıl borçlu şirketin vergi borcundan kaynaklanan amme alacağı nedeni ile asıl borçlu şirket adına olan ve ekonomik değeri bulunan maden işletme ruhsatı hakkı üzerine uygulanan haciz işlemi sonrasında paraya çevrilme ve tahsilat yoluna gidilmediği gibi asıl borçlu şirketten 2018 yılı içerisinde 9 adet belge karşılığı 86.625.185,00-TL mal ve hizmet alımı gerçekleştirdiğini Ba formu ile bildiren ... Dış Ticaret Madencilik San. Tic. A.Ş.'ye 6183 sayılı Kanun'un 79. maddesi uyarınca gönderilen haciz bildirimi üzerine adı geçen şirketçe ... Maden Arama ve İşletme A.Ş.'ye olan borçlarından dolayı vadesi geldiğinde ödenmesi gereken tutarların bloke edilerek vergi dairesi banka hesabına aktarılacağının beyan ve taahhüt edilmesine rağmen davalı idarece asıl borçlu şirkete ait mal, hak ve alacaklar tahsile çalışılarak asıl borçlu şirketin tüm malvarlığı ve hakları tüketilmeden davacı hakkında takip yapıldığı sonucuna varıldığından, 6183 sayılı Kanun'un Mükerrer 35. maddesinde aranan "amme alacağının asıl borçlu şirketten tahsil edilemediği veya tahsil edilemeyeceğinin anlaşıldığı" koşulunun mevcut olayda yerine getirilmeden kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle bozma kararına uyularak istinaf başvurusunun kabulüne, ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, ödeme emrinin yükümlü şirkete e tebliğ yoluyla tebliğ edildiği, ödeme emrinin ödenmemesi üzerine haciz varakası düzenlendiği, yükümlü şirket hakkında yapılan mal varlığı araştırması neticesinde tespit edilen herhangi bir mal varlığı bulunmadığı, şirketten tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağı için söz konusu şirketin kanuni temsilci ve ortaklarından olan davacıya ödeme emri düzenlenerek tebliğ edildiği Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin süre aşımı sebebiyle reddi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 'Temyiz' başlıklı 46. maddesinde; Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin sayılan davalar hakkında verdikleri kararların, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştay'da, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği, 'Temyiz dilekçesi' başlıklı 48. maddesinin 6. fıkrasında; temyizin kanuni süre geçtikten sonra yapılması veya kesin bir karar hakkında olması halinde de kararı veren merci, temyiz isteminin reddine karar verir. İlgili merciin bu kararları ile bu maddenin 2 nci fıkrasında belirtilen temyiz isteminde bulunulmamış sayılmasına ilişkin kararlarına karşı, tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabileceği, 7. fıkrasında; temyizin kanuni süre içinde yapılmadığı veya kesin bir karar hakkında olduğunun anlaşıldığı hâllerde, 2 ve 6 ncı fıkralarda sözü edilen kararların, dosyanın gönderildiği Danıştayın ilgili dairesi ve kurulunca, kesin olarak verileceği hükme bağlanmıştır.<br>Dosyanın incelenmesinden, temyiz istemine konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının 29/10/2024 tarihinde davalı idarenin UETS adresine tebliğ edildiği, en son 28/11/2024 tarihine (Perşembe günü) kadar temyiz dilekçesinin verilmesi gerekirken, 12/12/2024 tarihinde kayda alınan temyiz dilekçesi ile temyiz başvurusunda bulunulduğu anlaşılmaktadır. <br> Bu durumda, temyiz süresi geçtikten sonra yapılan temyiz başvurusunun esasının süre aşımı nedeniyle incelenmesine olanak bulunmadığı sonucuna ulaşılmaktadır.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle,<br>1. TEMYİZ İSTEMİNİN SÜRE AŞIMI NEDENİYLE REDDİNE,<br>2. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına<br>3. 2577 sayılı Kanun'un 48. maddesinin yedinci fıkrası uyarınca kesin olarak, 14/04/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. <br><br></font></p></body></html>
vergi