<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2024/2652 E.  ,  2025/1173 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2">T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>DOKUZUNCU DAİRE<br> Esas No : 2024/2652<br> Karar No : 2025/1173<br> <br>TEMYİZ EDENLER :1-(DAVALI) ... Defterdarlığı-...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br> 2-(DAVACI) ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU :Davacı adına, serbest meslek kazancının bir kısmını kayıt ve beyan dışı bıraktığından bahisle düzenlenen vergi tekniği raporunu done alan takdir komisyonu kararına dayanılarak re’sen tarh edilen 2011 yılı gelir vergisi, 2011 yılının tüm dönemlerine ilişkin geçici vergi ve bu vergiler üzerinden kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemiyle açılan davayı; geçici vergi aslı yönünden incelenmeksizin reddeden, kalan kısım yönünden kabul eden Vergi Mahkemesi kararının kabule ilişkin kısmına yönelik olarak davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunu, Danıştay Dokuzuncu Dairesince verilen bozma kararına uyarak yeniden incelemek suretiyle, olayda, 2011 yılına ilişkin olarak 31/12/2016 tarihinde dolacak olan tarh zamanaşımı süresinin dolmasından önce, 29/11/2016 tarihinde yapılan takdire sevk işlemi ile zamanaşımı süresinin durduğu, 13/10/2017 tarihli takdir komisyonu kararı ile matrah takdirinde bulunulduğu, takdir komisyonu kararının vergi dairesine 24/10/2017 tarihinde tevdi edildiği, takdir komisyonuna sevk tarihine kadar işleyen sürenin beş yıllık süreden düşülmesi sonucunda, zamanaşımı süresinin dolmasına 32 gün kaldığı, ihbarmanelerin ise takdir komisyonu kararın vergi dairesine tevdi tarihinden 7 gün sonra, 31/10/2017 tarihinde tebliğ edildiği görüldüğünden, cezalı tarhiyatın zamanaşımına uğramadığı, zamanaşımı süresi içerisinde mükellef hakkında takdir komisyonuna sevk tarihinden sonra düzenlenen vergi tekniği raporundaki verilerin, takdir komisyonunca, done olarak kullanılmasında bir engel bulunmadığı ve davacının banka hesap hareketlerinin incelenmesi üzerine, tutulması zorunlu olan defterlerin veya verilen beyannamelerin, gerçek durumu yansıtmadığına dair delil bulunduğu anlaşıldığından, takdire sevk nedeninin gerçekleştiği sonucuna varıldığı, uyuşmazlığın çözümünün, davacıya ait defter belgeler ile banka hesabındaki hareketler incelenerek kayıt ve beyan dışı bırakılan serbest meslek kazancı bulunup bulunmadığının saptanmasına bağlı olduğundan, 13/12/2022 tarihli ara kararı ile getirtilen davacının Denizbank hesabındaki işlemleri içerir CD ile karşılaştırmalı inceleme yapılarak bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, bilirkişi incelemesi sonucu bilirkişi tarafından hazırlanan rapor ile 2011 yılında toplam katma değer vergisi hariç 173.215,58.-TL' nın kayıt ve beyan dışı bırakıldığının saptandığı, rapora yapılan itirazlar sonucu değiştirir nitelikte görülmediğinden vergi ziyaı cezalı gelir vergisinin 173.536,58.-TL matrah farkına isabet eden kısmı ile geçici vergi üzerinden kesilen vergi ziyaı cezasının bilirkişi raporunda belirlenen matrah farkına isabet eden kısımlarında yasaya aykırılık, aşan kısımlarında ise hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle kısmen reddeden kısmen kabul edip, mahkeme kararının anılan kısmının kaldırılmasına, vergi ziyaı cezalı gelir vergisi ile geçici vergi üzerinden kesilen vergi ziyaı cezasının bilirkişi raporunda tespit edilen matrah farkına isabet eden kısmı yönünden davanın reddine hükmeden ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: <br>DAVACININ İDDİALARI: 2011 yılında 475.920,62.TL gelir elde edip bu geliri beyan ettiği, ... A.