<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2022/1460 E.  ,  2025/5429 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONUNCU DAİRE<br>Esas No : 2022/1460<br>Karar No : 2025/5429 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- ... 2- ... <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA<br>VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...<br><br>İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>DAVANIN_KONUSU : Davacılar vekili tarafından, müvekkili ...'nun ... tarihinde 10 haftalık hamile iken bebeğini kaybetmesinde davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğundan bahisle oluşan zararlarının tazminine yönelik ... tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ile 1.000.000,00 TL maddi 1.000.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 2.000.000,00 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacıların tazminat talebine konu zararının, ...'nun ... tarihinde 10 haftalık hamile iken zamanında müdahale edilmemesi nedeniyle bebeğini kaybetmesinden kaynaklandığı, ... Cumhuriyet Başsavcılığınca ... Hastanesi ve ... Hastanesi görevlileri hakkında başlatılan ... sayılı soruşturma dosyasına ilişkin olarak, savcılık tarafından soruşturma izni verilmesi talebiyle Hakkari Valiliğine başvurulduğu, Hakkari Valiliği İl İdare Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile davacıya ilk müdahaleyi yapan ... hakkında 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun'un 3. ve 6. maddeleri gereğince soruşturma izninin verilmemesi üzerine kovuşturma şartları gerçekleşmediğinden "Kovuşturma Yapılmasına Yer Olmadığına" dair karar verildiği, anılan kararın 09/03/2017 tarihinde davacılara tebliğ edildiği, Hakkari Valiliği İl İdare Kurulunun ... tarih ve ... sayılı, davacıya ilk müdahaleyi yapan ... hakkında 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun'un 3. ve 6. maddeleri gereğince soruşturma izninin verilmemesine ilişkin kararın ise 31/03/2016 tarihinde davacılara tebliğ edildiği, dolayısıyla idarenin eylemi/eylemsizliği ile birlikte eylemin idariliğinin ve zararın en geç ... Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen "Kovuşturma Yapılmasına Yer Olmadığına" dair kararın davacılara tebliğ edildiği 09/03/2017 tarihinde öğrenildiğinin kabulü ile 2577 sayılı Kanun'un 13. maddesinde öngörülen bir yıllık başvuru süresinin bu tarihten itibaren başlayacağının açık olduğu, davacıların ... tarihli dilekçe ile davalı idareye başvurduğunun anlaşıldığı, bu durumda; idari eylem/eylemsizlik gerekçesiyle hakkı ihlal edilmiş olduğunu ileri süren davacıların; idari dava açmadan önce, Hakkari Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen "Kovuşturma Yapılmasına Yer Olmadığına" dair kararın davacılara tebliğ edildiği 09/03/2017 tarihinden itibaren bir yıl içerisinde uyuşmazlık konusu olaya ilişkin olarak uğranıldığı ileri sürülen zararın tazmini talebiyle davalı idareye başvuruda bulunulması ve davalı idare tarafından verilen cevaba göre dava açılması gerekirken, söz konusu bir yıllık başvuru süresi geçirilerek ... tarihli dilekçe ile yapılan başvurunun zımnen reddedilmesi üzerine açılan iş bu davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle davanın süre aşımı yönünden reddine karar verilmiştir.<br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu ... İdare Mahkemesi kararı hukuka ve usule uygun bulunarak davacıların istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, dava konusu işlemin sebep unsuru yönünden hukuka aykırı olduğu, ambulans yetersizliği ve davalı idarenin hizmet kusuru sebebiyle bebeklerini kaybettikleri ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeli olarak onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br> İLGİLİ MEVZUAT:<br> Anayasa'nın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.<br> İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları ödemekle yükümlü olup; idari eylem ve işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.<br> 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Doğrudan doğruya tam yargı davası açılması" başlıklı 13. maddesinde -ön karar başvurusunun yapıldığı tarihte yürürlükte olan haliyle- "İdari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların idari dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka süretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gereklidir. Bu isteklerin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren, dava süresi içinde dava açılabilir." hükmüne yer verilmiştir.<br> Maddede yer alan, idari eylem nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemiyle tam yargı davası açılabilmesi için, zarara sebep olan eylemin idariliğinin ve maddi olay ile yol açtığı zararın kesin olarak ortaya çıkması zorunludur.<br> Bu itibarla; ancak zararın varlığı, niteliği ve esaslı unsurları hakkında bir dava açmaya, o davayı ciddi ve objektif bir şekilde desteklemeye, gerekçelerini göstermeye elverişli yeterli hal ve şartların öğrenilmesi halinde zararın öğrenilmiş sayılacağının kabulü gerekmektedir.<br> İdari eylem, idarenin işlevi sırasında bir hareketi, bir davranışı, bir tutumu veya hareketsizliği; idari karar ve işlemle ilgisi olmayan, başka bir deyişle öncesinde, temelinde bir idari karar veya işlem olmayan salt maddi tasarrufları ifade etmektedir. Dolayısıyla zarara sebep olan eylemin ve maddi olayın idariliği ve yol açtığı zarar bazen eylemin yapılmasıyla veya olayın gerçekleşmesiyle birlikte ortaya çıkarken, bazen de çok sonra, değişik araştırma, inceleme ve kesin sağlık raporları sonucu da ortaya çıkabilmektedir.<br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME :<br>Dava dosyasının incelenmesinden, davacıların bebeklerinin ... tarihinde anne karnında 10 haftalık iken hayatını kaybettiği, ölüm olayına ilişkin olarak başlatılan ceza soruşturması sonucunda ... tarihinde kovuşturma yapılmasına yer olmadığı yönünde verilen kararın ... tarihinde davacılara tebliğ edildiği, davacıların ölüm olayını (idari eylemi) en geç kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kesinleştiği tarihte öğrendikleri düşünüldüğünde bu tarihten itibaren 1 yıl içerisinde idareye tazminat talebiyle başvurmaları gerekirken bu süre geçtikten sonra yapılan başvuruya istinaden açılan davanın süre aşımı yönünden reddine karar verildiği, davacılar tarafından bu karar yapılan istinaf başvurusunun da reddedildiği anlaşılmaktadır.<br>Bu durumda, davacıların bebeğinin hayatını kaybetmesine neden olan olayın ... tarihinde meydana geldiği, dolayısıyla dava konusu tazminat talebinin dayanağı olan olayın meydana geliş şekli de dikkate alındığında zarara sebep olan olaydan bu tarihte tereddüte mahal bırakmayacak açıklıkta haberdar olunduğu, öte yandan, müteveffanın anne ve babası olan davacıların müştekisi olduğu soruşturma sonucunda kovuşturma şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle verilen kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair kararın da eylemin idariliğini ortaya koymayacağı sonucuna varılmaktadır.<br>Bu nedenle, olay tarihinde eylemin idariliğinin de öğrenildiğinin kabulü ile davacılar tarafından yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca olay tarihi olan ... tarihinden itibaren bir yıl içinde idareye başvurulması ve zararlarının giderilmesinin istenilmesi gerektiği açıktır.<br>Açıklanan nedenlerle, davanın süre aşımı yönünden reddine ilişkin olarak verilen İdare Mahkemesi kararına karşı davacılar tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davacıların temyiz isteminin REDDİNE,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA, <br>3. Adli yardım istemi kabul edildiğinden ödenmemiş olan temyiz aşamasına ilişkin yargılama giderlerinin davacılardan tahsili için Mahkemesince ilgili vergi dairesi müdürlüğüne müzekkere yazılmasına,<br>4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 19/11/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.<br><br></font></p></body></html>

vergi