<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2025/1270 E.  ,  2025/2918 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>SEKİZİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2025/1270<br>Karar No : 2025/2918<br><br>DAVACI : ... <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>DAVALI : ... Birliği<br><br><br>DAVANIN ÖZETİ: Diş hekimi olan davacı tarafından, hakkında tesis edilen oda bölgesinde sürekli meslekten alıkonma cezasının onaylanmasına ilişkin Türk Diş Hekimleri Birliği'nin 7-8 Ekim 2024 tarih ve 324/2024 sayılı kararının ve Türk Diş Hekimleri Birliği ve Diş Hekimleri Odalarının Disiplin Yönetmeliğinin 5., 10. ve 26. maddelerinin iptali ile Anayasaya aykırı olduğu iddia edilen Türk Dişhekimleri Birliği Kanunu'nun 44. maddesinin iptali için Anayasa Mahkemesi'ne müracaat edilmesi istenilmektedir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ:...<br>DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı Kanunun 3. maddesine uygun bulunmayan dava dilekçesinin reddi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 14. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek işin gereği görüşüldü. <br><br> HUKUKİ SÜREÇ:<br>Dava; davacı hakkında tesis edilen oda bölgesinde sürekli meslekten alıkonma cezasının onaylanmasına ilişkin Türk Diş Hekimleri Birliği'nin 7-8 Ekim 2024 tarih ve 324/2024 sayılı kararının ve Türk Diş Hekimleri Birliği ve Diş Hekimleri Odalarının Disiplin Yönetmeliğinin 5., 10. ve 26. maddelerinin iptali ile Anayasaya aykırı olduğu iddia edilen Türk Dişhekimleri Birliği Kanunu'nun 44. maddesinin iptali için Anayasa Mahkemesi'ne müracaat edilmesi istemiyle açılmıştır.<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br>USUL YÖNÜNDEN:<br>2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 'İdari davaların açılması' başlıklı 3. maddesinde; "İdari davalar, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılır. Dilekçelerde; a) Tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adresleri ile gerçek kişilere ait Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, b) Davanın konu ve sebepleri ile dayandığı deliller, c) Davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihi, d) Vergi, resim, harç, benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarına ilişkin davalarla tam yargı davalarında uyuşmazlık konusu miktar, e) Vergi davalarında davanın ilgili bulunduğu verginin veya vergi cezasının nevi ve yılı, tebliğ edilen ihbarnamenin tarihi ve numarası ve varsa mükellef hesap numarası, gösterilir. Dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örnekleri dava dilekçesine eklenir. Dilekçeler ile bunlara ekli evrakın örnekleri karşı taraf sayısından bir fazla olur." hükmüne yer verilmiş; 'Dilekçeler üzerine ilk inceleme' başlıklı 14. maddesinin 3. fıkrasının (g) bendinde, dilekçelerin, 3 ve 5 inci maddelere uygun olup olmadıkları yönünden de inceleneceği, 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde ise, 14. maddenin 3. fıkrasının (g) bendinde yazılı hallerde otuz gün içinde 3. ve 5. maddelere uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanlıkları tamamlanmak üzere dilekçelerin reddine karar verileceği, aynı maddenin 5. fıkrasında ise; dilekçenin reddedilmesi üzerine, yeniden verilen dilekçelerde aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde davanın reddedileceği hususları hüküm altına alınmıştır.