Ş. vekili olarak bankanın borçlularına karşı başlattığı icra takibi sürecinde tahsil edilen tutarları bankanın tahsilat hesabına ödediği, banka ile anlaşması gereği vekalet ücretinin ayrı bir hesapta izlendiği, vekalet ücreti ilişkin banka hesabı kayıtlarının incelenmesi durumunda vekalet ücreti gelirinin beyan edildiğinin görüleceği, beyan edilmeyen geliri bulunmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunun açık hatalar içerdiği, raporun serbest meslek makbuzu ve serbest meslek kazanç defteri kayıtlarıyla örtüşmediği, beyan edilen kazancın kayıt dışı bırakıldığı sonucuna varılan bilirkişi raporuna karşı itiraz edilerek ek bilirkişi raporu alınmasının talep edildiği, itiraz dilekçesinde 2011 yılı serbest meslek kazanç defterinin bir örneği itirazına eklenmek suretiyle tek tek hatalar belirlenerek bilirkişi raporu ile defter kayıtları arasındaki bariz çelişki ve hataların somut olarak ortaya konulduğu, beyan edildiği halde bilirkişinin gözden kaçırdığı kazançların tek tek itiraz dilekçesinde açıklandığı, buna karşın bilirkişiden ek bilirkişi raporu alınmasına karar verilmediği, itiraz edilmiş bilirkişi raporunun hükme esas alındığı, takdire sevk işleminde tarh nedeninin belirlenmemesi ve incelemenin takdir komisyonunca değil vergi denetmenince yapılmış olması nedeniyle takride sevk işlemi ile zamanaşımının durdurmadığı, 2017 yılında tebliğ edilen vergi ziyaı cezalı verginin tarh zamanaşımına uğradığı iddiasıyla kararın aleyhe kısmının bozulması istenilmektedir. <br><br>DAVALININ İDDİALARI: Davacının tahsil ettiği tüm paraların verdiği avukatlık hizmeti nedeniyle kendisine ait olduğu, banka hesaplarında toplam 923.250,72.-TL para girişi olduğu ancak beyan edilen hasılatın 475.920,62.-TL olduğu, davacının beyanname durumu ve banka hesap durumuna göre eksik beyan edildiği tespit edilen 447.330,10.-TL matrah farkı üzerinden yapılan cezalı tarhiyatın hukuka uygun olduğu iddiasıyla kararın aleyhe kısmının bozulması istenilmektedir. <br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Taraflarca savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Bölge İdare Mahkemesinin kararının davanın kısmen kabulüne ilişkin kısmı usul ve yasaya uygun olduğundan bu kısma yönelik davalının temyiz isteminin reddi gerektiği; kararın, davanın kısmen reddine ilişkin kısmına yönelik davacının temyiz istemine gelince, uyuşmazlıkta, hükme esas alınan bilirkişi raporunun 3.2 bölümünde, davacı tarafından dava dosyasına sunulduğu belirtilen karşı taraf vekalet ücretlerine ilişkin 91 ayrı kişi adına düzenlenen serbest meslek makbuzunun defter kayıtlarına yer verilerek katma değer vergisi hariç 74.092,75.TL tutarındaki karşı taraf vekalet ücretinin deftere kayıtlı olduğu belirtilerek bilirkişi incelemesinde, sözleşme vekalet ücretine ilişkin olduğu belirtilen ... A.Ş. adına düzenlenen 17 adet serbest meslek makbuzu ile banka hesabı ekstrelerinden ismi bulunan kişiler adına düzenlendiği görülen raporda karşı taraf vekalet ücretine ilişkin olduğu belirtilen 91 adet serbest meslek makbuzu ve 6 ayrı gerçek kişiden 5'i adına düzenlendiği belirtilen 5 adet serbest meslek makbuzunun defter kayıtları esas alınarak sonucuna gidilmiş ise de, davacı tarafından dosyaya sunulan serbest meslek makbuzu ile serbest meslek kazanç defteri kayıtlarına göre 373 adet serbest meslek makbuzunun defter kayıtlı olduğu ve beyana esas alındığı görüldüğünden, raporun 3.2 bölümünde ismi geçmeyen kişiler adına düzenlenerek deftere kaydı yapılmış diğer serbest meslek makbuzlarının karşı taraf vekalet ücretine ya da sözleşme vekalet ücretine ilişkin olup olmadığı hususu irdelenerek, davalı/borçlu taraflarca ödenen karşı taraf vekalet ücretine ilişkin serbest meslek makbuzunun ödeyen kişi adına düzenlenebileceği, karşı taraf vekalet ücretine ilişkin adlarına serbest meslek makbuzu düzenlenen kişilerin isimlerinin 354 nolu banka hesabı ekstrelerinde geçmemesinin bunların ilgilisi oldukları dava/takip dosyaları nedeniyle ödedikleri karşı taraf vekalet ücretine ilişkin serbest meslek makbuzu düzenlenmediği, deftere kaydı yapılarak beyan edilmediği anlamına gelmeyeceği gözetilerek ... A.