<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2023/6426 E. , 2025/1340 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2">T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>DOKUZUNCU DAİRE<br> Esas No : 2023/6426<br> Karar No : 2025/1340<br> <br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı-... <br> (... Vergi Dairesi Müdürlüğü)<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Üretim Paz. ve Tic. A.Ş.<br>VEKİLİ : Av ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : Davacı adına, önceki yıllarda şüpheli hale gelerek karşılık gideri ayırdığı alacakların tahsili için başlatılan icra takip dosyalarının takipsizlik sebebiyle işlemden kaldırılması nedeniyle alacakların şüphelilik halinin sona erdiğinin kabulü suretiyle karşılık giderlerinin kurum kazancına ilave edilerek oluşturulan beyan tablosu uyarınca ödenecek kurumlar vergisi çıktığından haksız iade alınan verginin geri alınması gerektiğinden bahisle düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak ikmalen tarh edilen 2017 yılı kurumlar vergisi ve kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemiyle açılan davayı, takibe konu şirket alacaklarının gerçek bir ticari alacak olduğu ve tahakkuk esası gereği iş bu faturalarda yer alan alacakların davacı tarafından ilgili dönem beyannamelerinde gelir olarak yer aldığının davacının defter, belge ve faturalarıyla sabit olduğu, inceleme raporunda bu konu hakkında aksi yönde herhangi eleştiri bulunmadığı, Vergi Usul Kanunu'nda icra safhasında bulunan alacakların şüpheli alacak sayılacağının açıkça düzenlendiği ve davacı şirketin de, Bolu İcra Müdürlüğünce ticari alacaklarının tahsili için 17 ayrı icra takibi yaptığının idarenin de kabulünde olduğu anlaşıldığından, Yasa'da başkaca bir şart aranmadan icra takibinde olan alacakların şüpheli alacak olarak nitelendirilmesi ve şüpheli alacaklar için değerleme gününün tasarruf değerine göre pasifte karşılık ayrılabileceği düzenlendiğinden, ayrıca yapılan takiplerin muvazaalı olduğu yönünde idarece yapılmış herhangi bir tespit bulunmadığından, inceleme raporuyla tespit edilen tutarın davacı şirketin kurumlar vergisi matrahına eklenerek davacı adına cezalı kurumlar vergisi tarhiyatı yapılmasında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle kabul eden ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunu reddeden ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Vergi inceleme raporuna dayanılarak yapılan tarhiyatın hukuka uygun olduğu iddiası ile kararın bozulması istenilmektedir. <br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal süresinde cevap verilmemiştir. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: İcra İflas Kanununun 78.maddesi uyarınca, süresinde haciz talebinde bulunulmaması halinde icra takibinin düşmeyeceği, icra takibinin derdest kalmakta devam edeceği, takip dosyasının yalnızca işlemden kaldırılacağı, bu halde yenileme talebinde bulunmak suretiyle aynı takip dosyasında takip işlemleri yapılabileceği dikkate alındığında icra takibine konu edilerek ödeme emrine bağlanan alacaklara ilişkin icra takip dosyaları derdest kalmakla birlikte takip alacaklısı tarafından icra takibinin zamanaşımı nedeniyle iptali koşullarının oluşmasına neden olunması halinde ortada şeklen duran icra takibine konu alacakların şüphelilik halinin devam ettiğinden söz edilemeyecektir. Bu itibarla takip talebi ile başlayan icra takibinin nihayete erdirilmesinin belli bir süreç gerektirdiği gözetilerek, bu süreç içinde takip türü ile takibin safahatına uygun olarak yapılan ve takibi bir sonraki aşamaya taşıyan takip işlemleri ile her bir takibin safahatı münferiden incelenerek icra takiplerinin zamanaşımı nedeniyle iptali koşullarının oluşup oluşmadığı saptanmadan alacıklının takibi ciddi ve inandırıcı olarak sürdürmediği sonucuna varılamayacağı anlaşıldığından, icra müdürlüklerinin yazısı esas alınarak 2016 yılında başlanan icra takip dosyalarında 2017 yılında takip işlemi yapılmadığından bahisle alacağın şüphelilik halinin sona erdiğinin kabulü suretiyle salınan cezalı tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmadığından, temyiz edilen kararın bu nedenle onanması gerektiği düşünülmektedir. <br><br> TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br>İleri sürülen iddialar temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddine ve kararın onanmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 16/04/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi. <br><br></font></p></body></html>
vergi