<br>İdari Yargılama Usulünde geçerli olan resen araştırma ve yazılılık ilkeleri gereği dava dilekçelerinin, 2577 sayılı Kanunda belirtilen şekil kurallarına uygun bir biçimde ve yargılamanın gerektirdiği bilgileri içerecek nitelikte düzenlenmesi gerekmektedir. Bunu sağlamak için, dava dilekçelerinde; dava konusu edilen işlemlerin ve dava sebeplerinin, başka bir ifadeyle, idari işlemin içerdiği iddia edilen hukuka aykırılığın dayandığı hukuk kurallarının açık ve net bir biçimde somut olarak belirtilmesi şarttır. Ayrıca birden fazla işlemin davaya konu edilmesi ya da bir işlemin birden fazla madde, fıkra veya bendinin iptalinin istenilmesi halinde söz konusu işlemler ve bu işlemlerin hangi madde veya fıkralarının iptalinin istenildiğinin tek tek sayılmak suretiyle belirtilmesi de yukarıda alıntısı yapılan düzenlemeler ile idari yargılama usulü ilkelerinin bir gereğidir.<br>İdari işlemlerin hukuka uygunluğunun yargı yoluyla denetimini amaçlayan iptal davasının görüşülebilmesinin ön koşullardan birisi olan "dava açma ehliyeti", her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idare ile işlemlerinde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin bu yüzden olumsuz etkilenmemesi için, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçütler içinde menfaat ilişkisinin varlığını ifade etmektedir. Her olay ve davada, idari işlem ile dava açacak kişi arasında öngörülen subjektif ehliyet koşulu olarak menfaat ihlalinin kişisel, meşru ve güncel bir menfaat olması ölçütleri ekseninde yargı mercilerince değerlendirilerek takdir edilecektir.<br>Bir başka ifadeyle; Danıştay'ın istikrar bulan kararlarına göre, davacının subjektif dava açma ehliyetinin bulunduğunun kabulü için idari işlemin davacının meşru, şahsi ve güncel bir menfaatini ihlal etmesi gerekmektedir.<br> Dava dosyasının incelenmesinden; davanın, davacı hakkında tesis edilen oda bölgesinde sürekli meslekten alıkonma cezasının iptali ile söz konusu cezanın dayanağı olduğu belirtilen Disiplin Yönetmeliği'nin 5., 10. ve 26. maddelerinin tamamının iptali için açıldığı; iptali istenen 5. maddede, oda bölgesinde sürekli meslekten alıkonma cezası dışında başka disiplin cezalarının da düzenlendiği, dilekçede diğer disiplin cezaları yönünden iptal gerekçeleri ve menfaat bağının ortaya konulmadığı; iptali istenen 26. maddede de, tüm disiplin cezalarına ilişkin kararların uygulanma usullerinin belirlendiği, dilekçede maddenin her bir fıkrasına ilişkin iptal gerekçeleri ve menfaat bağının ortaya konulmadığı anlaşılmaktadır.<br> Dava dilekçesinde düzenlemenin hangi kısımlarının dava konusu edilmek istenildiğinin açıkça gösterilmesi, hangi kısım/kısımlarının iptali isteniyorsa bu hususa ilişkin olarak; sahip olduğu menfaatin ve hukuki sebeplerin ortaya konulması; iptali istenen kısımlarının açıkça, tek tek ve tereddüte yer bırakmayacak şekilde gerekçeleri ile belirtilmesi ve hukuka aykırılık iddialarının ayrı ayrı açıklanması gerektiğinden, dava dilekçesi 2577 sayılı Kanunun 3. maddesine uygun bulunmamıştır. <br><br>KARAR SONUCU:<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. 2577 sayılı Kanunun 3. maddesine uygun bulunmayan DAVA DİLEKÇESİNİN aynı Kanunun 15. maddesinin 1/d bendi uyarınca bu kararın tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içerisinde usulüne uygun biçimde düzenlenecek dilekçe ile yeniden dava açılabilmek üzere REDDİNE,<br>2. Yeniden açılacak dava için ayrıca harç alınmayacağının ve aynı yanlışlıkların yapılması halinde davanın reddine karar verileceğinin davacı vekiline bildirilmesine,<br>3. Davanın yenilenmemesi durumunda kullanılmayan ...-TL yürütmeyi durdurma harcı ile posta gideri avansından artan miktarın istemi halinde davacıya iadesine, 17/03/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. <br> <br><br><br><br></font></p></body></html>

vergi