Ş.'den 2011 yılında davacıya yapılan vekalet ücreti ödemelerinin kaynağı dava/takip dosyalarının taraflarına ait bilgi ve belgeler dosyaya kazandırıldıktan sonra anılan hususlar, bilgi ve belgeler bir bütün olarak değerlendirmek suretiyle bilirkişi raporu alınmasına karar verilmesi gerekirken, gelirin gerçek ve safi tutarının vergiye tabi olduğu gözetilerek serbest meslek kazanç defterine fazla kaydedildiği belirlenen gelir tutarının deftere kaydı ve beyan edilmediği belirlenen gelir tutarından tenzili gerektiği hususu da gözetilmeksizin düzenlenen bilirkişi raporunun hükme esas alınması suretiyle verilen kararın davanın reddine ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmadığından, temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının davanın kısmen reddine ilişkin kısmının bozulması gerektiği düşünülmektedir. <br><br> TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br> İleri sürülen iddialar temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz istemlerinin reddine ve kararın onanmasına, temyiz isteminde bulunan davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca hesaplanacak nispi harcın alınmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 08/04/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.<br><br><br>(X)KARŞI OY :Bölge İdare Mahkemesinin kararının davanın kısmen kabulüne ilişkin kısmı usul ve yasaya uygun olduğundan bu kısma yönelik davalının temyiz isteminin reddi gerektiği; kararın, davanın kısmen reddine ilişkin kısmına yönelik davacının temyiz istemine gelince, uyuşmazlıkta, hükme esas alınan bilirkişi raporunun 3.2 bölümünde, davacı tarafından dava dosyasına sunulduğu belirtilen karşı taraf vekalet ücretlerine ilişkin 91 ayrı kişi adına düzenlenen serbest meslek makbuzunun defter kayıtlarına yer verilerek katma değer vergisi hariç 74.092,75.TL tutarındaki karşı taraf vekalet ücretinin deftere kayıtlı olduğu belirtilerek bilirkişi incelemesinde, sözleşme vekalet ücretine ilişkin olduğu belirtilen ... A.Ş. adına düzenlenen 17 adet serbest meslek makbuzu ile banka hesabı ekstrelerinden ismi bulunan kişiler adına düzenlendiği görülen raporda karşı taraf vekalet ücretine ilişkin olduğu belirtilen 91 adet serbest meslek makbuzu ve 6 ayrı gerçek kişiden 5'i adına düzenlendiği belirtilen 5 adet serbest meslek makbuzunun defter kayıtları esas alınarak sonucuna gidilmiş ise de, davacı tarafından dosyaya sunulan serbest meslek makbuzu ile serbest meslek kazanç defteri kayıtlarına göre 373 adet serbest meslek makbuzunun defter kayıtlı olduğu ve beyana esas alındığı görüldüğünden, raporun 3.2 bölümünde ismi geçmeyen kişiler adına düzenlenerek deftere kaydı yapılmış diğer serbest meslek makbuzlarının karşı taraf vekalet ücretine ya da sözleşme vekalet ücretine ilişkin olup olmadığı hususu irdelenerek, davalı/borçlu taraflarca ödenen karşı taraf vekalet ücretine ilişkin serbest meslek makbuzunun ödeyen kişi adına düzenlenebileceği, karşı taraf vekalet ücretine ilişkin adlarına serbest meslek makbuzu düzenlenen kişilerin isimlerinin 354 nolu banka hesabı ekstrelerinde geçmemesinin bunların ilgilisi oldukları dava/takip dosyaları nedeniyle ödedikleri karşı taraf vekalet ücretine ilişkin serbest meslek makbuzu düzenlenmediği, deftere kaydı yapılarak beyan edilmediği anlamına gelmeyeceği gözetilerek ... A.Ş.'den 2011 yılında davacıya yapılan vekalet ücreti ödemelerinin kaynağı dava/takip dosyalarının taraflarına ait bilgi ve belgeler dosyaya kazandırıldıktan sonra anılan hususlar, bilgi ve belgeler bir bütün olarak değerlendirmek suretiyle bilirkişi raporu alınmasına karar verilmesi gerekirken, gelirin gerçek ve safi tutarının vergiye tabi olduğu gözetilerek serbest meslek kazanç defterine fazla kaydedildiği belirlenen gelir tutarının deftere kaydı ve beyan edilmediği belirlenen gelir tutarından tenzili gerektiği hususu da gözetilmeksizin düzenlenen bilirkişi raporunun hükme esas alınması suretiyle verilen kararın davanın reddine ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmadığından, temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının davanın kısmen reddine ilişkin kısmının bozulması gerektiği oyu ile çoğunluk kararına bu yönlerden katılmıyorum. <br><br><br><br></font></p></body></html>

vergi